Anahtar kelimeler: Uyduları Uydularda Öncü Platformunun Platform Kanalını Kanalları Güvenilir İzlenmesine Sektöründe

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;İSTEM
:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... markasının, ... Ticaret A.Ş. Unvanı altında hizmet verildiğini, ... markası özel bir TV hizmeti veren sektöründe öncü ve güvenilir bir firma olduğu, ... platformunun ... ve ... uyduları üzerinden yayın veren ve o uydularda bulunan kanalları izlenmesine olanak sağlayan yayın sistemi olduğunu, müvekkil şirket ile borçlu/ davalı arasında ... platform hizmetleri kapsamında sözleşme düzenlendiğini, sözleşme gereğince müvekkil şirket üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş ve davalı- borçlunun ... adlı kanalını ... üzerinde aktif hale getirildiğini, davalı şirket'e müvekkili şirket tarafından sözleşme konusu hizmetlerin karşılığı olarak e- arşiv faturalar tanzim edildiğini, tanzim edilen faturalar karşı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, müvekkil şirket tarafından bu faturalar yasal defterlere kaydedilerek beyan edildiğini, davalı şirketin fatura yasal süre olan 8 günlük süre içinde itiraz etmediğini, ancak davalı şirketin bahsedilen fatura bedellerinin büyük bölümünü ödemediğini, faturalaşma sürecinde davalı ile sürekli olarak irtibatta kalınarak tüm faturaların karşı tarafın bilgisi dahilinde düzenlendiğini, borçlu şirket yetkililerine defalarca müvekkil şirket çalışanları tarafından ulaşılmaya çalışıldığını ancak olumlu bir yanıt alınamadığını, bu sebeple de icra takibi başlatma gereği hasıl olduğunu, alacağının tahsili için davalı borçlu aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine, davalı şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olup, takip bu itiraz nedeniyle durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin davalı/ borçlu ile arasındaki ticari ilişki gereği üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, sözleşme gereği gibi ... platformu üzerine davalı- borçluya ait kanalı eklemiş kullanıma açıldığını, sözleşme gereği verilen hizmetin karşılığı olarak davalı şirketin yapması gereken ödemelerin yapılmadığını, sunmuş oldukları sözleşmenin, cari hesap kayıtlarının, faturaların incelenmesiyle ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle davalı şirketten alacaklı olduklarının anlaşılacağını, açıklanan nedenler ışığında hukuki dayanaktan yoksun, kötüniyetli ve haksız itirazın iptalini ve davalı/ borçlunun müvekkil şirketin likit alacağına karşı yaptığı haksız itiraz nedeniyle İİK m.67/2 gereğince davalı aleyhine takip konusu miktar üzerinden %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.YANIT
:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın iddialarının haksız ve mesnetsiz olup işbu davacının reddi gerektiğini, itirazın iptali davalarında İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını genel mahkemede dava ederek haklı çıkması gerektiğini, bu yasal koşullar yanında, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerektiğini, işbu uyuşmazlıkta alacağın alacak likit olmadığından takibe itiraz edildiğini, taraflar arasında mutabakata bağlanmış bir cari hesap ve/veya cari hesap sözleşmesi söz konusu olmadığını, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerektiğini, belirtilen tüm bu nedenlerle müvekkilin "likit" herhangi bir borcu bulunmadığını, açıklanan nedenlerle de davanın reddi ile iddia edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.KANITLAR VE GEREKÇE
:-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 314.800,00 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "cari hesapa asıl alacak" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).-Somut olayda davacı taraf davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında "... EPG SÖZLEŞMESİ" sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme kapsamında düzenlenen fatura ve verilen hizmetler karşılığı bedellerin davalı tarafça ödenmediğini iddia etmekte iken davalı tarafça ticari ilişkin iddia edilmemiş ve fakat faturaların haksız ve yerinde olmadığı iddia edilmiştir.-Takip fatura ve bu kapsamdaki cari hesaba dayanılmıştır. Davalı taraf borcun tamamına itiraz etmiştir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin yerine getirildiğini ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf takibe konu faturaya ilişkin malın teslimi ve hizmetin verildiğini dava miktarı da gözetilerek HMK'nın 199. Maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmelidir.-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz....... (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur" hükümlerine yer verilmiştir.-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).-Mahkememizce dosyası davacı tarafın defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; dava konusunun, davacının davalıdan Tarihinde 314.800,00 TL cari hesapasıl alacağı olduğu iddiası ile icra takibi başlatmış olduğu, taraflardan davacı tarafın yerinde inceleme talep etmiş olduğu, davalıyönünden talimatla Ankara’da inceleme yapılmasına karar verildiği, davacı tarafın 2022-2023-2024 yıllarına ait Ticari defter ve belgelerinin ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarınızamanında yaptırdığı, usulüne uygun tutulduğu ve defterlerin birbirlerinidoğrular nitelikte oldukları dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre,davacı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil ettiği, davacının incelenen ticari defter kayıtlarında davalının takip tarihi itibariyledavacıya 314.800,00 TL borçlu olduğu, davacının 2022 Yılı BA-BS beyanlarında davalı yönünden BA-BS beyanınarastlanmadığı, davacının 2023 yılında 13 AdetBelge ile (KDV HARİÇ) 242.275,20 TL tutarında davalıya ;satış yaptığıyönünde BS beyanında bulunduğu, davacının 2023 yılındakidavalıya düzenlediği tüm faturalarını BS beyanı ile beyan ettiği, davalının vergi dairesinden davalının 2022 ve 2023 yıllarındaki (davacınındosyaya sunduğu fatura dönemlerine ait) BA-BS karşılaştırmalı analiz raporlarıgönderildiği, davalının incelenen BA-BS analiz raporlarından davacınıniddiası ve dosyaya sunduğu tüm faturalarını tarafların karşılıklı BA-BSbildirimleri ile beyan ettikleri ve birbirleri ile beyanlarının mutabık olduğu, taraflar arasında 22.09.2022 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 08.10.2022tarihinde bir ... EPG SÖZLEŞMESİ sözleşmesinin imzalandığı, davacının sözleşmeye uygun olarak fatura düzenlediği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Mahkememizce davalı şirketin kayıtlı adresi nazara alınarak, davalı tarafların ticari defterlerinin talimat yoluyla incelenmesinde karar verilmiş, davalı tarafın talimat mahkemesi aracılığı ile sunulan ticari defterlerinin incelenmesinde akabinde düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; davalı defterlerine göre davacının davalıdan 6.851,08.TL alacaklı olduğu, davacı kayıtları üzerinde yapılan tespitler ile davalı kayıtlarının uyumlu olmadığı, davalı şirket defter ve belgelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanuna göre usulüne uygun tutulmadığından sahibi lehine delil olma niteliğinin olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Tarafların ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.-Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.-Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, davacı tarafın ticari defter kayıtlarında takibe konu cari hesap alacağı yönünden 314.800,00 TL alacak kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.-Yine davalı tarafın incelenen ticari defterlerinin dava konusu işlemlerin olduğu yıllara ait yasal yevmiye,kebir ve envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunuhükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde yapılmış olduğunun belirlenemediği, defter içeriğindeki kayıtlarının birbirini doğrulamadığının bildirildiği görülmüştür.-Yukarıda da yer verildiği üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/4. Maddesi "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur" hükmüne haizdir.-Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması ve davalı tarafın teslime ilişkin kabulü nazara alındığında fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)-Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan fatura ve cari hesap bedellerinin 314.800,00- TL'lik kısmının usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın usulüne uygun tutulmayan ticari defter kayıtları ve vergi dairesi ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.-Buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu cari hesap borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından itirazın kısmen iptali ve davanın kabulüne karar verilmiştir.-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.-Buna göre davalı borçlu tarafından cari hesap, vergi dairesi ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile;-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 62.960,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21.503,99-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.802,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.701,99- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.802,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 13.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 286,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 13.713,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 50.368,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ....e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır