Anahtar kelimeler: Darlığından Şubesi İstemli İleriye Yoğunluğu Ötürü Antalya Ret Bankanın Dinlenildikten
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.02.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalılar ..., ...İnşaat Ltd. Şti., ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ...Şubesi tarafından borçlu ... İnş. Turz. Dek. San. Tic. Ltd. Şti.'ne 24.10.2012 tarihli, 2.500.000,00 TL bedelli, 17.10.2012 tarihli, 10.000.000,00 TL bedelli, 13.07.2018 tarihli, 20.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmelerine istinaden ticari krediler kullandırıldığını, davalı asıl borçlu şirket ... İnş. Turz. Dek. San. Tic. Ltd. Şti.'nin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kullandığı kredilerden doğan borcunu ödemediğini, diğer borçlular ....Turizm İnş. Paz. Tic. A.Ş., ... ve ...'in genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine borçlu şirket ve müteselsil kefiller aleyhine ...Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, açılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek davalı borçluların haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı G...Turizm A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın, kredi borçlusu... İnşaat Turz. Dek. San. Tic. Ltd. Şti.'ne kullandırdığı KGF kredisi ile müvekkili şirketin kefaleti bulunan 17.10.20 12... .10.2012 tarihli genel kredi sözleşmeleri sonlandırıldığını ve yeni çıkarılan KGF kredisinde imzası alınmaması nedeni ile kefaletinin kendiliğinden son bulduğunu, müvekkili şirketin takip talebinde listelenen krediler ile ilgili kefillik sıfatının ortadan kalktığını, ...İnşaat Turz. Dek. San. Tic. Ltd. Şti.'nin davacı bankanın herhangi bir şubesinden kullandığı kredilerden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddi ile kötüniyetli takip tazminatı istemiştir.
2.Davalılar ... İnşaat, ..., ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalıların vaki icra takibinden önce temerrüde düşürülmediğini, icra takibinde taraflarına borcun sebebine dair evrakların tebliğ edilmediğini, davacı tarafça davalılara gönderilen hesap kat ihbarına, .... Noterliği'nin ██████████ sayılı evrakıyla itiraz edildiğini, davalıların temerrüdünden söz edilemeyeceğini, kefalet sözleşmelerinin geçerli olmadığını, davacının kefillerden talepte bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...'in kefaletinde eş rızası bulunmadığını, davalılardan icra takibiyle talep edilen miktarın doğru olmadığını, faiz miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan G...A.Ş.'nin yargılama sırasında itirazından vazgeçtiği, bu davalı yönünden davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, diğer davalılar yönünden ise banka alacağının 17.10.2012, 24.10.20 12... .07.2018 tarihli sözleşmelerden kaynaklandığı, davalı ...'in 2018 tarihli sözleşmedeki kefaletinde eşinin rızası alınmadığı gibi bu tarih itibariyle şirket ortağı veya yöneticisi olmadığı, bu nedenle sadece 17.10.20 12... .10.2012 tarihli sözleşmelerden kaynaklanan borçtan 12.500.000,00 TL kefalet limiti ile sorumlu olduğu, ...'in tüm sözleşmelerde şirket ortağı olması sebebiyle verdiği kefaletten sorumlu olduğu, hüküm vermeye yeterli ve elverişli görülen bilirkişi raporu ve ek raporu doğrultusunda davalılar ...İnşaat A.Ş. ve ...'in 10 ayrı ticari kredi nedeniyle toplam 21.637.214,83 TL nakit borçtan ve 2 adet teminat mektubundan kaynaklı 51.913,50 TL gayri nakit depo talebinden sorumlu oldukları, davalı ...'in ise kefalet limiti olan 12.500.000,00 TL asıl nakit borçtan ve işlemiş faizi ile gider vergisinden ve ihtarname masrafından sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı G...Turizm İnş. Paz. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ..., ... ve ...İnş. Tur. Dek. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in 2014 tarihinde borçlu şirketin ortaklığından ve yöneticiliğinden ayrılmış olması karşısında eş rızası alınmadan düzenlenen 13.07.2018 tarihli genel kredi sözleşmesine vermiş olduğu kefaletin geçersiz olduğu ve bu davalının 2012 tarihli genel kredi sözleşmelerinden 12.500.000,00 TL limit ile sorumlu olduğuna yönelik İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu, temerrüt faiz oranı yönünden yapılan değerlendirmede ise sözleşmenin 2.7.1. maddesinde, "yabancı para üzerinden kullandığı kredi borçları hakkında yabancı para üzerinden takip yapılabileceği gibi yabancı para borçları temerrüt veya takip tarihinde bankanın uyguladığı kurlar üzerinden Türk Lirasına çevrilerek, bir önceki cümlede belirtilen şekilde bankanın TL kredilere uyguladığı faizin 2 katı oranında temerrüt faizi uygulanabileceği" hükmünün bulunduğu, dosyada rapor tanzim eden bilirkişi tarafından bu hüküm doğrultusunda temerrüt faiz oranının %16,378 olarak tespit edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf isteminin de yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın asıl borçlu şirket ve diğer davalı kefillerden tahsiline yönelik başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Hükme esas alınan bilirkişi kök raporu ile ek raporu yeterli inceleme ve değerlendirmeyi içermediğinden Yargıtay denetimine elverişli değildir. Mahkemece bankacılık konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişi heyetine banka kayıtları üzerinde, yerinde inceleme yetkisi verilerek öncelikle, takip ve dava konusu edilen her bir kredinin hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığının açıkça tespit ettirilmesi, buna göre her bir davalının hangi kredi ve kredilerden sorumlu olduğunun belirlenmesi (kefalet limitleri ve kefalet sözleşmesinin geçerliliğine göre), her bir genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizine ilişkin hükümleri irdelenerek özellikle davacı bankanın itirazına mesnet sözleşme hükmü de irdelenip takibin TL üzerinden başlatıldığı gözetilerek uygulanacak temerrüt faiz oranının banka kayıtları ve sözleşme hükümleri bir bütün halinde değerlendirilerek belirlenmesi, her bir davalının bu çerçevede sorumlu olacağı tutarın hesaplattırılması, denetime elverişli olacak şekilde dayanak genel kredi sözleşmelerinin tüm sayfalarının okunaklı suretlerinin dosyaya kazandırılması ile varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile oluşturulan, Yargıtay denetimine elverişli olmayan bilirkişi kök ve ek raporuna göre hüküm tesis edilmesi isabetsiz olduğundan hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!