Anahtar kelimeler: Hasren Verdikleri Belirttikleri Müdafileri Müdafilerinin Görüşü İstemlerinin Ettiklerini Mahkûmiyet Sadece
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Hırsızlık
HÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanıklar müdafileri tarafından verilen temyiz dilekçelerinin içeriğine göre temyiz istemlerinin kapsamının sadece hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olduğu, sanıklar müdafilerinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 13.07.2021 tarihli ek karardan sonra verdikleri dilekçelerde de sadece hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerini temyiz ettiklerini açıkça belirttikleri anlaşıldığından, hırsızlık suçundan kurulan hükme hasren yapılan temyiz incelemesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, ceza yargılamasında sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulunun suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikte ispat edilmesine bağlı olduğuna, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine kullanılarak (yorumlanarak) mahkûmiyet hükmü kurulamayacağına; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın suçun işlendiği tarihte suç yeri olan Edirne’de bulunmadığına, hatta Edirne’ye hiç gitmediğine, "şüpheden sanık yararlanır ilkesi" uyarınca hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!