Anahtar kelimeler: Konusutazminat Nam Sürmekte Alanya Aralıksız İlçesinde Danışmanı Emlak Yazim Akdi

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ
:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:Alanya Asliye Ticaret MahkemesiKARAR TARİHİ
:█████/2022DAVANIN KONUSU
:TazminatGEREKÇELİ KARARYAZIM TARİHİ
:█████/2026İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili, davacının Alanya İlçesinde bulunan ... Emlâk isimli iş yerinin sahibi olduğunu, davalı ... ise davalının sahibi olduğu iş yerine █████/2017 tarihinde emlak danışmanı olarak işe başladığını ve 30.12.2020 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, davacı ile davalı arasında █████/2017 tarihinde imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesi bulunduğunu, davacının, davalının iş akdi sürmekte iken davalının arkadaşı ile birlikte kendi nam ve hesabına davacının müşterilerine taşınmaz satmaya çalıştığını, davalının davacının müşterilerini başka kişilere yönlendirerek kişisel çıkar sağlamaya çalıştığını tespit ettiğini, yapılan bu tespitin ardından davalıdan savunma istendiğini, davalının bu durum karşısında iş yerini terk ettiğini ve o günden itibaren iş yerine gelmediğini, izinsiz ve geçerli bir neden olmadan iş yerini terk eden davalı hakkında davacı tarafından devamsızlık tutanakları tutulduğunu bu tutanaklara istinaden davalı işçinin iş akdine █████/2020 tarihinde son verildiğini, davalının işten çıkışının ardından kendi nam ve hesabına ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi isimli bir şirket kurduğu ve müvekkilinin iş kolu ve iş kodunda faaliyet göstermeye başladığını, davalının kurmuş olduğu şirketin Ticaret Sicil'ine █████/2021 tarihinde kaydedilmiş olup şirketin amaç ve konu kısmına davacı ile aynı iş kodlarını işlediği ve faaliyete geçirdiğini, taraflar arasında imzalanan rekabet yasağının sözleşmesinde açıkça görüleceği üzere davalının, işten ayrıldıktan sonra 2 yıl süre içerisinde Antalya İl sınırlarında kendi nam ve hesabına davacıyla aynı iş kolu ve iş kodunda faaliyet göstermesi halinde 25.000,00 Euro tazminat bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini, yabancı müşterilerin davalıyla davacının yanında çalıştığını düşünerek irtibata geçtiğini, belirterek 10.000 Euro'nun (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davalı vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, davacı ...'ya ait ... diye bir şirket bulunmadığını, davacıya ait olduğu söylenen şirketin aslında davacının iş yerinin adı olduğunu, davalının haksız ve hukuka aykırı işten çıkarıldığını, müşterilerinin hal hatır sorması nezdine gerçekleşen diyalogun davacı tarafından Rekabet Yasağına aykırılık olarak addedildiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece, "...davacı rekabet yasağından kaynaklanan cezai şartın tahsili istemiyle dava açmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 444 ila 447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1–c. maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğundan dava esastan incelenmiştir. Davalı davacının yanında emlak danışmanı olarak █████/2017 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile █████/2020 tarihine kadar çalışmıştır. Davalı ortağı olduğu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini dava dışı ... ile birlikte █████/2021 tarihinde Alanya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tescil ettirmiştir. Anıl şirketin faaliyet konuları arasında emlak komisyonculuğu da yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın "Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti" başlığı altında düzenlenen 48. ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal teminat altına alınmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 445. maddesi uyarınca rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve konu bakımından hakkaniyete uygun sınırlamalar içermemesi halinde rekabet yasağı hükmünün geçerli olmayacağı düzenlenmiştir. Hizmet sözleşmesi içerisinde rekabet etmeme yasağına dair hüküm bulunduğu hallerde, sözleşmenin, hem hizmet ilişkisinin devamı sürecinde geçerli olan bir hizmet sözleşmesini, hem de hizmet sözleşmesi sona erdirdikten sonra da yükümlülükler öngören bir rekabet etmeme sözleşmesini ihtiva ettiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan cezai şart hükümlerin geçersiz olduğunu hüküm altına alan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 420. maddesinin taraflar arasında akdedilen rekabet etmeme sözleşmesine uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen █████/2017 tarihli belirsiz iş sözleşmesinin 13/s. maddesinde rekabet yasakları ve cezai şart düzenlenmiştir. Buna göre davalı Antalya bölgesinde aynı iş kolu ve iş kodu ile 2 yıl boyunca bir başka iş yerinde çalışamaz, kendi nam ve hesabına iş yeri açamaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 444. ve 445. maddeleri uyarınca, işverenin, yer, zaman ve işlerin türü bakımından hakkaniyete aykırı olmamak koşuluyla işçisiyle, diğer koşullar da bulunmak koşuluyla rekabet yasağı sözleşmesi imzalamasında hukuka aykırılık bulunmaması, celp olunan sicil dosyası, SGK kayıtları, tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; taraflar arasındaki sözleşmede açıkça coğrafi alan sınırlamasının bulunması, davalının bu coğrafi sınırlar içinde davacının iş yerinden ayrıldıktan 14 gün sonra davacının faaliyet alanı ile aynı olan faaliyet konusu da olan bir şirketi dava dışı üçüncü kişi ile birlikte kurmuş olması, rekabet yasağına aykırı hareket ettiğinin kabulü ile cezai şart ödemesi gerekmekte ise de; sözleşmede öngörülen cezai şartın borçlunun iktisaden mahvına sebep olacak derecede ağır ve yüksek ise, adap ve ahlaka aykırı sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilmesi gerekmesi, davalının davacı işyerinde yaklaşık 2,5 yıl çalıştıktan sonra ayrılmış olması, davacının iştigal konusu, işleyişi, mevcut müşteri yapısı, tarafların sosyo-ekonomik durumları, sözleşme ile ulaşılmak istenen hak ve sorumluluk dengesi, paranın satın alma gücü, davalının aylık ücreti ve çalıştığı süre, tarafların faaliyet konusu alandaki yaptıkların işlerin miktar ve niteliğinin yüksekliği dikkate alınarak; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 182/3. ve 445/2. maddeleri uyarınca sözleşmede kararlaştırılan 25.000Euro cezai şarttın takdiren %40'na tekabül eden 10.000Euro cezai şart bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tahsiline karar verilen yabancı para alacağının karar tarihindeki efektif satış kuru üzerinden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin eksik hesaplandığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, mahkemece TBK'nın 447/2. Maddesinde düzenlenen "sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer." hükmünün dikkate alınmadığını, akdin feshinin haklı sebeplerle olup olmadığının tartışılmadığını, mahkemece sunulan delillerin dikkate alınmadığını, davacının ticari sırra haiz rekabet oluşturacak teknik ve muhlis bilgi üretmediğini, bu anlamda iş sözleşmesinin ekine konulan 25.000 Euro'luk cezai şartın geçersiz olduğunu, herkesçe bilinebilecek, ulaşılabilecek kamu vasfı olan derin mesai ve uzmanlık oluşturmadan elde olan bilgilerin sır netiliğinde olmadığını, müvekkilinin iş akdinin devamı sırasında tanıştığı kişilerle diyalog kurmasının rekabet yasağını oluşturmadığını, işverenin zarar unsurunu ispatlaması gerektiğini, hükmedilen cezai şart alacağının fahiş olduğunu, tanıkların da şahit olduğu iş akdinin feshine neden olan video çekmenin bu davanın başlangıcı ve dava konusu olduğunu, dolayısıyla iş akdinin feshinin tartışılıp karara bağlanmadan hüküm kurulmasının ve iş kanunu hükümleri yok sayılarak hareket edilmesi ile davanın görevsiz Mahkemece karara bağlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:Dava, rekabet yasağından kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.TBK. 444 maddesi uyarınca, işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başkaca bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklanan süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterli sayılmalıdır.” (Yargıtay 11.H.D.' nin ██████████ E - █████████ K.sayılı, 16.06.2016 tarihli ilamı).Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.Taraflar arasında █████/2017 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı, davalının davacı iş yerinde emlak danışmanı olarak işe başladığı, sözleşmenin 13/s maddesinde rekabet yasakları ve cezai şart hükmünün düzenlendiği, davalıya ait hizmet dökümünde, davalının █████/2017 tarihinde davacı iş yerinde çalışmaya başladığı, işten çıkış tarihinin █████/2020 olduğu, içten çıkış kodunun 29 (işveren tarafından işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranış nedeni ile iş akdinin feshi) olduğu, Alanya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabi yazısında, ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin kuruluş tescilinin █████/2021 tarihinde yapıldığı, davalının şirketin kurucu ortağı olduğu, şirketin son ortaklarının davalı ve dava dışı ... olduğu anlaşılmıştır.Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda taraf delilleri toplanıp gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılarak iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedilip edilmediği tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf sebebinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı ve davalı vekillerinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesi'nce talebi halinde taraflara İADESİNE,6-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesi'nde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avanslarının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgililere İADESİNE,9-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.█████/2026...