Anahtar kelimeler: Çsgb Ustası İnşaatta Kalıp Müteveffanın Ştinin Kabulüyle Uymadığından Dinlenildikten Hiçbirine
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 40. İş Mahkemesi
SAYISI
: 2016/4 E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüyle duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davalı .......Şti.nin diğer davalının alt yüklenicisi olduğunu, müteveffanın inşaatta kalıp ustası olarak çalıştığını, ÇSGB müfettiş raporuna göre işe giriş öncesinde sağlık raporu aldırtmayan davalıların kusurlu olduğunu, genç yaşta eş ve babalarını kaybetmiş olan davacıların maddi ve manevi acılarının çok büyük olduğunu, belirterek ... için 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, ... için 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, ... için 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, ... için10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... (... İnş. Tur. San. ...) vekili özetle; olayın iş kazası olamayacağını, işçinin yoğun bir çalışma sırasında değil gece dinlendikten sonra ve sabah kalktığı sırada meydana geldiğini, sağlık raporu alınmaması ve olayın meydana gelmesi arasında illiyet bulunmadığını, şirketin sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir.
2.Davalı ... Yatırımları ve ... A.Ş. vekili özetle; davalılar arasında işveren alt işveren ilişkisinin olmadığını, kendilerinin yatırımcı şirket olduğunu ve kendi elemanlarının işin hiçbir aşamasında çalışmadığını, sonuca etki edecek hiçbir davranışları bulunmadığını belirterek şirket hakkındaki davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin kabulüyle, kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Daire kararında özetle; “... .Somut olayda, davalılardan “... İnşaat Tur. San. Tic. A.Ş.” hakkında ... Sicil ... 05.08.2020 tarihli nüshasında yapılan ilana göre ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne 28.07.2020 tarihinde tescille davalı şirketin dava harici ... İnşaat ve ... Ltd. Şti. tarafından devralınmak suretiyle anılan şirket ile birleşerek terkin olduğu halde kararın önceki unvan dikkate alınarak ... İnşaat Tur. San. Tic. A.Ş. hakkında verildiği iş bu davalı taraf yönünden taraf teşkilinin sağlandığından ve anılan şirketin usulüne uygun temsil edildiğinden bahsedilemeyeceği açıktır. O halde Mahkemece yapılacak iş davalı şirketi devralan ... İnşaat ve ... Ltd. Şti.'ni taraf kılıp davadan usulüne uygun haberdar olması sağlandıktan sonra dosyada toplanan deliller ve usuli kazanılmış hakları gözeterek yargılamanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir. Öte yandan kabule göre; HMK'nın 297/1-c maddesi gereğince kararda; tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin belirtilmesi gerektiği açıktır. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat alacağının tespiti noktasında dosya kapsamında alınan hesap raporlarından hangisinin esas alındığı, giderek 16.05.2021 tarihli hesap raporunun esas alınması halinde davacıların maddi tazminat istemlerinden fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulduğunun belirtilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” denilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Davacılar vekilinin kabul edilen manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davacılar vekilinin kabul edilen maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, temyiz kapsam ve sebeplerine göre tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin kabul edilen manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davacılar vekilinin, kabul edilen maddi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz yoluna başvuru harçlarının ve temyiz harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!