Anahtar kelimeler: Dövize Faizsiz Kasasında Makina Dolar Örtülü Kasa Transfer Nakit Lirası
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  2025/6 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: 2025/6
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Makina ve Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı adına, ihtiyacının üzerindeki kasa nakit fazlasını ortaklarına faizsiz kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu, dolar kasasında bulunan Türk Lirası karşılığı 4.468.800,10-TL'nin yabancı para karşılığının yazılmadığı ve dövize ilişkin değerleme işlemi yapılmadığından bahisle kambiyo karının kayıt dışı bırakılması suretiyle kurum kazancının eksik beyan edildiği yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2018 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Dava konusu tarhiyatın, davacı şirketin dolar kasasında bulunan Türk Lirası karşılığı 4.468.800,10-TL'nin yabancı para karşılığının yazılmadığı ve dövize ilişkin değerleme işlemi yapılmadığından bahisle kambiyo karının kayıt dışı bırakılmasından kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık görülmediği, kasada bulunan fazla nakdin ortaklara borç verildiği ve bu borca karşılık faiz geliri elde edildiği hususu somut tespitlerle ortaya konulamadığından tarhiyatın değinilen kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergi azaltılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacının kasa hesabı bakiyesini faiz geliri hesaplanmadan ilişkili kişilere kullandırılıp transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu hususunun somut tespitlerle ortaya konulduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Davacının kasa hesabında günlük ihtiyacı olan miktarın üzerinde nakit bulundurmasının ticari teamüllere uygun olmadığı, bu fazlalığın sebebinin ise davacı tarafından izah edilemediği göz önüne alındığında kasa hesabındaki fazlalığın şirket ortaklarına kullandırıldığının kabulü gerekeceğinden davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY
:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetin esas olduğu, muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı kurala bağlanmış; fıkranın devamı ikinci tümcesinde, "mal veya hizmet alımı ve satımı" ifadesinden ne anlaşılmasının gerektiği açıklanmış; "ödünç para alınması ve verilmesinin" de her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği açıkça belirlenmiştir.
Yasa koyucu tarafından vergi matrahının aşındırılmasını önlemek amacıyla bir vergi güvenlik müessesesi olarak düzenlenen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında, kurumların kendi ortakları da ilişkili kişi kabul edilmiştir.
Bakılmakta olan davada, davalı idarenin temyize konu ettiği cezalı tarhiyatın ilgili kısmına ilişkin vergi inceleme raporunda davacı kurumun, "100-Kasa Hesabı" hareketleri incelenerek her bir gün itibarıyla kasada bulunan yüksek nakit tutarları tespit edilmiş; şirket yetkilisinin ifadesi doğrultusunda günlük ortalama nakit ihtiyacının ne olduğu belirlenerek (3.000,00.-TL ve 2000,00 Euro) bunu aşan kasa hesabında kalan tutarların ortaklara faizsiz şekilde örtülü kazanç olarak dağıtıldığı sonucuna varılmış ve T.C. Merkez Bankası reeskont faiz oranı dikkate alınarak adatlandırma neticesinde hesaplanan faiz gelirinin kazanca eklenmesi suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden dava konusu cezalı tarhiyat yapılmıştır.
Davada uygulanacak ilgili yasa kuralları ile davacı hakkında düzenlenen rapordaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket yetkilisinin delil niteliğini haiz beyanıyla da sabit olan günlük ihtiyacın üzerinde kasada yer alan nakdin atıl tutulması, iktisadi ve ticari icaplara uygun düşmediğinden; kasada yer alan nakit fazlalığının ortaklara kullandırılmadığının ispatının davacıya düştüğünün kabulü gerekir. Dolayısıyla davacının aksi yönde herhangi bir delil sunamadığı göz önünde bulundurulduğunda, nakit fazlalığının ortaklara kullandırıldığının kabulü ile yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
(XX)- KARŞI OY
:
Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan tespitlerden, davacı şirketin günlük ihtiyacı aşan tutarda kasasında bulundurduğu paranın ortaklara kullandırılarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığı anlaşıldığından, Vergi Dava Dairesinin kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!