Anahtar kelimeler: Üdava Usd Tanzim Bedelli Kambiyo Senetlerinden Menfi Anadolu Özetle Ödeme

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ
:█████/2025NUMARASI
:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının; 23.04.2018 tanzim 23.04.2021 ödeme tarihli 30.000,00-USD bedelli, 29.05.2018 tanzim,29.05.2021 ödeme tarihli 73.000,00-USD bedelli, 17.06.2018 tanzim,17.06.2021 ödeme tarihli,39.000,00-USD bedelli, 16.09.2018 tanzim, 16.09.2021 ödeme tarihli ,116.500,00-USD bedelli, 28.10.2018 tanzim 28.10.2021 ödeme tarihli 71.650,00-USD bedelli, 07.04.2019 tanzim 07.04.2021 ödeme tarihli 70.500,00-USD bedelli senetleri dayanak göstererek İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu bulunmaması sebebiyle huzurdaki davayı açtıklarını, davacının davalıyı tanımamakta olduğunu, aralarında hiç bir kişisel ve ticari ilişkinin olmadığını, müvekkilinin takip alacaklısına böyle bir borcunun bulunmadığını, takip alacaklısının ödeme emrinden de anlaşılacağı üzere Kıbrıs vatandaşı görülmekte ve adresinin de Kıbrıs olduğunu, takipte alacaklı görünen ve Kıbrıs da avukat olan davalı ile müvekkilinin bu güne kadar hiç karşılaşmadıklarını, aralarında hiçbir ticari veya kişisel ilişkinin olmadığını, bu nedenle müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden davalının emrine bono tanzim etme imkanının da olmadığını, müvekkilinin takip alacaklısına böyle bir borcunun bulunmadığını, takip konusu bononun müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında tanzim edildiğini, müvekkilinin bugüne kadar genelde haftasonları eğlence ve tatil amaçlı KKTC'de bulunmuş olduğunu, Kıbrıs'ta ticari faaliyette bulunmadığını gittiği otellerden dışarı dahi çıkmadığını, müvekkilinin bu sebeple; davaya konu takibe dayanak olan tanımadığı kişinin alacaklı bulunduğu senetlerin üzerindeki yazı ve imzaya itiraz ettiğini, İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, müvekkilinin bonoların düzenlendiğinin iddia edildiği dönemde, Kıbrıs/Mağosa'da bulunan ... ait ... ve ... gazinolarının misafiri olarak Kıbrıs'a gittiğini, gazinonun aynı gruba bağlı otellerde misafir ettiği müşterilerine, otel bünyesinde bulunan gazinoda şans oyunları oynatmakta olduğunu, gazinonun şans oyunlarında kullanmaları için misafirlerine avans açmakta olduğunu, ve karşılığında boş senet imzalatmakta olduğunu, müvekkil oynadığını şans oyunlarında kullandığı avanslara karşılık olan parayı gazinoya ödemediğini, ancak imzalanan boş senetlere karşılık açılan avans limitlerinin tamamının her zaman kullanılmayabilmekte olduğunu, bazen avans karşılığında imzalanan boş senetlerin gazinonun elinde kalmakta olduğunu, takibe konulan senetlerin; açılan avans limitlerine karşılık imzalanan ve kullanılmayan limitlere karşı gelen boş senetlerden müvekkiline iade edilmeyerek sonradan müvekkilinin rızasına aykırı olarak doldurulan senetler olma ihtimali ile birlikte, imzaların bazılarının müvekkilinin imzası ile benzerlik göstermediğini çıplak gözle bile bu durumun anlaşıldığını kendisi tarafından imzalanmamış senetlerin de sonradan doldurularak , takibe konmuş olma ihtimalinin olabileceğine karşılık, bu nedenle İstanbul Anadolu 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile hem borca hem imzaya itiraz ettiklerini,oyunda avans karşılığında kullanılmak üzere, gazinoya teslim olunan boş senetlerin, verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurularak, davalı tarafça hem suçun işlenmiş olduğunun hem de kanun dolanarak takibin yapıldığını, müvekkilinin davalıya bir borcunun bulunmadığının tespitinin yapılması gerektiğini., takdir edileceği üzere bir kişinin sıralı senetlere dayalı gerçek bir alacağının olması halinde, 3 hafta ara ile iki ayrı takip başlatmasının, ilk takipte her ay düzenlenmiş 2018 yılına ait senetlerin ve son olarak Nisan-2019 ayına ait senedi takibe koymasının, 3 hafta sonra ise Nisan-2019'dan önceki döneme ait olan Aralık-2018 ve Ocak-2019 aylarına ilişkin başka senetleri de takibe koymasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 2. bir takibin yapılacaksa bile öncelikle vadesi gelecek olan senetlerin takibe konmasının olağan olanı olduğunu, aralık ve ocak ayına ait senetlerin dururken nisan ayına ait senedin takibe konmasının tercih edilecek bir yol olmadığını, bu hususun bile boş senetlerin doldurularak sonradan 2. bir takibe konduğunun açık göstergesi olduğunu, senetlerin incelenmesinde yaklaşık bir yıllık zaman diliminde, alacaklı olduğunu iddia eden davalının hemen hemen her ay birbiri ile ilgisiz tutarlarda, oldukça yüksek bedellerde ve sadece cumartesi/pazar ve tatil gününe denk gelecek şekilde müvekkiline borç verdiğini iddia ederek senet düzenlediğini, takibe konu senetlerin, müvekkilinin hafta sonları gazino müşterisi olarak Kıbrıs'ta bulunduğu dönemlerde, gazinoda şans oyunlarında kullanılmak üzere verilen avans için düzenlenmiş senetler olduğunu, ve bu durumun senetlerin tanzim günlerinden de belli olduğunu, zira gerçek ve avans dışında nakit para karşılığında bir borç alınmış olsa dahi müvekkilinin Türkiye'ye dönüşte o parayı da yanında getirmesinin gerekiceğini ne yurtdışı giriş kayıtlarında ne de banka kayıtlarında böyle bir paranın ülkeye veya müvekkilinin hesaplarına girdiğine ilişkin bir kayıt olmadığını, dolayısıyla iddia edildiği gibi pazar günü senet karşılığında borç alınan binlerce/yüzbinlerce dolarlık gerçek paraların var olması halinde bu paraların bir şekilde kayda da girmesinin gerektiğini, Bir avukatın, hiç bir ilişkisi olmayan bir kişiye her ay bu kadar yüksek ve birbiri ile alakasız tutarda, hiç bir kaydı olmayan, bankada işlem görmemiş, Türkiye'ye girişi olmamış parayı özellikle pazar günleri, her yerin kapalı olduğu ve hiç bir şekilde işlem yapılamayacağı sabit olan bir günde vermesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kumar ve bahis borçlarının, eksik borç niteliği gereğince borçlunun borcunu ifa etmeye zorlanamadığı bir borç türü olduğunu, borçlunun borcunu ödemediği takdirde, alacak konusunda dava açılamayacağını ve icra takibinin yapılamayacağını, ayrıca kumar borcunun bir adi senet veya kambiyo senedi düzenlemek suretiyle senede bağlansa dahi borçlunun kumar borcunu ödemekle hukuken sorumlu olmadığını,gazinoda oyun oynatılması karşılığında verilen boş senetlerin gerçek bir borç içermediğinden, davacının davalıya tam bir borcunun olmadığının tespitinin ve takibinin iptalinin gerektiğini tüm bu sebeplerle davalarının kabulünü davalı ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir ticari ilişkinin bulunmadığının ve İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü'nü... sayılı icraya konu olan takipte müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, mahkemece teminatsız olarak veya yabancı para alacağı için dosya kapsamında alacağı fazlasıyla yetecek kadar taşınmaz haczedildiğinin dikkate alınarak, dosyaya bilirkişi raporu da sunulan İstanbul İlindeki, Sarıyer İlçesindeki, ... Mah., ... nolu parselde kain 249.160.797,80-TL değerindeki taşınmazın teminat olarak kabulü ile yada takdir edilecek uygun teminat mukabilinde, takibi durdurmak ve takip sonrası icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini hukuki dayanaktan yoksun gerçek ve tam bir borca dayanmayan icra takibinin iptalini, alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine girişen davalı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dilekçesinde beyan etmiş olduğu olayların tamamıyla gerçeğe aykırı olduğunu, borçtan kurtulmaya dönük bir takım asılsız iddialardan ibaret olduğunu, fiili gerçeklere olduğu kadar yasa ve usule de aykırı olduğunu, iddialarının reddine karar verilmesinin gerektiğini davacının senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle icra hukuk mahkemesi nezdinde yapmış olduğu itirazının haksız olduğunun bilirkişi raporu ile sübuta ermiş olduğunu imzalarının kendisine ait çıkması halinde bu kez boşa imza atmak suretiyle verilmiş olacakları için senetlerin yine geçersiz olacağı yönündeki davacı iddiasının da hukuki bir değerinin olmadığını, bir senedin düzenlenme anında borçlu tarafından sadece imza atılmak suretiyle yani açığa/ boşa imza atılmak suretiyle düzenlenmesinde hukuken bir sakınca olmadığını ancak senedin lehtar veya en son yetkili hamil tarafından tedavüle çıkartılırken zorunlu unsurları içerecek şekilde doldurulmuş olmasının gerektiğini, diğer bir ifade ile bir senet düzenlenirken başlangıçta sadece borçlu tarafından imzalanmış olmasının yeterli olacağının senet metninde yer alan diğer hususların sonradan, ancak tedavüle sokulmadan önce başkası tarafından yazılmış olmasının bir ehemmiyetinin olmadığını,lehtar ...'den almış olduğu nakit borca karşılık olmadığını kumar oynatan gazinonun açtığı avansa karşılık senet verildiği için tbk 606/1 md. gereğince alacağın takip ve dava konusu edilemeyeceğini, keza boşa imza atılarak verilmiş olan senetlerin sonradan aradaki anlaşmaya aykırı doldurularak tedavüle sokulduğunun "senet metninden anlaşılmayan her türlü iddianın" davacı tarafından ancak ve ancak, aynı kuvveti haiz yazılı delil ile ispatının gerekmekte olduğunu, malum olduğu üzere kambiyo senedinden kaynaklanan bir borcun sebepten mücerret olduğunu, mücerretlik ilkesi gereğince senedin altında yatan sebebe, borcun neden, nereden kaynaklanmış olduğuna bakılmayacağını,mücerretin kıymetli evrak doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, senedin kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi, mücerret ve kesin bir borç ikrarı olduğunu, bu nedenle davacı tarafın tanık delili başta olmak üzere, alacak mesnedi olan senetler ile aynı kuvvete haiz olmayan başkaca her hangi bir delile dayanmasını ve bu delillerin mahkemece toplanmasına çalışılması suretiyle davanın gereksiz yere sürüncemede bırakılmasına muvafakat etmediklerini ve itiraz ettiklerini, eldeki menfi tespit davasında, senetten kaynaklı bir borcu olmadığını ileri süren davacı tarafın iddiasını yazılı delil ile ispat etmek mecburiyetinde olduğunu, imzanın kötüye kullanıldığını, senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu gibi senet metninden anlaşılması mümkün olmayan soyut iddialarının da ancak ve ancak aynı kuvveti haiz yazılı ve kesin deliller ile ispat etmeli olduğunu, tüm bu sebeplerle yasa ve usule aykırı, kötü niyetli olarak açılmış olan davanın reddine karar verilmesini, mevcut ihtiyati tedbir kararından dolayı alacağı geç tahsil edecek olmaları sebebiyle uğrayacakları zararın tazmini için İİK 72/4 md. gereğince alacaklarının %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini ve hükümle birlikte bu tazminatı davacı tarafından yatırılmış olan teminatın içinden almalarının gerektiğini, karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; ''Davanın reddine,İİK'nın 72. Maddesi gereği Davacının takip konusu asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında tazminata mahkum edilmesine, 1.892.392,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine," karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, ████████E. ████████K. sayılı, 14.05.2025 tarihli usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasına, davanın dosyada mevcut tüm deliller ileri sürelen hukuki gerekçelerin dikkate alınarak esastan incelenmesi suretiyle talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı vekili tarafından █████/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat etmiş olup, vekaletnamenin incelemesinden, feragate yetkili olduğu, e-imza sertifikalarının güvenilir ve imzalarının doğru olduğu tespit edildiğini, davacı vekilinin davadan feragat dilekçesi ve ekli beyan dilekçesinde, davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda talepleri bulunmadığını, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarihli ████████ E.-████████ sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılarak, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından davanın feragat sebebi ile reddine, davadan feragat sebebiyle red kararı verildiğinden, istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;,1-Davacı vekilinin istinaf isteminin, davadan feragat edilmesi sebebiyle İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA2-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ████████ E. ████████ K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davanın, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi gereğince feragat sebebiyle REDDİNE,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince 732,00 TL maktu karar harcının peşin alınan 181.269,81 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 180.537,81-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına4/ç-Davalı tarafından talebi bulunmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi davadan feragat sebebiyle incelenmediğinden davacı tarafça yatırılan istinaf karar ve ilam harcı ile istinaf yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,T.C.İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
:█████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2025NUMARASI
:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalılardan ... arasındaki para alışverişi nedeni ile 2010 yılında toplam 1.130,00.TL tutarında senet düzenlenerek ...’e verildiğini, ancak ...'in paranın tamamını tahsil ettiğini ve bedelsiz kalan tüm senetlerin de dökümünü yaptığı bir belgeyi düzenleyerek imzalayıp müvekkiline verdiğini, davalılardan ...’e verilen senetlerin █████/2012 vadeli 50,00.TL, █████/2012 vadeli 125,00.TL, █████/2011 vadeli 225,00.TL, █████/2011 vadeli 50,00.TL , █████/2011 vadeli 75,00.TL , █████/2010 vadeli 150,00.TL ,█████/2010 vadeli 30,00.TL, █████/2012 vadeli 75,00.TL, █████/2012 vadeli 200,00.TL, █████/2012 vadeli 150,00.TL olmak üzere toplam 10 adet olduğunu, söz konusu bedelsiz kalan senetlerin içinde 6. sırada olan █████/2010 tarihli 150,00.TL meblağlı senette vade tarihi █████/2016 ve rakam “Yüzellibin” yapılmak sureti ile tahrifat yapıldığını, İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün....sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ E.sayılı dosyası ile şikayet ve itiraz edildiğini, eş zamanlı olarak bedelsiz kalan zamanaşımına uğramış senetler nedeni ile müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti talepli olarak İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ████████ E.sayılı dosyası ile lehdar ... ve anılan takipte alacaklı görünen aleyhinde dava ikame olunduğunu, İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı dosyası ile müvekkili aleyhinde yapılan icra takibine konu senedin tahrif edilmiş olması nedeni ile kambiyo vasfında olmaması, bedelsizliği, zaman aşımına uğraması sebepleri ile müvekkili aleyhinde yapılan kambiyo takibinin iptaline, senet üzerinde açık tahrifat ve sahtecilik nedeni ile asıl davanın takipten önce ikame edildiği gözetilerek İİK.72/2 maddesi gereği takdir edilecek teminat mukabili takibin tedbiren durdurulmasına veya İİK.72/3 maddesi gereği icra veznesine yatacak para/teminatın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, işbu davanın aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeni ile daha önce açılmış bulunan İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E.sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulüne, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Eldeki davanın 225.000,00TL bedelli bono yönünden 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile ikame edildiği, 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği bilahare birleşen dosyanın tefrikine karar verildiği ve yukarıdaki esası aldığı anlaşılmıştır.CEVAP
:Davalı vekili davaya cevaplarında özetle, davacının İstanbul 10. ncu İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile görülmekte bulunan davaya vermiş bulunduğu cevap dilekçesindeki hususlardan bu dava dilekçesinde hiç bahsetmediğini, davacı 1.130-TL bedelli senetleri teslim ettiğini , ... ile 22.10.2013 yılında ibralaştığını söylemesine rağmen 29.06.2015 tarihli tarihli Asayiş Şube Müdürlüğü Yan - Dol Büro Amirliğinde vekili yanında iken vermiş bulunduğu ifadede ...'den borç para aldığını karşılığında senetler verdiğini, bu senetlerin halen ...'de olduğunu, bu senetlerin gerektiğinde ... den istenebileceğini, ...'in ... ile görüşerek parasını istediğinde ...'ın ona hakaretlerde bulunduğunu beyan ettiğini, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi Hakimliğinin ████████ Esas sayılı dosyasına sunulan 30.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda takibe konu bononun gerçek imzaya havi ve üzerinde bir tahrifat olmadığının belirtildiğini ve davanın reddedildiğini, İstanbul BAM 20. Hukuk Dairesi ████████ Esas, ███████ Karar sayılı 13.01.2021 tarihli kararında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilip Yargıtay 12. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile kararının onanmasına hükmedildiğini, İstanbul 4. ncü İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına karşı davacı yanın önce sahte senet düzenlendiğini, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını senette tahrifat yapıldığını iddia ettiğini, 2013 yılında bu bonoları ödediğini elinde ibraname olduğunu söylediğini, 29.06.2015 yılında Emniyet Müdürlüğünde hala borçlu olduğunu ve bonoların halen ...'de olduğunu beyan ettiğini, davacının sunduğu 22.10.2013 tarihli protokolde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, takibe konu bononun liste halinde protokolde yer alan bonolardan olmadığını, İstanbul 10.ncu Asliye Ticaret Mahkemesini ████████ Esas sayılı dosyasından tarafımıza gönderilmiş bulunan bir dava dilekçesi bulunmamakta iken icra takiplerinin de bu dosyadan durdurulduğunu, müvekkiline tebliğ edilmiş bulunan İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasından gönderilen dava dilekçesinden ise 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı birleştirilen dava dosyası ile müvekkiline neredeyse 11 ay önce dava açıldığını, taraflarına ait icra dosyasına konu yeni hiçbir delil sayın mahkemede görülen dosyaya ibraz edilmediğini, icra kasasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemi için verilen tedbir sebebiyle alacaklı tarafın alacağının eridiğini bononun vadesi olan 24.11.2017 tarihinde alacakları 57.250. Dolar etmekte iken, bugün tarihi itibarıyla 12.115. Dolar ettiğini, ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davanın REDDİNE", karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacı vekilinin, davalı ...’in protokole konu senetleri iade etmeyerek tahrifat ve ciro yoluyla müvekkili aleyhine icra takipleri başlattığını, bu takiplerden birinin tahrifat tespiti nedeniyle iptal edildiğini, diğer senetler yönünden açılan menfi tespit davası derdest iken davalının bu kez başka bir senette tahrifat yaparak davalı ...’a ciro ettiğini ve yeni bir takip başlattığını, yapılan kriminal incelemelerde bir kısım tahrifatın saptandığını ancak diğer senet yönünden mürekkep yaşı tayini yapılamadığı için somut bulguya rastlanmadığını, buna karşın davalı ...’in ceza mahkemesindeki sorgusunda borcun ödendiğini ve senetlerin imha edildiğini itiraf ederek müvekkilinin borcu olmadığını ikrar ettiğini, davalının nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından hapis cezası aldığını, icra takibine konu senedin düzenlenme tarihinin asıl ihtilafın başlamasından sonraya denk gelmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ...’un kötü niyetli hamil olduğunu ve aradaki şahsi defileri bildiğini, yerel mahkemenin eksik inceleme ve delillerin takdirinde hata yaparak sadece ATK raporuna dayanarak hüküm kurduğunu, ceza soruşturmalarının sonucunun beklenmediğini ve usul ekonomisine aykırı şekilde dosyanın tefrik edilerek karar verildiğini ileri sürerek, kararının kaldırılmasını,ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili , davalı ...’e █████/2013 tarihli protokol kapsamında toplam 10 adet kambiyo senedi düzenleyip verdiğini, bu senetlerin bedellerinin ödendiğini ve senetlerin bedelsiz kaldığını , davalı ...’in söz konusu senetleri iade etmediğini, asıl davada █████/2016 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli bono ile ilgili olarak keşide tarihinde, vade tarihinde ve miktarında tahrifat yapıldığı, birleşen ve tefrik edilen eldeki davada ise █████/2017 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli bono ile ilgili olarak keşide tarihinde, vade tarihinde ve miktarında tahrifat yapıldığını beyanla, bu bonolar nedeni ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasına konu 225.000,00 TL bedelli bono yönünden açılan dava mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiş ise de mahkemece birleşen dosyanın tefrikine karar verildiği ve yukarıdaki esası aldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla eldeki davanın konusu █████/2017 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli bono ile ilgili olarak keşide tarihinde, vade tarihinde ve miktarında tahrifat yapıldığı iddiasına dayalı menfi tespit talebidir. █████/2022 tarihli ATK raporunda; ''150.00 TL'' rakam ile ''Yüz Elli bin'' yazı ile okunur bedelli senet yönünden tahrifat saptandığı, ancak eldeki dava konusu bono yönünden inceleme konusu rakam ile ''225.00 TL'' yazı ile ''İki yüz yirmi beş bin'' okunur miktarlı senette, miktarın yazı ve rakam ile yazıldığı bölümlerde ve diğer bölümlerde tahrifat ve ilave yapıldığını gösterir bulgu saptanmadığı tespit edilmiştir. █████/2023 tarihli ATK raporu ile; inceleme konusu senette "İSTANBUL", "nakden" ve "24/5/17" yazı ve rakamlarının bir kalem, senette mevcut diğer yazı ve imzaların farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem ile yazılmış oldukları, inceleme konusu belgede kullanılan kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, söz konusu belgede yer alan yazıların yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği, inceleme konusu senette tahrifat yapıldığını gösterir bulgu saptanamadığı tespit edilmiştir.█████/2025 tarihli ATK raporu ile; inceleme konusu senedin düzenleme ve ödeme tarihi bölümlerinde, yıllar hanesinin birler basamağında mevcut ''7'' rakamlarının ''1'' rakamından tahrifen oluşturulduğunu gösterir bulgu saptanmadığı tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Adli Tıp Kurumu raporunda dava konusu 225,00 TL bedelli senette tahrifat yapıldığını gösterir bulgu saptanmadığı, kambiyo senedinin şekil şartlarını taşıdığı, davacının borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasının tetkikinde alacaklı ... tarafından davacı ve ... aleyhine dava konusu █████/2017 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli keşidecisi davacı olan bonoya dayalı olarak kambiyo takibine geçildiği görülmektedir. İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. Sayılı dosyası ile, aynı iddialarla birlikte icra takibine konu edilmiş olan █████/2017 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığı iddiası ile takibin ve bononun iptali için açılan dava sonunda senette tahrifat bulunmadığı ve imzanın keşideciye ait olduğu gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararın istinaf ve temyiz denetiminden geçmek suretiyle 15.09.2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyasında, davalı ...'in dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılandığı , ████████ Karar sayılı ilam ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyet hükmü kurulduğu henüz kesinleşmediği , davalı ...'un bu dosyanın tarafı olmadığı anlaşılmaktadır.Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Bu kapsamda bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Dosya kapsamına göre, dava konusu senetlerin TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi bono vasfında olduğu, imzanın davacıya ait olduğu, tahrifat iddiasının ispatının bulunmadığı, 150,00 TL lik başka bir senette yapılan tahrifat tespitinin eldeki dosyanın sonucuna etkisinin bulunmadığı, diğer yandan bedelsizlik iddiasının davalı ...'in ceza mahkemesindeki ikrar niteliğindeki beyanları ile ispatlandığı, ancak , dava konusu senedin senedin lehtara teslim edildiği ve sonrasında ciro yolu ile davalıya devredildiği anlaşılmaktadır. TTK m.686 uyarınca, kambiyo senedini elinde bulunduran kimse, son ciro beyaz ciro olsa dahi, hakkının müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.Bedelsizlik iddiası Türk Ticaret Kanunu’nun 687. Maddesi kapsamında kişisel defi olduğundan keşideci tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir.Çünkü keşidecinin sadece lehtarla arasında bir temel borç ilişkisi vardır. Fakat borçlu, senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak koşuluyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir ve bu iddiaların yazılı delil ile ispatı gereklidir.Somut olayda dava konusu senedi ciro yolu ile iktisap eden davalının yetkili hamil olduğu, hakkında senedi kötüniyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğuna dair delil bulunmadığı, bu durum karşısında davalı ... hakkındaki ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı ve yetkili hamile yönelik lehtar ile keşideci arasındaki şahsi defilerin (bedelsizlik iddiasının) ileri sürülemeyeceği , kesinleşen icra mahkemesi kararının istinafı üzerine verilen kararda belirtildiği üzere 22.10.2013 tarihli belgede, tahrifat olmadığı tespit edilen 24.11.2017 vade tarihli senedin bulunmadığı, sonuç olarak dava konusu bononun davacı tarafından düzenlenerek lehtara verildiği ve ciro edildiği, senedin bedelsiz olduğu ve hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığı iddiasının davacı tarafından ispat edilemediği , İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1maddesi uyarınca esastan karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ve ████████ E. ████████ K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi █████/20265/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan masrafların üzerine bırakılmasına,5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.█████/2026