Anahtar kelimeler: İcbar İrtikap İcrai Mezkur Rüşvet Vasfına Değişen Alma Görüşü Cezalandırılmalarına
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
SUÇ
: Rüşvet alma
HÜKÜM
: İlk Derece Mahkemesince değişen suç vasfına göre icbar suretiyle irtikap suçundan verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak farklı uygulama ile aynı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
İlk Derece Mahkemesince sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince anılan kararın bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanığın icbar suretiyle irtikap suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince mezkur karar kaldırılarak sanığın aynı suçtan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a madde-fıkra ve bendindeki "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları ... kesindir." şeklindeki hüküm nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince hükmolunan ilk cezanın Bölge Adliye Mahkemesince artırılması karşısında, Tebliğname'deki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 35. maddeleri uyarınca 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. maddesi gereğince hak yoksunluğu ve 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ sayılı Kararının O yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 06.04.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanığın konumu, hazırladığı raporun 3091 sayılı Kanuna göre ... Kaymakamlığı tarafından verilen karara esas teşkil etmesi ve şikayetçinin sanığa para vermez ise yanlış rapor yazarak davayı uzatacağını düşündüğü ve sanığı yakalatmak amacıyla polise başvurması hususları birlikte değerlendirildiğinde, şikayetçinin haklı zeminde olup olmadığı ve sanığın eyleminin icbar suretiyle irtikap suçuna teşebbüsü oluşturup oluşturmadığı hususu tartışılarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkumiyet kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2 80... . maddeleri uyarınca bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 27.09.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Karar ile sanığın icbar suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Kanun'un 250/1, 35... . maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 27.04.2023 tarihli ve █████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile " ... İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında yer alan 2, 3, 4 ,5 ,6 ve 7 inci fıkraların tamamen hükümden çıkarılmasına,
Yerine;
2-Suç tarihinde sanığın mağdurdan 1.000,00 TL aldığı ve aynı gün suç üstü yapılarak paranın mağdura savcılık talimatıyla iade edildiği, irtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu da göz önünde bulundurularak, sanığa verilen temel cezada TCK 250/4 üncü maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirilerek sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3-Sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından zarar ve tehlikenin ağırlığı ve eylemin teşebbüste kaldığı aşama nazara alınarak cezasında TCK'nın 35. maddesi uyarınca takdiren 1/2 indirim yapılarak 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
4-Cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri, lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek sanığın cezasında 5237 sayılı TCK'nun 62/1 maddesine göre takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
5-Sanığın cezasından başkaca kanuni ve takdiri artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
6-Sanığın ekonomik sosyal durumu ile suça yatkın kişiliği ve geçmiş, sanığın yargılama aşamasında somut etkin pişmanlık göstermemesi, sanığa verilecek cezanın hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya ertelenmesi halinde sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde dairemizde olumlu bir kanaat oluşmaması ile sanığa verilen uzun süreli hapis cezasının süresi dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nun 50 .maddesi kapsamında hapis cezasının adli para cezasına veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesi kapsamında ertelenmesine ve CMK.nun 231. maddesi kapsamında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yer olmadığına,
7-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve ████████ Esas, ███████ sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre ve █████/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile yapılan değişiklik nazara alınarak sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
8-Sanığın suçu TCK 53/1-a maddesinde yer alan yetkileri kötüye kullanarak işlediği anlaşılmakla hakkında TCK'nın 53/5 maddesi uyarınca cezasının infazından sonra işlemek üzere takdiren 7 ay süre ile TCK'nın 53/1-a bendinde sayılan hakları kullanmaktan yasaklanmasına..." ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın eyleminin rüşvet almaya teşebbüs suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan anılan kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir:
''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, ████████ sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri kapsamında kalmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 06.04.2022 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 27.09.2022 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 27.04.2023 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 09.12.2021 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!