Anahtar kelimeler: Resmiyette Görünse Meni Ünvanın Limited Yazildiği Rekabetin Davacıkarşı Bakirköy Ortaklarından

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: Ticari Ünvanın Korunması-Haksız Rekabetin Tespiti Men'i- Manevi TazminatDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026DAVA
: Ticari Ünvanın Korunması-Haksız Rekabetin Tespiti Men'iDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan asıl dava Ticari Ünvanın Korunması, haksız kullanımın önlenmesi ve manevi tazminat, karşı dava Ticari Ünvanın Korunması, haksız kullanımın önlenmesi ne ilişkin yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP
: Asıl dava davacı-karşı dava davalı taraf asıl davada dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ortaklarından .... (TCKN....)'ün █████/2023-█████/2024 tarihleri arasında ve diğer ortak ...'nün █████/2023-█████/2024 tarihleri arasında dava dışı 3. kişi ... Limited Şirketinde çalıştıklarını, .... Limited Şirketi'nin resmiyette ... ve ... adına görünse de aslında firmanın sahibinin ve işvereninin ...'in eşi ve ...'in de kardeşi olan Davalı şirketin tek hissedarı ... olduğunu, davacı şirketin hissedarlarından önce ...'nün ardından da ...'ün Ekim ayında çalıştıkları ... Ve Marka Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketinden ayrıldıklarını, özellikle ...'ın, ... ile husumetli bir şekilde ayrıldığını, daha sonra davacı müvekkili şirketi kurduklarını, işbu kuruluşun █████/2024 tarihinde Ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, gerek şirketin kuruluş aşamasında gerekse de kuruluşundan sonra davacı ve ortaklarının, davalı şirketin ortağı ... ve dava dışı 3. kişi ....'in taciz ve hakaretlerine maruz kaldıklarını, nitekim █████/2024 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ... CBS sayılı doyası ile şikayettte bulunduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, ...'in davalı şirketi kurarak Ticaret ünvanını dürüstlüğe aykırı bir biçimde taklit ederek, yalnızca, davacının ünvanındaki "Marka" ve "Patent" ibarelerinin yerlerini değiştirerek aynı ünvanlı bir şirket kurduğunu, bu durumun müvekkili şirket aleyhine haksız rekabet yarattığını, aşrıca davalının amacı hukuka aykırı eylem ve işlemlerle ticaret ünvanını kullanarak insanları mağdur etmek ve sanki bu işlemleri yapan Davacı şirketmiş gibi bir algı oluşturup davacı şirketin itibarını zedelemek ve zarara uğrattığını, davalı şirket ile dava dışı ... Marka Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketinin adresi hemen hemen aynı olduğunu, sadece daire numaralarının farklı olduğunu, davalı yanın ticaret unvanında bulunan "..." ibaresinin ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullandığının tesbitine, yasaklanmasına; haksız kullanılan, davalı ticaret ünvanından "..." ibaresinin ticaret sicilden ve ünvandan silinmesine, hükmün, giderleri davalı yana ait olmak üzere, ulusal çapta yayın yapan bir gazetede ilanına, haksız rekabetin tesbit ve men'ine, davacı lehine 20.000,00-TL manevi tazminata dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Asıl dava davalı - karşı dava davacı taraf asıl davaya cevap ve karşı davada dava dilekçesinde özetle; Ticari ünvanın yaratıcısının ve gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu, Türk Ticaret Kanunu 39. Madde uyarınca ticaret ünvanı üzerinde öncelik hakkının ilk kullanan kişiye ait olduğunu, bir markayı veya ticaret ünvanını ihdas ve imal eden kimsenin, o markanın gerçek sahibi olduğunu ve açıklayıcı etkiye sahip olan tescile karşı üstün ve öncelikli hak sahibi olduğunu, müvekkili şirketin tek ve münferiden Yetkilisinin ...'nin 2018 yılından itibaren sektörün içinde bilfiil çalıştığını, ...'in marka ve patent danışmanlığı yapan .... firmasında akabinde ... şirketinde çalıştığını ve halen .... LTD. ŞTİ nde yönetici olarak çalıştığını, halen çalışmakta olduğu .... şirketinin kurucu ve ortakları ...'in kardeşi ... ve eşi ... olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır bu işin içerisinde birisi olarak kendi şirketini kurmak ve işinin patronu olmak istediğini uzun süredir iş arkadaşlarına, ailesine ve yakınlarına karşı dile getirmiş ve yeni kuracağı şirketin adını da herkesle paylaştığını, hatta yeni şirketinin kartlarını bastırdığını, logosunu yaptırdığını, bu fikrini ve planını paylaştığı insanlardan birisinin de müvekkilinin en yakınlarından biri olan ve iş arkadaşı olan ... olduğunu, ...'in ve davacı şirket yetkilisi ...'ın bu olaya kadar uzun süredir tanışan, çok sıkı şekilde ailecek görüşen, iki yakın arkadaş olduğunu, ... şirketinde çalışırken ... işi olmadığı için kendisinden yardım istediğini ve iş aradığını söylediğini ancak ...'in çalıştığı firmada o tarihte uygun pozisyon olmadığı için ... kendisine yardımcı olamadığını, 2021 Ekim tarihinde ... yine ...'e iş aradığını beyan ettiğini, ...'den yönetici olarak çalıştığı firmada kendisine uygun bir iş bulması konusunda yardım istediğini, aynı tarihte ...'in referansı ile aynı iş yerine büro çalışanı olarak işe girdiğini, bu iş yerinde ...'in yanında yaklaşık 2 yıl çalıştıktan sonra ...'in işten ayrılarak ... firmasında işe başlaması ile aynı firmada ...'le çalışmak istediğini dile getirdiğini ve o tarihte yakın arkadaş olmaları nedeniyle yine ...'in referansı ile ...'de işe başladığını ve işten ayrıldığı tarihe kadar da aralarında herhangi bir sorun olmadan çalıştıklarını, müvekkili şirket yetkilisi ...'in ve ...'ın aynı zamanda aynı sokakta yan yana iki binada oturduklarını, işe gelip giderken ...'in aracı ile birlikte işe gidip geldiklerini, bu nedenle ...'ın ...'in şahsi ve işle ilgili bir çok sırrına vakıf olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ...'in, ... ile kuracağı şirketin ismini de paylaştığını, bu anlara şahitlik eden tanıkların da mevcut olduğunu, Ticaret ünvanının ek kısmı olan "..." adı bizzat müvekkili şirket yetkilisi tarafından oluşturulmuş ve davacı şirketin tescilinden önce kullanılmaya başlandığını, davacı- karşı davalı şirket tarafından ticaret ünvanının henüz fiilen kullanılmıyor olmasının, herhangi bir ticari faaliyetin başlamamış olmasının da davacı- karşı davalının sadece kötü niyetli tescil yaptırdığının bir göstergesi olduğunu, davacı şirket ortaklarından ...'nün dava tarihinden sonra halen ... Firmasında çalışan ve tanık olarak dinletmek istedikleri ... isimli çalışanla irtibata geçerek ...'in kullandığı yazılım programını sorduğunu, gizlilik kapsamında değerlendirilmesi gereken bir çok bilgi ve belgeyi yanlarında götürdükleri gibi, yaşanan bu hukuki sürece rağmen yeni bilgi ve belgelere ulaşma gayreti içerisinde olduklarını, neticede asıl davanın reddine, davacı- karşı davalının ticaret unvanında bulunan "..." ibaresinin ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullandığının tespitine, yasaklanmasına; haksız kullanılan, davalı ticaret ünvanından "..." ibaresinin ticaret sicilden ve ünvandan silinmesine, hükmün, giderleri davacı- karşı davalıya ait olmak üzere, ulusal çapta yayın yapan bir gazetede ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Asıl dava davacı-karşı dava davalı taraf karşı davada cevap dilekçesinde özetle; Davalı-Karşı davacı cevap dilekçesi ve Karşı-Dava dilekçesinde özetle ticari ünvanının yaratıcı ve gerçek hak sahibinin kendisi olduğunu, bu fikrinini herkesle paylaştığını, resmiyette eşi ve kardeşi üzerine olan firmada sıradan bir çalışan olduğunu, kendisinin de bağımsız bir iş kurma ve çalışma niyetiyle bu firmadan ayrılıp şimdiki firmasını kurduğunu idda etmişse de söz konusu iddialar gerçeklikten uzak soyut, mahkemeyi yanıltmaya yönelik iddialar olduğunu, karşı dava dilekçesi ekinde sunulan ve çok öncelerden bu fikre istinaden yaptırıldığı iddia edilen logo basit bir bilgisayar çalışması olup karşı dava dilekçesinin sunulduğu gün bile üretilebilecek ve delil amaçlı dosyaya sunulabilecek bir resim olduğunu, delil mahiyetinde olmayıp, gerçeği yansıtmayan bir iddiayı güçlendirmeye çalışmak için eklendiğini, karşı dava dilekçesinde söz konusu küresel patentin aile şirketi olarak işletildiğini ...'inde firma sahibi konumunda olduğunu tevil yoluyla ikrar ettiğini, ... Asli ... 'in ....in gayri resmi ortağı olduğunu, yeni bir iş kurma, kart bastırma, logo yapma gibi bir niyetinin de olmadığını, yapılan tüm işlerin müvekkili firmanın ticaretini ve imajını baltalamak için olduğunu, karşı dava dilekçesinde uydurulan tüm senaryoların da sahte iddialarla hakkı olmayan şekilde müvekkilinin fikrini çalıp ticaret unvanına sahip olmak için olduğunu, kurulduğu ilk günden beri müvekkili firmanın faaliyet halinde olduğunu, aksine davalı - karşı davacı firmanın ticaret ünvanını fiilen kullanmadığını, herhangi bir ticari faaliyetinin de olmadığını, davalı-karşı davacı tarafından sunulan takipsizlik kararına karşı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 03.02.2025 tarihinde .... iş emri numarası ile itiraz edildiğini, UYAP kayıtlarının yapılmadığından mahkeme bilgisinin paylaşılamadığını, savcılık dosyasının halen derdest olduğunu, müvekkili firmanın gerçek hak sahibi olduğunu, davacı-karşı davalı müvekkili firmanın kuruluş tarihinin █████/2024 olduğunu, davalı-karşı davacının kuruluş tarihinin daha sonraki bir tarih olan █████/2024 olduğunu, bir diğer hususun ise, davalı-karşı davacı herhangi bir yasal hakka dayanmaksızın, ticaret unvanında kasıtlı olarak benzerlik yaratıp, dürüstlük kurallarına aykırı, müşteriler nezdinde aynı sektörde hizmet veren firma olarak karışıklığa sebebiyet verecek şekilde, müvekkilinin ticaret unvanına tecavüz ettiğini, asıl davanın kabulünü, karşı davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.Asıl dava, Şirketin ticari ünvanının korunması, Haksız Rekabetin Tespiti Men'i- Manevi Tazminat istemine ilişkindir. Karşı dava, Şirketin ticari ünvanının korunmasıHaksız Rekabetin Tespiti Men'i istemine ilişkindir.Asıl Davada Uyuşmazlık, Davalının ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin ticari dürüstlüğü aykırı biçimde kullanılıp kullanılmadığı, bu ibarenin sicilden ve ünvandan silinme şartlarının oluşup oluşmadığı, haksız rekabetin ve men in şartlarının oluşup oluşmadığı ve manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Karşı Davada Uyuşmazlık, Davacının ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin ticari dürüstlüğü aykırı biçimde kullanılıp kullanılmadığı, bu ibarenin sicilden ve ünvandan silinme şartlarının oluşup oluşmadığı, haksız rekabetin ve men in şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda; Her iki şirket adresinde 09.05.2025 tarihinde fiilen inceleme yapılmıştır. ... Patent Marka ile ... Marka Patent, unvanarı benzer olup; aynı değildir ve şirket kuruluşu süresinde sorun olmaksızın her iki şirketin kuruluşu İTO tarafından gerçekleştirilmiştir. Her iki şirket beyanname vermeye devam etmekte olup; incelemeler sonnucu karşılaştırmalı oşlarak aşağıdaki gibidir,¸" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.Ticaret Hukukçusu Bilirkişi Dr. Öğr. Üyesi .... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Yukarıda gerekçeleri ile arz ve izah olunan nedenlerle, dosyaya mübrez bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; Davacının, “..." ibareli ticaret unvanını tescilde öncelikli hak sahibi olduğu ve TTK m. 52 ve 54 gereği daval kullanmasına engel olabileceği, dolayısıyla davalı unvanının terkinini talep edebileceği, "şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Tarafların beyan ve itiraz dilekçeleri dosyamız arasına alınmıştır.Asıl dava davalı - karşı dava davacı tanığı ... █████/2026 tarihli celsedeki beyanında; "... şirketinde marka patent uzmanı olarak 7 yıldır çalışmaktayım. ... ve ... hanımla hep birlikte önceki iş yerimde çalışıyorduk, ... hanım ve ... hanım eski yıllardan beri birbirini tanıyan 2 yakın arkadaşlardı, ... hanım sırf işe girsin diye ona pozisyon yarattırıp işe aldırttırdı, sürekli olarak bize birlikte çalıştığımız iş yerinden ayrılıp yeni bir iş yeri açmak istediğini ve ... ismini kullanacağını söylüyor idi ancak daha sonra ... işten ayrıldı ve bu ismi kullanarak yeni bir yer açtı, ... ismini ilk bulan kişi ...'di. Biz küçük bir alanda birlikte çalışıyor idik, aynı arabada işe gidip geliyor idik, ... işe başlamadan önce yaklaşık 2 yıl boyunca biz ... hanımla birebir birlikte idik, o zamanlarda da bu ismi kullanmak istediğini söylüyor idi, ... işten ayrılmadan önce ... ismine dair logolar, kartvizitler ayarlanmıştı, basılmıştı. ... de bunları biliyor idi, ... bu ismi tescil ettirmeden önce benim orada olduğum 1 aylık dönemde kullanıyorlardı, sonrasında ben de ... de işten ayrıldık dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı." şeklinde beyanda bulunmuştur.Asıl dava davalı - karşı dava davacı tanığı ... █████/2026 tarihli celsedeki beyanında; "ben 2023 nisan ayından bu yana marka patent uzmanı olarak ... şirketinde çalışmaktayım, ... ve ... hanımla birlikte uzun yıllar çalıştık. Biz yaklaşık 2024 yılı eylül ekim aylarından bu yana ... ismi ile kartvizit bastırıldı, logolar çıkarıldı, antetli kağıtlar bastırıldı ve bunları biz kullanmaya başladık, ancak yan ofisin boşalmasını beklediği için bu ismi tescil ettirmedi ... hanım. Bu esnada yakın arkadaşı olan ... bu ismin ... hanım tarafından bulunduğunu ve kullanıldığını bildiği halde işten ayrılarak yeni bir şirket kurup bu ismi kullanmaya başlamıştır dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: davacı şirketi kuran ...'ı tanıyorum. ... de birlikte çalıştık. Kendisi de yapılan şeyin fikir hırsızlığı olduğunu düşünerek şirketten ayrılmıştır, benim aracılığımla ... hanımla görüşmek istediğini ve aralarında problem olmadığını da belirtmemi istedi dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı." şeklinde beyanda bulunmuştur.Asıl dava davacı - karşı dava davalı tanığı ... █████/2026 tarihli celsedeki beyanında; "ben davalı şirketin diğer bir şirketi olan ...'de █████/2023 tarihinde çalışmaya başladım, çalışmaya başladıktan 2-3 hafta sonra aynı yerde farklı bir ofis açıldı ancak bu açılan yeni ofise yeni bir isim düşünüldüğüne ilişkin herhangi birşey söylenmedi, ... marka patent, ... patent marka unvanlarını kimin bulduğuna ilişkin bilgi sahibi değilim ancak yeni ofiste çalışmaya başladığımızda bu isimlerle ilgili herhangi bir kartvisit, antetli kağıt, logo görmedim, benim çalıştığım dönemde her iki taraf yakın arkadaştı dedi. Tanık beyanları arasındaki çelişki nedeniyle tanıktan yeniden soruldu: Bana sormuş olduğunuz ... ile birlikte çalıştım, ...'u tanımıyorum, ben ...'in her iki ofisinde de çalıştım, 2024 yılı eylül aylarından bu yana ... ismi ile kartvisit bastırıldığı, logolar çıkarıldığı ve antetli kağıtların kullanılmaya başladığını görmedim, ben orada çağrı merkezi personeli olarak görev yapıyor idim, bu şekilde bir husus olsaydı bilirdim dedi. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: yan ofis te ayrı bir ofis olarak değil, ... olarak kullanılmaktaydı, bildiğim kadarıyla iki ofis de aynı mal sahibine aittir, yan ofis alınınca aradaki duvar ve oradaki mutfak kısmı yıkılarak kullanılmaya başladı, her ne kadar iki girişi de olsa arada geçiş vardı dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: ben idari kadroda yer almıyordum, çağrı merkezi personeli olarak görev yapmaktaydım, ünvanla ilgili herhangi konuşmaya şahit olmadım, ben oraya girmeden önce de .... isimli arkadaşım nedeniyle orada olanlardan haberdardım dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı." şeklinde beyanda bulunmuştur.Asıl dava davacı - karşı dava davalı tanığı ... █████/2026 tarihli celsedeki beyanında; "ben davacı firmanın kurucu ortağının eşiyim. Türk Patent ve Marka Kurumunun vekillik ofisi olarak hizmet verdiğimiz için "..." ismini kullanmaya karar verdik, isim ararken yaklaşık 3-4 tane isim aklımıza geldi, ortaklarla birlikte sektörel bir isim olması gerektiği düşüncesiyle hep birlikte ... Marka Patent ismini kullanmaya karar verdik, yaklaşık 7 yıl boyunca davalı şirketin ortağı ile bir arada bulunduk ancak bu şekilde bir isim duymadık, tamamen spontane gelişen ve karar verilen bir isimdir, dolasıyla öncesinde de herhangi bir kullanımımız yoktur dedi. Diğer tanık beyanları arasındaki çelişki nedeniyle soruldu: bana sormuş olduğunuz ... ve ...'ı tanırım. ... ismini ...'den daha önce hiç duymadım, herhangi bir kart visit bastırıldığı, logo çıkarıldığı, antetli kağıt kullanılmaya başlandığına ilişkin bir şey görmedim, bunları kullandıklarına şahit olmadım, ... hanımla herhangi bir husumetimiz yoktur, fikir hırsızlığına ilişkin şirketten ayrıldığı beyanını kabul etmiyoruz, ... daha sonradan şirkette çalışmaya başlamıştır, ... hanımın bu ismi kullanacağını söylediğine ilişkin beyanlarını kabul etmiyorum, daha önce de anlattığım gibi bu isim tamamen kurucu ortaklarla spontane gelişip bulunan bir isimdir dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: eşimle ... hanım arasında problem vardır, işten ayrılırken de ağza alınmayacak laflar eşime etmiştir, istifa dilekçesi ver çık şeklinde konuşulduğu için eşim istifa dilekçesi vermiştir dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur ,dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı." şeklinde beyanda bulunmuştur.Tüzel kişi tacirin ticaret ünvanın TTK 54 uyarınca korunması gerektiği iddiası bakımından asıl dava bakımından TMK'nın 6 ve HMK'nın 190 maddeleri gereği ispat yükü davacı üzerindedir. Karşı dava bakımından da TMK'nın 6 ve HMK'nın 190 maddeleri gereği ispat yükü karşı davacı- davalı üzerindedir.Ticaret unvanı, tacirin ticarî işletmesi dolayısıyla kullandığı isimdir. Ticaret unvanı bir taciri diğer tacirlerden ayırt etmeye yarayan tanıtma vasıtası olması sebebiyle sadece tacirler tarafından kullanılabilir. Tacir, seçtiği ve usulüne uygun olarak tescil ettirdiği ticaret unvanını ticarî işletmesiyle ilgili işlemleri yaparken kullanmak zorundadır (TTK m. 41)Ticaret Kanununa göre tacir, işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içerisinde ticarî işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirmek mecburiyetindedir (TTK m. 41/I, 42/I, TST m. 13)Sermaye Şirketi olarak kabul edilen Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin ticaret unvanları, konu ticaret unvanı olarak adlandırılırlar. Zira bunların ticaret unvanlarının çekirdek kısmında işletme konusu ve şirketi ve türünü gösteren ibarelerin bulunması zorunludur (TTK m. 45)Usulüne uygun olarak tescil edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sahibine aittir (TTK m. 52).Tüzel kişi tacir adına tescilli ticaret unvanları ise, sadece sicil çevresiyle sınırlı olarak değil, ülkenin tamamında tekel şeklinde kullanma hakkı sağlar (TTK m. 47/II). Ancak TTK m. 47/I‟de tüzel kişinin ticaret unvanında, gerçek kişinin ad veya soyadının yer alması halinde 43. maddenin uygulanacağı belirtilmektedir.Ticaret unvanının sahibinden izin alınmadan, aynının veya benzerinin kullanılması halinde unvan tecavüze uğramış olur. Söz konusu durum, unvanın aynının veya benzerinin yine ticaret unvanı veya başka bir şekilde kullanılmasıyla meydana gelir.Hukukumuzda usulüne uygun şekilde tescil edilmiş olan ticaret unvanları, TTK m. 54‟e göre özel olarak korunur Buna karşılık tescil edilmemiş olan unvanlar ise, sadece haksız rekabet hükümleri dairesinde korunabilir. Bu nedenle uzun süreden beri kullanılmasına rağmen tescil edilmemiş olan ticaret unvanına tecavüz halinde, bundan zarar gören kişi ancak haksız rekabet hükümleri sayesinde (TTK m. 58 vd.) himaye edilir.Öncelikle tescilli unvanı kanuna aykırı şekilde başkası tarafından kullanılan tacir, bu haksız kullanımın önlenmesini (menini); haksız olarak kullanılan unvan tescil edilmişse bunun değiştirilmesini (ayırıcı ek almasını) veya terkinini talep edebilir (TTK m. 54/I). Bunların yanı sıra haksız kullanım neticesinde bir zarar meydana gelmişse ve failin kusuru varsa bunun tazminini de isteyebilir. Bütün bu durumlarda, mahkeme davayı kazanan tarafın istemesi halinde, hükmün gazete ile yayınlanmasına karar verebilir.Dava dilekçeleri, cevap/karşı dava dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacı ve davalı tüzel kişi tacir olup her iki tarafın ticaret ünvanlarının benzer nitelikte olduğu sabittir. Davacı kendisinden sonra tescil ettirilen davalı karşı davacının ticaret ünvanın ticaret sicilden silinmesini, bu eylemin haksız rekabet niteliğinde olduğunu tespitini ve manevi zarar gördüğünden bahisle manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı karşı davacı ise ünvanın yaratıcının kendileri olduğunun bu önce tescilin davacı tarafa hak bahşetmeyeceğinin, fikir sahibinin şirketin kurucusu ... olduğu, davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde fikir hırsızlığı ile kullandığı iddiası ile davacının ticaret ünvanın ticaret sicilden silinmesini, bu eylemin haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespiti talep edilmiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet ile ... Soruşturma Sayılı dosya hakarete ilişkin olup █████/2025 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. davacı şirketin █████/2024 tarihinde kurulduğu, davalı karşı davacının ise 12.11.2024 tarihinde kurulduğu konusunda şüphe bulunmamaktadır. Tarafların iddiaları kapsamında SMM bilirkişisi vasıtası ile inceleme yapılmış olup davacı şirketin satış/alış rakamlarının tespit edildiği, çalışan sayısının 7 olduğunun, davalı karşı davacının ise herhangi bir satış oranının olmadığı gibi çalışanı da olmadığı anlaşılmıştır. Tarafların beyan ve itirazları dikkate alınarak dosya bilirkişiye tevdi edilmiş düzenlenen █████/2025 tarihli raporda marka ve patent kelimeleri yer değiştirildiği, her iki taraf şirket de uzun süre faaliyet gösteren şirketler olmayıp, tanınırlık kazandığına dair bir emare olmaması nedeni ile genel kuraldan çıkmayı gerektiren bir halka algısından söz edilemeyeceği, davalı tarafça bu unvanın kendileri tarafından yaratıldığı, davacı tarafça kötü niyetle tescil edildiği savunması bakımından ise tescil tarihinin yakın olması, taraf şirket yetkililerinin daha önce birlikte çalışmış olmalarının kötü niyet ispata veri oluşturmadığı, "..." ibareli ticaret unvanını tescilde öncelikli hak sahibi olduğu ve TTK m. 52 ve 54 gereği daval kullanmasına engel olabileceği, dolayısıyla davalı unvanının terkinini talep edebileceği tespit edilmiştir. Davalı vekilinin "..." ibaresinin kötüniyetle kullanıldığı iddiası bakımından tarafların tanıkları dinlenilmiş ise de aksi yöndeki davacı tanık beyanları da dikkate alınıp tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalı şirket yetkilisi tarafından "..." ibaresinin bulunduğu iddiasını ispatlayamadığı, kaldı ki tanık beyanlarında yer alan kart visit, logo, antetli kağıtlarda dosyaya sunulmamış olup davalının iddiasını ispatlayamadığı kanaati oluşmuş olup bu nedenlerle karşı davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının TTK 52 ve 54 maddeleri uyarınca ticaret ünvanını tescili ile öncelikli hak sahibi olduğu anlaşılmakla asıl davanın kabulüne davalı tarafın ticari ünvanı olarak tescil ettirdiği " ... Patent Marka Sinai Mülkiyet" ibaresinden TTK madde 52 uyarınca "..." ibaresinin ticaret ünvanın kullanılmasının haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, men'ine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "..." ibaresini kullanmasının önlenmesine, Davalının ticaret ünvanındaki " ... " ibaresinin ticaret ünvanından çıkartılarak sicilden terkinine karar vermek gerekmiştir.Davacının hüküm özetinin yayınlanması talebi bakımından; TTK 54/II uyarınca gazete ile yayın masrafları, aleyhine hüküm verilen kişi tarafından karşılanır şeklinde olup bu talebinin kabulü ile karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıya ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına karar vermek gerekmiştir.Davacının ticaret ünvanına tecavüz nedeniyle meydana gelen manevi zararına yönelik ise ; ticaret unvanının haksız rekabet hükümlerine göre korunmasını temin eden TTK m. 58 vd. da yer alan düzenlemeye göre, haksız rekabet neticesinde zarar gören veya zarar görme tehlikesine maruz kalan kimse, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabet sonucunda oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasını veya yapılan yanlış beyanların düzeltilmesini ve haksız rekabeti gerçekleştiren kişinin kusurunun olması halinde maddi ve manevi tazminat da isteyebilecektir. Dinlenen tanık beyanları, dosya kapsamı dikkate alındığında davalı-karşı davacının haksız rekabetin gerçekleşmesinde kusurunun olduğu anlaşılmakla takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,-Davalı tarafın ticari ünvanı olarak tescil ettirdiği " ... Patent Marka Sinai Mülkiyet" ibaresinden TTK madde 52 uyarınca "..." ibaresinin ticaret ünvanın kullanılmasının HAKSIZ REKABET NİTELİĞİNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE, MEN'İNE VE SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA, DAVALININ "..." İBARESİNİ KULLANMASININ ÖNLENMESİNE,-Davalının ticaret ünvanındaki " ... " ibaresinin ticaret ünvanından çıkartılarak SİCİLDEN TERKİNİNE,-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıya ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına,-Davacının ticaret ünvanına tecavüz nedeniyle meydana gelen manevi zararına yönelik takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,-Fazlaya İlişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,2-KARŞI DAVANIN SÜBUT BULMADIĞINDAN REDDİNE,3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;A)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın asıl dava davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,B)-Asıl dava davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00-TL harcın asıl dava davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,C)-Asıl dava davacı tarafından yapılan bilirkişi ücretleri, tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 1.992,90-TL yargılama giderlerinin asıl dava davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,D)-Asıl dava davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)E)-Asıl dava davacının kendisini bir ... ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin asıl dava davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN;A)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın karşı dava davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,B)-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak karşı dava davacı tarafın yapmış olduğu masrafın yine kendi üzerine bırakılmasına,C)-Karşı dava davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,D)-Karşı dava davalının kendisini bir ... ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin karşı dava davacıdan alınarak karşı dava davalıya verilmesine,5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imzalıHakim ...¸e-imzalı