Anahtar kelimeler: Akustik Projeyi Davaitirazın Yalıtım Ekibi Usulüyle İşçiliğini Mimari Montajını Üreten

T.C.

İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:███████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2015 tarihinden beri ses yalıtım ve akustik işi yaptığını, davalı şirket tür değişikliği suretiyle 24.11.2020 tarihinden beri yalıtım sistemleri ve mimari proje işi yaptığını, bu ticari ilişkide, davalı projeyi üreten ve bulan, dolayısıyla mimari proje tarafını yürüten taraf olmakla birlikte, müvekkili ile anlaşarak projenin uygulanması sağladığını, dolayısıyla müvekkili kendi ekibi ile söz konusu projeyi ilgili yerlere uygulayarak montajını ve işçiliğini yaptığını, müvekkili ile davalı şirket 03.05.2023 tarihinden beri açık hesap usulüyle çalıştığını ve birçok iş yaptıklarını, bu ticari ilişkideki tüm tebliğler, konuşmalar ve anlaşmalar müvekkilinin ve davalı şirket yetkililerinin, davalı şirket çalışanlarının yer aldığı whatsapp grubu aracılığıyla yürüttüğünü, ticari ilişkinin en basından itibaren yapılan işlerle ilgili faturalar da whatsapp aracılığıyla tebliğ edildiğini, müvekkili ve davalı 03.05.2023 tarihinden bu yana 18 ayrı fatura karşılığı iş yaptığını, bütün ticari işlerin niteliği akustik ve ses yalıtım malzeme montajlama, akustik ve ses yalıtım malzemesi satış olduğunu, müvekkili son olarak davalı ile anlaşarak davaya konu olayda 2909m2 ses yalıtım ve akustik montajı (Akustik süngerpan ve sünger uygulama) yaptığını, bu iş karşılığı ve bu işle ilgili olarak 01.04.2024 Tarihli ... sayılı faturayı kestiğini, işbu fatura whatsapp aracılığıyla tebliğ edildiğini, bilindiği üzere fatura tebliğine ilişkin kanunda herhangi bir şekil şartı aranmadığını, taraflar bu faturaları birbirlerine whatsapp üzerinden göndermek üzere temayül ettiklerini, dolayısı ile elektronik ortamda yapılan bu gönderim de tebliğ mahiyetinde olduğunu, tebliğ sonrası faturaya hiçbir şekilde itiraz edilmemiş olup, TTK m. ... gereği ayrıca Yargıtay Kararları gereği fatura usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemesi sebebiyle kesinleşmiş sayıldığını, ilgili fatura borcu 1.059.918,00TL olup açık hesap özetinde görüldüğü üzere müvekkili ile davalı şirketin cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak davalının davacı müvekkiline ....745,56 TL bakiye borcu kaldığını ve bu borcu ödenmediğini, müvekkili ilgili fatura borcunun tahsili amacıyla 28.08.2024 tarihinde .... İcra Dairesi'nde 2024/... Esas numarasıyla icra takibi başlattığını, davalının icra takibine itirazı ile takibin durduğunu, Beyan ederek; İtirazın iptali ile takibin devamına, Davalının aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına, Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine, karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde alacağın neye ilişkin olduğu taraflar arasında hangi hukuka ilişkin mevcut bulunduğunun açıklanmadığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından yapılarak teslim edilen bir iş bulunmadığını, davacının müvekkiline dava konusu alacağına ilişkin herhangi bir edimi ya da hizmeti bulunmadığını, davacı tamamen kötü niyetli olarak müvekkiline karşı dava ikame ettiğini, öncelikle davacının müvekkiline hangi hizmeti verdiğini, hizmetin içeriği ve tamamlanılan işin nerede bulunduğunun somutlaştırma yükümü kapsamında açıklaması gerektiğini, müvekkili ile davalı arasında bir dönem iş ilişkisi bulunmakta olup o döneme ilişkin tüm bedellerin davacıya ödendiğini, davacının borcun dayanağını açıkça göstermesi gerektiğini, davacı ispat külfetini yerine getirmediğini, davacı davaya ve icra takibine konu ettiği ... numaralı 01.04.2024 tarihli faturadan kaynaklı olarak müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, davacı faturaya kona edimi yerine getirmediğini, salt fatura kesilmesi davacının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğini göstermediğini, davacı, faturaya konu edimi yerine getirdiği ispat etmekle yükümlü olduğunu, fatura, müvekkile TTK'ya uygun bir şekilde gönderilmediğini, Beyan ederek Davanın reddine, Davacının %20’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yana yüklenmesine, karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizin yukarıda esası yazılı dava dosyasının; █████/2025 tarihinde açıldığı ve öncelikle mahkememizin 2025/... Esasına kaydının yapıldığı, işbu dava dosyasından verilen .../███████ tarihli 2025/... sayılı kararı ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair karar verildiği, dosyanın İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği ve ilgili mahkemede 2026/... Esasına kaydının yapıldığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas 2026/... sayılı kararı ile dava dosyasının 2024/... Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek mahkememize gönderilmesine karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dava; .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Dava konusu .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Huzurdaki uyuşmazlık; davaya konu uyuşmazlığın davacı tarafça .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyası ile davalıdan talep edilen fatura alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki faturaya konu ticari ilişkinin mevcut olup olmadığı hususlarında toplanmıştır.
Dava konusu .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasında; davacı ...'ın davalı aleyhine █████/2024 tarihinde toplam ....745,56 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazları ile takibin durduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.
Mahkememizin 2025/... Esas sayılı (eski esas) dosyasında, bilirkişi ... █████/2025 tarihli raporunda;
"Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde,1. Tarafların ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu,2. Tarafların ticari defter kayıtlarına göre 29.08.2024 takip tarihi itibariyle takibe dayanak faturadan dolayı ....745,56TL ((takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan asıl alacağı olduğu, 3. Davacının takibe dayanak faturasının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve yasal süresi içinde itiraza uğramadığı görülmekle faturanın davalı aleyhine borç doğurduğu, 4. Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 29.08.2024 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının %51,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %151,75ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, Keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK’nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz ederim.06.10.2025'' şeklinde görüşte bulunmuştur.
Huzurdaki davada uyuşmazlığın; taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğu, davaya konu olayda davacının 2909m2 ses yalıtım ve akustik montajı yaptığını ifade ederek bu iş karşılığı ve bu işle ilgili olarak 01.04.2024 Tarihli ... sayılı faturayı kestiğini, davacı tarafça edimin yerine getirildiği iddia olunan hizmete ilişkin faturalara dayalı alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının iptaline karar verilip verilemeyeceği, fatura içeriklerinin kesinleşip kesinleşmediği ve fatura konusu hizmetlerin ifa edilmediği savunmalarının yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; ''Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın m. 23/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6762 sayılı TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalı/ borçluya geçtiği kabul edilmelidir.''
Anılı kanuni düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; düzenlenen faturalara dayalı alacak istemi ile davacı tarafından takip başlatıldığı görülmüş olup davacı faturalarının davalı tarafa gönderildiği ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde faturalara itiraz edilmediği, davalı tarafın 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/... esas sayılı dosyada eldeki davada davacı olan alt yüklenici teşeronun davaya konu faturalar karşılığı yaptığı edimin ayıplı olduğu iddiası bulunması nedeniyle yargılama yapıldığı ve davalının da birleştirme talebi karşısında aynı işe ilişkin görülen uyuşmazlık kapsamında dosyaların birleştirilmesine karar verilmiş ise de 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/... esas sayılı dosyasında mahkememize dosyanın iade edilmesi sebebiyle davanın sürüncemede kalmaması için mahkememiz esasından yargılamaya devam edilmiştir. Davalı tarafça 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/... esas sayılı dosyasında karşı tarafın ayıp iddiaları bulunması nedeniyle eldeki yargılamada davacının ödemelerinin yapılmadığı ifade edilmiş ise de mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişice her iki taraf defter ve kayıtları incelenmiş taraf ticari defter ve belgelerinin TTK 64. Ve HMK 222. Maddeleri gereğince delil vasfına sahip olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında da davacının davalıdan ....745,56-TL alacaklı olduğu yapılan bilirkişi incelemesiyle tespit edilmiştir. Davacının her iki tarafın birbirini doğrulayan defter ve kayıtlarıyla ispatlaması karşısında davalının fatura içeriklerinin sözleşmeye uygun olmadığını, dosya kapsamındaki deliller kapsamında kesinleşen fatura içeriklerinin aksini ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Tüm bu gerekçelerle; davacının takip tarihi itibari ile davalıdan ....745,56-TL alacaklı olduğu, davalı tarafça borcun ödendiğinin ileri sürmediği ve ispat olunmadığı, dosya içerisinde mübrez tüm deliller, taraf ticari defter ve belgeleri ve yeterli incelemeyi ihtiva eden hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarıyla da tespit olunduğu üzere icra takibine konu asıl alacak bakımından ikame edilen dava bakımından davalının davacıya borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan ....745,56-TL asıl alacak bakımından alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK.67/2. maddesi uyarınca takdiren % 20 oranında hesaplanan 153.749,11-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 52.513,00 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 9.284,53 TL harcın düşümü sonucu kalan 43.228,47 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 8.600,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davalı tarafça yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 121.311,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
7- Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8- Davacı tarafça peşin yatırılan 9.284,53 TL ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 9.899,93 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!