Anahtar kelimeler: Statüsüyle Akdi İşten Akdinin Anadolu Nezdindeki Sebep Başladığını Kesintisiz Kesinlik
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; işçi statüsüyle girdiği davalı iş yerinde █████████ tarihinde işe başladığını ve işten çıkarıldığını, 1997 tarihine kadar belirsiz süreli hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştırıldığını, iş akdinin sebep gösterilmeksizin ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davalı işveren tarafından işverenlik nezdindeki çalışmasının ilgili sigorta müdürlüğüne zamanında bildirilmediği ve bu süre zarfında SGK primlerinin yatırılmadığını, bu sebeplerle davalı işverenlik hizmetinde █████████ tarihleri arasında kesintisiz olarak sigortalı olarak çalıştığı hususunun tespitini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ... ve ...olduğunu, davacının henüz çalıştığı yeri bile tam olarak bilmediğini, Mahkemede taktir edecektir ki her iki şubede de çalışması ve çalıştığı yeri bilmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının dilekçesinde davalıları kısmında ... Ltd. Şti. yazmamakla birlikte, tensip zaptında bu şekilde düzenlendiğini, bu anlamda dava dilekçesindeki davalılar ile tensip zaptında yazan uyuşmadığını, davacının, müvekkil nezdinde hiç çalışmadığını, kabul etmemekle birlikte çalışmış dahi olsa zamanaşımı süreleri dikkate alındığında bu hizmet tespit talebinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle, davanın zamanaşımı nedeniyle öncelikle usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise davacının herhangi bir çalışma kaydı bulunmaması nedeniyle, esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumu kayıtları incelendiğinde 3...8 sigorta sicil numaralı davacı ...'ın sigortalı olarak ilk defa 10.01.2002 tarihinde ...'nin ... sicil sayılı dosyasında işlem gören dava dışı (...) unvanlı iş yerinden bildirilmeye başlandığının görüldüğünü, davaya konu tarihlerde gerek davalı gerekse de bir başka iş yerinden sigortalı olarak her hangi bir çalışması bulunmadığını, bu nedenlerle, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle ve keza haksız ve yersiz davanın esastan da reddine karar verilmesini, Mahkeme masrafları ile vekalet ücretin davacı üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının █████████ yıllarında çalıştığının tespitini talep ettiği ilk sigortalılığının 10.01.2002 tarihinde dava dışı iş yerinden yapıldığı davacının iş yerinden verilmiş giriş bildirgesi, prim ödemesi bulunmadığı, davanın hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sosyal güvenlik hakkının anayasal haklardan olduğunu, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!