Anahtar kelimeler: Catering Yemeği Sunan Satımdan Batı Bati Esaskarar Düzenli Bölgesindeki Yapmaya

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı alacaklı müvekkil, sanayi bölgesindeki fabrika ve işletmelere ev yemeği hizmeti sunan bir catering firması olduğu, Davalı.... Ticaret Limited Şirketi, çalışanlarının yemek ihtiyacını karşılamak üzere müvekkilden düzenli olarak ev yemeği temin ettiği, ilgili faturalar borçlu tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olup, yasal itiraz süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmamış, ilerleyen süreçte müvekkil, ödemesi yapılmayan faturalara ilişkin olarak davalı borçlu ile Whatsapp uygulaması aracılığı ve telefon görüşmeleri ile iletişime geçmiş olup borçlu taraf borcunu kabul ederek ödeme yapacağını beyan etmiş, borçlu davalı ile defalarca iletişime geçilerek ödeme yapılması talep edilmesine rağmen ödeme gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine, davalı borçlu şirket aleyhine, müvekkil ile ticari ilişkisi olduğu için taraflar arasında ev yemeği hizmeti alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturalar ile sabit bakiye kalan 41.000,00 TL bedelli borçlarının tahsili amacıyla █████/2024 tarihinde Kahramankazan İcra Dairesi'nin..... Esas sayılı İlamsız İcra dosyası kapsamında takibe konu edil. ancak davalı borçlu █████/2024 tarihinde süresi içinde mesnetsiz şekilde bu takibe ve borca itiraz ettiği ve takip durdurulduğunu belirtilerek, İtirazın iptali konulu davamızın kabulüne, Kahramankazan İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı İlamsız İcra dosyasında mevcut itirazın yerinde olmadığının tespitine ve takibin tüm asli ve feri unsurları ile birlikte devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın 020 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün..... E. Sayılı dosyasına itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekilince ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine yazı yazılarak karşılaştırmalı BA&BS formları celp edilmiş, dosyadaki tüm belgeler ile sunulan ticari defterler üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir.
Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''1) Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, Davacı firmanın davalı firmaya aralarındaki sözlü yapılan ticari ilişki kapsamında mal satımında bulunduğu, davalı tarafından da mal alındığı, 2) Sayın Mahkemelerinin müzekkeresine istinaden, Vergi Dairelerinden gelen karşılaştırmalı Alış-Satış/Satış-Alış Analizleri 2023 yılında KDV hariç 7 belge karşılığı KDV hariç 92.071,50 TL, 2024 yılında, 3 belge karşılığı KDV hariç 44.082,00 TL tutarlı mal satış/mal alış karşılaştırmasında, birbirleriyle uyumlu olduğu görüldüğü, davalının almış olduğu faturaların kabul edildiği, kabul edilmediği ve reddine yönelik dava dosyasında bilgi ve belgenin bulunmadığı, alınan faturalara karşı davacıya yapılmış bir ihtarında dava dosyasında bulunmadığı görüldüğü, 3) Davalının ticari Defterlerinin sayın Mahkemenin aldığı karara ve yapılan tebliğe rağmen dava dosyasına iletişim kişi, bulunduğu yer adres bildirilmediğinden, davalı ticari defterleri incelenemediği, Davacının 2024 yılı defterlerinin mevcut durumu itibariyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 ve müteakip maddelerinde belirli kanuni şartları tam olarak taşıdığı, diğer bir deyişle sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu anlaşıldığı, 4) Tarafların aralarında yapmış olduğu 2024 yılı ticari alışveriş kapsamında, davacının davalı adına düzenlediği 3 adet faturadan, davalının davacıya 2024 yılında kalan ödemesi davacı iddiasına göre 41.000,00 TL olduğu, 5) Sayın Mahkemenin hukuk değerlendirmesine göre, fatura alacağına yıllık reeskont avans faizi verilmesi kanaatinde ise İcra Takip Tarihi 02.09.2024 olarak, faizin 9.902,88 TL olarak hesaplandığı, bu durumda; davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle; 41.000,00 TL asıl alacak, 9.902,88 TL faiz olmak üzere toplam davacı alacağı; 50.872,88 TL olarak hesaplandığı,''nın belirlendiği anlaşılmıştır.
Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir;
"...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
Takibe konu edilen faturaların davacı defter ve kayıtlarında mevcut bulunduğu, davacı defterlerinin kanunun belirlediği usule uygun olarak tutulduğu, davalının mahkememizce verilen sürede defterlerini ibraz etmediği ve davalı tarafın bağlı bulunduğu Vergi Dairesi beyanında söz konusu faturaların Vergi Dairesi kayıtlarında bulunduğu, dosyada davalı tarafından iade faturası düzenlendiği veya faturaya itiraz edildiği yönünde de herhangi bir delil bulunmadığı, faturaya konu hizmetin ifa edildiği kabul edilmiş ve davacı kayıtlarına itibar edilmiştir.
Davacının takip talebinde faize ilişkinde taleplerinin bulunduğu anlaşılmış, davalının temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir belge dosyada bulunmamakla birlikte TTK'nın 1530. Maddesinin değerlendirilmesi gerekmiştir.
Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun "Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" başlıklı 1530. maddesinin 2. fıkrasında, "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer." düzenlemesi ile,
Aynı maddenin 4. fıkrasında,
"Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda...." düzenlemesi bulunmaktadır.
Buna göre, TTK m. 1530/2 uyarınca, tarafların sözleşmede ödeme gününü veya süresini kararlaştırdıkları hallerde, borçlu, alacaklıya herhangi bir ihtarda bulunmasına gerek kalmaksızın temerrüde düşer ve sözleşmede şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır. Bu hüküm borçlu temerrüdüne ilişkin olarak TBK’da yer alan genel düzenleme ile çelişir. TBK m. 117 uyarınca, borçlunun temerrüde düşmesi için kural olarak alacaklı tarafından temerrüde düşürülmesi şarttır. Bu kuralın tek istisnasını, sözleşmede kararlaştırılan vadenin "belirli bir vade" niteliği taşıdığı haller oluşturur.
Bir başka ifadeyle, TBK m. 117 uyarınca, sözleşmede belirli bir vadenin öngörülmediği her durumda, borçlunun temerrüde düşebilmesi için, alacaklı tarafından temerrüde düşürülmesi gerekir. Oysa, TTK'nın 1530. maddesi, sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılan durumlarda, alacaklının ihtarına gerek kalmaksızın borçlunun temerrüde düşmesini öngörür.
Diğer yandan, mal ve hizmet tedarikinde para borcunun ödenmesine ilişkin olarak, sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılmamış ise, TTK m. 1530/4 uyarınca borçlu fatura veya eşdeğer ödeme talebini almasından otuz gün sonra temerrüde düşer. Bu durumda, alacaklının borçluya fatura göndermesi ve borçlunun bu faturayı almasından itibaren otuz gün içinde ödemede bulunmamış olması, temerrüdün oluşması bakımından yeterlidir.
Eldeki dosyada davacı şirket vekili dava dilekçesi ile, davalı şirketten mal satın aldığına ve bu kapsamda fatura düzenlendiğine, ancak davalının ödemeleri gerçekleştirmediğine, bunun üzerine davalı borçlu hakkında alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığına dair iddiada bulunmuştur.
Bu durumda, yukarıda yer alan madde metni ve dosya içeriğindeki açıklamalardan, iş bu davanın mal satımından kaynaklı alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemini içerdiği, TTK'nın 1530. maddesinin (2. Fıkra) ise mal tedarik sözleşmesine ilişkin olması nedeniyle TTK 1530 maddesinin somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. (Ankara BAM 22. Hukuk Dairesi █████████ E. █████████ K.).
Özetle, somut olayda taraflar arasında TTK 1530. Maddesi kapsamında değerlendirilebilecek şekilde bir ticari ilişki ve ödeme vadesi ispatlanamadığından yazılı sözleşmenin de bulunmaması kapsamında borçlunun ihtarsız temerrüde düştüğü kabul edilemez.
Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının bu miktar üzerinden başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 41.000,00-TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, faize dair fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Kabul edilen asıl alacak (41.000,00-TL)miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (8.200,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 2.800,71-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.185,31-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 41.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yapılan 8.154,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 6.571,96-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASIN,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip .... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!