Anahtar kelimeler: Efi Davadavacı Harçlandırdığı Ekip Ştiye Tekabül İşgöremezlik Hatları Maruz Oranına

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026DAVA
:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu █████/2022 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; -------- - Kurum sigortalısı ------- 14.06.2005 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sebebiyle, Kurum tarafından sigortalıya ödenen geçici işgöremezlik ödemesi ve sigortalıya bağlanan iş kazası gelirinin rücu sebebiyle -------Ş. tarafından -------Ş.'a 11.01.2022 tarihinde 76.863,37 TL. ödeme yapıldığını, Davalılardan yüklenici firma --------- Şti.'ye karşı kusur oranına tekabül eden 45.648,25 TL'nin ve kazanın olduğu tarihte -------- Dağıtım Hatları ve Ekip efi olarak çalışan --------- karşı %10 kusur oranına tekabül eden 7.022,80 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı --------- Şti. Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı tarafın talebinin zamanaşımına uğradığı, . Davacı tarafın müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi ve ilişkisi olmadığı bu sebeple illiyet bağının mevcut olmadığı dolayısıyla husumet itirazları olduğu, davacı ile dava dışı --------- arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığı ve bu konuda müvekkil şirkete ihbarın yapılmadığı, müvekkil şirketin davada savunma yapması veya delillerini sunması için ihbarın zorunlu olduğu, davacıya rücu edildiği iddia edilen tazminat nedeniyle dava dışı -------- o dönem için müvekkil şirket tarafın taraflar arasındaki sözleşme kapsamında teminat mektubu verildiği, bu teminat mektubunun dava dışı --------- tarafından paraya çevrildiği, bu sebeple müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığı, Alacağın davacıya değil müvekkil şirkete rücu edilmesi gerektiği, fakat rücunun davacıya yapılmış olduğu, bunun dayanağının müvekkili şirketçe bilinmediği, ayrıca davanın müvekkili şirkete ihbar editmediği, ---------- Başkanlığınca düzenlemiş 10.05.2011 tarih ve --------- sayılı raporu ile davacı ile yüklenici şirketler arasında yapılan sözleşmelerin muvazaalı olduğu, yüklenicilere yaptırılan işin uzmanlık gerektirmediği ve davacının asıl işi olduğu, çalıştırılıyor gösterilen personelin -------- ait olduğu, bu rapora karşı açılan davanın ise reddedildiği, red kararının --------- ilamı ite onandığı, . Bu kapsamda dava dışı -------- -------- sayılı dosyası ile aynı neden ve aynı sözleşmeye dayanarak müvekkil aleyhine açmış olduğu rücuen alacak davasında taraflar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun tespit edildiği, --------- sayılı ilamı ile 12.03.2020 tarihinde kesinleştiği, Davacının açtığı davanın da aynı veya benzer sözleşme ile aynı nedene dayandığı, görülmekte olan davanın dava dışı ---------- ile müvekkil şirket arasındaki sözleşmeye dayanarak açıldığı, fakat sözleşmenin muvazaalı olduğunun tespit edildiği, kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağı, --------- yerine geçen davacının da muvazaalı sözleşmeye dayanamayacağı beyan ederek davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.18.11.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davalı şirkete atfedilen atfedilen Kusurdan Sorumluluğunun devam edeceği, Davalı şirketin kendi muvazaasına dayanarak dava dışı -------- ile muvazaalı bir sözleşme kurduklarından bahisle davanın reddedilmesi gerektiğini savunduğu, kişinin kendi muvazaasına dayanamayacağından davalı şirketin dava dışı şirketle aralarındaki sözleşmenin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davacıya borçlu olmadığını belirtemeyeceği, Davacının dağıtım faaliyetleri gösterdiği döneme ilişkin sorumluluğu almasının, davalı şirket ve dava dışı--------- arasındaki muvazaalı olduğu iddia edilen ilişkiyi devraldığı anlamına gelmediği görüş ve kanaatine varılmıştır.09.09.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; “Sayın Mahkemenin huzurundaki uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunu kapsamında muvazaa. sebepsiz zenginleşme ve rücu ilişkisini konu edindiği, bu hususların ise, borçlar hukukunda nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişilerin çalışma alanında bulunduğu, Davalının davacıya daha önce sunular teminat mektuplarının paraya çevrildiği. Bu kapsamda davacıya herhangi bir borcunun kalmadığı iddiasına ilişkin olarak dava dosyasında belge bulunmadığı, keza konuya itişkin mali kontrolun mali bilirkişiler tarafından yapılabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. 21.11.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle;-------Ş.'ın davalı --------- Şti.'den lacak miktarı 45.648,25 TL. Olduğu, Türkiye Elektrik rücuan talep edebilece; ----------ş'ın alacak miktarı 7.022,05 TL. Olduğu, “ın davalı ---------- rücuan talep edebileceği Davalılar sorumlu olduğu faiz nev'inin ticari işlerde uygulanan avans faizi olduğu, Davalıların temerrüt tarihinin 11.01.2022 ödeme tarihi olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
:Dava, sözleşmeden kaynaklanan rücuen alacak talebine ilişkindir.Davacı taraf dava dilekçesinde, davacı tarafından 11.01.2022 tarihinde toplam 76.863,37 TL. ödeme yapıldığını, rücuya tabi ilamdaki yargılama gideri, vekalet ücreti, harç ve masraftan sözleşmenin tarafı olmayan 3. Kişilerin sorumluğuna gidilemeyeceği belirtilerek tahsilde tekerrüre esas olmamak üzere asıl alacak ve faiz bakımından 70.228,07 TL. olarak yapılan ödemenin olayda kusur sorumluluğu bulunanlardan rücuna tahsilini talep ve dava etmiştir. --------- Sayılı Kararına esas alınan 23.09.2013 tarihli kusur bilirkişi kurulu raporunda, 14.06.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan --------- maluliyeti ile sonuçlanan olayda : Davalı ---------- % 25 oranında, davalı --------Şti.’nin % 65 oranında, davalı --------- % 10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmesi sebebiyle iş bu dava, kesinleşen ilama dayalı hükme alınan kusur raporuna göre yöneltilmesi sebebiyle, hükme esas alınan kusur raporuna itibar edilmiştir.Davaya konu rücu alacağı alt işveren — üst işveren sorumluluğuna bağlı olmasına sebebiyle davaya konu rücu alacağından ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi sorumluğuna göre değerlendirme yapılmıştır.6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 79. Maddesine göre, rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar, hükmüne amirdir. 25.11.2021 tarihinde kesinleşen ilama dayalı olarak, davaya konu rücu alacağına ilişkin ödeme 11.01.2022 tarihinde ödendiği, iş bu davanın ise 19.07.2022 tarihinde ( Yetkisizlikle gelen dosyada) ikame edildiği ve zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.---------Sayılı ile --------- Sayılı Kararına karşı yapılan İstinaf başvurusunun reddine karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının kesinleştiği tespit edilmiştir. --------- Sayılı Kararında, dava dosyasında mevcut bilgilere göre ---------Ş. ile --------Ş. arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli sözleşme ile İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalandığı, 14.06.2005 Tarihinden meydana gelen iş kazası 24.07.2006 devir tarihinden önce olması nedeniyle davacı tarafın ödemiş olduğu toplam 38.849,22 TL.'nin davalının sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile;--------- Sayılı Kararında hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti ile bu alacak kalemlerine işlemiş yasal faizin dışlanmasına göre davacı tarafın rücuan talep edebileceği alacak miktarı toplamı 71.710,73 TL. olup, dava dilekçesinde 70.228,07 TL. olarak talepte bulunulduğundan taleple bağlı kalınarak hesaplama yapılmış olup ---------- Kararına davacı tarafın rücuan talep edebileceği alacak miktarı davalı --------- Şti.'nin sorumluluğunun 45.648,25 TL, davalı ------- sorumluluğunun 7.022,80 TL olmak üzere davalıların toplam sorumluluğu 52.671,05 TL olduğu tespit edilmiş olup sunulan raporun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile; 45.648,25 TL nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ---------- Şti.’den alınarak davacıya verilmesine, ayrıca 7.022,05 TL nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ---------- alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;Açılan Davanın Kabulü ile;1-45.648,25 TL nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı --------- Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,2-7.022,05 TL nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ---------- alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 3.597,90 TL harçtan başlangıçta yatırılan 899,49 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.698,42 TL harcın -davalı -------- sorumlu olduğu miktar 415,09TL ile sınırlı olmak kaydı ile- davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından dosyada sarf edilen 899,49 TL peşin harç, 12.419,00 TL bilirkişi ücreti, 1.231 TL posta tebligat masrafı, 800,70 TL başvurma harcı, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 14.648,69 TL'nin -davalı ---------- sorumlu olduğu miktar 2.253,40 TL ile sınırlı olmak kaydı ile- davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5-AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin -davalı ---------- sorumlu olduğu miktar 7.022,05 TL ile sınırlı olmak kaydı ile- davalılardan alınarak davacıya verilmesine,6-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,7-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL'nin davalı -------- Şti.’den tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı -------- ile davalı ---------- şirket vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026