Anahtar kelimeler: Aktörlerinden Eticaret Wwwcom Sitesi Sektörün Sinai Satıcı Alışveriş Satışı Fikri

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ███████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı .... A.Ş.'nin sektörün en eski aktörlerinden biri olduğunu, davacının sahibi bulunduğu www...com alışveriş sitesi üzerinden e-ticaret faaliyetleri gerçekleştirdiğini ve bu kapsamda tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan kendisi ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere ulaştırmak için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, davacı şirketin aktif müşteri sayısının 11,7 milyon olduğunu, davacının ... ve ... Derneği gibi saygın kuruluşlarca elektronik ticaret sektörüne ilişkin verilen çok sayıda ödülün sahibi olduğunu, davalı adına ... sayı ile tescilli "..." markasının marka siciline kaydedildiğini, halde fiilen kullanılmadığını ve gereksiz yere sicili işgal ettiğini, söz konusu markanın kullanılmadığı halde salt tescilli olması, bu ve benzer markaların üçüncü kişiler tarafından tescil ettirilme ve kullanılma hakkının engelleme yetkisinin marka sahibine verilmesi anlamı taşıdığını, bu durumun 3. kişilerin haklarına zarar verdiğini, dava konusu markanın iptali ve sicilden terkini gerektiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 9. maddesi gereği, ... sayı ile tescilli "..." markasının listesinde bulunan ve üzerinde kullanılmadığı ürün ve hizmetler için iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini gerektiğini, söz konusu markanın davalı tarafından kullanılmamasına rağmen davalı adına koruma kapsamında olduğu için davacının haklarına zarar verdiğini, ... sayı ile tescilli "..." markasının 02.05.2007 tescil tarihinden itibaren hiç kullanılmamış olması nedeniyle iptal kararının 02.05.2012 tarihinden itibaren etkili olacak şekilde karar verilmesi gerektiğini, davalı adına ... sayı ile tescilli "..." markasının tescilli olduğu tüm sınıflar açısından 6769 sayılı SMK'nın öngörmüş olduğu fiilen kullanılma gerekliliğini yerine getirmediğini belirterek, bu sebeple davacının "..." markasından kaynaklanan haklarına zarar vermesi nedeniyle iptal edilerek sicilden terkin edilmesi gerektiğini ve ... sayı ile tescilli "..." markasının tescil edildiği günden bu yana hiç kullanılmadığından 02.05.2012 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde etkileri geriye yürütülerek iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde; ilgili markanın o tarihlerde tescilinin davalı adına olmaması nedeni ile husumet itirazında bulunduğunu, mezkur davada ilgili markanın davalı tarafından devralındığını, 14.06.2017 tarihinden itibaren yargılama yapılması gerektiğini, "..." markasının aksesuar ürünleri için davalı tarafından kullanıldığını, davacı ve aralarında organik bağ bulunan firmalar tarafından "..." markasında aksesuar ürünleri üretilmiş olduğunu, aynı şekilde ürünlerin satışının gerçekleştirildiğini, ilgili üretim ve satış kayıtlarını dilekçe ekinde sunduklarını, "..." markasına ait ürünlerin davalı ile bağlı bulunan şirketlerden olan ...A.Ş tarafından tescil tarihinden itibaren satışa konu edildiğini, şirketlerin ticari defterlerinin incelenmesi ile de bu durumun ortaya çıkacağını, markanın 5 yıl aralıksız kullanımının olmaması halinde mahkeme tarafından markanın kullanılmamasında haklı bir neden olup olmadığının da araştırılması gerektiğini savunarak, davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEME KARARI
: İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2024 tarihli ███████E. - ████████ K. sayılı kararıyla; "..Somut uyuşmazlıkta markanın kullanıldığını ispat yükü davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği, sınıf/alt sınıflar için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatı gerektiği, dosya içerisinde mevcut 11.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, 02.05.2007 tarihinde tescil olunan iptali istenen markanın davalı tarafından kullanımının ciddi nitelikte olmadığı, davalı tarafça 2017 yılı ve sonrasına ait faturalar sunulmuş ise de fatura içeriklerinin ... markalı az meblağda ürünün satışına yönelik olduğu, bu noktada SMK m. 9'da aranılan ciddi biçimde kullanılmama koşulunun sağlandığı, böylelikle markanın tescil tarihinden dava tarihine kadar pazar payı oluşturacak kadar ciddi ve etkin şekilde kullanıldığı hususunun davalı tarafça ispat olunamadığı,her ne kadar davalı taraf markanın 14.06.2017 tarihinde devralınması sebebiyle husumet itirazında bulunmuş ise de, devredenin devirden önceki kullanımlarının da kullanım olarak kabul edileceği ancak devir işleminin devredenin önceki kullanımının olmadığı durumlarda devralan açısından kullanımın ispatından kaçınmak için haklı sebep oluşturmayacağı, devralanın markayı devralırken markanın kullanılıp kullanılmadığını bilerek devralması gerektiği, bu doğrultuda husumet itirazının yerinde olmadığı, markanın tescil tarihinden itibaren hiç kullanılmadığı, tescil tarihinin 02.05.2007 tarihi olduğu, 5 yıllık sürenin sonu olan 02.05.2012 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde markanın iptali talebinde davacının hukuki yararının bulunduğu, zira anılan tarihle dava tarihi arasında davalı tarafın ciddi bir kullanımının bulunmadığının da tespit olunduğu, taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelere göre 6769 sayılı Kanun'un 9. maddesinde düzenlenen şartların oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulü ile ... sayı ile tescilli ... markasının 02.05.2012 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde iptaline ve sicilden terkinine..." karar verildiği görülmüştür.İSTİNAF İSTEMİ
: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporuna olan itirazlarının gerekçeli kararda değerlendirmediğini, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazları değerlendirilmiş olsaydı, dava konusu markanın ciddi kullanımının ispat edilebileceğini,Bilirkişi heyetinin ciddi kullanım olmadığına yönelik maddi tespiti hangi verileri dikkate alarak yaptıklarını belirtmemiş olup, raporun bu yönüyle denetime elverişsiz olduğunu, kaldı ki dosyaya sunmuş oldukları faturalar kapsamında da dava konusu markanın taraflarınca ciddi bir şekilde kullanıldığının sabit olduğunu,Diğer yandan ilgili ürünlerin pazar oluşturmak maksadıyla ücretsiz verilmesinin dahi ciddi kullanım oluşturduğunu, ilgili markayı geliştirmek ve pazar oluşturmanın müvekkili şirketin başlıca amacı olduğunu, bu sebeplerle harcadığı reklam bedelleri gibi hususların da bilirkişi heyetince tetkik edilmesi gerektiğini,Markanın ciddi kullanım sınırları içerisinde olup olmamasının tespitinde; uzun süre kullanılır olup olmaması, benzer mal veya hizmetlerden ayrılabilir olması, başvuru eserlerinde tescilli olduğunun belirtilerek kullanılması, pazarda önemli bir yer işgal etmesi, somut ayırt ediciliğinin olup olmaması gibi ölçütlere de dikkat edilmesi gerektiğini, ancak bilirkişi heyetinin sadece ürünlerin satış tutarlarına göre tespit yaptığını, eksik değerlendirmenin söz konusu olduğunu,Ayrıca, markanın ciddi kullanımı için, gerçek bir ticari amaca hizmet edilmesi şartıyla, mallara ve hizmetlere ve ilgili piyasaya bağlı olarak, bir markanın minimum düzeydeki kullanımının ciddi kullanım oluşturacağının, yeterli olabileceğinin kural olarak kabul edildiğini, fakat bilirkişilerin müvekkilinin genel satış tutarlarına bakarak ciddi kullanımı belirlediklerini, oysaki yapılması gerekenin markanın minimum düzeydeki kullanımını tespit etmek olduğunu,Yine, cevap dilekçeleri ile taraflarınca tüm bağlı şirketlerin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması talep edilmişse de, ilk derece mahkemesi tarafından işbu inceleme yaptırılmaksızın hüküm tesis edildiğini, oysa cevap dilekçelerinde belirttikleri üzere dava konusu markanın bağlı şirketler tarafından da kullanıldığını belirterek, izah ettikleri nedenlerle, öncelikle tehiri icra taleplerinin kabulüne, istinaf sebeplerinin kabulüne, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
: Dosyada mevcut TPMK kaydı incelendiğinde; █████/2006 başvuru, █████/2007 tescil tarihli, ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 05, 25 ve 43. sınıflarda davalı şirket adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka vekili ... ve mali müşavir ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı █████/2022 tarihli bir adet faturanın 118 adet bileklik ve 49 adet bayan çantası için düzenlendiği, ayrıca █████/2017 tarihli 1 adet ... ... faturasının da sunulduğu, davalı tarafından dosyaya sunulan pek çok faturanın 2017 tarihinden sonrasına ait olduğu ve "..." marka az meblağda ürün satışlarına ilişkin oldukları, bu delillerin markanın pazar payı oluşturmak amacıyla ciddi ve tekin bir şekilde kullanıldığını ispatlamaya yeterli olmadığı, davalı tarafça adına tescilli... tescil nolu "..." ibareli markanın SMK'nın 9/1. maddesine göre iptal şartlarının oluştuğu yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.G E R E K Ç E
: Dava, kullanmama nedeniyle davalının markasının iptali davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Kullanmama nedeniyle marka iptali davasında markanın SMK’nın 9. maddesi anlamında ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığını ispat yükü davalı üzerindedir.Dosya incelendiğinde; davalının marka kullanımına ilişkin dosyaya bir kısım faturalar sunduğu, 2017 yılına ait bir kısım faturaların çok düşük meblağlı "..." markalı ürün satışına ilişkin oldukları, █████/2022 tarihli faturanın ise davanın açıldığı █████/2023 tarihinin hemen öncesinde düzenlendiğinden, SMK’nın 26/4. maddesi uyarınca ciddi kullanımın ispatı için dikkate alınamayacağı, iptal davasını engellemek amacıyla düzenlendiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde marka kullanımına ilişkin tüm delillerinin incelenmediğine dair bir itirazda bulunmadığı tespit edilmiştir.Bu durumda, sunulan düşük meblağlı 2017 tarihi sonrasında düzenlenen faturalar davalının markasını tescilli olduğu mal ve hizmetlerde ciddi ve etkin bir şekilde, pazar payı oluşturmak amacıyla kullandığını ispata yeterli olmadığı, bilirkişi raporunun denetime uygun olduğu, davalının reklam giderlerinin araştırılmasının sonuca etkisi bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olup, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Davalı yandan alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davalı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.