Anahtar kelimeler: Satımdan Borçluya Ödemediğini Yazildiği Emrinin Borca Gerçekte Borcu Dış Bakirköy

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; davacı .... Dış Tic. A.Ş. ile davalı .... arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının yapılan iş karşılığında doğan borcun bir kısmını ödediğini ancak bakiye borcu ödemediğini, davacının davalıdan 978.570,32 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile 378.570,32 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin █████/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, davalı tarafından █████/2024 tarihinde borca ve takibe haksız şekilde itiraz edildiğini, davalının gerçekte borcu bulunmadığı yönündeki itirazının gerçeği yansıtmadığını ve yalnızca ödemeyi geciktirme amacı taşıdığını, alacağın ticari defter kayıtları, faturalar, teslim fişleri ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, dava açılmadan önce 6325 sayılı Kanun kapsamında arabuluculuğa başvurulduğunu ve görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalının haksız itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesi gerektiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında, davacı ... Sanayi Dış Ticaret A.Ş. tarafından Bakırköy .... İcra Dairesi’nin ... sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davaya ilişkin olarak, taraflar arasında geçmişte hurda kâğıt alım-satımına dayalı ticari ilişki bulunduğunu ancak bu ilişkinin 2024 yılı Mayıs-Haziran aylarında sona erdiğini, bu tarihten sonra taraflar arasında herhangi bir alışveriş, sipariş, teslimat veya borç ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafın hiçbir hukuki ve ticari kayda dayanmaksızın cari hesap alacağı iddiasıyla fahiş bir meblağ talep ettiğini, davacı tarafından sunulan 2024 yılı muavin defterinde 838.000 TL açılış bakiyesi gösterildiğini ancak bu tutarın dayanağının bulunmadığını, davacı defterleri ile faturalar arasında ciddi tutarsızlıklar bulunduğunu ve bazı faturaların gerçeğe aykırı olduğunu, 30.11.2023 tarihli ... numaralı faturada 13.280 kg hurda kağıt için 38 TL/kg birim fiyat uygulanarak piyasa değerinin yaklaşık 10 katı fahiş fiyat gösterildiğini, oysa aynı şirket tarafından 13.10.2023 ve 29.12.2023 tarihli faturalarında birim fiyatın 4 TL/kg olduğunu, ayrıca Ocak 2024’te 50.220 kg için 200.880 TL ödenmesine rağmen Kasım 2023’te 13.280 kg için 504.640 TL talep edilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini ve tek taraflı düzenlendiğini, taraflar arasındaki cari hesabın kapatıldığını ve müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının bu şekilde icra takibi başlatmasının kötü niyetli olduğunu, faiz ve fer’ilerine de itiraz edildiğini, tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiğini, ayrıca İİK m.67/2 uyarınca %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesinin talep edildiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 378.570,32-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Davacı tarafın 2022-2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 07.01.2026 tarihli defter inceleme günü geldiği ancak ticari defterlerinin incelemeye sunulmadığı ve yerinde inceleme talebinde bulunulmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı ancak dosya muhteviyatına davacı tarafla olan 2022-2023-2024 yılı cari hesap ekstrelerinin ve davacı tarafın düzenlediği faturaların sunulduğu, bu - husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer almıştır. Takip Talebi, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 378.570,32 TL asıl ve toplam alacak üzerinden takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 22.09.2024 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “Taraflar Arasındaki Ticari İlişkiden Kaynaklanan Diğer Alacaklarımız Saklı Kalmak Kaydıyla Bakiye Borcun Tahsili İsteminden İbarettir. 378.570,32 TL” bilgilerinin yazıldığı, Takibe Konu Cari Hesaba İlişkin Faturalar, Takibe konu davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2022-2023-2024 yılına ait toplam 10 adet ve KDV dahil 2.068.544,00 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 378.570,32 TL tutar üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına “HURDA KAĞIT+HURDA KAĞIT BEDELİ+HURDA KAĞITLAR” bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların tamamının davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği ancak davalı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu 2022-2023-2024 yılı cari hesap ekstrelerinde tamamının işlendiği, “Türk Ticaret Kanunu’nun MADDE 21– (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Tarafların 2024 Yılı BS-BA Formu Beyanlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, Davacı tarafın davalı tarafa 2024 yılında düzenlediği 6 adet ve KDV dahil/KDV hariç 739.920,00 TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu 6 adet faturanın tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, Davacı Tarafın Cari Hesap Ekstresi, Davacı tarafın davalı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 09.09.2022 tarihli ve 164.666,32 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 28.06.2024 tarihinden itibaren davacı tarafın davalı taraftan 978.570,32 TL alacaklı olduğu, Davalı Tarafın Cari Hesap Ekstresi, Davalı tarafın davacı taraf ile olan cari hesap ilişkisinin 30.09.2022 tarihli ve 88.844,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 01.07.2024 tarihinden itibaren davalı tarafın davacı tarafa 139.920,00 TL borçlu olduğu, Tarafların Ticari Defter ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında, takip tarihi itibariyle davalı taraftan 978.570,32 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın dosya muhteviyatına sunduğu cari hesap ekstresinde, takip tarihi itibariyle davacı tarafa 139.920,00 TL borçlu olduğu, DAVACI ALACAK-TL DAVALI BORÇ-TL FARK-TL 978.570,32 139.920,00 838.650,32 DAVACI KAYIT-TL DAVALI KAYIT-TL FARK-TL 164.666,32 673.984,00 838.650,32 Takip tarihi itibariyle taraflar arasında 838.650,32 TL tutarlı cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın tarafların cari hesaplarına tek taraflı olarak yaptığı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, Davacı tarafın 164.666,32 TL tutarlı tek taraflı kayıt işlemi yaptığı, iş bu kayıt işlemlerinin davacı tarafın nevi ve unvan değiştirmeden önce davalı tarafla arasında olan cari hesap bakiyesinden kaynaklanan kayıt işlemleri olduğu, Dosya muhteviyatına sunulan davacı tarafın ticaret odası kayıtlarında, davacı tarafın eski nevi ve unvanının ... Dış Ticaret Ltd. Şti. olduğu, Davacı tarafın tek taraflı kayıt işlemleri için davalı tarafla olan cari hesap ekstresini ve davalı tarafa düzenlediği faturaları sunduğu Davalı tarafın 673.984,00 TL tutarlı tek taraflı kayıt işlemi yaptığı, iş bu kayıt işlemlerinin ödeme ve hesaplar arası virman işlemlerinden kaynaklanan kayıt işlemleri olduğu, davalı tarafın tek taraflı olarak yaptığı 673.984,00 TL tutarlı kayıt işlemlerinin içeriğini ve davacı tarafın düzenlediği faturaları ödediğini ticari defter kayıtlarıyla birlikte ispat etmesi gerektiği, Netice itibariyle, Ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 378.570,32 TL alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği, Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin mahkemeye ait olduğu" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 378.570,32 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının aynı alacak üzerinden İPTALİNE, aynı alacak üzerinden takibin takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA,2-Hükmedilen alacağın takip tarihindeki kurun TL karşılığının %20'si üzerinden hesaplanan 14.543,37-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 25.860,14 TL ilam harcından peşin alınan 4.572,19TL harcın mahsubu ile bakiye 21.287,95 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 545,00TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 4.572,19 TL peşin harç olmak üzere toplam 13.732,59TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 60.571,25TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdır.Hakim ...e-imzalıdır.