Anahtar kelimeler: Aşdeki Devrettiğini Anonim Hissesine Noterliğinde Paylarını Payların Devri Pay Devir

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
TARİH
: █████/2022
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 44100 adet hissesine sahip olduğu ...A.Ş.'deki tüm paylarını 100,000,00-TL bedel karşılığında, tüm hak ve borçları ile birlikte.... Noterliğinde █████/2017 tarihinde düzenlenen “Anonim Şirket Pay Devri Sözleşmesi” ile davalıya devrettiğini, davalının devir aldığı payların bedelinin █████/2018 tarihinde 15.000,00-TL ve █████/2019 tarihinde 30.000,00-TL olmak üzere yalnızca 45.000,00-TL'sini ödediğini, bakiye 55.000-TL'lik kısmının ise ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığınıidavalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, itiraz haksız olduğundan davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının Maltepe adresinde oturduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, devir bedelinin ödenmediği iddiaların gerçeği yansıtmadığını, devredilen... Şirketi'nin devir tarihindeki değerinin 25.000,00-TL olduğunu, ancak davalıya 100.000,00-TL'ye devredildiğini, iştirak satışından elde edilen 75.000,00-TL tutarındaki kârın ise, satıştan elde edilecek gelirin iki yıl içerisinde şirkete ödenmesi kaydıyla kurumlar vergisinden istisna tutulduğunu, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-e maddesi hükmü gereğince en az iki tam yılı dolduran iştirak hisselerinin satışından elde edilen kazançların %75’lik kısmı vergiden istisna tutulduğunu, İstisna kapsamındaki kazancın 5 yıl süreyle şirkette özel bir fon hesabında tutulması ve sermayeye ilave edilmesi dışında farklı bir amaçla şirketten çekilmemesi, yapılan iştirak hissesi satışına ilişkin satış bedelinin satışın yapıldığı yılı takip eden ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi, şirketin esas faaliyet konusunun menkul kıymet alım satım işiyle iştigal etmemesi gibi bazı şartlara bağlandığını ve şartı sağlayan kurumlara satış kazancı üzerinden %75 istisna sağlandığını, davacı şirketin de, söz konusu vergi istisnasından faydalandığını, bu istisnanın satış bedelinin/kazancın ödenmesi karşılığında sağlanacağının kanunla açıkça ortaya konulduğunu, buna göre davacının, söz konusu devir bedelinin ödenmediği iddiasının abesle iştigal olduğunu, davalının satış karşılığı belirlenen bedeli kuruşu kuruşuna ödediğini, bu durumun davacının mali kayıtlarından ve ticari defterlerin den de ispatlanabilecek durumda olduğunu, savunarak, öncelikle yetki itirazlarının kabulüne, davanın esastan reddine, davacının takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; dava hisse devir bedeli alacağı davası olduğundan davalının mahkemenin yetkisine yönelik itirazının TBK'nun 89 ve HMK'un 10 maddeleri uyarınca yerinde olmadığı, davalının takip konusu alacağın Kurumlar Vergisi Kanununun 5/1-e maddesi gereğince kısmi vergiden istisna tutulduğunu bu miktarın vergi istisnası ile tahsil edildiğini belirterek aslında davacının hiç bir alacağının bulunmadığını savunduğu, diğer ifade ile herhangi bir ödeme savunması yapmadığı, taraflar arasındaki noterde düzenlenen anonim şirket pay devir sözleşmesine yönelik muvazaalı işlem savunmaların veya sözleşmede kararlaştırılandan farklı bir anlaşma yapıldığı iddialarının yazılı delil ile kanıtlanması gerektiği, davalının satış sözleşmesini hükümden düşürecek bir kanıt sunmadığı, taraflar arasında hisse satış sözleşmesinin bulunduğunu ve sözleşmede kararlaştırılan bedelin davacı alacağı olduğunu, devir sözleşmesinde bedelin alındığı yazılmamış ise de davalının böyle bir ödemenin yapılmadığını ikrar ettiği, bu ikrarın, devir sözleşmesindeki borcun ifa edilmediğini ortaya koyduğunu, davalı savunmasının kendisini borçtan kurtaran bir beyan olmadığı gerekçesi ile; davanın kabulüne; davalının takibe vaki itirazının iptaline, alacak likit olduğundan davalının inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının reddinin hatalı olduğunu, davalının yerleşim yeri itibariyle HMK'nun 6. maddesi uyarınca uyuşmazlıkta yetkinin İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerine ait olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olup, davanın yetkisiz mahkemede açılmasına rağmen yerel mahkemenin davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, Davalının devir bedelinin tamamını davacıya ödediğini, davacının 55.000-TL tutarında bakiye devir bedelinin ödenmediği iddiası tümüyle gerçek dışı olduğunu, dava dilekçesinde belirtildiği üzere bir kısım ödemelerin yapıldığını, kalan ödemenin ise davalı çalışanı tarafından ... adına bankaya gidilerek davacı tarafın banka hesabına yatırıldığını, davacının 2017'den 2021 yılına dek banka kayıtları celp edilerek bunun tespit edilebileceğini, bu durum belirtilmesine mahkemenin rağmen tarafların ticari defterlerini incelemeden, banka kayıtlarını celp etmeden ve dosyayı bilirkişiye göndermeden davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, cevap dilekçelerinde açıkça "davacının, devir bedelinin ödenmediği yönündeki beyanı da dahil olmak üzere tüm iddiaları gerçek dışıdır. Şöyle ki; müvekkile devri gerçekleşen ......şirketinin devir tarihindeki değeri 25.000,00-TL olup 100.000,00-TL'ye müvekkile devri gerçekleşmiştir." şeklinde açıklama yapılmış olup, davalının hiçbir şekilde ödemenin yapılmadığı yönünde bir ikrarı olmadığını, davacı şirketin banka kayıtlarının celp edilmesi ve ticari defterlerin incelenmesi neticesinde bu durumun açıkça ortaya çıkacağını, ayrıca yine, iştirak satışından elde edilen 75.000,00-TL tutarındaki kârın ise, satıştan elde edilecek gelirin iki yıl içerisinde şirkete ödenmesi kaydıyla kurumlar vergisinden istisna tutulduğunu, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-e maddesi hükmü gereğince en az iki tam yılı dolduran iştirak hisselerinin satışından elde edilen kazançların %75’lik kısmının vergiden istisna tutulduğunu, istisna kapsamındaki kazancın 5 yıl süreyle şirkette özel bir fon hesabında tutulması ve sermayeye ilave edilmesi dışında farklı bir amaçla şirketten çekilmemesi, yapılan iştirak hissesi satışına ilişkin satış bedelinin satışın yapıldığı yılı takip eden ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi, şirketin esas faaliyet konusunun menkul kıymet alım satım işiyle iştigal etmemesi gibi bazı şartlara bağlandığını ve şartı sağlayan kurumlara satış kazancı üzerinden %75 istisna sağlandığını; davacı şirket, söz konusu vergi istisnasından faydalanmış olup, bu istisnanın satış bedelinin ödenmesi karşılığında sağlanacağının kanunla açıkça ortaya konulduğunu; buna göre; davacının, söz konusu devir bedelinin ödenmediği iddiasının abesle iştigal olduğunu; davalı tarafından satış karşılığı belirlenen bedelin tamamı ödemiş olup bu durumun davacının mali kayıtlarından ve ticari defterlerinden de ispatlanabilecek durumda olduğunu, İleri sürerek, izah olunan ve resen değerlendirilecek nedenlerle; tehiri icra taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın usul ve esas yönünden reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine; dairece yeniden yargılama yapılmayacak ise dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; bakiye hisse devir bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Taraflar arasındaki noterde düzenlenen █████/2017 tarihli anonim şirket pay devir sözleşmesi ile; davacının, dava dışı ..... Anonim Şirketi'nde bulunan paylarının tamamını 100.000,00-TL karşılığında davalıya devrettiği anlaşılmış olup, dava sözleşmeden doğan para alacağına ilişkin olduğundan, davacının Şişli ilçesi sınırlarında bulunan yerleşim yeri itibariyle TBK'nun 89 ve HMK'nun 10 maddesi uyarınca davalının yetki itirazının reddine yönelik mahkeme kararının isabetli olduğu, davalının aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacının davalı tarafından bakiye 55.000,00-TL borcun ödenmediğini ileri sürdüğü, davalının cevap dilekçesinde; mahkeme kabulünün aksine, dava konusu 100.000,00-TL devir bedeli borcunun tamamının ödendiğini şirket değerinin satış bedelinden daha düşük olduğunu, dolayısıyla davacının satıştan 75.000,00-TL kar ettiğini, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-e maddesi hükmü uyarınca en az iki tam yılı dolduran iştirak hisselerinin satışından elde edilen kazançların %75’lik kısmının, iki yıl içerisinde tahsil edilmek kaydıyla vergiden istisna tutulduğunu, nitekim davacının da bu vergi istisnasından yararlandığını, davacının bu istisnadan yararlanabilmesi için satış bedelinin tamamını tahsil etmesinin gerektiğini, bu hususun da bedelin ödendiğini gösterdiğini, davacının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini savunduğu, diğer ifade ile davacının devir bedelini ödemediğine yönelik bir ikrarının bulunmadığı anlaşılmıştır. HMK'nun 222/1 fıkrası uyarınca mahkemenin, ticari davalarda ticari defterlerin incelenmesine, tarafların talebi üzerine veya re'sen karar verebileceği, davacı şirketin tüzel kişi tacir olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede devir bedelinin nakden alınıp alınmadığına dair bir açıklık bulunmadığı, ödeme yapıldığını ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının ödeme savunmasının davacı defter ve kayıtları ile ispatlanacağını ileri sürdüğü, bu durumda mahkemece davacının ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde mali bilirkişiye inceleme yaptırılarak, davacı şirketin dava dışı ...A.Ş.'de ki paylarının davalıya satışından doğduğunu iddia ettiği pay devir bedeli alacağının defterlerinde ne şekilde kayıtlı olduğu, davacının kendi defterlerine göre davalıdan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında rapor tanzim ettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik tahkikat ve yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davalının istinaf başvurusu bu yönden haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../███████ tarih ve 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!