Anahtar kelimeler: Dayalın Akditicari Şifahen Münasebet Satımına Satımdan Hesaptan Ödememesi Akabinde Cari

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Bakırköy 7. Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararTARİHİ
: █████/2023DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında ticari mal satımına dayalın şifahen kurulu akdi/ticari münase-bet söz konusu olduğunu, davalı şirketin cari hesaptan doğan bakiye 25.518,29-USD tutarlı borcunu ödememesi akabinde, davacı tarafça .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçe-sinde özetle; davalı ile davacı arasında geçmişten gelen ticari ilişki olduğunu, müvekkilin davacıya muaccel olan bir borcu bulunma-dığını, taraflar arasında yapılan yazılı bir peşin ödemeye ilişkin bir sözleşme bulunmadığını, davacının müvekkil firma tarafından yapılan ödemeleri geri iade ederek kusurlu hareket ettiğini, müvekkil firmanın itirazının yerinde olduğunu belirterek davanın reddine, davacı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında;"........Davalı tarafça icra takibinden sonra ve ancak dava ikamesinden önce ödemelerde bulunduğu, yapılan ödemeler dışında davalı tarafın icra harç ve masraflarından ve vekalet ücretinden sorumlu bulunduğu anlaşılmış olup bu doğrultuda takip tarihinden ödeme tarihine kadar olan icra takip masrafı, işleyecek faiz ve icra vekalet ücreti bakımından miktar belirtilmeksizin, alacak kalemleri yönüyle itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile,''1-Davanın KABULÜ ile, davalının .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının, takip tarihinden ödeme tarihine kadar olan icra takip masrafı, işleyecek faiz ve icra vekalet ücreti bakımından iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil tarafından icra dosyasına yapılan itirazda gerekli belge ve kayıtlar sunulduğunu, ödeme dekontları işbu dosyaya ve icra dosyasına sunulmuş olmasına rağmen mahkemece gerekli bilirkişi incelemesi dahi yapılmadan basit yargılama yolu ile ilk duruşmada karara verildiğini, dava değeri dikkate alındığında bu davanın normal yargılama yolu ile yapılması gerektiğini, Taraflar arasındaki ticari teamül gereği müvekkil firmanın muaccel olmuş bir borcu bulunmadığını, icra takip dosyasındaki borcu asla kabul etmeyerek zamanında dava öncesinde müvekkil tarafından ödeme yapıldığını, bu ödemelerin takip sonrası yapılan ödeme gibi değerlendirilmesinin büyük bir hata olduğunu, müvekkil tarafından yapılan ödemelerin ve zaman-ının mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, davacı tarafın kötü niyetinin müvekkil firmaya maddi anlamda büyük bir zarar verdi-ğini, Davacı tarafın dava dilekçesinde beyan ettiği ve dayandırdığı 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi mahkemece dikkate alındığın da; şartların davacı lehine oluşmadığını, aksine davalı müvekkilin haklılığını ortaya koyduğunun anlaşılacağını, taraflar arasında zaten bir yazılı sözleşme olmadığını, ayrıca belirlenen günde çeki gelip almayarak kusurlu davrananın davacı taraf olduğunu, müvek-kil firmanın her yönü ile basiretli bir tacir gibi davrandığını, davalı müvekkil hakkında icra takibinin başlatılması ile TBK'nın 117. mad-desi gereğince temerrüde düşmüş olarak algılanılmaması gerektiğini, müvekkile davacı tarafça daha önceden gönderilmiş bir ihtarnamenin de söz konusu olmadığını, Davalı müvekkil firmanın muaccel olmayan bir borç nedeni ile ve müvekkil firma tarafından ödenmesine rağmen geri iade edilen ödeme gerçeğide dikkate alındığında, davalı müvekkilin icra harç ve masraflarından ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması ve aleyhe hükmedilmesinin yanlış bir karar olduğunu, yerel mahkemenin faiz, masraf ve ücreti vekalete ilişkin verdiği kararın muğlak ve şaibeli bir karar olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında açık hesap bakiye alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut olayda, davacının satıcı davalının ise alıcı olduğu taraflar arasında sentetik örme kumaş alım satımına ilişkin ticari ilişki oldu-ğu, davacı taraf takip talebi ile açık hesap bakiye alacağını talep ettiği, davalı taraf ise takip tarihi itibariyle davalı tarafın muaccel ol-muş bir borcu olmadığını ileri sürmüş ise de, dosya kapsamı itibariyle taraflar arasında yazılı bir satış sözleşmesi olmadığı, davacı tarafça ibraz edilen cari hesaba konu fatura içeriklerinde de ödeme tarihine ilişkin bir kayıt olmadığından davalı tarafın takip tarihi itibariyle muaccel bir alacak olmadığına ilişkin itirazının yerinde olmadığı, davalı taraf icra takibinden sonra dava tarihinden önce alacaklı tarafa takip talebinde talep edilen alacağın haricen ödendiği ve davacı tarafça icra giderleri,vekalet ücreti ve takip tarihinden sonra işleyecek faiz yönünden itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Davalı taraf, gerek ilk derece yargılaması sırasında, gerek-se istinaf başvuru dilekçesinde "davalı şirketin hazırladığı çekleri davacı şirketin bir türlü teslim almadığı, buradan doğan sorumlulu-ğun davacıya ait olduğu" ileri sürülmüş ise de, takip konusu alacak carî hesap bakiyesinden kaynaklı olup, niteliği gereği bir "para borcu"dur. Bu hususta TBK. nun "İfa Yeri" başlıklı 89. maddesi hükmü açık olup davalı tarafın takip tarihinden önce alacaklının ikametinde borcu ifa ettiğini ispatlaması gerekmektedir. Davacı taraf dava dilekçesi ile, icra takip tarihinden sonra dava ikamesinden önce davalı tarafın █████/2023 tarihinde 210.000 TL., █████/2023 tarihinde 40.000 TL., █████/2023 ve █████/2023 tarihlerinde 30.000'er TL.den 60.000 TL., █████/2023 tarihinde 165.000 TL. tutarlı ödemeler yapıldığı belirtilmiş, davalı tarafça, takip talebine konu borcun takip tarihinden önce davacı tarafa ödendiği ve takip tarihi itibariyle davacı tarafın alacağı olmadığına ilişkin aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Davalı borçlu tarafından takipten sonra ve davadan önce asıl borç ödenmiş ise de itiraz sonucu takip tamamen durmuş olmakla, icra giderleri, vekalet ücreti ve takip sonrası işlemiş faiz vs. yönünden duran takibin devamı için itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar vardır. Davacı tarafın, davaya konu icra takibi ile işlemiş faiz talebi olmadığı, asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı taraf icra takibi ile temerrüde düşürüldüğü, davacı tarafın takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek faiz talebi olduğu, bu feri taleplere ilişkin hesaplamalar kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce yapılacak kapak hesabıyla yerine getirilir. Bu durumda mahkemece davaya konu borç fer'ileri ile ilgili rakam ve miktar belirtilmeksizin yalnızca alacak kalemlerinden bahisle itirazın iptali ve takibin devamına karar vermekle iktifa edilmesi yerinde olup bu yönde bilirkişi incelemesi yapılması gerekmemektedir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller gözetilerek ilk derece mahkemesince davanın kabulüne yönelik verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin mahkemenin kabulüne ilişkin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.991,67 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.497,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.493,76 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.