Anahtar kelimeler: Baküye Baküde Eğitmek Showrooma Showroomun Davatazminat Mağazayı Davaitirazın Duvarlarına Duvarlara

T.C.

İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali ( Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ
:█████/2019
DAVA
:Tazminat (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2020
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında 06.01.2018 tarihinde 1 yıl süreli ve yıllık 1 ton alma garantili bayilik sözleşmesi imzalandığını, bayilik sözleşmesine istinaden davacının Bakü’de bir mağaza kiraladığını, mağazayı Showroom’a dönüştürmek ve bir kısmını müşterilere satmak için 2.640 Kg mal sipariş ettiğini, davalı şirket yetkilileri Showroom’un duvarlarına uygulamayı bizzat yapmak ve çalışanları eğitmek üzere Bakü’ye gittiklerini, ürünlere duvarlara kendileri uyguladığını, çalışanlara eğitimleri verdikten sonra geri döndüklerini, davalı şirketin bizzat yaptıkları uygulamaların tamamında ciddi çatlaklar oluştuğunu, davalı ile yapılan bir dizi müzakereler de ürünün güvenirliği konusunda davacıyı tatmin etmediğini, davalının davacıya 34.214,40 USD tutarında Proforma fatura kestiğini, davacının 18.000,00 USD ödeme yaptığını, buna mukabil sevki gerçekleştirilen ürün miktarının 2.640,00 Kg olduğunu, parasal karşılığının 7.128,00 USD olduğunu, davacının icra takibi ile sadece kendisine gönderilmeyen ürünler için ödediği parayı talep ettiğini, eft tutarı 18.000,00 USD’den kendisine gönderilen malın tutarı olan 7.128,00 USD çıktıktan sonra bakiye 10.872,00 USD’yi talep ettiğini, ürünlerdeki ayıplar nedeni ile mağazanın kapatılması zaruret haline geldiği için itiraz dilekçesinde belirtildiğinin aksine davalıya ürün siparişi verilmediğini, derhal zararların tazmin edilmesi istendiğini, arz ve izahına borçlunun haksız ve dayanaksız itirazının iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak kaydıyla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TALEP
: Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı taraf ile imzalamış olduğu Bayilik sözleşmesine istinaden AZERBAYCAN/ Bakü'de mağaza kiraladığını, mağazayı Showroom'a dönüştürmek için birtakım masraflar yaptığını, mağazada çalışması için işçilerle anlaşıldığını, müşterilere satmak için 2.640,00 Kg mal sipariş ettiğini, yYapmış olduğu masrafların üstüne bir de kiralamış olduğu mağazadaki uygulamaların tamamında,müşterilerin inşaatlarında yaptıkları uygulamaların tamamında ciddi çatlaklar oluşması nedeniyle hen kiralamış olduğu mecurun sahibi ile hemde müşteriyle ihtilaflı duruma düştüğünü, ticari itibari zedelenerek Azerbaycan'da bir daha iş yapamayacak hale geldiğini beyan ederek, yaşanılan olay nedeniyle 4.000,00- TL Manevi Tazminat, bilirkişi aracılığı ile belirli hale gelince arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL Maddi Tazminatın avans faizi ile birlikte alınıp müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı arasında ... marka yapı ürünün Azerbaycan ülke dahilinde pazarlanması hususunda ülke Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, davacının sipariş ettiği ürünleri defalarca söz vermesine rağmen para temin edemediği için teslim alamayan davacı şirketin başlangıçta hiç gündemde olmayan iddialar ortaya atarak ürünleri beğenmediğini, ürünlerin uygulamasında çatlaklar oluştuğunu iddia ettiğini, bu iddiaların hiçbir inandırıcılığı olmadığını, davacı tarafın sipariş edip parasını ödeyemediği ürünü almamak ve borcunu ödememek için bahane yaratma çabasına girdiğini, davalı şirketin davacı tarafından sipariş edildiği için yurtdışından getirtip depoya koyduğu, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı delil tespit dosyası ile tespit edilen halen depoda bekletilen ürünlerin bedelini ve ürünler zamanında alınmadığı için depo kirası ve sair zararlarını davacıdan talep edileceği bildirmesi üzerine davacının bu davayı açıp sorumluluktan kurtulmaya ve mümkünse davalı şirketten üstüne para koparmaya çalıştığını, açıklanan sebeplerle haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine, kötü niyetle takip başlatılan davacı şirketin %20 tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı/karşı davacı süresinde ayıp ihbarı yapmadığını, davalı/karşı davacı aylarca bedelini ödeyip depodaki ürünleri teslim alacağını ifade ettiğini, ekonomik sıkıntıları bulunduğu için sipariş ettiği ürünleri alamadığını, davacı/karşı davalı şirket sipariş ettiği ve 2018 yılı şubat ayı içinde bedelini ödeyip almayı taahhüt bir konteyner ürünü para temin edemediği için alamadığını, 2018 yılı temmuz ayı sonuna kadar müvekkilinden süre istediğini, verilen süre içinde temin edemediğini, müvekkili şirket alacağını talep ettiğinde, kendince delil yaratıp “ürün ayıplı” diyerek ürünü almaktan vazgeçmeye çalıştığını, davacı/karşı davalı ürünleri bir yıllık sürede almadığı için ürünlerin kulanım ömrü dolduğunu, davacı/karşı davalı şirket yetkilisinin gönderdiği whatsapp mesajlarından da anlaşılacağı üzere davacı/karşı davalı şirketin sipariş ettiği ve 2018 yılı Şubat ayı içinde bedelini ödeyip almayı taahhüt ettiği ürün bedellerini temin edemediği için ürünü teslim alamadığını, davacı/karşı davalı tarafın ürünleri teslim almamasının sebebi ayıplı olmasından değil parasızlıktan kaynaklandığını, davalı/Karşı davacının müvekkili şirkete karşı açtığı davanın ve karşı davanın sebebi müvekkiline olan borcunu ödemekten kurtulmak olduğunu beyan ederek; davacı/karşı davalı tarafın gerçek dışı, hukuki dayanaktan yoksun iddialarının ve haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin █████/2020 tarihli duruşmasında tanık ...beyanında;
"Ben davacı ... mimarlıkta 2017 yılı sonunda 2018'in başında kış aylarında 2 ay çalıştım, ... bana iş teklif etti ve Azerbeycan'da bir showrumda mağaza müdürlüğü teklif etti, bende kabul ettim, ..... İsimli şirketten mağaza mallar ve yetkililer geldiler, bize uygulama ile ilgili eğitim verdiler ve bunun sonunda da bize sertifika verdiriler ve uygulamayı bizden başka kimsenin yapamayacağını söylediler, showrumu birlikte yaptık, daha sonra açılış yapıldı, açılıştan sonra bize uygulamayı öğreten davalı şirket çalışanları gittiler biz bu uygulamanın reklamlarını yapmaya başladık, ilk uygulamamız showrum üzerinde olmuştur, showrumda iç cepheyi yaptık, ve iç cephe de çatlaklar oluşmaya başladı, daha sonra ilk siparişimiz dış cephe üzerinde olmuştur ve dış cephede de bir takım aşınmalar meydana geldi ve iç cepheden daha kötü bir görünüm aldı, birinci siparişi bitirince Türkiyedeki davalı firmaya iki defa haber verdik, bize geleceklerini söylediler ancak gelmediler, ikinci sipariş üzerine yaptırmak isteyen kişi showruma gelip görmek istedi, showrumdaki çatlakları görünce kendisi vazgeçti biz bu uygulamadan memnun kalınmaması üzerine showrumdaki ve aldığımız siparişteki sıvaları söktük, bize gösterilen şekilde uygulamayı yaptık, malzemenin kötü olmasından dolayı bu sonuçlar meydana gelmiştir dedi, sertifikam yanımdadır, davalı şirket çalışanlarından ... geldiler, biz showrumu birlikte uygulamayı yaptık, başından sonuna kadar şirket çalışanları vardı, açılıştan sonra gittiler, bu şekilde hatalar verilince davacı şirket mal alımını durdurdu diye biliyorum, davacı şirkette iki ay çalıştım, daha öncesinde davacı şirkette başvurum vardı, bu başvuru işlemleri sırasında biz mağazayı gezip gördük, showrumda uygulamanın başlaması ile ben işe başladım, burdaki süremde iki aydır, 2018 yılı ocak şubat mart aylarına denk gelmektedir, ben 2017 yılının sonunda şirkete başvurumu yaptım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin █████/2020 tarihli duruşmasında tanık ... beyanında; "Ben yaklaşık iki yıldan beri davalı ... firmasının ürünleri ... bölge bayisi olarak çalışıyorum, benim işim inşaat ve dekonorasyon alanındadır, işim ve işyerim kendime aittir ve davalıdan 2018 yılının bitimine doğru bayilik aldım, bana söylediğiniz ... inşaat işimli şirketi tanımıyorum, davacıyla davalı arasında nasıl bir ilişki var bilmiyorum, ancak dava konusu olan ürünlerin ben satışını ve uygulamasını yaptım, bu ürünlerin eğitimini aldıktan sonra herhangi bir sıkıntı yaşanmamaktadır, bu ürünlerle ilgili 30 tane proje yaptım herhangi bir şikayet olmadı, ürünü uyguladıktan sonra herhangi bir çatlama ve bozulma meydana gelmemiştir, ürünleri hale almaya devam etmekteyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin █████/2020 tarihli duruşmasında tanık ... beyanında; "Ben ... isimli şirketin ürünleri İstanbul uygulama bayisi olarak yaklaşık 3 senedir görev yapmaktayım, İstanbul'da bir çok yerde bu ürünlerin uygulamasını yaptım, ürünlerin uygulamasının eğitimlerini aldım, Türkiye'de bayisi olmayan yerlerde de bu ürünlerin uygulamasını yaptım, ürünler uygulandıktan sonra herhangi bir sıkıntı yaşanmamıştır, bu ürünün bir uygulama süresi vardır, bu sürenin dışına çıkınca çatlama yapar, projenin alt zeminide önemlidir, bunların bilgisini verdikten sonra uygulamayı yapıyoruz, şu zamana kadar bu ürünün uygulaması ile ilgili çatlama, bozulma gibi bir sıkıntı yaşanmamıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin █████/2020 tarihli duruşmasında tanık ... beyanında; "Ben ... isimli şirkette 2015 yılından beri sözleşmeli olarak ürünlerin eğitim ve tanıtım işini yapmaktayım, ben ... ve ... arasında imzalanan sözleşme öncesi ön görüşmelerinde gittim, süreçten bilgim vardır, bu ürünlerin eğitimini bizzat Azerbeycana gidip ben verdim, hatta Türkiyenin her yerine bu ürünün eğitimini vermekteyim, bu ürünün çatlama ve bozulma yapması ile ilgili herhangi bir teknik veri yoktur, Azerbeycan'a gittiğim de eğitim sırasında ... isimli şirketin çalışanları benim anlattıklarımı uygulamadırlar, bunları ... ve ... bey de görmüştür, Azerbeycan'da personel artan renkleri toplayarak sadece bir duvara uygulamışlardır, ve o duvarda çatlama meydana gelmiştir, hatta o duvarda çatlama olayacağını ve yanlış yaptıklarını ben bizzat söyledim, ancak beni dinlemediler, bu ürünün uygulamasında uygulanacak duvarın alt yapısında çok önemlidir, eğer alt yapı çatlaksa ve düzeltilmemişse ürün uygulandıktan sonra çatlama ihtimali bulunmaktadır, şikayetten sonra biz ne yapılmasını gerektiğini yazılı ve sözlü olarak bildirdik, Azerbaycan'a eğitim için firma sahibi ... Hanımla birlikte gittik, eğitim ben verdim, sıkıntı yaşanacağını personellerden dolayı eğitim sırasında anladım, çünkü bu uygulamayı öğrettiğim kişi bana iki ay sonra ayrılcağını söyledi, davacı firma kötü niyetlidir, bu ürünle ilgili tek bir şikayet olmamıştır benim ürünlerin uygulamasını gösterdiğim sırada bunun bir uygulama süresinin olduğunu söyledim, ancak eğitimi verdiğim kişilerin dillerinden dolayımı yoksa artniyetli olarak mı uygulama süresinden fazla bekletip farklı renkleri karıştırıp uyguladıklarını bilmiyorum, ancak dillerinden dolayı anlamamışta olabilirler ben daha sonra yaptıklarının yanlış olduğu söyledim, ... Hanım Tüm eğitim sürecinde yanımızda idi ve neden gösterilen şekilde uygulama yapmadıkları konusunda personelleri uyardı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin █████/2020 tarihli duruşmasında tanık ... beyanında; "Ben Azerbeycan'da bir ilaç şirketinin yöneticisiyim, 20 yıldır Azerbeycan'dayım, ben Azerbeycan'dayken ...'tan hizmet aldım, bilge bölgesinde benim bağ evim bulunmaktadır, ben taş dekorasyon kaplamasıyla ilgili ...'tan hizmet aldım, inkılap caddesindeki ofislerine gittim beni oraya ... ortağı ... Ataş ... götürdü, ben stantlarını gördüm 2 tane modeli beğendim daha sonra bunları benim bağ evimde uyguladılar fakat yaklaşık 2 ay sonra duvarda çatlaklar oluştu, bu konuda şikayetçi olduğumda yine ofislerine gittim ... bey bana firmayla bir sorunumuz olduğunu, görmüş olduğunuz uygulamalarda da çatlaklar olduğunu, bana yenisinin yapılacağını söyledi ancak şuana kadar yapılmadı, ben 2018 yılı haziran temmuz ayında bu hizmeti aldım, uygulamanın yapıldığı duvar sıvalıdır kubik isimli taş duvarın üzerine uygulama yapılmıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER
: .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyası, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi, whatsapp yazışmaları, proforma fatura ve fatura suretleri, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası, ... Ticaret Müdürlüğünün █████/2019 tarihli müzekkere cevabı, İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Müdürlüğünün █████/2020 tarihli müzekkere cevabı, davacı tarafça sunulan Azerbeycan Cumhuriyeti...Limited Şirketinden alınan █████/2018 tarihli uzman raporu, davacı/kiracı ile ev sahibi...arasında düzenlenen █████/2018 tarihli kira sözleşmesi ve ev sahibi... tarafından davacıya gönderilen █████/2018 tarihli ihtarname, davacı tarafça sunulan yapılan uygulamaya ilişkin fotoğraflar, tarafların ticari defter ve kayıtları, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı.
Bakırköy ...sliye Ticaret Mahkemesinin █████/2019 tarihli ... E. ... K. Sayılı ilamı ile taraflar arasında düzenlenen sözleşmedeki yetki şartı nedeniyle yetkisizlik kararı verilmiş, dosya Mahkememize tevzi olmuştur.
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2019 tarihli 2019/... E. 2019 ... K. Sayılı ilamı ile dosyanın Mahkememiz iş bu dosyası ile birleştirilmesine verildiği, dosyanın tefrik edilerek Mahkememizin 2026/... esas sayılı sırasına kaydediliği anlaşılmıştır.
Mahkememizin █████/2022 tarihli 2019/... E. 2022/... K. Sayılı ilamı ile "Asıl davanın kabulü .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline,takibin 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarınca USD mevduata ödenecek faiziyle birlikte devamına, birleşen ve karşı davanın reddine" karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████/2025 tarihli ███████ E. █████████ K. Sayılı ilamı ile; " Bu durumda ... Şirketi tarafından, █████/2018 tarihinde teslim alınan ürüne karşılık gelen tutarından fazla olacak şekilde 13.000,00-USD ödeme yapılmış olmasına rağmen, █████/2018 tarihinde 5.000,00-USD daha ödeme yapılmış olmasının - taraflar arasındaki tüm whatsapp yazışmaları da bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle - sonuca etkisi üzerinde durulmaması, asıl davada davacı birleşen davada davalı ... firmasının aşamalarda bu yönde ileri sürdüğü savunmalar ile hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporuna yönelik itirazlarının gerekçeli kararda karşılanmaması yerinde olmamış, asıl davada davalı birleşen davada davacı yanın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili tarafından sunulan █████/2022 tarihli dilekçe ile ürün numunelerinin dosyaya sunulmuş olduğu, ancak mahkemece görevlendirilen bilirkişi heyetindeki teknik bilirkişi tarafından bu numune üzerinde, numunenin asıl davada davacı birleşen davada davalıya satılan ürün ile aynı olup olmadığı da tespit edilerek, varlığı iddia olunan çatlama ve ton farklılıklarının üründeki ayıptan mı yoksa uygulama hatasından mı kaynaklandığı hususunda herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, mahkemece asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin rapora bu yönden ileri sürdüğü █████/2022 itirazlar hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, ara karara istinaden sunulan numunenin incelenmesine neden gerek duyulmadığına dair gerekçeli kararda da bir açıklamada bulunulmadığı anlaşılmış olup, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle tanık anlatımları, whatsapp yazışmaları, ödeme belgeleri ile dosyaya mübrez tüm delilleri eksiksiz değerlendirerek, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı veya kendisine teslim edilen emtiayı teslim edildiği haliyle kabul etmiş sayılıp sayılmayacağını tespit etmek, buradan elde edilecek sonuca göre gerekli görülmesi halinde mahkemeye davalı tarafından ve yine mahkeme ara kararı uyarınca sunulan numune üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, ürünün ayıplı olup olmadığı, çatlama ve ton farklılıklarının üründeki ayıptan mı yoksa uygulama hatasından mı kaynaklandığı hususunda bir değerlendirme yapmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yargılama yapmak üzere dosyanın Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı tarafça ödemesi yapılan ancak alınmayan ürünlerin bedel iadesi koşulları oluşup oluşmadığı, birleşen dava yönünden davacı tarafça sipariş edilen ancak teslim almadığı kullanım ömrü dolan ürünlerin iskontolu satışından kaynaklı uğranılan zararın tazmini koşulları oluşup oluşmadığı ve davacı tarafça sipariş edilen ancak alınmayan ürünler için davalının ödediği depo kira bedellerinin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı ve karşı dava yönünden ise üründe meydana gelen ayıp nedeniyle maddi ve manevi zararın tazmini koşulları oluşup oluşmadığından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Birleşen dava yönünden birleşen davacı vekilinin vekillikten çekilme dilekçesi sunduğu, vekillikten çekilme dilekçesinin birleşen davacı tarafa tebliğ edildiği, Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşmasında birleşen davacı tarafça gelen olmadığı ve birleşen davalı tarafça dava da takip edilmediğinden birleşen dava yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına ve ayrı bir esasa tefrikine karar verilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün 2019/... E Sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklı ... inş. ... Ltd. Şti. tarafından borçlu ... Dekorasyon Yapı İnş. İtl ihr. Ltd. Şti. aleyhine 10.872,00 USD borcun ödenmesi amacıyla █████/2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya █████/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin █████/2019 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
.... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı Delil Tespit Dosyası ile üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda “... Lojistik ve Taşımacılık Ltd.Şti.’ne ait depoya 12.672 kg (bir konteyner) ürünün girdiği, 2.640 kg.’lık kısmının davacı/karşı davalı şirkete gönderildiği, 27.086,40 USD tutarında ürünün 456 adet kutu içinde halen depoda bekletildiğinin tespit edildiği ve ürünlerin fotoğraflarının eklendiği anlaşılmıştır.
Dosyanın mali müşavir, inşaat mühendisi ve sözleşme alanında konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacı tarafın iddiası, davalı tarafın savunması, taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesi, tanık beyanları, delil tespiti dosyası, icra dosyası, ürünlere ilişkin ithalat ve kalite sertifikaları, faturalar, taraf vekillerinin bilirkişilerde cevaplandırılmasını istediği hususlar, tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamında bulunan tüm deliller değerlendirilerek; tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, tarafların sorumlulukları, sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıya teslim edilen ve uygulaması yapılan ürünlerin ayıplı olup olmadığı, asıl dosya kapsamında davacının davalıdan icra takibinden kaynaklı alacağının olup olmadığı varsa miktarı, birleşen dosya kapsamında davalının sözleşme nedeniyle uğradığı zararının olup olmadığı varsa miktarı ve karşı dava yönünden davacının sözleşme kapsamında uğradığı zararının olup olmadığı ve varsa miktarı hususlarında rapor düzenlemesinin istenilmesine karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "esas dosyada, taraflar arasında 06 Ocak 2018 tarihinde akdedilen Ülke Bayilik Sözleşmesi’ne dayalı olarak davalı/karşı davacı tarafından düzenlenen 34.214,40 USD tutarlı Proforma faturasına karşın davacı/karşı davalı tarafından davalı/karşı davacı yana muhtelif tarihlerde toplam 18.000,00 USD ödeme yapmış olduğu ve davalı/karşı davacı tarafından davacı/karşı davalı yana sevki gerçekleştirilen ürün miktarına (2.640 Kg) karşılık 7.128,00 USD tutarlı fatura düzenlediği görülmüş olup bu duruma göre davacı/karşı davalı yanın bakiye olarak (18.000,00 USD - 7.128,00 USD=) 10.872,00 USD alacaklı durumda olduğu, davalı/karşı davacı şirketin sipariş ettiği 12.02.2018 tarihli 34.214.40 USD tutarındaki proforma fatura konusu ürün bedeline karşılık davacı/karşı davalı 12.02.2018 tarihinde 13.000,00 USD, 07.06.2018 tarihinde 5.000,00 USD olmak üzere toplam 18.000,00 USD ödemede bulunduğu, 12.02.2018 tarihli fatura ile 7.128,00.-USD tutarında davacı/karşı davalının mal teslimi aldığı, davacı/karşı davalı şirketin sipariş ettiği ve bedelini ödeyip almayı taahhüt ettiği halde teslim almadığı mallar için davalı/karşı davacı şirkete 16.214.40 USD ödeme yapması gerekirken bu ödemeyi yapmadığı, davacı/karşı davalı şirketin davalı/karşı davacı tarafın sipariş etmesine rağmen teslim almadığı kullanım ömrü dolan ürünleri iskontolu olarak bahçe duvarında kullanılmak üzere 29.594,40 TL (5.173,85 USD)’ye satmış olduğundan bu tutarın davacı/karşı davalının borcu olan 16.214,40.-USD 'den mahsup edilerek kalan (16.214,40 USD - 5.173,85 USD=) 11.040,55 USD alacağın tahsilinin gerekeceği, yine davalı/karşı davacı şirketin bu mallar için ödemek zorunda kaldığı 35.991,18 TL depo kira bedelinin davacı/karşı davalıdan tahsil edilmesi gerektiği" şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporunda sadece mali yönden taraf ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapıldığı, karşı dava yönünden inceleme yapılmadığı, inşaat mühendisi ve sözleşme alanında uzman bilirkişinin değerlendirmelerinin bulunmadığı anlaşılmakla dosyaya yeni bir bilirkişi eklenerek bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli ek raporda özetle; "İnşaat malzemeleri görülmemiş olduğundan, daha doğrusu satılmış olduğundan, malzemelerin ayıplı olup olmadığı yönünden bir görüş ve kanaat bildirilmediği, sipariş edilen ve teslim edilmeyen mallarınn tamamen zayi olmamısı için bir depoda muhafaza edilmesi ve muhafaza süresince fatura karşılığında ödenen kira bedelinin hakkaniyete uygun olduğu, davacının ürünün ayıplı olduğu iddiasının ispatlanamadığı düşünülmekle davacının takibe konu alacağı bulunmadığı, birleşen davaya ilişkin olarak; satılan ürünün teslim alınmaması nedeniyle birleşen davanın davacısının teslim alınmama nedeniyle uğradığı zararları talep edebileceği, satış bedelinden bayiden tahsil edilen ve iskontolu satıştan elde edilen gelirin düşülmesiyle kalan 11.040,55 USD ve depo kira bedeli olan 35.991,18 TL’nin birleşen davanın davalısından istenebileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda dosyadaki delillerin değerlendirilmediği, ürünlerin ayıplı olup olmadığı konusunda bir tespit yapılmadığı anlaşılmakla yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir ..., inşaat mühendisi ... ... ve sözleşme alanında uzman ... bilirkişi heyetinden alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı - k. Davalının ürünün ayıplı olduğunu iddia ettiği, davalı - k. Davacının ise uygulamanın hatalı olduğunu iddia ettikleri, davalı - k. Davacı ... firması yetkililerinin Baku ya giderek uygulamayı bizzat yaptıkları, oradaki elemanları eğittikleri ve onların yaptıkları uygulamaya da nezaret ettikleri, bu durumda ister ürün ayıplı olsun ister uygulama hatası olduğu, bunun önemi olmadığı, yapılan uygulamadan beklenen faydanın sağlanamadığı, ürünün sökülüp atıldığı, Davacı -k. Davalının sipariş ettiği malzemeden 10.032 Kg lık kısmının davalı - k. Davacı şirketten almadığı, bu malzemenin son kullanım tarihinin geçmiş olması üzerine indirimli olarak 3. Kişilere Kasım 2019 ayında satılmış olduğu, davacının alacaklı temerrüdüne düştüğü iddiasındaki davalının ürünler bozulmadan ya dava konusu ürünleri tevdi etmesi ya da satar ak zararını azaltması gerekirdi bu hususta davalının kusurlu olduğu, ayıba ilişkin iddiaların kabulü halinde Davacı - k. Davalının fazla ödediğini iddia ettiği 10.872,- USD yi talep edebileceğinin düşünüldüğü, davacının diğer talepleri ile ilgili olarak dosya kapsamında somut delil ileri süremediği ve bu nedenle hesaplama yapılamadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
TBK'nın 223. Maddesi uyarınca; Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Taraflar arasındaki ilişki ticari satım olup, TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiştir. Alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Davacı alıcı, ihbarda bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır (Yargıtay 19 HD █████████ Esas ██████████ Karar █████/2015 T.)
Tüm dosya kapsamı ve istinaf kaldırma ilamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında asıl davada davalı ... Şirketi'nin Almanya’dan ithal ettiği, ... isimli cephe
kaplama malzemesinin Azerbaycan’da satış ve uygulamasının yapılması amacı ile asıl davada davacı ... Şirketi ile █████/2018
tarihli ülke bayilik sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında asıl davada davacı tarafından ... Şirketi tarafından sipariş edilen kaplama malzemesi için davalı ... Şirketi tarafından düzenlenen █████/2018 tarihli 12.672 kg ürün için 34.214,40 USD tutarlı proforma faturanın ... Şirketi'nce imzalandığı, böylece bayilik sözleşmesinin ifası kapsamında taraflar arasında █████/2018 tarihli satış sözleşmesinin de kurulduğu, satışa konu ürünün ... Şirketi tarafından ithal edilerek ... Şirketi'ne sevk edilmek üzere dava dışı ... Lojistik Şirketi deposuna konulduğu, ürünün 7.128,00-USD tutarlı 2.640 kg'lik kısmının sevk irsaliyesi ile davacı ... Şirketi'ne █████/2018 tarihinde teslim edildiği, ürünün ... Şirketi showroomunda uygulanması ve personele eğitim verilmesi işinin ... Şirketi yetkilisi ile eğitmen ...'in Azerbaycan'a gittikleri, ürün uygulamasını yaparak, personele eğitim ve sertifika verdikleri, ... şirketi çalışanı tanık ...'in de sertifika aldığı, showroom’un açılışından sonra ... Şirketi yetkilisi ve eğitmeninin ayrıldıkları, ... Şirketi tarafından ... Şirketi'ne █████/2018 tarihinde 13.000,00-USD, █████/2018 tarihinde ise 5.000,00-USD ödeme yaptığı anlaşılmıştır.
Asıl davada davacı tarafından ... Şirketi'nin yetkili ve eğitmenin ayrılması akabinde showroom da uygulama yapılan alanda çatlaklar ve ton farklılıkları olduğu, yine alınan siparişler üzerine yapılan uygulamalarda da benzer sorunların yaşandığı, ürünün kendisinin ayıplı olduğu ileri sürülmüştür. Dosyaya mübrez ve taraflarca inkar edilmeyen whatsapp yazışmaları kapsamından, ... Şirketi yetkilisi tarafından ... Şirketi çalışanı ...'e ilk kez █████/2018 tarihinde uygulamada meydana gelen çatlaklar ve ton farklılıkları ile ilgili şikayet iletildiği, ... Şirketi tanığı ...'in tanık sıfatıyla dinlendiği ve ... Şirketi'nde 2017 yılı sonu 2018 yılı başı kış aylarında iki ay çalıştığını, dava konusu ürünlerin uygulanması ile ilgili eğitim aldığını, ilk uygulamanın showroomda yapıldığını, açılıştan sonra uygulamayı öğreten davalı şirket çalışanlarının ayrıldığını, kendilerinin de uygulamanın reklamlarını yapmaya başladığını, showroom da iç cephe de çatlaklar oluşmaya başladığını, daha sonra ilk siparişin dış cephe üzerinde olduğunu ve dış cephede de bir takım aşınmalar meydana geldiğini, ilk siparişleri sonrası oluşan durumu ... Şirketi'ne iki kez bildirdiklerini, ... Şirketi yetkililerinin Azerbaycan'a geleceklerini söylemelerine rağmen gelmediklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Tanık anlatımına göre varlığı iddia olunan ayıbın en erken 2018 yılı Mart ayında ortaya çıkmış olabileceği anlaşılmaktadır. İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda öncelikle tanık anlatımları, whatsapp yazışmaları, ödeme belgeleri ile dosyaya mübrez tüm deliller incelendiğinde; ayıbın en erken 2018 yılı Mart ayında çıkmış olabileceği ve ayıp ihbarının whatsapp üzerinden davacı ... Şirketi yetkilisi tarafından ... Şirketi çalışanı ...'e ilk kez █████/2018 tarihinde yapıldığı, TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür." düzenlemesi gereğince açık ayıplarda alıcının muayene ve ihbar yükümlülüğünün bulunduğu, dava konusu ürünlerdeki ayıbın uygulamada meydana gelen çatlaklar ve ton farklılıkları ile ilgili olduğu ve açık ayıplarda belirtilen 2 ve 8 günlük sürelere uyulmadan ayıp ihbarının yapıldığı, davacı ... Şirketi tarafından, █████/2018 tarihinde teslim alınan ürüne karşılık gelen tutarından fazla olacak şekilde 13.000,00-USD ödeme yapılmış olması ve üründeki ayıpların ortaya çıkmasından sonra da █████/2018 tarihinde 5.000,00-USD daha ödeme yapılmış olmasının davacının ürünü olduğu haliyle kabul etmiş olduğunu gösterdiği, süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının kendisine teslim edilen emtiayı teslim edildiği haliyle kabul etmiş sayılacağı ve satılanı kabul etmiş sayılacağından asıl dava bakımından davacı tarafça ödemesi yapılan ancak alınmayan ürünlerin bedel iadesini talep edemeyeceğinden asıl davanın reddine karar edilmiştir. Ayıp ihbarı süresinde yapılmadığından davalı tarafından ve yine mahkeme ara kararı uyarınca sunulan numune üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir. Karşı dava yönünden ise; süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının kendisine teslim edilen emtiayı teslim edildiği haliyle kabul etmiş sayılacağı ve satılanı kabul etmiş sayılacağından zarar talebinde bulunamayacağı, ayrıca davacının nakliye bedeli, çalışanlara ödenen ücret, showroom için harcanan para, müvekkilinin müşterilerine karşı yaşadığı güven kaybı, müşterilerin zararlarını tazmin vs. yönünden ispata elverişli delil sunulamaması nedeniyle manevi tazminat istemi yönünden ise davacının hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet gibi değerlerinde bir ihlale yol açmadığı, davacının kişilik haklarına herhangi bir saldırının sözkonusu olmadığı anlaşıldığından ve bu nedenle manevi tazminata hükmedilmesi için gereken koşulların oluşmadığı anlaşıldığından karşı davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
1-Asıl davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732,00-TL maktu harçtan daha önce alınan 693,08-TL 'nin mahsubu ile bakiye kalan 38,92-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 1.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.933,60-TL posta giderinden ibaret toplam 2.933,60-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
KARŞI DAVA YÖNÜNDEN;
6-Karşı davanın REDDİNE,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732,00-TL maktu harçtan daha önce alınan 85,38-TL 'nin mahsubu ile bakiye kalan 646,62-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalı*
Hakim ...
e-imzalı*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!