Anahtar kelimeler: İbni Bulantı Kusma Ağrısı Bulguya Tetkiklerde Sina Bulgu Karın Fiziksel

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 9. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde müvekkillerinden 2001 doğumlu ...in 28.06.2019 tarihinde bulantı, kusma ve karın ağrısı şikayeti ile İbni Sina Hastanesine başvurduğunu, yapılan tetkiklerde ve muayenelerde herhangi bir bulguya rastlanılmadığını, şikayetlerin devamı üzerine 29.06.2019 tarihinde ... Tıp Fakültesi Hastanesine başvurduğunu, fiziksel bulgu olmamasına rağmen müvekkilinin apandisitinin büyüdüğü bilgisi üzerine acilen ameliyata alındığını, ancak hem İbni Sina Hastanesinde hem de ... Hastanesinde ameliyat öncesi tetkiklerinde hemogram tetkikinin ve muayene bulgularının normal olduğunun saptandığını, ameliyatı yapan doktor ...'ın klinik tecrübesine dayanmaksızın, gerektiği şekilde muayene etmeksizin ve hemogram tetkikinin normal olduğuna bakmaksızın doğrudan apandisit ameliyatı kararı verdiğini, Dr. ... ..... ise hatalı rapor vererek genel cerrahı yanılttığını ve gereksiz yere ameliyatın gerçekleşmesine sebep olduğunu, müvekkilinin şikayetlerinin daha da artması nedeniyle ... Üniversitesine müracaat edildiğini, burada yapılan işlemler ve verilen hatalı rapor ile genel cerrahın yanıltılarak ikinci kez gereksiz ameliyat olunmasına yol açıldığını ileri sürerek ... yönünden 375.000,00 TL manevi tazminatın ve belirsiz alacak davası olarak şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın ... yönünden 75.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Tıp Fakültesi Hastanesi ve ... Üniversitesi Dr. ... Ege Hastanesi'nin eylemleriyle sebep olduğu miktar yönünden zararın ayrı ayrı hesaplanmasını, ... hastanesinde meydana gelen zarar yönünden hastanenin genel cerrah Prof. Dr. ... ve radyolog Uzm. Dr. ...'nin zarardan mütselsilen ve müştereken sorumlu tutulmasına, ... Üniversitesi Dr. ... Ege Hastanesinde meydana gelen zarar yönünden, hastanenin genel cerrah Prof. Dr. ... ve radyolog Prof. Dr. ...'nun zarardan müteselsilen ve müştereken sorumlu tutulmasına, ameliyat tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesine, kararın davalı tarafından ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhal ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kasıtlarından ve kusurlarından doğan tazminat davalarında kamu görevlilerinin aleyhine değil ancak kamu idaresi aleyhine dava açılabileceğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı doktorların kamu görevlisi olup Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13/1. maddesi gereğince; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabileceği, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalıların kamu görevinin ifası saikiyle hareket etmediklerini, kasten ve ağır kişisel kusurlu olarak hareket ettiklerini bu nedenle de işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kişilere zarar vermelerinden kaynaklanan tazminat davasıdır.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.