Anahtar kelimeler: Fenalaştığını Alkolsüz Sinan Kavşakta Mimar Önündeki Çıkıp Seyrederken Sitesi Kan

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... plakalı aracın ... vadeli ... no.lu kasko sigorta poliçesiyle davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olduğunu, aracın şirket çalışanı ... kontrolündeyken 03.12.2023 günü saat 04.30 sıralarında ..... ili .... ilçesinde Mimar Sinan caddesi üzerinde ... yönünde seyrederken ... sitesi önündeki kavşakta direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkıp hasar gördüğünü, sürücünün olayda fenalaştığını, kendi imkanlarıyla hastaneye gittiğini, daha sonra alkol raporu için kendisinden kan alındığını, alkol raporunda sürücünün alkolsüz olduğunun belirlendiğini, aracın ağır hasarlı olduğunu, poliçe kapsamında... A.Ş. Tarafından bir ödeme yapılmadığını, hasardan davalıların sorumlu olduklarını belirtmiş ve şimdilik 500.000,00 TL'nin davalılardan ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .. Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davalı... A.Ş.'nin mali bünyesindeki zayıflık nedeniyle sürekli olarak bütün branşlardaki ruhsatının iptal edilmediğini, sadece portföy yönetiminin ... Hesabına devredildiğini, bu devrin şirketin tüzel kişiliğini sona erdiren bir işlem olmadığını, ...A.Ş.'nin tüzel kişiliğinin sürdüğünü ve taraf ehliyetinin olduğunu, bu nedenle davalı kurumdan bir alacağın olmaması nedeniyle başvurunun husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından gerekli belgelerin sunulmadığını, olay yeri terk/firar olması ve sürücü değişikliği nedeniyle talebin teminat dışı olduğunu, kazaya karışan sürücünün hatalı beyan edildiğini, sigortalı tarafından kasten eksik ve hatalı beyan sunulması nedeniyle taleplerin poliçe kapsamı dışında kaldığını, yapılacak inceleme ile ispat yükünün yer değiştirdiğinin tespit edileceğini, sigortalıdan hastaneye giriş çıkış kayıtları istenmesine rağmen geçen süre zarfında talep edilen evrakın ulaştırılmadığını, sadece alkol tetkik kayıtlarının iletildiğini, davacıya ait aracın sürücüsünün kazadan sonra fenalaşarak kendi imkanları ile hastaneye gittiğini iddia etmesine rağmen sadece alkol sonucunun sunulduğunu, kazaya karışan sürücünün hastane tedavi kayıtlarının olmadığını, zira bu sürücünün o sırada kazaya karışan sürücü olmadığını, hastanenin 15 dakika mesafede olduğunu, kazanın 04:30'da olmadığını polisin olay yerine gelme saatinin 04:30 olduğunu, ayrıca kabul edilse dahi alkol kan isteme saatinin 05.53 olmasının gerekçesinin olmadığını, gerçek sürücü alkollü olduğundan organize olunarak başka birisinin sürücü gibi kan vermesinin istendiğini, aradan geçen 1,5 saatlik sürenin başka bir açıklamasının olmadığını, kasko sigortası poliçe şartlarına göre kaza yerinden firar etmenin teminat harici olduğunu, bu itirazları doğrultusunda kesinlikle araştırma ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin, aksi durumda tanık dinlenmesinin ve keşif yapılmasının gerektiğini, hasarın kasko sigorta poliçesi teminat şartlarına uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, parça fiyatlarında en az %20 indirim uygulanması gerektiğini, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin belirlenmesi ve tamirinin ekonomik olmadığının tespiti halinde aracın pert total kabul edilmesi gerektiğini, hasarlı haliyle değerinin araç değerinden düşülerek gerçek zararın tespitinin gerektiğini, davadan önce temerrüdün gerçekleşmediğini belirtmiş ve davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Bilirkişi Raporu, SBGM yazı cevabı, hasar dosyası, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
█████/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Dava konusu olayda davacı şirkete ait aracın sürücüsünün kaza yerini terk etmesi için geçerli bir nedeninin olmadığı, Dava konusu olayın davalı şirketçe temin edilen kasko sigorta poliçesi kapsamı dışında olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE
: Dava, trafik kazası nedeni ile kasko poliçesi kapsamında sigortalı tarafından sigortacısına karşı açılan hasar bedelinin tazmini davasıdır.
Davacı şirket adına kayıtlı ve davalı sigorta şirketi tarafından ... kapsamında sigortalı ve davacıya ait ... plakalı aracın, 03.12.2023 tarihinde saat 04.30 sularında davacı şirket çalışanı dava dışı ... idaresinde .... ili ... ilçesinde ... caddesi üzerinde... yönünde seyrederken ... sitesi önündeki kavşakta direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve davacı aracının hasar gördüğünü, sürücünün olayda fenalaştığını, kendi imkanlarıyla hastaneye gittiğini, daha sonra alkol raporu için kendisinden kan alındığını, davalı sigorta şirketine başvurulmasına rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı yanca yapılan savunmada; dava dışı araç sürücüsünün olay yeri terk/firar olması ve sürücü değişikliği nedeniyle talebin teminat dışı olduğunu, kazaya karışan sürücünün hatalı beyan edildiğini, sigortalı tarafından kasten eksik ve hatalı beyan sunulması nedeniyle taleplerin poliçe kapsamı dışında kaldığından ödeme yapılmadığı ve davanın reddini talep ettikleri görülmektedir.
Anlatılan kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlık; kazadaki kusur oranı, davalı sigorta şirketinin, sigortalı aracında meydana gelen kazada zarar görmesi nedeniyle tazminat talep edip edemeyeceği, araç sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle ödemenin teminat dışında kalıp kalmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Kaza sonrası trafik polisi tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağına göre; 03.12.2023 günü saat 04:30 sıralarında ... ili ... içesi ... caddesi üzerinde kazadan sonra olay yerinden firar eden sürücü yönetimindeki ... plakalı aracıyla seyrederken kavşağa geldiğinde bilinmeyen bir nedenle aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip ön kısımlarıyla yoldan çıkıp orta refüj üzerinden geçip yolun karşı tarafından geçip tekrar yoldan çıkıp ön kısımlarıyla yaya kaldırımına çıkıp durması sonucu olay yeri terk sebepli maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği belirtilmiştir.
KTK 81. maddesinde; "Trafik kazalarına karışanlar kazayı yetkili ve görevli memurlara bildirmek bunlar gelinceye kadar bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorundadır" hükmü yer almaktadır.
KTK'nun 95. maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Kasko Sigortası Poliçe Genel ve Özel Şartları açısından değerlendirildiğinde; Kasko Sigortası Poliçe Genel Şartları’nın “Teminat Dışında Kalan Zararlar” başlıklı A.5 maddesinde tahdidi olarak sayılan haller A.5.10.maddesi “Zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 no.lu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması” halinde meydana gelen hasarın teminat dışında kalacağı belirlenmiştir. 5.4 ve 5.5. maddeleri alkollü veya ehliyetsiz araç kullanma sebebiyle sürücünün kimliğinin tespit edilememesi halleri olarak belirtildiği anlaşılmaktadır.
Anlatılan kapsamda dava konusu olayın kasko poliçesi kapsamında kalıp kalmadığı ve davacının tazminat hakkının olup olmadığı hususunda hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. Maddesine göre; sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükü sigortacıya aittir.
Sigorta Şirketince rizikonun, Kasko Sigortası Genel Şartları A.5. maddesinde sayılan teminat dışı kalan zararlardan olduğunu şüpheye mahal vermeyecek şekilde somut ve net delillerle ispatlanması gerekmektir.
Sigortalının ihbar yükümlülüğünün kasten yerine getirilmediğinin ya da iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde kullanıldığının tartışmaya mahal vermeyecek somut kanıtlarla sigortacı tarafından ispat edilmesi gereklidir. İspat yükü gereğince davalı, dosyaya beyan ve belgeler sunmuştur.
Davalı beyanı ve dosya kapsamında bulunan belgeler incelendiğinde teknik heyet tarafından; araç sürücüsünün kaza anında emniyet kemeri takmadığı, emniyet kemeri takmayan sürücünün kazanın oluşuna göre ön cama başını çarpma şeklinde yaralanması gerektiğini, dosya kapsamında sürücü ...'in kaza yerinden hastaneye nasıl gittiğine ilişkin delil bulunmadığı, sürücü ...'e ait hastane muayene ve tedavi evraklarının sunulmadığını, kazada herhangi bir yaralanmasının meydana gelmediği, dolayısıyla kaza yerini sağlık nedenleriyle terk etmesi için bir gerekçenin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
T.T.K. 1409.2- 1410. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve T.T.K. 1446.maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Davalı sigorta şirketi tarafından kazanın ihbar olunduğu şekilde meydana gelmediği, Kasko Sigortası Genel Şartları C.2 maddesi ile rizikonun gerçekleştiğine ilişkin doğru beyan mükellefiyetine uymadığı hususunun ispat edildiği kanaatine varılmaktadır.
İspat külfetinin yer değiştirmesi sebebiyle davacının sigortalı araç sürücüsünün kaza mahallini sağlık sebepleri ile terk ettiğini, kazada yaralandığına ilişkin hastane kayıtlarını sunması halinde doğru beyan yükümlülüğüne uyduğu hususu ispatlanacağı değerlendirilmektedir.
Dosya kapsamında bu hususlarda delil bulunmadığından davalı ... A.Ş.'nin zarar sorumluluğunun bulunmayacağı değerlendirilmektedir.
Davalı ... Hesabı nın ise portföy yönetimi yönünden Hazine Müsteşarlığı tarafından yetkilendirilmiş olduğu ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe kapsamında zarar yükümlülüğü bulunmadığı," rapor edilmiştir. Hazırlanan rapora karşı davacı yanca itiraz edilmiştir.
Trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zararı ödeme yükümlülüğü yoktur. Sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal sebebine dayanması gerektiği açıkça düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, TTK md.1421. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan "teminat dışında kalan zararlardan" olması gerekmektedir.
Keza, Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.5. maddesine göre, sigortalı, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarı ile delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı bilgi ve belgelerin gecikmeksizin sigortacıya vermekle yükümlüdür.
İhbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi halinde, konunun TTK'nın 1446.,1447.ve 1448. madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Buna göre, sigorta ettiren kimse kasten ihbarda bulunmamış ise sigorta haklarını zayi edeceği, kusurunun bulunması halinde ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki, teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Anlatılan kapsamda kaza sonrasında kolluk kuvvetlerince de hazırlanan tutanakta araç sürücünün olay yerini terk ettiği anlaşılmaktadır. █████/2013 tarihinde yürürlüğe giren Kasko Genel Şartlar A.5.10. maddesinde; "Zorunlu haller (tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeni ile uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerindeki ihlaller nedeni ile sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması" teminat dışı hal olarak düzenlenmiştir.
Poliçe kapsamında zararın tazminin talebi için gerekli olan sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden birine dayanması gerektiği, ancak davacının yalnızca araç sürücüsü olduğunu iddia ettiği kişiye ait alkol testi sunduğu, bilirkişi tarafından yapılan incelemede kaza neticesinde ciddi şekilde hasar oluştuğu ve sürücünün ağır yara aldığı, hastaneye nasıl ulaştığı hususunda hiçbir açıklamanın olmadığı ve tedavi olmaksızın sağlık kuruluşundan ayrılmasının zor olduğu görülmekle, ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, meydana gelen hasarın poliçe dışında kaldığı kabul edilerek davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan, alınan 8.538,75 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 7.806,75 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 80.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!