Anahtar kelimeler: Emtia Ettirmek Bulunacak Sınıflarda İbareli Tanınmış İhtimali Karıştırma Derecede Markaların
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın reddi
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ██████████, ██████████ sayılı ve "...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini 35... . sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazlarının kısmen reddi ile bir kısım mal ve hizmetlerin reddine, kalan emtia yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 2008 yılında faaliyete başlayan ve tanınmış, bilinen, yaygın dağıtım ve pazarlama ağına sahip, sürekli olarak yazılı ve görsel medyada tanıtım ve reklamı yapılan ... mağaza adı/markası ile faaliyet gösteren bir perakende satış firması olduğunu, davalı şirketin markasının hiçbir ayırıcı vasfı, baskın unsuru, orijinal niteliği bulunmadığını, müvekkilinin markalarını 03. sınıfta tescil ettirdiğini, bu ürünlerin satış ve dağıtımını yaptığını, davalı şirketin markasının müvekkilinin tanınmış markasının esas unsurunu ihtiva edecek şekilde oluşturduğunu, davalı yanın markasının müvekkilinin “...” markası ile açıkça iltibas yarattığını, markaların ürün/hizmet sınıfları bakımından da uyuştuğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile ██████████ sayılı “...” ibareli marka başvurusunun tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının gerçekleşmediğini, müvekkil şirkete ait marka işareti ile davacıya ait marka işareti arasında toplu intiba açısından karıştırılma ihtimalinin doğmadığını, markalar arasında seri marka ya da bağlantılı olma ihtimali bulunmadığını, davacının "..." markasının tanınmış bir marka olmadığını, hiçbir benzerlik bulunmayan marka işaretinin kullanılması sebebiyle müvekkili şirketin kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının markalarının "...", davalının markasının "..." ibaresinden meydana geldiği, İngilizce "..." kelimesinin "danışman, akıl hocası" anlamına geldiği, karşılaştırılan markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin zayıf bir marka niteliği taşıdığı, zayıf markaların ayırt edici gücü yüksek markalar gibi korunamayacağı, zayıf markaları adına marka olarak tescil ettirenlerin, sonraki zamanlarda anılan işaretleri başkalarının da diğer ayırt edici eklerle ve şekillerle birlikte tescil edilebileceğini öngörmelerinin ve buna katlanmalarının marka hukukunun evrensel bir prensibi olduğu, buna göre taraf markalarında farklı unsurların yeterli düzeyde ön plana çıkartıldığı, sesçil ve görsel açıdan markaların benzerlik içermediği, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 05.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!