Anahtar kelimeler: Alev İtfaiye Motor Bitiş Mezkur Esaskarar Fiilden Almaya Kasko Yapmaya

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: .....KATİP
: .....DAVACI
:.....VEKİLİ
: Av. .....DAVALI
:.....DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Davacıya ait ... plaka sayılı aracın, davalı sigorta nezdinde ... poliçe numarası ile kasko sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, poliçe başlangıç ve bitiş tarihlerinin █████/2025-█████/2026 arasında olduğunu, █████/2025 tarihinde meydana gelen olayda, mezkur aracın bir anda motor bölümünden alev almaya başladığını, araç itfaiye yardımıyla söndürüldüğünü, ve araçta hasar olduğunu, hasarın süresi içinde davalı sigorta şirketine bildirildiğini, davalı şirket tarafından yapılan inceleme sonucunda hasarın poliçe teminatları kapsamında olduğu açık olmasına rağmen ödeme yapılmadığını, hasarın poliçe kapsamında olduğunu, poliçede ile sürülen istina veya muafiyet koşullarının somut olayda uygulanamadığını, Eksper raporu ve piyasa rayiçlerinin dikkate alındığında gerçek hasar bedelinin 945.773,48 TL olduğunu, davacı tarafından yapılan başvurulara rağmen davalı şirketin zararı karşılamaktan imtina ettiğini, bu nedenle şimdilik 1.000,00 TL kasko hasar bedelinin hasar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava; taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesi kapsamında zarar gördüğü iddia olunan aracın hasar bedelinin tazmini taleplerinden ibarettir.█████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu'nun 3/k. maddesine göre; "Tüketici: ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi" ifade eder. Tüketici işlemi ise Kanun'un m.3/l.bendinde tanımlanmıştır. Buna göre; "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi" kapsar. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nın 4 ve 5. madde hükümleri kapsamında kalan Kanun'da özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Aynı Kanun'un 83/2. maddesinde; taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, aynı Kanun'un 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu düzenlemesi yer almaktadır.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca ise Sigorta Hukuku'ndan kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardır. Anılan Kanun'un 5/2 maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Kanun'un 5/3 bendinde ise Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkemenin görevli olması da, HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan Kanun'un 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.Yukarıda açıklanan kanun hükümleri karşısında somut olaya gelindiğinde, davalı Sigorta Şirketi tacirdir. Davacının tüketici sıfatına sahip olup olmadığı, sigortalı aracın ticari araç olup olmadığı saptanarak görevli mahkemenin tespit edilmesi gerekir. Bir başka anlatımla davacının tüketici olması, aracın hususi otomobil niteliği bulunması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri tüketici mahkemesi iken davacının tüketici sıfatına sahip olmaması, aracın ticari araç olması halinde uyuşmazlığın çözüm yeri ticaret mahkemesi olacaktır. Davaya dayanak yapılan kasko sigorta poliçesinden ve araç ruhsatından sigortalı aracın otomobil olduğu, kullanım tarzının hususi olarak belirtildiği görülmüştür. Bu durumda davacı tüketici sıfatını haizdir.O halde; her ne kadar .... Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiş ise de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalması nedeniyle, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, davanın görülmesinde Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde ..... Mahkemesi ile mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı doğduğundan görev uyuşmazlığının halli ve görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın ..... gönderilmesine,3-Davacı vekilinin dava dilekçesindeki taleplerinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,4-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde..... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip .....e-imzalıHakim .....e-imzalı