Anahtar kelimeler: Dask Pafta Yazim Maliki İli Layihalar İlçesi İzmir Dinlenip İstenmiş

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 27.04.2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: TazminatKARAR TARİHİ
: 20.04.2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 20.04.2026İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.04.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, müvekkilinin ... İli, ....İlçesi, .... pafta ... parsel üzerinde bulunan ... nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu ve taşınmazın davalı DASK tarafından 15.05.2020-15.05.2021 dönemi için sigortalandığını, davalı .... A.Ş.'nin de taşınmazın 15.05.2020-15.05.2021 dönemi için işyeri paket sigortacısı olduğunu, taşınmazın 30.10.2020 tarihinde İzmir'de gerçekleşen depremde hasar gördüğünü, davalı DASK tarafından az hasarlı olduğu gerekçesiyle 8.877,64 TL ödeme yapıldığını, ancak İzmir Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünce taşınmazın ağır hasarlı olduğunın tespit edildiğini ve yıkıldığını, her iki davalı tarafından tazminat taleplerinin reddedildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15,000,00 TL'nin sigorta limitleriyle sınırlı olarak olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.DAVALI
: Davalı ... vekili, müvekkili kurumun davacı sigortalının hasar talebini, eksper raporlarındaki tespitlere göre değerlendirdiğini ve davacıya 8.887,64 TL ödeme yaptığını, binanın yapısal sorunları ve mevcut yönetmeliklere uymaması nedeniyle yıkılıp yapılmasının yasal olarak iyileştirme olduğunu zorunlu deprem sigortası kapsamında olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu apartman vasıflı taşınmazdaki zemin kat bağımsız bölümün tam hisse ile davacı adına kayıtlı olduğu, keşif tarihi itibariyle yapımın yıkıldığı, taşınmazda 30.10.2020 tarihli deprem neticesi orta hasar meydana geldiği önünde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce değerlendirme yapıldığı, hasarın deprem tetiklemesi ile oluşan yapısal hasar olduğu, binanın yeni yönetmelik koşullarına haiz olmadığı, binanın yapısındaki bu hasarın teknik ve ekonomik açıdan güçlendirmesi ile güçlendirmeye uygun ve doğru çözüm olmadığı, rizikonun gerçekleştiği tarih itibari ile taşınmazın yıpranmalı yapı inşaat değerinin toplam 3.228.750,00 TL olduğu, davacının hissesine düşen miktarının 430.500,00 TL olduğu, davacıya ait iş yeri vasıflı 110 m2'lik bağımsız bölümün hasarsız kaydı ile davalı nezdinde DASK poliçesinden kaynaklı sigortalı olduğu, sigorta bedelinin 124.740,00 TL olduğu, davalı yanca █████/2021 tarihinde 8.877,64 TL tutarında ödeme yapıldığı, bakiye zararın 113.357,56 TL olduğu, bağımsaz bölümün davalı .... A.Ş. nezdinde iş yeri paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, teminat bedelinin 25.260,00 TL olduğu, zarar tutarı olan 430.500,00 TL'nin DASK tarafından 122.245,20 TL'sinin giderilebileceği, davalı....A.Ş.'nin teminat üst limitinin 25.260,00 TL olduğu,....'nun tebliğden bir ay sonrasına karşılık gelen █████/2021 tarihine kadar bedeli ödemekle mükellef olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile bakiye 113.357,56 TL tazminatın █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı DASK'tan alınarak davacıya verilmesine, 25.260,00 TL tazminatın ise █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ....A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı davalı DASK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı DASK vekili, davacının meskenin brüt yüzölçümü, yapı tarzı, adresi, geçmiş depremlerde hasar durumuna ilişkin beyan yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığının araştırılması gerektiğini, beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının tespiti durumunda davanın usulden reddi gerektiğini, tapu kaydında herhangi bir bankanın alacaklı sıfatıyla yer alıp almadığının araştırılması gerektiğini, binanın yapısal sorunları ve mevcut yönetmeliklere uymaması nedeniyle ortaya çıkan hasarların deprem kaynaklı olmadığını, deprem sonrası hasar almış yapılarda yapılan hasar tespit çalışmaları ile herhangi bir afete bağlı kalınmaksızın yapının yaşanacak olası depreme karşı dayanımının belirlenmesi için 6306 sayılı Kanun kapsamında yaptırılan riskli yapı çalışmalarını zorunlu deprem sigortası bağlamında birbirinden ayırmak gerektiğini, poliçeye konu bağımsız bölümün riskli bina olup olmadığı ve önceki depremde hasar alıp almadığının sigortalı tarafından beyan edilmesi gerektiğini, mevcut yıkım kararı ile meydana gelen deprem arasında bir nedensellik ilişkisi bulunmadığını, Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığının "orta hasar" tespitinde depremden önce oluşan binadaki hasarlar ve kusurların değerlendirilmemesi uyarınca, bilirkişi raporunun hatalı hesaplamaya dayalı olduğunu, binanın müvekkili kurum tarafından hafif hasarlı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ise orta hasarlı olarak tespit edildiğini, binanın orta hasarlı olduğunun kabulünde dahi hesaplanacak tutarın güçlendirme maliyetine ilişkin olması gerektiğini, sigortalanan meskenin doğru brüt yüzölçümünün tespit edilmesi gerektiğini, poliçe ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi için jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi ve sigorta eksperlerinden oluşan yeni bir heyetten denetime elverişli rapor alınması gerektiğini, belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararların müvekkili kurumun sorumluluğunda olmadığını, ihbar yükümlülüğüne aykırılıktan dolayı tazminattan en az %50 oranında indirim yapılması gerektiğini Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayınlanan bina aşınma payı oranının sigorta bedeli üzerinden muafiyet uygulandıktan sonra tenzil edilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE
: Dava, zorunlu deprem sigortası poliçesi kapsamında meydana gelen bakiye hasar bedelinin davalı DASK'tan tahsili, DASK poliçe limitinin üzerindeki zarar için konut sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ...Belediye Başkanlığının 04.03.2021 tarihli yazısında, dava konusu yapının, orta hasarlı olarak tespitinin yapıldığı ve kesinleştiği, 6306 sayılı yasa kapsamında riskli yapı ilan edilerek 06.08.2021 tarihinde yıkım izni düzenlendiği ve bu izne müteakip 04.11.2021 tarihinde binanın yıkıldığı, 30.10.2020 tarihinde meydana gelen deprem sonrasında, davaya konu bağımsız bölümlerin bulunduğu ana yapının 6306 Sayılı Kanun kapsamında, kat maliklerinden bir kişinin yaptığı başvuru gereği, riskli yapı olarak tespiti yapıldığı, binadaki bu mevcut orta hasarın, binanın eski yönetmelik şartlarında yapılmış 1992 yılındaki teknoloji ile tasarlanmış olan yapıda, günümüz teknolojinde uygulanan yeni yönetmelik koşullarına haiz olmaması nedeniyle depremden kaynaklı, taşıyıcı sisteme sirayet eden, yapısal hasar olarak değerlendirildiği bildirilmiştir.Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, taşınmazda neden olan hasarın deprem kaynaklı bir hasar olduğunun tespit edilmesine, tazminatın ZDS Genel Şartları ve ZDS poliçesi hükümlerine uygun şekilde muafiyet kaydı ile asıl davada davalı kurum tarafından yapılan ödeme gözetilerek belirlenmesine, tazminattan indirim yapılmasını gerektiren başkaca bir hal ve neden bulunmamasına, davacının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının ve zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalılar tarafından ispat edilememesine, davalı DASK'ın ekspertiz rapor tarihini takip eden 1 ay sonrasında temerrüte düştüğü kabul edilerek tazminata bu tarihten itibaren faiz yürütülmesine, davalı .... A.Ş. yönünden teminat tutarından davalı ...'nın teminat tutarının mahsup edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 20.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.