Anahtar kelimeler: Hacminde Çinden Hacmi İndirmenin Yükün Satımdan Antrepoya Nakliye İthal Aşye

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; müvekkil .... Sanayi ve Dış Tic. A.Ş. tarafından Çin’den ithal edilen 16,20 m³ hacminde ve 547,2 kg ağırlığındaki malların nakliye süreci tamamlandıktan sonra 16.09.2025 tarihinde davalı ... Ticaret A.Ş.’ye ait antrepoya indirildiğini, ancak bu indirmenin müvekkile bildirilmediğini ve müvekkilin durumu ancak 19.09.2025 tarihinde öğrendiğini, taraflar arasında hizmet bedeline ilişkin önceden yapılmış bir sözleşme bulunmadığını, malların teslim alınabilmesi amacıyla davalı şirket ile iletişime geçildiğinde yükün hacmi ve niteliği ile bağdaşmayacak derecede fahiş hizmet bedelleri talep edildiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen 25.09.2025 tarihli .... numaralı fatura kapsamında toplam 86.292,86 TL’nin malların tesliminin sağlanabilmesi ve fiili alıkoymanın sona erdirilmesi amacıyla ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalındığını, faturada yer alan ardiye, terminal işçilik, muayene, terminal ton, tartı ve palet hizmeti gibi kalemlerin gerçekte sunulmadığını veya emsallerine göre açık şekilde fahiş fiyatlandırıldığını, müvekkil tarafından ödemenin kabul anlamına gelmediğinin bildirildiğini, faturanın reddedildiğini ve iade faturası düzenlenerek Kadıköy .... Noterliği’nin 30.09.2025 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya bildirildiğini, emsal antrepo işletmelerinin tarifeleri ile karşılaştırıldığında davalı tarafından tahsil edilen bedelin piyasa koşullarına açıkça aykırı ve katbekat yüksek olduğunun görüldüğünü, müvekkilin zararın tam miktarını belirleme imkânının bulunmaması nedeniyle davanın HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bu kapsamda şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiğini, fahiş tahsil edilen kısmın belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, ayrıca Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu’nun ... sayılı dosyasında arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... San. ve Dış Tic. A.Ş. tarafından açılan davaya ilişkin olarak dava dilekçesinin tebliğ alındığını ve süresi içinde cevap verildiğini, müvekkil ... Dış Tic. A.Ş.’nin antrepo değil gümrüklü geçici depolama hizmeti veren bir şirket olduğunu, davacının iddialarının faaliyet türü dahi doğru tespit edilmeden ileri sürüldüğünü ve davanın haksız olduğunu, uyuşmazlığa konu işlemlerin liman ve deniz taşımacılığı kapsamında gerçekleştiğini, bu nedenle davaya bakma görevinin Denizcilik İhtisas Mahkemesine (İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi) ait olduğunu ve mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca davaya konu yükün dava dışı ... A.Ş. tarafından getirildiğini, sevkiyat organizasyonu ve bilgilendirme süreçlerinin bu forwarder firma tarafından yürütüldüğünü, müvekkilin yalnızca deposuna indirilen yük için geçici depolama hizmeti verdiğini ve bu hizmet karşılığı ücret tahsil ettiğini, bu nedenle davada husumetin müvekkile yöneltilemeyeceğini, ayrıca davacının talep ettiği alacağın belirlenebilir nitelikte olmasına rağmen davayı belirsiz alacak/kısmi dava olarak açtığını, bu durumun HMK hükümlerine aykırı olduğunu ve davacının bu şekilde dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenlerle davanın öncelikle görev ve usul yönünden, aksi halde husumet yokluğu nedeniyle esastan reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, deniz ticareti hukukundan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin mahkememiz huzurundaki beyanları, dosya arasına alınan takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Ancak TTK'nın 5/2. Maddesinde ise, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği düzenlenmiştir. HSK 'nın █████/2004 tarih ve 370 sayılı kararı ile İstanbul 'da kurulup faaliyete geçirilen denizcilik ihtisas mahkemesinin yargı alanının İstanbul İli mülki sınırları olarak belirlenmiş ve yine █████/2014 tarihli ticaret mahkemesi hakimleri ile bazı yer adli yargı hakimlerinin müstemir yetkilerinin düzenlenmesine ilişkin yetki kararnamesi ile 6102 sayılı TTK 5/2 maddesi gereğince İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi TTK 'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirilmiştir. (İBAM 43. HD. ████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı)
Dava, deniz ticareti hukukundan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Dolayısıyla deniz ticaretine ilişkin bir uyuşmazlıktan kaynaklanan eldeki bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Denizcilik İhtisas Mahkemesi görevlidir. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Deniz İhtisas Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup HMK'nın 114/1-c maddesine göre dava şartlarından olan mahkemenin görevli olması davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerektiğinden HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu sonucuna varılarak aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6102 sayılı TTK'nın 1016. maddesi ve HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET (DENİZCİLİK İHTİSAS) MAHKEMESİ'NE gönderilmesine,
3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına,
Dair, tarafların Yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!