Anahtar kelimeler: Bürosu Satımdan Alışveriş Yazildiği Bakırköy Arabuluculuk Bakirköy Arabuluculuğa İlişki Takibi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... (.... Tarım Ürünleri) ile davalı .... Tic. Ltd. Şti. arasında ticari alışveriş ilişkisi bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı 66.696,91 TL bakiye alacağın bulunduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe süresi içinde haksız şekilde itiraz ettiğini, itiraz üzerine 16.06.2025 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, Bakırköy Arabuluculuk Bürosu ... arabuluculuk dosyası / ... başvuru numarası kapsamında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları ile faturalar incelendiğinde alacağın mevcut olduğunun anlaşılacağını, davalının icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla borca itiraz ettiğini beyan ederek; davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında takibin devamına, 66.696,91 TL alacak üzerinden %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, takip tarihinden itibaren anapara üzerinden ticari faiz işletilmesine ve **yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından müvekkil ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkil şirket tarafından süresi içerisinde borca ve faize itiraz edildiğini, takibe dayanak gösterilen faturaların tek başına borç doğurmadığını, faturaya konu malların müvekkile teslim edildiğini gösterir sevk irsaliyesi, teslim tutanağı veya depo kaydı gibi herhangi bir teslim belgesinin bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafın mal teslimini ispatlayamadığını, TBK m.8 uyarınca iddia eden tarafın iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, Yargıtay kararlarında da faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığının belirtildiğini, davacının soyut iddialarla haksız alacak talebinde bulunduğunu, bu nedenle açılan itirazın iptali davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu beyan ettiği; açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiğinin anlaşıldığı görülmüştür.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 70.739,84TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Davacı tarafın 2023-2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 07.01.2026 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer almıştır. 3. Takip Talebi, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 66.696,91 TL asıl alacak, 4.042,93 TL işlemiş faiz olmak üzere 70.739,84 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle yıllık reeskont avans faizin tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 14.05.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “Asıl Alacak █████/2025 (Cari Hesap - Alacağa İlişkin Tüm Faturalar - Alacağa İlişkin Tüm Ticari Defter Kayıtları Ve Alacağa İlişkin Taraflar Arasında Yapılan Tüm ... - Sms Ve Mail Yazışmaları) 66.696,91 TL” bilgilerinin yazıldığı, Takibe Konu Cari Hesaba İlişkin Faturalar, Takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023 yılı 55 adet, 2024 yılı 106 adet ve 2025 yılı 30 adet olmak üzere toplam 191 adet ve KDV dahil 540.382,14 TL tutarlı faturanın olduğu, Davacı tarafın 540.382,14 TL toplam fatura tutarının 66.696,91 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, İş bu faturaların açıklama kısmına malzeme-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, Tarafların 2023-2024-2025 Yılı BS-BA Formu Beyanlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, Takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023 yılı 55 adet, 2024 yılı 106 adet ve 2025 yılı 30 adet olmak üzere toplam 191 adet faturanın olduğu, 2023 yılında düzenlenen 55 adet faturanın 53 adedinin taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 2 adet faturanın nisan ve aralık ayında BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan edilemediği, 2024 yılında düzenlenen 106 adet faturanın tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 2025 yılında düzenlenen 30 adet faturanın tamamının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, ayrıca taraflarca karşılıklı olarak 7 adet faturanın fazladan BS-BA Formu ile beyan edildiği, Davacı Tarafın Cari Hesap Ekstresi, Davacı tarafın davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 29.04.2023 tarihli ve 1.930,09 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 02.05.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 66.696,85 TL alacaklı olduğu, 30.10.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 57.407,71 TL alacaklı olduğu, Tarafların Ticari Defter ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 66.696,85 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, Netice itibariyle, Davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 66.696,85 TL tutarlı asıl alacağı talep Edebileceği, Davacı tarafın takip tarihi itibariyle 4.042,93 TL işlemiş faiz talep ettiği ancak işlemiş faiz hesaplaması için hangi tarih aralığının uygulandığının tespit edilemediği, sayın mahkemenin takdirine bırakılarak takip tarihinden önce davalı tarafın temerrüde düştüğünün/düşürüldüğünün ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Bilirkişi raporuna taraflar itiraz etmemiştir. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 66.696,85 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının talep gibi kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın KABULÜ ile; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 66.696,85 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,2-66.696,85 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 4.556,06TL ilam harcından peşin alınan 785,32TL harcın mahsubu ile bakiye 3.770,74 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 335,00 TL posta masrafı, 615,40TL başvuru harcı, 785,32 TL peşin harç olmak üzere toplam 9.735,72TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2026Katip ...e-imzalıdır.Hakim ...e-imzalıdır.