Anahtar kelimeler: Fatsa Gününün İstekli Geldiler Bittiği Çevirme Salı Başlandı Davetiye Evraklarla

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Fatsa 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ve temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlandı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve geri çevirme kararı ile getirtilen evraklarla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Dava, gabin hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Davacı vekili; davacının düğün hazırlığında olması nedeniyle maddi açıdan zor durumda olduğu dönemde arkadaşlarının davalıdan borç para alabileceğini belirtmesi üzerine davalı ile görüştüğünü, taraflarca 10.000,00 TL faizle 35.000,00 TL borç karşılığında teminat olarak davacının kayden maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 8 65... parsel sayılı taşınmazda A Blok 17 numaralı bağımsız bölümün davalıya devredileceğinin ve borcun ifasından sonra bu bölümün iade edileceğinin kararlaştırıldığını, taşınmazın 21.06.2021 tarihinde davalıya devredildiğini, resmi senette satış bedeli olarak 102.000,00 TL gösterildiğini, davacının temlikten yaklaşık bir ay sonra faize karşılık gelen 10.000,00 TL'yi dava dışı ...'ın eşinin banka hesabına gönderdiğini ancak bakiye tutarı ödeyememesi üzerine davalının 400.000,00 TL karşılığında taşınmazı iade edeceğini ifade ettiğini, taşınmazın devri nedeniyle davacıya yalnızca 35.000,00 TL ödendiğini ileri sürerek çekişme konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.Davalı vekili; tarafların dava konusu taşınmazın 410.000,00 TL karşılığında satışı hususunda anlaştıklarını, bedelin 40.000,00 TL'sinin banka kanalıyla, 170.000,00 TL'lik kısmının tanıklar huzurunda davacının talebi doğrultusunda elden ödendiğini, bakiye 200.000,00 TL bedelin de 24.09.2021 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve belirlenen tarihte ödendiğini, dava dışı ...'ın eşinin banka hesabına gönderilen 10.000,00 TL'nin taşınmazın satışında yapılan aracılık nedeniyle komisyon olarak ödendiğini, söz konusu satış işleminde edimler arasında oransızlık bulunmadığı gibi davacının da maddi açıdan zor durumda bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişme konusu taşınmazın 21.06.2021 tarihinde satış işlemiyle davalıya temlik edildiği, taraflar arasında düzenlenen ve davacı tarafça itiraz edilmeyen tutanaklarda taşınmazın satış bedelinin 410.000,00 TL olarak belirlendiği, alınan bilirkişi raporunda çekişme konusu taşınmazın akit tarihi itibariyle değerinin 401.892,79 TL olarak tespit edildiği, bu kapsamda edimler arasında aşırı oransızlık bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Dosya içeriğinden ve Daire'nin 24.02.2026 tarihli geri çevirme kararı ile getirtilen belgelerden; davacının kayden maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 8 65... parsel sayılı taşınmazda 17 numaralı bağımsız bölümü 21.06.2021 tarihinde 102.000,00 TL bedelle davalıya satış suretiyle devrettiği, taşınmazın akit tarihi itibariyle keşfen tespit edilen değerinin 401.892,79 TL olduğu, davacı tarafından eldeki davaya konu iddia ile ilgili olarak yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2025 tarih ve █████████ sayılı iddianamesi ile davalı ... ve dava dışı ... hakkında tefecilik suçu kapsamında kamu davası açıldığı, yargılamanın Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında görüldüğü anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere; sözleşmenin aşırı yararlanma nedeniyle illetli olduğunun kabulü için edim ve karşı edim arasındaki oransızlığın, taraflardan birinin diğerinin şahsında mevcut özel bir durumu bilerek istismar etmesi, sömürmesi sonucu oluşması gerekir. Dar ve zor durumda kalmaları nedeniyle sözleşme yapmaya, mallarını çok düşük bedel ile devretmeye sürüklenmiş kişileri korumak, zayıfı güçlüye ezdirmemek için hukukumuzda da düzenlemeler yapılmıştır. TBK’nın 28. maddesi uyarınca aşırı yararlanmadan söz edilebilmesi, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı oransızlık yanında, bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki sübjektif unsurun dahi gerçekleşmesine bağlıdır.Öte yandan; hukuk mahkemeleri, ceza mahkemelerince verilen beraat kararları ile bağlı değil ise de ceza davasında saptanıp kesinleşen maddi olguların hukuk mahkemelerini bağlayacağı uygulamada ve öğretide kabul edilmektedir. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabul karşısında, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Yargıtay HGK 11.10.1989 tarihli ve ███████-373 Esas, ████████ Karar sayılı karar). Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.Somut olayda, davacı tarafından dayanılan delillerden olan soruşturma dosyası kapsamında davalı ... ve dava dışı ... hakkında iddianame düzenlenip Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında tefecilik suçu kapsamında kamu davası açıldığı ancak yargılama sırasında söz konusu ceza soruşturmasının akıbeti araştırılmaksızın sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.Hâl böyle olunca, Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasında görülmekte olan ceza davasının sonuçlanıp kesinleşmesinin beklenmesi ve ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davacı vekili vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.