Anahtar kelimeler: Çantaları Çanta Satmayı Deri Vaat Uğraştığını Satımdan Esaskarar Anlaştığını Satım

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI
: ███████ Esas-████████KararTARİH
: █████/2023DAVA
: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Çanta alım satım işi ile uğraştığını, 2017 yılında davalılardan çanta almak üzere anlaştığını, bunun üzerine davalı tarafa 5 adet senet verdiğini ancak davalıların satmayı vaat ettikleri çantaları ve deri eşyaları göndermediklerini akabinde, davalı tarafın ......... İcra müdürlüğü ...E., ....... İcra müdürlüğü ... E., .... İcra müdürlüğü ... E., .... İcra müdürlüğü ... E., ve .... İcra müdürlüğü ... E. sayılı dosyalar ile aleyhine icra takibi başlattıklarını ve İcra takiplerinin kesinleştiğini, davalı ..., bahsedilen icra takiplerine dayanarak Bakırköy 16 Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ E sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davasını açtığını, ve dava dilekçesinde, "Müvekkil İstanbul da deri ayakkabı ve çanta sektöründe faaliyet göstermekte ve bu piyasada diğer iş adamları tarafından tanınmaktadır. Davalı ... da müvekkilin müşterilerindendir. Müvekkil işi gereği İstanbul dışına ürün satışı yapmaktadır." Demiştir. Oysa ben, ne davalı ........'ten, nede davalı ...'dan herhangi bir mal almadım. Yargılama aşamasında davalı ........, ...'u şahit olarak dinletmiştir. Bu tanık ifadesinde,"Ben taraflarla aynı sektörde çalışıyorum. Biz çanta imalatı işiyle uğraşıyoruz. Toptancı olarak. Bana sormuş olduğunuz davalı ... bizim .....'daki bir müşterimizdir. Kendisine mal satıyoruz. Aynı şekilde davacı ile de aralarında ticaret söz konusudur. Davalı ...nin ödenmeyen borçlarıyla alakalı olarak bizzat ben davacıyla aralarında arabuluculuk yapmaya çalıştım. Sonuç olarak davalı ...nin......ili ........ ilçesinde bulunan taşınmazın davacıya devri karşılığında anlaşma sağladılar. Ancak davalı ...nin diğer davalılara da aralarındaki ticaret ilişkisi sebebiyle borcu vardı ve üzerinde anlaşma sağlanan taşınmazı bu davalılara devretti. Hatta bu süreçte davacı ...nin bir aracını da haczettirdi. Davalı ... borcunu hala ödemedi. Bahsetmiş olduğum anlaşma hususunda davalı ...ye ait Antalya'daki taşınmaza ekspertiz raporu düzenlenmesi için Antalya'ya bile gidildi. Ekspertiz raporu alındı. Bedel çıktı. Antalya'ya davacıyı temsilen ... isimli kız kardeşi gitti. İlgilendi. Ama dediğim gibi taşınmaz diğer davalılara devredildi. Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Davacı, davalı ...ye çanta satmıştı. Bu sebeple alacağı vardır. Davacının çanta satımını özgülenmiş ayrıca yetkilisi olduğu bir ticaret şirketi vardır.... .... Şti. ismindedir. Alacak bildiğim kadarıyla şirketin alacağıdır. Faturalaşmalar mevcuttur. Tanıklık ücreti talebim yoktur dedi, beyanı okundu, imza alındı."Demiştir. şeklinde olduğunu, bahse konu tanığın her ne kadar benim şirketinden mal aldığımı söylemiş ise de, bu beyanın doğru olmadığını, ......... Firmasının göndermesi gereken çantaları gönderdiğini, davalı ...'ın herhangi bir şahsi ticaretinin olmadığı Bakırköy 16 Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ E sayılı dosyası ile yapılan yargılamada anlaşılmış olduğunu, davalı ..........'in herhangi bir vergi kaydı ve ticari faaliyetinin olmadığını, eğer davalı tarafın malları göndermiş olsaydı, gönderdikleri malın faturası, sevk İrsaliyesi olması gerektiğini ve bunların defterlerine işleneceğini, davalı ve şirketinden mal almadığı için davalı .......'in elinde bulunan senetler -in bedelsiz olduğunu, bu nedenle borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, ve davalılara borcu olmadığı belirtilerek davalıların haksız olarak açtığı icra takibi nedeniyle, %20 oranında icra tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masraflarının davalılara tahmil edilme-sine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde dava konusu senetlerden kaynaklı borcu olmadığını, davalılardan çanta aldığını ürünlerin gönderilmediğini belirtmiş ardında davalı-lardan hiçbir ürün almadığını belirtmiş olduğunu, beyanları çelişkili ve gerçeğe aykırı olup reddi gerektiği, davacı borçlarına karşılık olarak dava konusu senetleri tanzim ederek müvekkile verdiğini, senetlerin borca karşılık vermiş olduğunu kendisinin de kabul ettiği-ni, borcu olmadığını davacının ispatlaması gerektiğini, davacı, dava konusu senetlerle ilgili icra takibi başlatıldığını, bu dosyalar kap-samında tasarrufun iptali davası açıldığını, bu davada ticaretin bulunmadığının kanıtlandığını belirttiğini ancak öncelikle bu dava tasarrufun iptali davası olup yapılan tasarrufun gerçek bir tasarruf olmaması nedeniyle iptaline karar verildiğini, davacının bu davaya cevap dahi vermemiş ancak tasarrufun iptali kararı verildikten sonra iş bu davayı açtığını, tasarrufun iptali davasında davacı ........(tasarrufun iptali davasında davalı) dosyaya herhangi bir beyanda bulunmadığını, bu süreçte menfi tespite ilişkin herhangi bir beyanı bulunmadığını, tasarrufun iptaline karar verildikten sonra kararın önüne geçmek amacıyla Menfi tespit davasının açılmış olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde borcu olmadığını inkar etmediği, davacı, tarafın müvekkiline senet verdiğini, Kambiyo evrakı niteliğindeki bononun sebepten soyut olduğunu, kendi iradesi ile imzalamış olduğu senetten kaynaklı hukuki ilişkinin olmadığını iddia edemeyeceği belirtilerek davacının kötü niyetli davasının reddini, %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep edilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ███████ Esas-████████Karar sayılı kararında;".......-Davacının ...Limited Şirketi yönünden açmış olduğu dava yönünden;Dava, kambiyo senetlerine mahsus takibe konu bonolar nedeniyle borçlu bulunmadığından bahisle menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı dava dilekçesinde özetle ... İcra müdürlüğü ...E., .... İcra müdürlüğü... E., .... İcra müdürlüğü ... E., .... İcra müdürlüğü ... E., ve .... İcra müdürlüğü ... E. sayılı dosyalarından borçlu olmadığından bahisle menfi tespit davası açtığı incelenen icra takip dosyalarında davalı Davacının ...Limited Şirketi nin taraf olmadığı anlaşılmakla Davacının ...Limited Şirketi yönünden açmış olduğu pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir,-Davacının, davalı ... yönünden açmış olduğu dava yönünden;Dava, kambiyo senetlerine mahsus takibe konu bonolar nedeniyle borçlu bulunmadığından bahisle menfi tespit istemine ilişkindir.Takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının; hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle yada yazılı bir belge ile senedin teminat senedi olduğuna dayanan ve bu sebeple borçlu olmadığının tespitini talep eden davacı tarafından ispatlanması gerekir.Kambiyo senedi, hukuksal niteliğince, sebebini içermeyen bir borç ikrarı niteliğinde olup, soyut borç ikrarı içeren senedin bedelsizli ğini lehtara karşı ileri süren taraf, önce bu senedin belli bir sebebi olduğunu, sonra da bu sebebin gerçekleşmediğini, HMK.nun 200 ve izleyen maddeleri uyarınca yasal ve yazılı deliller ile kanıtlamak durumundadır. Davacının öncelikle sözleşme ilişkisini, sonrasın da ise dava konusunu bononun davalıya bu sözleşme ilişkisi içerisinde verildiğini kesin delillerle ispat etmelidir. Davacı tarafa dava dilekçesinde her nekadar çanta alım satım işi ile uğraştığını, 2017 yılında davalılardan çanta almak üzere anlaştığını, bunun üzerine davalı tarafa 5 adet senet verdiğini ancak davalıların satmayı vaat ettikleri çantaları ve deri eşyaları göndermediklerini davacının dava lıya teminat olarak davaya konu senedi verdiğini iddia etmişse de kambiyo senetleri sebepten mücerret olup, bu nedenle davacının bonoların bedelsiz olduğunu yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, senedin üzerinde teminat senedi ibaresine rastlanılmadığı ve davacı tarafçada bir sözleşme sunulmadığı bu kapsamada tüm deliller değerlendirildiğinde davacı tarafça davaya konu bonolar yönünden iddiaları ispat edilemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''-Davacının ...Limited Şirketi yönünden açmış olduğu davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın reddine dair kararın gerekçesinin yanlış olduğunu, tasarrufun iptali dava dilekçesinde, alacaklının senede sebep gösterdiği ve senedin sebebinin ticari ilişkiye dayandırıldığını ve Mahkemece bu hususun görmezden geldiğini, Mahkemece “senedin talili’’ kavramı hatırlanmamış ve senedin sebebinden mücerret olduğu beyan edildiğini, elde ki dosyada senedin sebebinden mücerret olduğu görüşünün savunulamayacağını, davalının sebep göstermesi sebebiyle davalıların ticari defterlerini incelemesi gerektiğini, davacının ticari defterleri incelendiğinde, ticari ilişkinin ... ile kurulduğu bilirkişi tarafından tespit edildiğini, davacı tarafından münhasıran davalı şirketin ticari defterlerine dayanıldığını, bu sebeple de Mahke-mece davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin zorunlu olduğunu, bu incelemeyi yaptıktan sonra taraflar arasında ki temel ilişkinin tespit edilebileceğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava dayanağı icra takiplerine konu senetlerin (bono) davalı tarafından satılıp teslim edilecek çanta ve deri eşyalar karşılığında verilmesine rağmen bu ürünlerin teslim edilmediği ve senetlerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla icra takiplerine konu alacaklardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlığa konu █████/2017 düzenleme █████/2018 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli, █████/2017 düzenleme █████/2018 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli, █████/2017 düzenleme █████/2018 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli, █████/2017 düzenleme █████/2018 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli, █████/2017 düzenleme █████/2018 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli, █████/2017 düzenleme █████/2018 vade tarihli 80.000,00 TL bedelli senetlerin keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olduğu ve ihdas nedenin nakden olarak belirtildiği, senetlerde davalı şirketinin herhangi bir sıfatla yer almadığı, bu senetlerin davalı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine konulduğu, icra takibi dosyalarının tarafının davacı ve davalı olduğu, davalı şirketin taraf olarak olmadığı, dava konusu senetlerde herhangi bir sıfatla yer almayan ve icra takibi dosyasının tarafı olmayan davalı şirkete husumet düşmediği gözetilerek Mahkemece davalı şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti eksikliği sebebiyle reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Menfi tespit davalarının bazı türlerinde, kural olarak ispat yükü davalı alacaklıya düşmekte ise de, bu kural mutlak nitelikte olmayıp, bir kambiyo senedinin mal karşılığı verildiğinin ve bedelsiz kaldığının iddia edilmesi suretiyle açılan menfi tespit davasında ispat külfeti, değişen ispat yükümü çerçevesinde davacı borçluya düşer.Somut uyuşmazlıkta davacı icra takibi konusu ihdas nedeni nakden olduğu belirtilen bonoların davalı tarafından satılıp teslim edilecek çanta ve deri eşyalar karşılığında verildiği ve karşılığında ürünlerin teslim edilmemesi sebebiyle bedelsiz kaldıklarını iddia ederek senet metnini talil etmiştir. Davalı vekili ise cevap dilekçesinde dava konusu bonoların kambiyo senedi olduğunu ve mücerretlik ilkesi gereğince sebepten soyut olduğunu savunmuştur. Ancak davalı tarafından davacı aleyhine Bakırköy 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyasında icra takibi sırasında davacının taşınmazını muvazaalı olarak devrettiği iddiasıyla açılan tasarrufun iptali talepli davada dava konusu bonoların çanta alım satımından kaynaklandığını iddia ederek kendisini de senet metnini talil etmiş olup, bu beyanı kendisini bağlamaktadır. Bu durumda somut olayda çift taraflı talil söz konusudur. Çift taraflı talil halinde de ispat yükü yer değiştirmeyip halen davacı üzerindedir. Davacı dava konusu bonoların karşılığında ürünlerin teslim edilmediğini ve bonoların bedelsiz kaldığını yazılı olarak ispat yükü altında olup bu iddiasını yazılı deliller ile ispat edemediği ve yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmıştır. Bunun yanında davacı aleyhine açılan Bakırköy 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı tasarrufun iptali talepli davada Mahkemece dava konusu bonoya dayalı alacağın gerçek bir alacak olduğunun tespitine karar verilmiş ve davacı tarafından (o dosyada davalı) bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvuruda bulunulmadığından karar aleyhine kesinleşmiştir. Bu hususlar gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur. Davacının HMK 222/5 maddesi uyarınca davalının ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibinin aleyhine sonuç doğurması, ancak dava dilekçesi ile davalının ticari defterlerine münhasır delil olarak dayanmasına bağlı olup, davacı tarafından dava dilekçesinde davalının defterlerine münhasıran dayanılmadığından, süresinden sonra bu hususun ileri sürülmesi mümkün olmayıp, Mahkemece HMK'nın 225/5 maddesi hükmünün uygulanmaması isabetli olmuştur. Ancak Mahkemece davacı tarafından dava konusu bonoların teminat amacıyla verildiği iddia edilmemesine rağmen teminat senedi olarak verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle karar verilmesi, yine davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebi hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi yerinde olmamış ise de bu hususta istinafa gelinmediğinden ve sonuca etkisi bulunmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır.Sonucu itibariyle karar doğru olduğundan davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.