Anahtar kelimeler: Makamca Varılamadığını Saatinin Saati Derhal Görüşmenin Toplantının Anlaşmaya Kesinlik Şartı
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 4. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirket ve davalı ... (Sendika) arasında bildirilen süre içinde toplu görüşmenin yer, gün ve saati hususlarında anlaşmaya varılamadığını, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 47/1 hükmü gereği yapılacak ilk toplantının yeri, günü ve saatinin görevli makamca derhâl belirlenmesi ve taraflara bildirilmesi zorunluluğu doğduğunu, görevli makam tarafından belirlenen ilk toplantının yeri, günü ve saatine dair müvekkili Şirkete gönderilen tebligatın usulsüz olması nedeniyle müvekkili Şirketin, ilk toplantının yeri, günü ve saati ile ilgili bilgileri elde edemediğini ve görüşmelere katılamadığını, elektronik tebligat zorunluluğuna uyulmadığını, tebligatın yok hükmünde olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle müvekkili Şirkete gönderilen "toplu iş sözleşmesi için yapılacak ilk toplantının yeri, günü ve saati" hakkındaki bildirim tebligatının usulsüz yapılmış olması sebebiyle iptaline, usulsüz tebligata dayanılarak devam ettirilen işlemlerinden 10.09.2024 tarihli E-43422173-552- 0...6 sayılı "Arabulucu Belirlenmesi" konulu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Türkiye İş Kurumu vekili cevap dilekçesinde; tebligatın usulüne göre yapıldığını, Kurum işleminde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını ve diğer iddiaların doğru olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; tebligatın Şirketin elemanına yapıldığını, herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını ve diğer iddiaların doğru olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; görevli makamın yazısı uyarınca toplu görüşmeye 03.09.2024 günü başlandığı, işverenin bu toplantıya katılmadığı, 6356 sayılı Kanun'un 50. maddesi gereğince arabulucu belirlenmesi için 17.09.2024 tarihi saat 11.00'de toplanmaları uygun görülerek taraflara bildirildiği, davacı ilk olarak gönderilen tebligatın usulsüz olmasından bahisle toplantıya katılamadığını iddia etse de 2. toplantıdan haberdar olduğu, toplu görüşme sürecini sakatlayacak bir durumun mevcut olmadığı, tarafların 2. toplantıda dahi anlaşarak süreci sonlandırmalarının mümkün olduğu, sürecin görevli makam tarafından usul ve yasaya uygun olarak devam ettirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkeme kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tebligat usulsüzlüğü iddiasına dayalı toplu görüşme sürecindeki arabulucu belirlenmesi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!