Anahtar kelimeler: Kalırken Arkadan Çarptığını Esaskarar Fiilden Kayseri Terk Araca Yazim Uzaklaştığını

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas - ...
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO
: ...KARAR NO
: ...HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av....DAVALI
: 1- ...VEKİLİ
: Av...DAVALI
: 2- ...3- ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: ...KARAR TARİHİ
: ...KARAR YAZIM TARİHİ
:...Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " 24.08.2023 tarihinde davacı müvekkilinin eşi ...'nin idaresinde bulunan müvekkiline ait ... plakalı araca, davalı ...'ya ait ... plakalı aracın arkadan çarptığını, müvekkili olay yerinde kalırken diğer araç sürücüsü olay yerinden uzaklaştığını, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında yer alan kaza yeri terk tutanağında da davalı tarafa ait araç sürücüsünün olay yerinden kaçtığının tutanak altına alındığını, müvekkilinin kaza yapan aracı kaza bölgesinde aradığını, aracı bulduğunu sahibinin ... olduğunu, şahıs kendisinin araç sürücüsü olduğunu iddia ettiğini, emniyette vermiş olduğu ifade de aracı kaza anında kendisinin sürdüğünü belirttiğini, ancak savcılık soruşturma dosyasında yer alanı görüntülerde ve müvekkilinin eşi ...'nin teşhis tutanaklarında kazayı yapan kişinin ... değil, ... olduğunun ortaya çıktığını, ...'ye ilişkin dava Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyası, ...'ye ilişkin dava da Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...E sayılı dosyası olduğunu, kaza anında davalının olay yerinden kaçmış olması nedeniyle kaza tespit tutanağı tutulamadığını, savcılık dosyasında alınan kusur raporunda davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, ayrıca araç sürücüsü ... kaza tarihinde yaşının 18 yaş 1 ay 10 gün olduğunu, ehliyetinin olmadığını, müvekkilinin kaza sonrası tutanak tutulmadığı için sigorta şirketine başvuru yapıp zararının ödenmesini isteyemediğini, aracının hasar gören yeri için parça değişikliği yapıldığını, müvekkilinin bu sebeple de maddi olarak zarar gördüğünü ve araçta değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin aracının arka kısmı bayağı bir hasar aldığını, hasarların tam olarak tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, arabuluculuk aşamasına davalıların katılmadığını bu nedenlerle davanın kabulü ile, araç değer kaybı için şimdilik 250 TL, maddi hasar için şimdilik 240 TL, parça fark değeri için şimdilik 5 TL, kasko fark bedeli için şimdilik 5 TL'nin davalılardan tahsiline, müvekkilin kaza sebebiyle uğramış olduğu manevi zarar için 25.000 TL'nin davalı şahıslardan tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini " talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; "kazanın gerçekleştiği tarih olan █████/2023 tarihinde ..., babası ...'ye ait olan ... plakalı araçla seyir halindeyken ... plakalı aracın birden durmasıyla frene bastığını ancak aradaki mesafenin kısa olması sebebiyle duramayıp aracının sağ ön kısmı ...'nin idaresinde bulunan aracın sol arka kısmına sürttüğünü, acelesi olması sebebiyle durmadığını, ...'nin aracını kontrol ettiğinde aracının sağ ön kısmının hasarının fazla olduğunu görünce bizzat kendisi Hacılar Polis Merkezine gidip ifade verdiğini, davacının dayandığı görüntülerden kazayı yapan kişinin müvekkil olduğu sonucuna ulaşılması mümkün olmadığını, trafik bilirkişi raporunda da görüleceği üzere bahsi geçen kurallar müvekkil tarafından değil, sürücü ... tarafından ihlal edildiğini, müvekkilin olayla hiçbir ilgisi bulunmadığını, davacı tarafından davalı olarak gösterilmesinin usulsüz olduğunu, talep edilen alacakların sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, sigorta poliçesi kapsamında kalan durumlara ilişkin olarak müvekkili ...'yi ilgilendiren aleyhe bir durum bulunmadığını, müvekkilin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığını, müvekkil kaza gerçekleştiği sırada aracın sürücüsü oladığını, bu sebeple müvekkilden manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını, manevi tazminat talebi yönünden müvekkil açısından husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddi gerektiğini, davayı kazadan yakaşık 8 ay sonra dava açılmasının kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasını " talep etmiştir.CEVAP
: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " tazminat talebinin zaman aşımına uğradığını, davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, maddi hasar, kasko fark ve parça fark bedellerinden müvekkil şirket sorumlu olmadığını, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkil şirketin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına KDV dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelini kabul etmediklerini, müvekkil şirket ancak sigortalısının "kusuru" oranında sorumlu olduğunu, kusur hususunda dosyanın İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere; zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı’’ nın belirlenebilmesi için aşağıdaki kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılması gerektiğini, temerrüt tarihine itiraz ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini " talep etmiştir.DELİLLER
:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne, Hacılar İlçe Emniyet Müdürlüğüne, İncesu İlçe Emniyet Müdürlüğüne, ... Sigorta A.Ş'e yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak, ...Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. 'ye müzekkere yazılarak ... plakalı araç ile ... plakalı aracın █████/2023 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, ... plakalı aracın █████/2022 başlangıç ve █████/2023 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.Tüm deliller toplandıktan sonra Makine Mühendisi bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Makine Mühendisi bilirkişi...p'in █████/2025 tarihli raporunda özetle;-Bu raporun OLAY bölümünde bu davaya esas teşkil eden, olay ve olayın meydana geliş şekli dosya muhteviyatından faydalanılarak açıklanmıştır. Bu davanın ortaya çıkmasına sebep olan olayın meydana gelişi ile ilgili olarak ihlal edilen yasal hükümler maddeler halinde verilmiştir.Kaza olayı maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücüsü kesin olarak tespit edilemeyen kişi sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, trafik tespit tutanağı, Bilirkişi Raporu ve dosya içeriğindeki bilgiler değerlendirildiğinde aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, sürüş güzergahındaki araçların konumunu dikkate almamış, sürüş esnasında araç hızını ayarlayamamış, virajlı ve iniş eğimli yolda daha dikkatli araç kullanmamış ve fren mesafesini kontrol etmemiş, önündeki araçla ile takip mesafesini koruyamamış, önünde seyreden aracı güvenli mesafeden takip etmemiş, diğer araç sürücüsünün şeridine müdahale etmiş ve sürüş esnasında aracın arka kısımlarına çarparak kaza olmasına neden olmuş, yetkili kişilere gelinceye kadar ya da bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmış ,trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, yetenek ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında %100 kusurlu olduğu,Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...' nin kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; söz konusu kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve trafik kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı,Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı,Dava konusu hasarlı aracın tamirinin ekonomik olduğu, 24.08.2023 olay tarihi itibarıyla yedek parça ve işçilik olmak üzere %20KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 84.532,2TL olduğu,Dava konusu aracın 24.08.2023 kaza tarihi itibari ile İkame Araç Bedelinin 10.000TL olduğu,Dava konusu araç için 24.08.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 108.447TL olduğu,Dava konusu araçta kullanılan yedek parçaların orijinal kullanılıp kullanılmadığının araç üzerinde montaj esnasındaki tespiti ile anlaşılacağı, aracın yetkili serviste tamir edilmesi ve parça koduna göre yapılan tespit dikkate alındığında, araçta orijinal parça kullanıldığı kanaatinin oluştuğu ve bu nedenle fark bedeli doğmadığı,Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde ... plakalı aracın sürücüsünün davalı ... (torun) olup olmadığının tespitinin yapılamadığı,2023 Yılı Araç Zorunlu Trafik Sigortasında poliçede araç başına maddi hasar tutarının 120.000TL olduğu, araç toplam zarar tutarının 202.979,2TL olduğu, buna istinaden toplam zarar tutarının poliçe limiti kalan kısmında fark bedeli doğduğu ve tutarın 82.979,2TL olduğu, Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerince beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Taraf vekillerinin itirazları değerlendirilmesi amacıyla dosyanın ek rapor tanzimi için bilirkişiye tevdine karar verildiği, Makine Mühendisi bilirkişi...'in █████/2025 tarihli raporunda özetle;Davacı vekilinin itirazlarına istinaden dosya kül olarak tarafımca tekrar gözden geçirilmiştir.Buna göre sehven yazdığım alt kısımdaki plaka bilgisi düzenlenmiştir. Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücüsü kesin olarak tespit edilemeyen kişi sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, trafik tespit tutanağı, Bilirkişi Raporu ve dosya içeriğindeki bilgiler değerlendirildiğinde aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, sürüş güzergahındaki araçların konumunu dikkate almamış, sürüş esnasında araç hızını ayarlayamamış, virajlı ve iniş eğimli yolda daha dikkatli araç kullanmamış ve fren mesafesini kontrol etmemiş, önündeki araçla ile takip mesafesini koruyamamış, önünde seyreden aracı güvenli mesafeden takip etmemiş, diğer araç sürücüsünün şeridine müdahale etmiş ve sürüş esnasında aracın arka kısımlarına çarparak kaza olmasına neden olmuş, yetkili kişilere gelinceye kadar ya da bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmış ,trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, yetenek ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında %100 kusurlu olduğu,Dava konusu araçta kullanılan yedek parçaların aracın yetkili serviste tamir edilmesi ve parça koduna göre yapılan tespit dikkate alındığında, araçta orijinal parça kullanıldığı kanaatinin oluştuğu ve bu nedenle fark bedeli doğmadığı," tespiti parça fark değeri şeklinde tarafımca değerlendirilmiştir.Davalı Sigorta şirketi vekilinin itirazlarına istinaden dosya kül olarak tarafımca tekrar gözden geçirilmiştir.Kazadaki kusur durumu tekrar gözden geçirilmiş, kazanın oluş şekli, ... plakalı araç sürücüsünün önündeki araçlar ile takip mesafesini koruyamaması, araç hızını ayarlayamaması, önündeki araçları güvenli mesafeden takip etmemesi, diğer araç sürücüsünün şeridine müdahale etmesi ve sürüş esnasında araca arkadan çarpması hususları aracın hasar aldığı yer dikkate alındığında Kök Raporumdaki kanaatimde herhangi bir değişiklik olmamıştır. Taktir Hakkı Sayın Mahkemenindir.Davalı vekilinin itirazlarına istinaden dosya kül olarak tarafımca tekrar gözden geçirilmiştir.Dava konusu aracın anlaşmalı yetkili serviste yapıldığı, bu nedenle aracın boyasına dair bir hatanın söz konusu olmayacağının yüksek muhtemel olduğu, servislerin aracın şasi numarası ve aracın marka modeline göre üreticinin tavsiyeleri doğrultusunda işlem yaptıkları söz konusudur. Ayıca boya işçilikleri aracın hasarlı parçaları ve servisin yaptığı işlemler dikkate alınarak belirlenmektedir. Söz konusu araçta arka tampon ile birlikte sol arka çamurluk ve bagaj kapak plastiği olacak şekilde 3 parça da boya işlemi olmuştur. Bu nedenle taraf vekilinin itirazına istinaden Kök Raporumdaki kanaatimde herhangi bir değişiklik olmamıştır. Taktir Hakkı Sayın Mahkemenindir.Araç fiyatları belirlenirken Kök raporumda birden fazla parametre dikkate alınarak işlem yapılmıştır. Taraf vekilinin dosya içeriğine sunduğu araçlar 26.09.2025 ve 01.10.2025 ilan tarihli olduğu, olay tarihinin ise 24.08.2023 olduğu söz konusu olup, Kök Raporumdaki kanaatimde herhangi bir değişiklik olmamıştır.Dava konusu araçtaki hasarlar ve değişmesi gerekli parçalar ve onarım işçilikleri dikkate alınarak makul süre hesaplaması yapılmıştır. Kaldı ki Sigorta Ekspertizinin raporu dikkatli incelendiğinde bu sürenin 14 gün olduğu söz konusudur. Bu nedenle Kök Raporumdaki kanaatimde herhangi bir değişiklik olmamıştır.... plakalı araç sürücüsü ...' nin aracın sağa dönüş yaptıktan sonra nizami şekilde kendi şeridinde yoluna devam ettiği Kök raporumda zaten belirtilmiştir. Söz konusu olay Trafik Tespit Tutanağı dikkate alınarak ve aracın hasarlı durumları dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu nedenle Kök Raporumdaki kanaatimde herhangi bir değişiklik olmamıştır. Kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerince beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.Davacı vekilinin █████/2026 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının aracında meydana gelen değer kaybı, hasar bedeli, parça fark bedeli, kasko fark bedeli ve manevi zararının tazmini talebine ilişkindir.Davacı taraf dava dilekçesinde 24.08.2023 tarihinde davacının eşi ...'nin idaresinde bulunan müvekkiline ait ... plakalı araca, davalı ...'ya ait ... plakalı aracın arkadan çarpması şeklinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının aracında değer kaybı,hasar bedeli, parça fark bedeli, kasko fark bedeli zararı ve manevi zarar oluştuğunu belirterek 250,00 TL değer kaybı ve 240,00 TL hasar bedeli, 5.00 TLkasko fark değeri, 5,00 TL parça fark bedeli ve 25.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.Sigorta poliçelerinin incelenmesinde,... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS sigortalı olduğu, kaza tespit tutanağına göre aracın sürücüsünün firar olduğu , aracın ... adına kayıtlı olduğu, yapılan soruşturma ve yargılama sonucu araç sürücüsünün ise diğer davalı ... olduğu anlaşılmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.Arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. Maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olduğu, davacının davalı sigorta şirketine █████/2024 tarihinde başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiştir.-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında, hasar bedeli , değer kaybı ve ikame araç konusunda rapor almıştır.Her ne kadar davalı taraf araç sürücüsünün ... değil ... olduğunu iddia etmiş olsa da dosya kapsamında bulunan Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesi ...E. Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosya kapsamları dikkate alındığında araç sürücüsünün ... değil ....96 TC kimlik numaralı ... olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce uzman bilirkişiden alınan kusur - hesap raporu, ceza mahkemesince alınan rapor ve tüm dosya kapsamına göre ... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasında Karayolları Trafik Kanunu KTK 52/b-c, 56/c,81/d, 84/d-g maddelerini ihlal ettiği ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmdığı kanaatine varılmıştır. Alınan rapor kaza tespit tutanağı, ve tüm dosya kapsamı ile uyumlu olduğundan mahkememizce hükme de esas alınmış davalı tarafın aksi yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir.-Değer kaybına dair değerlendirmede;Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olup davacının kazadan önceki hasarsız değerinin 1.318.447,00 TL olduğu hasarlı değerinin ise1.210.000.00 TL olduğu değer kaybının108.447,00 TL olduğu anlaşılmıştır.- Hasar bedeli zararına dair değerlendirmede;Dava konusu aracın hasar durumu nazara alınarak yapılan değerlendirmede bilirkişi raporu ile dava konusu araçta oluşan hasarın tamir bedelinin 84.532,20TL olduğu tespit edilmiş rapor mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmakla davacıının hasar bedeli zararının 84.532,20TL olduğu anlaşılmıştır.-Sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin █████/2013 tarih ve █████████ Esas, ██████████ Karar).Kaldı ki █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar ZorunluMali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi hasar bedeli değer kaybından sorumludur.Ancak Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olacaktır. Somut olayda kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumluluk limiti 120.000,00-TL olup tespit edilen hasar bedeli ve değer kaybı tutarının bir kısmının teminat limiti kapsamında olduğu anlaşılmış davalı sigorta şirketi yönünden sorumlu olduğu tutar hükümde de belirtilmiştir.- Temerrüt ve Faize ait değerlendirmede;2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.Anılan açıklamalar uyarınca davacının davalı sigorta şirketine █████/2024 tarihinde yapılan başvuru üzerine █████/2024 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir.Davalı işleten yönünden 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir. Bu nedenle hükmedilen tazminata davalı şahıslar yönünden haksız fiilin işlendiği █████/2023 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmiştir.Davacı dava ve ıslah dilekçesinde mevduat faizi talep etmiş ise de sigortalı araç ticari nitelikte olduğundan hükmedilen tazminata mevduat faizini geçmemek üzere avans faiz uygulanmıştır.-İkame araç bedeline ait değerlendirmede;Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.Her ne kadar davacı tarafça tam ıslah dilekçesi konulu ıslah dilekçesi sunmuş olsa da ıslah dilekçesi ile önceki taleplerine ilave alacak kalemi eklemiş olması nedeniyle ıslah dilekçesinin nitelik itibariyle tam ıslah değil kısmi ıslah olduğu anlaşılmıştır. Nitekim Islah, iddia ve savunmayı genişletme ve değiştirme yasağının istisnası olup iddia ve savunmayı genişletme ve değiştirme sayılmayan hallerde yahut karşı tarafın buna rıza gözterdiği hallerde ıslaha başvurulmasına gerek yoktur. (PEKCANITEZ/ATALAY/ÖZEKES, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, B.2, Ankara, 2014, s.346) HMK’nın 176. maddesi gereğince taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir ve aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Islah tamamen veya kısmen olabilir. Maddenin gerekçesinde de davacının dava dilekçesinde belirttiği dava sebebini değiştirebileceği, örneğin; daha önce belirttiği ödünç sözleşmesi sebebini değiştirip, sebepsiz zenginleşme sebebine dayanabileceği, daha önce istediği Ellibin Türk Lirasını Yüzbin Türk Lirasına çıkarması mümkün olduğu gibi, aynen talep ettiği otomobilden vazgeçip, ıslah yolu ile değerini isteyebileceği yahut otomobilden tümüyle vazgeçip, ıslah yolu ile bilgisayar istemesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Kanun'un davanın tamamen ıslahını düzenleyen 180. maddesine göre; davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi halde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir. Davacı, davasını değiştirmek için tam ıslah yoluna başvurmakla, ıslahla talep sonucu yahut dava sebebi değiştirilebilir. Talep sonucunun veya dava sebebinin kısmen genişletilmesi yahut değiştirilmesi tam ıslah olmayıp HMK 181. madde kapsamında kısmen ıslahtır (KURU, Baki, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, 2016). (HGK █████/2011 tarihli ve 2011/1-364 E. 453 K.).Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava dilekçesi ile talep etmediği ikame araç bedelini ıslah ile yeni bir alacak kalemi olarak eklemiş ve 10.000,00 T ikame araç bedeli talep etmiş olup ıslah yolu ile yeni bir alacak kalemi eklenemeyeceğinden bu talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ancak bu yönden geçerli bir ıslah olmadığından bu miktar yargılama gideri hesabında dikkate alınmadığı gibi bu miktar üzerinden davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.(bkz aynı yönde Yargıtay 6.HD. █████████E. █████████K. Sayılı ilamı)Parça fark bedeli ve kasko fark bedeli yönünden yapılan değerlendirmede;Konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda belirtildiği üzere aracın tamir bedelinin orjinal parçalar üzerinden hesaplandığı bu nedenle parça farkı zararının oluşmadığı anlaşılmıştır.Kasko fark değeri yönünden ise aracın tamir traf,k sigortası poliçe l,m,,t kapsamında olduğu bu nedenle davacının kadko fark değeri zararının bulunmadığı anlaşılmış Parça fark bedeli ve kasko fark bedeli yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri, bilinçsizleri ve acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK158), bedensel zarar ve ölüme neden olma (BK 47) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir (BK 49). Bunlardan TMK’nın 24. maddesi ile BK’nın 49. maddesi daha kapsamlıdır. TMK’nın 24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar (örneğin; TMK 26, 174, 287); bunların dışında BK’nın 49. maddesi uygulanır.TMK’nın 24. ve BK’nın 49. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir.Dosya kapsamından, davacının, kaza esnasında araç içerisinde olmadığı da dikkate alındığında manevi tazminat isteminin, kazadan ve eşinin yaralanmasından dolayı etkilendiği iddiasına dayandığı sabittir. Ancak dosya kapsamına göre , kazada davacının yaralanmadığı, sadece aracında maddi hasar meydana geldiği eşinin yaralanmasının ise BTM ile giderilebilir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla; davacının manevi tazminat talebini haklı kılan bedensel bütünlüğü yada kişilik hakkının zedelenmesi söz konusu değildir. Trafik kazası nedeniyle otomobili hasar gören davacının cismani zararına neden olunmadığı gibi, TBK 58. maddesine göre kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem de değildir. (Yargıtay 4. H.D Esas No: ██████████ - Karar No: ████████) Bu nedenle d mahkememizce manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;Yargılama sonunda toplanan tüm delillere ve benimsenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca,Davanın kısmen kabulü ile;108.447,00TL değer kaybı bedeli ve 84.532,20 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 192.979,20 TL'nin (davalı Türkiye Sigorta yönünden poliçe limiti olan 120.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan █████/2024 Tarihinden diğer davalı şahıslar yönünden ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi geçmemek üzere işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, İkame araç bedeli yönünden usulüne uygun dava açılmadığından karar verilmesine yer olmadığına, Manevi tazminat, parça fark bedeli ve kasko fark değeri talebi yönünden davanın reddine,-Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;Davanın KISMEN KABULÜ İLE;1-108.447,00TL değer kaybı bedeli ve 84.532,20 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 192.979,20 TL'nin (davalı ... Sigorta yönünden poliçe limiti olan 120.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan █████/2024 Tarihinden diğer davalı şahıslar yönünden ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi geçmemek üzere işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,2-İkame araç bedeli yönünden usulüne uygun dava açılmadığından karar verilmesine yer olmadığına,3-Manevi tazminat, parça fark bedeli ve kasko fark değeri talebi yönünden davanın reddine,4-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 13.182,41-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 435,48-TL peşin harç, 3.450,64-TL ıslah harcı toplamı 3.886,12-TL'nin mahsubu ile bakiye 9.296,29-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,5-Manevi tazminat talebinin red edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,7-Davacı tarafından yatırılan 435,48-TL peşin harç ve 3.450,64-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.886,12-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 2.416,50-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri ve başvurma harcı olmak üzere toplam 6.696,60-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 5.928,30-TL'sinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 3.686,38-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 768,30-TL'nin ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,9-Davalılar her iki ... tarafından yapılan posta, müzekkere, kep ve elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 605,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 69,41-TL'sinin davacıdan alınarak işbu davalılara tarafa verilmesine, bakiye 535,59 -TL'nin ise işbu davalılar taraf üzerinde bırakılmasına,10-Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,11-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden; davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca reddedilen kısım üzerinden 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,12-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. maddesi uyarınca 25.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar her iki ...'ye ödenmesine,13-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,14-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,Dair, davacı vekili ve davalı ...vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Sigorta A.Ş vekili yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır