Anahtar kelimeler: Harcadığını Birikimi Turz Süt Çıkma Yakınlarından Hissedarı Pasif Bunlar Yurtdışında

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Çıkma talebi yönünden davanın kabulü, bir kısımdavalılar yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddiİlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... Et Süt Ürünleri İnş. Gıda Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin %25 oranında hissedarı olan müvekkilinin üzerine düşen sermayeyi ödediği gibi yurtdışında elde ettiği tüm birikimi de şirkete harcadığını, üçüncü kişilere olan borçları ödediğini, bunlar için yakınlarından maddi destek aldığını, 10.06.2014 tarihli sözleşme kapsamında 570.711,15 Avusturalya doları havale edildiğini, bu paradan davalı şirket için davalılardan aynı zamanda şirket müdürü olan ...’e 206.471,15 Avusturalya doları gönderdiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca (TTK) şirketin idare ve temsil yetkisinin kullanılmasında basiretsizlik ve ağır ihmal bulunduğunu, ortaklık faaliyetinin uygun yürütülmediğini, mali kayıtların düzgün tutulmadığını, davacıya şirketle ilgili bilgilerin verilmediğini, müvekkilinin şirketten dışlanıp ortaklık hakkından yoksun bırakılmaya başlandığını, ortaklar arasında husumet ve uyumsuzluğun süreklileştiğini, şirketin sürekli zarar ettiğini ileri sürerek davalı şirketin haklı nedenle feshini, bu talebin kabul görmemesi hâlinde müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına izin verilmesini, şimdilik 300.000,00 TL’nin noter ihtar tarihi olan 15.12.2017 tarihinden itibaren, 2.224,50 TL tespit gideri, 289,75 TL ihtar giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, davacının ortaklık ayrılma payının tespiti ile şirket malvarlığından ödenmesini, son üç yıllık reel kârın tespiti ile hissesi oranında müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.Davacı vekili 14.01.2021 tarihli dilekçesi ile davalı şirketin öz kaynakları içindeki payı için 520.768,38 TL'den talep edilen 150.000,00 TL düşüldükten sonra 370.768,38 TL ve şirket kayıtlarında görülen şirketin ortaklara olan borcu için 721.380,60 TL'den talep edilen 150.000,00 TL düşüldükten sonra 571.380,60 TL olmak üzere toplamda 942.148,98 TL artırdıklarını belirtip artırılan miktara 15.12.2017 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini, Mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde artırılan miktarlar üzerinden ıslah edilmesini, bu alacak yönünden 15.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.Davacı vekili bozma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında talebini 17.785.051,98 TL olarak belirli hale getirmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; şirket için tüm paraların başarılı bir iş adamı olan müvekkili ...tarafından gönderildiğini, davacının müvekkillerine borç verdiğine dair bir belgenin sunulmadığını, kuruluşta belli bir işi bulunmayan davacının iddia ettiği parayı gönderemeyeceğini, şirketin sürekli zarar ettiği ve faaliyetini durdurduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının bilgi edinme hususunda bir talepte bulunmadığını, defterlerin yasaya uygun tutulduğunu, diğer iki ortağın şirketin devamını istediğini savunarak fesih talebinin reddini, şirket özvarlığının tespiti ile davacının çıkmasına karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, TTK'nın 638. maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki çıkma istemi yönünden tarafların serbestçe tasarrufta bulunabileceğine dair düzenleme ile davalı şirketin de cevap dilekçesinde çıkma istemini kabul ettiği hususu göz önüne alındığında davacının TTK'nın 638/2 hükmü kapsamında açmış olduğu şirket ortaklığından çıkma davasına yönelik istemin davalının kabulü sebebiyle kabul edildiği, diğer yandan, haklı sebeple şirket ortaklığının sona ermesi halinde ortağın, esas sermaye payının gerçek değerini isteyebileceği, ortaklıktan ayrılan ortağın payının gerçek değerinin dava veya ıslah dilekçesi tarihi değil, ortaklığının sona erdiği tarihe en yakın tarih olan karar tarihi itibariyle hesaplanmasının gerektiği, ortaklıktan çıkma payının, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değeri saptanması amacıyla, tarafların bilirkişi raporuna itirazlarını da karşılayacak şekilde oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor aldırılmak sureti ile güncel değerlere göre çıkma akçesinin belirlendiği, haklı sebeple davalı limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, çıkma payının tespiti ile ödenmesi istemiyle açılan davada husumetin davacının ortağı bulunduğu davalı şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, ayrıca davalı şirketin diğer ortaklarına husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davacının şirketin feshine ilişkin asıl talebi yerinde olmadığından terditli şirket ortaklığından çıkma talebinin kabulüne, davacı ...'ın davalı şirket ... ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, davalılar ... ve ...'a karşı açılan davanın pasif husumetten reddine, ayrılma akçesi olarak 17.785.051,98 TL'nin tespitine ve ayrılma akçesinin davalı şirket tarafından ödenmesine, ayrılma akçesine kararın kesinleştiği tarihten itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiş, hüküm, davalı ... Et Süt Ür. İnş. Gıda Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalı şirketin haklı nedenle feshi ve fesih talebinin kabul edilmemesi hâlinde şirketten çıkma istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukukî ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, İstanbul 2017, s. 1000).Islah Kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176 ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Islah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir (6100 sayılı Kanun md. 176). Islah müessesesi, davayı değiştirme başka anlatımla iddia ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkândır. Zira bu suretle aslında yasal itiraz ile karşılaşılabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık itiraza uğramaksızın yapılabilmektedir. Islah, mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanı olduğundan yasal şartları yerine getirildiği takdirde karşı tarafın ya da mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın yapılabilir. İddia ve savunmayı değiştirme ya da genişletme sayılmayan hâllerde veya karşı tarafın genişletme ve değiştirmeye rıza gösterdiği hâllerde ıslaha başvurmaya gerek olmadığı açıktır.Davanın tamamen ıslahı mümkün olduğu gibi kısmen ıslahı da mümkündür. Ancak ıslahın yapılma zamanı 6100 sayılı Kanun’da sınırlandırılmış ve 6100 sayılı Kanun'un“Islahın zamanı ve şekli” başlıklı 177. maddesinin birinci fıkrasında, tahkikatın sona ermesine kadar ıslahın yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine ıslahın sayısı da sınırlandırılmış ve 6100 sayılı Kanun'un 176. maddesinin ikinci fıkrasında aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilecekleri düzenlenmiştir.28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (7251 sayılı Kanun) 18. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 177. maddesine eklenen ikinci fıkrasında “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz” hükmüne yer verilmiştir.Davacının dava dilekçesinde talep sonucunu fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava olarak açtığı, Dairemizin bozma ilamı öncesinde davacının 14.01.2021 tarihli dilekçe ile dava değerini 942.148,98 TL arttırmak sureti ile ıslah ettiği, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafça sunulan 15.01.2025 tarihli dilekçede her ne kadar belirsiz alacak davasında bedel arttırım dilekçesi olarak taleplerinin 17.785.051,98 TL olarak belirlendiği belirtilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere davanın kısmi dava olarak açıldığı göz önüne alındığında söz konusu talebin ikinci ıslah niteliği taşıdığı, bir davada iki kere ıslah yapılamayacağı hususu dikkate alınmaksızın ikinci ıslah ile artırılan miktarlara göre hüküm kurulması hatalı görülerek bozmayı gerektirmiştir.2.Bozma sebep ve şekline göre davalı ... Et Süt. Ür. İnş. Gıda Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.V. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Et Süt Ür. İnş. Gıda Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Et Süt Ür. İnş. Gıda Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.