Anahtar kelimeler: İleti Sesli Milletvekili Parti Ordu Görüntülü Lirası Delaletiyle Görüşü Adalet
4. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
:████████ Esas, ████████ Karar
SUÇ
: Hakaret
İNCELEME KONUSU KARAR
:Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanığın sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/2 delaletiyle 125/1, 125/4 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2024 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2025 gün ve ████████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, katılan vekilinin şikayet dilekçesi ile özetle; katılan ...'un ... Parti Ordu Milletvekili olduğunu, ... internet sitesinde katılana ait bir gönderi paylaşıldığını, 29.01.2023 tarihinde anılan gönderinin "yorum” kısmına sanığın katılana yönelik "Hoşşsss sen rte kılı olabilinmi" şeklinde yorum yaptığından bahisle suç duyurusunda bulunması üzerine açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonunda yazılı şekilde mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmış ise de,
5237 sayılı Kanun'un 126. maddesinde yer alan, "Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,
Somut olayda, .... TV ... Parti isimli ... hesabından katılana ait bir videonun paylaşıldığı, söz konusu paylaşımın altına farklı kullanıcılar tarafından birçok yorum yapıldığı, örneğin sanığın yorumundan önce bir kullanıcı tarafından "..Böyle ucuz siyaset olmaz .... Türkiyede aynı kuyruklar var bunlar zenginlik yada fakirlik göstergesi değil bunu kabul edelim artık" şeklinde yorum yapıldığı, sanığın şikayete konu yorumunun kendisinden önceki diğer kullanıcıların yorumlarına karşı mı yoksa katılanın şahsına yönelik mi olduğuna dair somut delilin dosya da mevcut olmadığı, dolayısıyla matufiyet şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçtan beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2012 gün ve ██████-141 sayılı kararında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309. ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.
Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun █████/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.)
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasında olaya ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilip suçun oluştuğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMLERİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!