Anahtar kelimeler: Sakarya İhlali Görüşü Ret Konut Dokunulmazlığının Suçlar Neticesinde Sayisi Esastan

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER
: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onamaSanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;I - Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.01.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II - Hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 288. Maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin müdafisi olduğu sanık ... hakkında Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi tarafından usûl ve yasaya aykırı olarak hırsızlık suçu yönünden hüküm kurulduğuna, sanığın dosyada samimi ifadeler verdiğine, zarar verdiği kişilerin zararını karşılamak istediğini ve uzlaşmak istediğini dile getirdiğine, suçun konusunu oluşturan eşyanın maddi değerinin de oldukça düşük olduğuna, tüm bunlara rağmen sanık hakkında ceza verilmesinin hakkâniyete uygun olmadığına; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin yerel mahkemenin tek bir fiile karşı iki ayrı suçtan ceza tayin etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, hırsızlığın “…bina ve eklentileri…” içinde işlendiği kabul edildiğinde, aynı zamanda konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun da oluşacağının kaçınılmaz olduğuna, bu durumun ise teoride bileşik suç olarak tanımlandığına, bina içinde yapılan hırsızlığın ağırlaştırıcı neden olarak düzenlendiğine, o halde TCK’nın 116. maddesinde yer alan konut dokunulmazlığını ihlâli suçunun anılan hırsızlık suçunun ağırlaştırıcı sebebi olduğunun kuşkusuz olduğuna, bu nedenle somut olayda TCK'nın 42. maddesi gereğince tek fiil sayılması gerektiğine, yerel mahkemenin verdiği kararın bileşik suç kurallarına aykırı olduğu gibi “…ne bis in idem…” kuralına da aykırılık teşkil ettiğine, bu ilkenin aynı eylemden dolayı mükerrer veya çifte ceza verilmesi yasağını, diğer bir deyişle aynı suç için iki kez ceza verilmeyeceğini ifade ettiğine, bunun sonucu olarak faile bir fiilden dolayı iki defa ceza verilmesinin ceza hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara atanan zorunlu müdafilerin karar duruşmasında hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilip hırsızlık suçu bakımından hükümler kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan sebeple 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için takdiren Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.