Anahtar kelimeler: Ummandaki Yemeğin Öğün Ustası Mekanik Konaklama Sağladığını Usd Net Tatili

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 9. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılara ait Umman'daki işyerinde 10.11.2014-05.01.2017 tarihleri arasında mekanik ustası olarak 2.100.00 USD net ücretle çalıştığını, konaklama ve 3 öğün yemeğin işverence sağladığını, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... İnş. San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) vekili; alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, Umman Sultanlığı kanunlarının geçerli olduğunu, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının ...-... Ortaklığı olarak faaliyet gösteren Umman işyerinde 11.11.2014 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının çalıştığı süre boyunca tüm ücretlerini ve haklarını aldığını, davacının 30.12.2016 tarihinde istifa ettiğini ancak kıdem tazminatı ödenmesinin yetkililerce kabul edildiğini, davacının da ibraname imzaladığını, 60 saatlik fazla çalışmanın ücretin içinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... (Merkezi İtalya) Türkiye ... Şubesi (... Şirketi) vekili; alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılamayacağını, ibranamede işveren olarak sadece diğer davalı Şirketin göründüğünü, iş sözleşmesinde işveren olarak diğer davalı Şirketin yazıldığını, davacının diğer davalı Şirket işçisi olduğunu, müvekkili Şirketin Umman'da bir faaliyeti olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Şirketinin süresinde cevap dilekçesi ile yabancı hukuk savunmasında bulunduğu, davalılarının ayrı ayrı dava zamanaşımı def'ilerinin süresinde olduğunun görüldüğü, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) iş sözleşmesi hükmü, mutad işyeri hukuku birlikte değerlendirildiğinde yabancı hukukun uygulanmasının isabetli görüldüğü, dosya kapsamına göre davacının 10.11.2014- 05.01.2017 tarihleri arasında davalılar nezdinde çalıştığı, "Staff Final Settlement" belgesine göre "temel maaş" olarak 814,800 OMR gösterildiği, bu tutarın içerisinde sabit fazla çalışma ücreti bulunduğu savunulmuş ise de bu belgeye göre davalı kayıtları ücretin miktarı yönünden çelişkili olduğundan ücret miktarının kabulünde ve bu ücrete dâhil unsur bulunmadığının tespitinde hata bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince ikinci kaldırma karar gereği yerine getirilip Umman İş Kanunu'nun 60. maddesi nazara alınmak suretiyle puantaj kaydına dayalı fazla çalışma, Umman İş Kanunu yasal çalışma süresi gözetilerek puantaj kaydına göre hafta tatili, puantaj kaydına göre Umman İş Kanunu'nun 65. maddesi gözetilerek resmî tatil ücreti alacaklarının dava zamanaşımına uğramayan kısmının hesaplanarak hüküm altına alınmasında isabetsizlik görülmediği, davacı tarafça ödeme varlığına yönelik itiraz ve ilk karara yönelik istinaf nedeni ileri sürmediğinden dava ile talep edilen kıdem tazminatının ödeme nedeniyle hüküm altına alınamaması söz konusu olmuş ise de Mahkeme hükmündeki ağırlıklı sonuç nazara alındığında fazlaya ilişkin kısmın genel olarak zamanaşımına dayandığının sabit olmasına göre taraflarca ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, Mahkemece hükme esas alınan 14.04.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının hak ettiği alacak miktarlarının iş hukuku ilkeleri çerçevesinde usulünce ve gerekçeleri de belirtilerek gösterildiği, mevcut raporun hüküm kurmaya yeterli olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu, dava konusu alacaklar hakkında Türk hukuku uygulanması gerektiğini,b. İŞKUR sözleşmesinin 1 yıllık olduğunu, tüm dönem yönünden Umman hukukunun uygulanamayacağını,c. Talep hakkının iş sözleşmesinin feshi ile birlikte doğduğunu, bir yıllık süre içerisinde dava açıldığından tüm döneme ilişkin alacakların hesaplanması gerektiğini,d. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını hesaplarken günlük ücretin 1 katı olarak yaptığı hesaplamanın hatalı olduğunu,e. Mahkemece Umman hukukuna göre zamanaşımı değerlendirmesi yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;a. Davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini,b. Umman İş Kanunu'ndaki ücretlerin ibrasına ilişkin hükmün uygulanmadığını,c. Bilirkişi raporundaki hesaplamalara esas alınan ücret tespitinin hatalı olduğunu,d. Dosyaya sunulan ödeme belgesinin dikkate alınmadığını,e. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını,f. Reddedilen kısım yönünden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.3. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;a. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığını, davacının imzasını taşıyan ve ihtirazı kayıt bulunmayan ücret bordroları, 13.02.2027 tarihli ibraname ve final statment belgelerinin kesin delil teşkil ettiğini, davacının iddialarını yazılı bir delille de ispatlayamadığını,b. Davanın zamanaşımından reddi gerektiğini,c. Davalı Şirket lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak hukuk, davacının ücreti, talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması, zamanaşımı, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri hususlarına ilişkindir.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 24/1 hükmüne fıkrasına göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir.Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi ile davalı arasında imzalanan 26.11.2014 tarihli İŞKUR sözleşmesi ile bir tarafı Arapça ve bir tarafı Türkçe olarak yapıldığı için geçerli olan 18.10.2016 tarihinde imzalanan ve ihtilaf hâlinde Umman kanunlarının uygulanacağına dair yurt dışı iş sözleşmesi bulunmaktadır. Dosya içeriğine göre davalı ... Şirketi süresinde verdiği cevap dilekçesinde, uyuşmazlığa çalışılan ülke iş mevzuatının uygulanması gerektiğini savunmuş olup Mahkemece uyuşmazlığa Umman hukukunun uygulanması yerindedir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Umman İş Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 1. maddesinde temel ücret; "İşçi ile işverenin üzerinde periyodik artışla birlikte nakit olarak anlaştığı ve iş sözleşmesinde yazılı olan karşılık." olarak düzenlenmiştir.Umman İş Kanunu'nun 60. maddesi şöyledir
:"Dönüşümlü, saatlik, günlük, haftalık, yarım aylık ya da aylık olarak belirlenen ücretle çalışan işçi, izinsiz veya geçerli bir mazereti olmaksızın işe gelmezse, fiili olarak çalıştığı saatlerin dışındaki süreler için herhangi bir ücret almayı hak edemez.Aylık ücret alan işçinin saat ücreti, temel ücretin kendisine ücreti ödenen süreye, sonra iş sözleşmesine veya Kanuna göre hangisi az ise çalıştığı asıl saat sayısına bölünmesi ile hesap edilir.Bu durumda dönüşümlü olarak çalışan işçinin saat ücreti, temel ücretin fazla çalışma saatleri olmaksızın tam olarak çalıştığı dönemdeki asıl çalışma saati sayısına bölünmesi ile hesaplanır.İşçinin mahkemede bulunmak üzere veya savcılık tarafından tanık olarak çağrılması sebebiyle çalışamadığı süreler için ücretlerinden herhangi bir saat ya da gün olarak kesinti yapılamaz."Umman İş Kanunu'nun 68. maddesi şöyledir
:"İşçi, en az yarım saat dinlenme ve yemek için mola verilerek bir günde 9, haftada 45 saatten fazla çalıştırılamaz. Ramazan ayında Müslüman işçiler için azami çalışma saati günde 6, haftada 30 saattir. Çalışma saatleri Bakan kararı ile belirlenebilir."Aynı Kanun'un 70. maddesi ise şu şekildedir:"İşin yararı gerektirdiğinde işçiye 68. Maddede belirtilen çalışma saatlerinden daha fazla çalışma yaptırılabilir. Bu durumda asıl çalışma saatleri ile fazla çalışma saatlerinin toplamı bir günde 12 saatten fazla olmamalıdır. İşveren işçiye asıl ücret üzerinden hesaplanan ve gündüz çalışmaları için en az % 25, gece çalışmaları için en az % 50 ilave edilen oranda fazla ücret ya da yapmış olduğu fazla çalışma karşılığında süresini ve miktarını işçinin yazılı olarak onaylamış olması şartıyla izin verecektir."Somut olayda; davacıyla imzalanan 26.11.2014 tarihli İŞKUR sözleşmesinde ücretin 1.000,00 USD olduğu, 18.10.2016 tarihinde imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinin "Ücretler" başlıklı 4. maddesinde ise; "4.1.İşçi aşağıda belirtilen kalemlerden oluşan toplam 2.000,00 USD maaşı alır:4.2) Temel Ücret
: 1.437, 00... .3) Sabit Fazla Mesai 563,00 USDSabit fazla mesai ücreti haftaiçi her bir gün için (Pazar, Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri) 1'er saat ve Cumartesi günleri için 10 saat fiili çalışmış personele uygulanacaktır." şeklinde belirtildiği görülmüştür. Bu şekildeki düzenleme ile davalı işveren haftalık 15 saat ve aylık 60 saat fazla çalışma karşılığı 563,00 USD'yi sabit ödeme olarak işçinin aylığı içinde ödemeyi kabul etmiştir. Sözleşmede; davacının temel ücretinin ve fazla çalışma saatine göre karşılığının ayrı ayrı belirtildiği, haftalık 15 saatlik çalışmanın Umman İş Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca günlük 12 saati geçmediği ve aynı Kanun'un 68. maddesi ile 70. maddesine göre gündüz çalışmada davacının temel ücretinin %25'ine göre yapılacak hesaplamada 563,00 USD'nin 60 saatin karşılığı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; bu düzenlemenin Umman İş Kanunu'na aykırılık oluşturmadığı, bu nedenle dava konusu uyuşmazlığa sözleşmenin bu hükmünün uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Davacının, sözleşmede belirlenen haftalık 15 saatin üzerinde fazla çalışma yapması hâlinde karşılığının ayrıca ödeneceği de Kanun gereğidir.Bu itibarla; hesaplamanın zamanaşımı def'i de gözetilerek 01.12.2016-05.01.2017 tarihleri arasında yapıldığı da dikkate alınmak suretiyle, davacının temel ücretinin 1.437,00 USD olarak kabul edilmesi ile tazminat ve işçilik alacaklarının buna göre hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.