Anahtar kelimeler: Tekirdağ Tefecilik Beraatlerine Lirası Süreç Görüşü İstemlerinin Edilebilir Yetkilerinin Sayisi
5. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
SUÇ
: Tefecilik
HÜKÜM
: İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanıkların beraatlerine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılanların hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanıkların tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1 ve 52/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl hapis ve 20.000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 01.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanıkların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereği beraatlerine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan ... Vergi Dairesi Başkanlığı Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar ile katılan arasında bir akrabalık ilişkisi bulunmadığı gibi aralarında borç verilmesini gerektirecek başkaca ticari bir bağın da bulunmadığına, 2016 yılında katılana verilen 165.000 TL'nin bir ev alınabilecek paraya tekabül etmekle, taraflar arasında bu meblağda bir miktarın borç olarak verilmesini gerektirecek hiçbir neden bulunmadığına, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmaması sebebi ile olayın katılanın anlattığı gibi zamanla borç güncelleme adı altında bonoların meblağının artarak toplam 165.000 TL'ye ulaştığına, sanıkların belirtilen eylemleri ile kazanç elde etmek amacı ile borç para vermek suretiyle fikir ve eylem birliği içerisinde tefecilik suçunu işlediklerine ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar ile katılan arasında bir akrabalık ilişkisinin bulunmadığı gibi aralarında borç verilmesini gerektirecek başkaca ticari bir bağın da bulunmadığına, taraflar arasında 165.000 TL gibi 2016 yılı itibariyle büyük bir meblağın borç olarak verilmesini gerektirecek hiçbir neden bulunmadığına, borç güncelleme adı altında bonoların meblağının artarak 165.000 TL'ye ulaştığına, yerel mahkemenin tefecilik suçu yönünden verdiği ceza kararın kaldırılmış olması usul ve yasaya aykırı olduğuna ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.05.2015 tarihli ve 2014/4-655 Esas, ████████ sayılı Kararında da açıklandığı üzere kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya ticari ilişki bulunmayan kişiler arasında yüksek meblağlarda karşılıksız para verilmesinin olağan bir borç ilişkisiyle izah edilemeyecek olması karşısında, herhangi bir işi ya da vergi dairesinde kayıtlı ticari faaliyeti bulunmayan sanıkların 2016 yılının ekonomik koşullarında 165.000 TL gibi çok yüksek sayılabilecek bir miktarı elden ve herhangi bir belgeyle tevsik etmeksizin verdiklerini ileri sürmelerinin hayatın olağan akışıyla bağdaşmaması, katılan ...'nun borçlu sıfatıyla imzaladığı senetlerin kronolojik olarak artan miktarlarda düzenlenmiş bulunmasının faiz ilişkisini açıkça ortaya koyması ve kazanç elde etme amacına delil teşkil etmesi nedenleriyle tefecilik suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilerek sanıklar müdafiinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanıkların yüklenen suçtan beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!