Anahtar kelimeler: Sürüncemede Kavuşmasını Bırakarak Durdurduğu Tarafımızca Cari İlamsız Takibi Anadolu Dayanarak

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla tarafımızca --- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden borçlu hakkında cari hesap alacağına dayanarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yetki itirazı üzerine dosya yetkili icra müdürlüklerine gönderilerek ----. İcra Müdürlüğü ------ Esasına kaydedildiği, ancak davalı borçlu, işbu icra takibine de borçlu olmadığını iddia ederek itiraz ettiği ve takibi durdurduğu, davalı tarafın işbu itirazları sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğu, taraflarınca cari hesaptan kaynaklı icra takibine karşı itirazın kaldırılması amacıyla ---- Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunularak ----- numaralı dosya ile arabuluculuk sürecinin işletildiği, bu süreçte karşı taraf ile anlaşma sağlanamadığı, işbu davaya ve icra takibine konu alacak likit olup davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, dava konusu icra takibi, davalı borçlunun haksız hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucunda herhangi bir teminata bağlı olmaksızın durdurulduğu, müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasının engellendiği, bunlara ek olarak; davalı takip borçlusunun taraflar arasındaki faturaları, ticari defter ve kayıtlarına işlememe ve yargılama sırasında ticari defter ve kayıtlarını sayın mahkemenize ibrazdan kaçınma ihtimali bulunduğu, bu durumda müvekkil şirketin haklı kavuşmasının daha da güçleşecek ve neredeyse imkansız hale geleceği, tüm bu sebeplerle öncelikle sayın mahkemeniz tarafından tensip zaptı ile birlikte davalı borçluya ait BA/ BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbine ilişkin ara karar tesis edilmesini ve işbu ara kararın yerine getirilmesi akabinde ön inceleme duruşma günü beklenmeksi celse arasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için inceleme günü verilmesinin talep edildiği, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve----. İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı icra dosyasının takip tarihi itibariyle işleyecek avans faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın 9620'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle
: Davacı taraf, -----. İcra Müdürlüğ-----. Sayılı icra takip dosyasına müvekkil şirket tarafından yapılan itirazın haksız olduğu iddiasıyla işbu itirazın iptali davasını ikame ettiği, ancak bu dilekçe ile sayın mahkemenize sunacağımız beyanlarımız, delillerimiz ve mahkemenizce re'sen değerlendirilecek hususlarla birlikte davanın reddi gerektiği, müvekkilinin kendi sektöründe en önde gelen lojistik şirketlerinden birisi olarak; taşımacılık işlemlerinin yürütülmesinde kendi iç işleyişi ve sektörün getirmiş olduğu bazı gereklilikler doğrultusunda bu alanda faaliyet gösteren başka kuruluş ve şirketlerle hukuki ilişkiler kurduğu, bu kapsamda dava konusu cari hesap alacağı iddiası müvekkil şirket ile davacı şirket arasındaki bu tip bir ilişkiden kaynaklandığı, dava konusu edilen cari hesap alacağı iddiası davacı şirketin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu cari hesap dökümünden de görüleceği gibi 2020 yılı içerisindeki taşımacılık işlemlerine dayandırıldığı, buna ilişkin taraflar arasındaki bütün taşımacılık işlemlerine yönelik cari hesap dökümü ve dava konusu edilen tutarlara ilişkin cari hesap ekstresi dilekçe ekinde sunulduğu, 2020 yılı içerisinde davalı şirket ile davacı şirket arasındaki anlaşmaya göre yapılan taşımacılık işlemleri, davacı şirket tarafından işin gereklerine ve şartlarına uygun olarak ifa edilmediği için birtakım hasarlar meydana geldiği ve bu hasarlara yönelik müvekkil şirket tarafından yansıtma ve iade faturaları tanzim edildiği, müvekkil şirket tarafından mezkur hasarlara yönelik hızlıca aksiyon alınarak ilgili hasarların bildirimleri davacı şirkete yapıldığı, davacı şirketle iletişime geçilmeden herhangi bir işlem yapılmadığı, haklı olarak hasarlara ilişkin bedeller davacı şirkette yansıtıldığı, müvekkil şirket ve davacı şirket arasındaki ilişki kapsamında yapılan taşımacılık işlemlerinde araçların yakıt masrafları müvekkil şirket tarafından akaryakıt firması ----- tedarik edilerek karşılandığı, dilekçe ekinde sunulan cari hesap dökümü ve ekstresinden anlaşılacağı üzere akaryakıt masrafları müvekkil şirket tarafından karşılandığı, davacı şirkete yapılması gereken ödemeler de buna göre yani hizmet tutarından akaryakıt masrafları düşülerek yapıldığı, ancak davacı şirketin tanzim ettiği faturaları buna uygun olarak kesmediği, davacı şirket kayıtlarında ve faturalarında akaryakıt masraf giderlerinin müvekkil şirket tarafından karşılandığı göz ardı edildiğinden davacı şirkete ait kayıtlar ve faturalar somut gerçeğe uygun olmadığı, bu nedenle dava konusu uyuşmazlığın açığa çıkartılması için davacı şirket kayıtlarına itibar edilemeyeceği, müvekkil şirket kayıtlarında işbu hususların hepsi bütün aşamalarıyla eksiksiz şekilde yer aldığı, davacı şirketin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu faturadan kaynaklı tutar dahil olmak üzere -yukarıda açıkladığımız bütün hasar yansıtmaları, akaryakıt masrafları ve diğer bütün kalemler hesaba dahil edilmek üzere- taraflar arasındaki hukuki ilişkiye dayanılarak yapılan hizmete yönelik ödemesi gereken bütün tutarların ödendiği, davacı şirketin müvekkil şirketten herhangi bir cari hesap alacağı mevcut olmadığı, bilakis iddialarımız ve delillerimizle Sayın Mahkemenize sunduğumuz cevaplardan anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin davacı şirketten cari hesap alacağının mevcut olduğu, davacı şirket mesnetsiz de olsa cari hesap ağı iddiasıyla hukuki yollara başvurmuşsa müvekkil şirketin de cari hesap ve fatura alacaklarına ilişkin ---- İcra Müdürlüğü ----. sayılı dosyada icra takibi yürütüldüğü, mezkur icra takibine ilişkin takip talebi ve ekleri dilekçe ekinde sunulduğu, davacı tarafın dilekçesinde alacak iddiasının somut ve hukuki dayanaklarından çok müvekkil şirket hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin beyanlarda bulunması da cari hesap alacağı iddialarının mesnetsiz olduğunu gösterdiği, izah edilen ve mahkemenizce re'sen değerlendirilecek hususlarla birlikte; izah edilen gerekçelerle ve hukuki delillerle birlikte davanın reddine ve icra takibine yapılan itirazın kabulüne, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesi talepli cevap dilekçesi sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Cari hesap alacağından kaynaklı ----.İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosyasından girişilen icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davada taraf teşkili sağlanmış, dava yasal 1 yıllık süre içerisinde açılmıştır.
İcra Dosyası
: Davacı tarafından ----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında cari hesap alacağına dayanarak 24.12.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun yetki itirazı üzerine dosyanın yetkili icra müdürlüğü olan ---. İcra Müdürlüğü----- Esasına kaydedildiği, davalı vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu, davalı vekilince takibe, takip sebebine, borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faizlere, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu, akabinde davacı tarafından huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.
Taraflar tacir olduğundan ticari kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılmıştır.
Mali inceleme bilirkişi raporu;
2020 dönemi Envanter defterinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davacının 2020 döneminde e-defter mükellefi olduğu, 2020 dönemi GİB onaylı Ocak ayı açılış ve Aralık ayı kapanış GİB onaylı Yevmiye ve Defteri Kebir beratlarının süresi içerisinde alındığı, davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun yapıldığı görülmüştür.
Davalı Defter İncelemesi;
İnceleme gününde davalı tarafın hazır olmaması, yerinde inceleme talebinde bulunmaması nedeniyle davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır.
Davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (24.12.2020) itibariyle davalıdan 88.621,62 TL alacaklı gözüktüğü görülmüştür
Davacı alacağına İlişkin İnceleme;
Davacının ----İcra Müdürlüğü ----- Esasına dayanak olan açık hesabına dayanak olan alacağının davacı kayıtlarında sabit olduğu üzere 88.621,62 TL olarak gözüktüğü, davacının alacağına dayanak olan bu tutarın davalı adına düzenlenmiş olan 23.10.2020 tarih ------ seri numaralı KDV dahil 112.826,30 TL tutarlı iade faturasından kaynaklandığı, fatura içeriği incelendiğinde açıklama kısmında faturanın davalı yanca düzenlenmiş olan 20.10.2020 tarih ---- seri numaralı faturanın iadesi için düzenlendiği, Davalı yanca düzenlenmiş olan 20.10.2020 tarih ----- seri numaralı faturanın ise;
Davacı tarafından düzenlenmiş olan 13.07.2020 tarih ve ---- seri numaraları KDV dahil 27.572,85 TL tutarlı fatura ile, 31.08.2020 tarih ve ----- seri numaralı KDV dahil 85.253,45 TL tutarlı faturaların iadesi olarak düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir
Taraflar arasında iade faturalarına konu olan asıl alacağın dayanağının yukarıdaki tabloda detayları gösterilen davacı tarafından düzenlenmiş olan toplamda KDV dahil 281.311,54 TL tutarlı faturaların davalı yanca KDV dahil 112.826,30 TL tutarlı kısmının iade edilmesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Değerlendirme ve Sonuç;
--. İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosyasına dayanak açık hesaptan kaynaklı davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, takibe itirazın ve icra inkâr tazminatı taleplerinin haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Davacının incelenen 2020 yılı ticari defterlerinin, Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na uygun olarak tasdik edildiği ve yasal süresi içinde elektronik defter olarak oluşturulduğu, Ocak ve Aralık aylarına ilişkin yevmiye ve defteri kebir beratlarının zamanında alındığı, davacının incelenen ticari defterlerinin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafın kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı,
İnceleme gününde davalı tarafın hazır olmaması, yerinde inceleme talebinde bulunmaması nedeniyle davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı,
Davacı kayıtlarında, davalı şirketle 2020 yılı içerisinde yürütülen taşımacılık hizmetlerine ilişkin fatura, tahsilat ve iade işlemleri yer aldığı, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (24.12.2020) itibariyle davalıdan 88.621,62 TL alacaklı gözüktüğü,
Takibe dayanak açık hesap bakiyesine konu alacağa dayanak olan davacı tarafından düzenlenen ve kayıtlarına işlenmiş olan 23.10.2020 tarihli 112.826,30 TL tutarlı iade faturasına dayandığı, bu iade faturasının, davalı tarafından daha önce düzenlenmiş olan iade faturasının karşılığı olduğu, raporun bölümünde detaylıca açıklandığı üzere davacı yanca lojistik hizmet bedeli olarak düzenlenmiş olan toplamda KDV dahil 281.311,54 TL tutarlı faturaların davalı yanca KDV dahil 112.826,30 TL tutarlı kısmının iade edilmesinden kaynaklandığı,
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacı tarafından verilen hizmetin eksik veya kusurlu ifa edildiğini, davacı yanca taşıma esnasında taşınan ürünlere hasar verildiği, akaryakıt masraflarının kendileri tarafından karşılandığını, buna rağmen davacının faturalarının bu durumu yansıtmadığını ileri sürdüğü, ayrıca, 179.784,75 TL tutarında karşı alacak bulunduğu ve bu alacağa ilişkin ----İcra Müdürlüğü -----. sayılı dosyada takip başlatıldığının belirtildiği, bu bağlamda cevap dilekçesi ekinde hasarlara ilişkin bir takım tutanak ve resimler sunulduğu, ancak davacı kayıtlarında bu yönde bir mahsup veya kabul yer almadığı, davalı yanca düzenlenmiş olan iade faturalarının sadece “fatura iadesi” ifadesiyle düzenlenen faturalar olduğu,iddia edilen hasarlara karşılık düzenlenip düzenlenmediği ve tutarlarının hasar bedelleriyle örtüşüp örtüşmediği hususunun dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler ile açıkça ortaya konulamadığı, bu nedenle söz konusu iade faturalarının hasarlarla ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceği konusunda kesin bir sonuca varılamadığı,---- alacak ve faiz talebi ile ilgili hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğuna dair kanaat belirtilmiştir.
Davalı vekilinin itirazı neticesinde yeniden rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi Raporu;
Davalı vekilinin kök rapora beyan ve itirazları özetle;24.04.2025 tarihli dilekçede, ara karar doğrultusunda bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesi talep edildiği ve iletişim bilgileri ile ticari kayıtların bulunduğu adresin mahkemeye bildirildiği, buna rağmen bilirkişi raporunda, yerinde inceleme talebimizin olmadığı ve inceleme gününde hazır olunmadığı belirtildiği, bu hususun açık bir hata olduğu, ayrıca dosyadaki delillerin yeterince incelenmediği ve bilirkişinin tarafımızla iletişim kurmadığının anlaşıldığı, süresinde sunulmuş yerinde inceleme taleplerinin göz ardı edildiği, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenmesi gerektiği, yukarıda arz ve izah edilen hususlarla birlikte yerinde inceleme taleplerinin olmasına rağmen sayın bilirkişinin hatası üzerine müvekkili şirket ticari defter ve kayıtlarının incelenmemesi nedeniyle ek rapor tanzim edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2020 dönemi Envanter Defteri’nin açılış tasdikinin, Vergi Usul Kanunu’nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. Maddesi uyarınca süresinde yapıldığı, davalının 2020 döneminde e-Defter mükellefi olduğu tespit edilmiştir.
Yapılan incelemede, davalı firmanın 518 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında mücbir sebep hali ilan edilen mükellefler arasında yer aldığı, bu kapsamda 2020 yılı Ocak, Şubat ve Mart dönemlerine ait e-Defter berat yükleme sürelerinin 27 Temmuz 2020 Pazartesi gününe kadar uzatıldığı görülmüştür. Davacının 2020/Ocak (açılış) dönemine ait Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir (Büyük Defter) beratlarının 24.06.2020 tarihinde oluşturulduğu, bu tarihin uzatılmış mücbir sebep süresi içinde olduğu görülmüştür.
Ayrıca, 2020 yılı Aralık (kapanış) dönemine ait e-Defter beratlarının 05.05.2021 tarihinde oluşturulduğu, 22.04.2021 tarihli 133 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile bu döneme ilişkin berat yükleme süresinin 07.05.2021 Cuma günü sonuna kadar uzatıldığı dikkate alındığında, söz konusu beratların da süresinde alındığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davalının 2020 döneminde e-defter mükellefi olduğu, 2020 dönemi GİB onaylı Ocak ayı açılış ve Aralık ayı kapanış GİB onaylı Yevmiye ve Defteri Kebir beratlarının süresi içerisinde alındığı, davalının ticari defterlerinin tasdiklerinin V.U.K’nu ve TTK’nuna uygun yapıldığı görülmüştür.
Davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi (24.12.2020) itibariyle davacıdan 178.443,17TL alacaklı gözüktüğü görülmüştür
Tarafların ticari defter kayıtları üzerinde yapılan karşılaştırmalı inceleme sonucunda;
Kök raporda, davacının ticari defterlerine göre, takip tarihi 24.12.2020 itibarıyla davalının davacıya 88.621,62 TL borçlu göründüğü tespit edilmiştir
Bu ek rapor kapsamında yapılan incelemede ise, davalının kendi ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibarıyla davacının davalıya 178.443,17 TL borçlu olduğu belirlenmiştir. Her iki taraf kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, cari hesapların birbiriyle örtüşmemesi nedeniyle ortaya çıkan hesap mutabakat farkı; 178.443,17 TL + 88.621,62 TL = 267.064,79 TL olarak hesaplanmıştır.
Diğer taraftan, yukarıda tabloda ayrıntıları gösterilen 275.295,93 TL tutarında bazı işlem kayıtlarının davacı defterlerinde yer almadığı görülmüştür. Bu tutar ile taraflar arasında tespit edilen 267.064,79TL’lik mutabakat farkı karşılaştırıldığında; 275.295,93 TL – 267.064,79 TL = 8.231,14 TL tutarında ilave bir fark oluştuğu tespit edilmiştir. Yapılan incelemede, söz konusu 8.231,14 TL’lik farkın, davacı ticari defterlerinde 31.08.2020 tarihinde davalı lehine kaydedilmiş tahsilat işleminden kaynaklandığı tespit edilmiştir
Tüm bu tespitler neticesinde davacının ----. İcra Müdürlüğü ---- sayılı takibe konu açık hesaba dayanak olan alacağının davalı adına düzenlenmiş olan 23.10.2020 tarih ve ----- seri numaralı KDV dahil 112.826,30 TL tutarlı iade faturasından kaynaklandığı, fatura içeriği incelendiğinde ise açıklama kısmında faturanın davalı yanca düzenlenmiş olan 20.10.2020tarih --- seri numaralı faturanın iadesi için düzenlendiği görülmüştür.
Davalı yanca düzenlenmiş olan 20.10.2020 tarih ---- seri numaralı faturanın ise; davacı tarafından düzenlenmiş olan 13.07.2020 tarih ve ---- seri numaraları KDV dahil 27.572,85 TL tutarlı fatura ile, 31.08.2020 tarih ve ----- seri numaralı KDV dahil 85.253,45 TL tutarlı faturaların iadesi olarak düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir.
Dolayısıyla, taraflar arasındaki iade işlemlerine konu asıl alacağın, davacı tarafından düzenlenen toplam 281.311,54 TL tutarındaki faturaların 112.826,30 TL’lik kısmının davalı tarafından iade edilmesinden kaynaklandığı görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafından verilen taşıma hizmetinin eksik veya kusurlu ifa edildiğini, taşıma esnasında mallarda hasar oluştuğunu, akaryakıt giderlerinin kendilerince karşılandığını ileri sürdüğü, cevap dilekçesi ekinde hasarlara ilişkin bazı tutanak ve fotoğraflar ibraz edilmiş olmakla birlikte, kök raporda incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarında davalı tarafından iddia edilen hasarlara ilişkin herhangi bir mahsup işlemi, kabul beyanı veya gider kaydı tespit edilememiştir
Taşımacılık Yönünden İnceleme Ve Değerlendirme:
----- Sayı ve 30.11.2020 Tarihli İade Faturası:
Faturanın davalı ...Ş. (Eski adı ile -----) Firması tarafından davacı -----. Firmasına hitaben “----- FT.İADE” açıklaması adı altında KDV Dahil toplamda 112.826,30TL tutar ile düzenlendiği, faturada bunun dışında herhangi bir açıklamaya yer verilmediği görülmüştür.
e) ----- Sayı ve 14.01.2021 Tarihli Yansıtma Faturası:
Faturanın davalı ...Ş. (Eski adı ile ----) Firması tarafından davacı -----Firmasına hitaben “07.04.20 TARİHLİ ---- FT.ININ TARAFINIZA YANSITMAS BEDELİ” açıklaması adı altında KDV Dahil toplamda 1.341,58TL tutar ile düzenlendiği görülmüştür.
f) ---- Sayı ve 06.08.2020 Tarihli Yansıtma Faturası:
Faturanın davalı ...Ş. (Eski adı ile -----) Firması tarafından davacı -----. Firmasına hitaben “---- NL HASAR FTYANSITMASI ve ------ NL HASAR FT.YANSITMASI” açıklamaları adı altında toplamda KDV Dahil toplamda 2.337,88TL tutar ile düzenlendiği, faturada bunun dışında herhangi bir açıklamaya yer verilmediği görülmüştür
g) ----- Sayı ve 06.08.2020 Tarihli Yansıtma Faturası:
Faturanın davalı ...Ş. (Eski adı ile ----) Firması tarafından davacı----. Firmasına hitaben “----- hasar ft.yansıtması” açıklası adı altında toplamda KDV Dahil toplamda 9.456,90TL tutar ile düzenlendiği,faturada bunun dışında herhangi bir açıklamaya yer verilmediği görülmüştür.
Değerlendirmeler
:
1 - Davalı olan----- Firması tarafından üstlenilen taşıma işlerinin bir kısmı iç işleyiş ve sektör gereklilikleri nedeniyle üst Taşımacı konumundaki bu firma tarafından davacı ve aynı zamanda alt taşımacı konumunda olan ------. Firmasına verildiği, davacı alt taşımacı tarafından bu kapsamda yerine getirilen taşıma işleri sebebiyle verilen hizmete istinaden davalı üst taşımacı adına taşıma hizmet faturaları düzenlendiği fakat davalı üst taşımacı olan -. Firması tarafından bu faturaların 88.621,62TL’lik kısmına isabet eden tutarının davacı alt taşımacı olan ------. Firmasına ödenmediği, davalı üst taşımacının bu noktada ödeme yapmama gerekçesinin ise; “03.06.2020 sevk tarihli taşımada -----) firması adına taşınan 3 adet 750 kg ağırlığındaki akülerin 17.06.2020 tarihinde bakımının yapılması için gönderildiği----- fabrikasına vardığında devrilmiş ve akü sularının boşalmış olduğunun 17.06.2020 tarihinde tespit edildiği, 09.06.2020 sevk tarihli taşımada ---- firması adına yapılan yedek parça taşımasında------ bayisine ulaşan camların kırık olduğunun 16.06.2020 tarihinde tespit edildiği, dolayısıyla davacı taşımacı tarafından taşıma işinin gereklerine ve şartlarına uygun olarak taşıma hizmeti ifa edilmediği, bu sebeple de yapılan bu taşımalar sırasında birtakım hasarların meydana geldiği, bu hasarlara yönelik olarak da davacı alt taşımacı adına yansıtma ve iade faturaları tanzim ettikleri” iddiasından ibaret olduğu, davacı alt taşımacı ise taşıma sırasında ortaya çıkan bu hasarların ambalajlama kaynaklı olduğunu, ambalajlama sorumluluğunun da bu noktada gönderen tarafta olduğunu ileri sürülerek davalı üst taşımacı tarafın bu iddialarını kabul etmediği, bu uyuşmazlık sebebi ile de iş bu davanın Sayın Mahkemeye açıldığı anlaşılmıştır.
2 - Davaya konu olan Taşıma işlerinin Türkiye sınırları içerisinde gerçekleştirildiği anlaşıldığından sebeple bu noktada 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Eşya Taşıma” başlıklı Kısmında yer verilen hükümler delaletiyle işlem tesis edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Öncelikle Taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu sabittir.
(Taşıyıcının Sorumluluğu-TTK 875/1). Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşımacı bu noktada sorumluluktan kurtulabilecektir. (Taşıyıcının Özeni-TTK 876/1). Taşıyıcı Kendi adamlarının, Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. (Yardımcıların Kusuru-TTK879/1). Ortaya çıkan Zarara eğer taşımacının kasten veya pervasızca bir davranışı, ya da böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiili veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edildiğinde taşımacı sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır. (Sorumluluğu Sınırlama Hakkının Kaybı-TTK 886/1). Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilen ile, sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmeler, fiilî taşıyıcıya karşı, bunları yazılı olarak kabul etmesi şartıyla geçerlidir. Fiilî taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def’ileri ileri sürebilir. Asıl taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı taşıma işinden müteselsilen sorumludurlar. (Fiili Taşıyıcı-TTK 888/1-2-3).
Dava konusu olaya bakıldığı zaman; davacı alt taşımacı konumunda olan ----Firmasının davalı üst taşımacı konumunda olan ------ alt yüklenici sıfatı ile taşıma işleri aldığı ortadır. Davacı taşımacı tarafından alt yüklenici sıfatı ile alınan bu taşıma işleri gerçekleştirilerek taşıma muhteviyatı emtianın gönderilene teslim edilmesi durumunda bu taşımalara isabet eden taşıma ücretlerinin davacı alt yüklenici tarafından davalı üst taşımacıdan talep edebileceği sabittir. (Taşıma ücretinin hesaplanması ve ödenmesi TTK 870/1). Dava konusu uyuşmazlığın ise aslında davacı alt taşımacı tarafından taşıma işinin ifa edilmediği noktasında değil, ifa edilen taşımalara konu emtianın gönderilene hasarlı teslim edildiği noktasında ortaya çıktığı yani tarafların dava dosyasında yer alan mevcut taşımaların ifa edilip edilmediği noktasında bir itirazlarının olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı alt taşımacı tarafından gerçekleştirilen taşıma işlerine isabet eden taşıma bedellerinin taşıma muhteviyatı emtianın gönderilene teslimi ile doğacağının ortada olduğu, buradan hareketle davacı alt taşımacı tarafından dava konusu bu taşımalara isabet eden taşıma bedellerinin davalı üst taşımacıdan bu noktada talep edilebileceği yönde değerlendirme yapılmıştır.
Diğer taraftan taşımacıların emtianın teslim alınmasından teslim edilmesine kadar olan geçen sürede ortaya çıkan kayıp ve hasarda kusursuzluğunu ispat etmedikçe her durumda sorumlu oldukları sabittir. Fakat buradaki kritik noktanın ise taşımacıların buradaki sorumluluğunun direkt olarak gönderene yani taşıma işini yaptıran kişiye karşı olan sorumluluktan ibaret olmasıdır. Gelinen noktada davalı üst taşımacı olan ----- Tarafından bu kapsamda dosyaya yukarıda detaylarına ayrıca yer verilen hasarlı teslim tutanakları ve fotoğraflar sunulduğu, bu tutanaklara ve bu fotoğraflara dayanılarak da fiili taşıma işini yapan davacı alt taşımacı olan------ Tarafından gerçekleştirilen bu taşımalarda hasar meydana geldiğinin ve bu hasarlara istinaden de ortaya çıkan zararda davacı alt taşımacının kusurlu olduğu iddia edilerek buna istinaden yine yukarıda detaylarına yer verilen çeşitli bedellerde hasar yansıtma ve iade faturaları düzenlenmek sureti ile davacı alt taşımacıdan bu hasar bedellerinin talep edildiği anlaşılmıştır. Fakat bu tutanaklara bakıldığı zaman bu tutanakların sadece “malın hasarlı teslim edildiğine dair bir durum tespit tutanağı” niteliğinde olduğu, yani bu tutanaklara istinaden sonrasında hasarın miktarı,hasarın maddi değeri, hasarın nedeni (ambalaj mı, yükleme/istif/sabitleme mi, taşıma sırasında mı…) veya hasarın davacı alt taşımacı-----. Firmasına direkt olarak atfedilebilecek bir kusurdan meydana gelip gelmediğini ortaya koyabilecek nitelikte teknik /ekspertiz raporu v.s. herhangi bir somut belgenin var olup olmadığının bilinemediği gibi dava dosyasında bu aşamada bu durumu tevsik eder mahiyette somut bir belgeye de heyetimizce rastlanılmamıştır. Ayrıca davalı Üst taşımacı ---- Tarafından davacı alt taşımacı olan ----. Firması tarafından yapılan taşımalarda yakıt masraflarının karşılandığı ve bu masrafların davacı alt taşımacı tarafından düzenlenmiş olunan taşıma hizmet faturalarından düşüm yapılmak sureti ile ödendiği fakat faturaların davacı alt taşımacı tarafından buna uygun olarak düzenlenmediğinin belirtildiği görülmüştür. Dosyada davacı ile davalı arasında yapılan taşımacılık işlerinde yakıt masraflarının davalı üst taşımacıya ait olacağı ve davacı alt taşımacı tarafından düzenlenen taşıma hizmet faturalarının bu kapsamda düzenleneceği yönde karşılıklı yazılı bir anlaşma/sözleşme ya da bir mutabakat olduğuna dair somut bir belgeye heyetimizce rastlanılmadığından davalı üst taşımacının bu iddiasının buradaki takdirin tamamen mahkemeye ait olup beyan niteliğinde kaldığına dair kanaat belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava cari hesap alacağından kaynaklı ---.İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyasından girişilen icra takibine itirazın iptali talebine ilişkin olduğu anlaşıldı
Davacının ticari defterlerine göre, takip tarihi 24.12.2020 itibarıyla davalının davacıya 88.621,62 TL borçlu gözüktüğü, davacının ------ İcra Müdürlü----sayılı takibe konu açık hesaba dayanak olan alacağının davalı adına düzenlenmiş olan 23.10.2020 tarih ve ------ seri numaralı KDV dahil 112.826,30 TL tutarlı iade faturasından kaynaklandığı, Dolayısıyla, taraflar arasındaki iade işlemlerine konu asıl alacağın, davacı tarafından düzenlenen toplam 281.311,54 TL tutarındaki faturaların 112.826,30 TL’lik kısmının davalı tarafından iade edilmesinden kaynaklandığı, davacı ticari defter ve kayıtlarında davalı tarafından iddia edilen hasarlara ilişkin herhangi bir mahsup işlemi, kabul beyanı veya gider kaydı tespit edilemediği, taşımacılık Yönünden, davaya konu olan Taşıma işlerinin Türkiye sınırları içerisinde gerçekleştirildiği bu noktada 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Eşya Taşıma” başlıklı Kısmında yer verilen hükümler delaletiyle işlem tesis edilmesi gerektiği, Taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu fakat Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse eğer taşımacının bu noktada sorumluluktan kurtulabileceği,
Davacı alt taşımacı konumunda olan ---. Firmasının davalı üst taşımacı konumunda olan -----. Firmasından alt yüklenici sıfatı ile taşıma işleri aldığı, dava konusu uyuşmazlığın ise aslında davacı alt taşımacı tarafından taşıma işinin ifa edilmediği noktasında değil, ifa edilen taşımalara konu emtianın gönderilene hasarlı teslim edildiği noktasında ortaya çıktığı yani tarafların dava dosyasında yer alan mevcut taşımaların ifa edilip edilmediği noktasında bir itirazının olmadığı, dolayısıyla davacı alt taşımacı tarafından gerçekleştirilen bu taşıma işlerine isabet eden taşıma bedellerinin taşıma muhteviyatı emtianın gönderilene teslimi ile doğacağı, davacı alt taşımacı olan-----. Firması tarafından dava konusu bu taşımalara isabet eden taşıma bedellerinin davalı üst taşımacı olan ---- Firmasından talep edilebileceği,
Davalı üst taşımacı olan ------. Tarafından dosyaya raporda yer verilen hasarlı teslim tutanakları ve fotoğraflar sunulduğu, bu tutanaklara ve bu fotoğraflara dayanılarak da fiili taşıma işini yapan davacı alt taşımacı olan -/---- Tarafından gerçekleştirilen bu taşımalarda hasar meydana geldiğinin ve bu hasarlara istinaden de ortaya çıkan zararda davacı alt taşımacının kusurlu olduğu iddia edilerek buna istinaden yine raporda detaylarına yer verilen çeşitli bedellerde hasar yansıtma ve iade faturaları düzenlenmek sureti ile davacı alt taşımacıdan bu hasar bedellerinin talep edildiği, ancak mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporunda bu tutanaklara bakıldığı zaman bu tutanakların sadece “malın hasarlı teslim edildiğine dair bir durum tespit tutanağı” niteliğinde olduğu, hasarın miktarı, hasarın maddi değeri, hasarın nedeni (ambalaj mı, yükleme/istif/sabitleme mi, taşıma sırasında mı…) veya hasarın davacı alt taşımacı -----Firmasına direkt olarak atfedilebilecek bir kusurdan mı meydana gelip gelmediğinin anlaşılamadığı değerlendirilmekle davacının davalıdan icra takibine konu ettiği alacağının tahsil şartlarının oluştuğu değerlendirilmekle davanın ve şartları oluşan icra inkar tazminatının kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuş olup icra inkar tazminat talebinde sehven rakam hatası yapılarak davanın kabul edilen dava değeri 88.621,62 yazılacak iken 88.662,62 yazılmış olup bu hususta tashih yapılmıştır.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1- ----İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine davalının itirazının iptali takibin 88.621,62 TL üzerinden DEVAMINA,
2- 88.662,62 TL nin %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3- Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (88.621,62 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 6.053,74 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 1.940,04 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.113,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 1.940,04 TL dava açma masrafı ve 7.605,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 9.545,04 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (88.621,62 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!