Anahtar kelimeler: Yeğeni Tehditlerde Kilit Kapıya İkametin Vurduğunu Mülk Konutu Kiraladığı Kyb

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI
: █████████ D. İşSUÇLAR
: Konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, hakaret, tehditKARAR
: İtirazın reddiKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayetinde özetle, ... Mahallesi ...../İzmir adresinde kiracı olarak ikamet ettiğini, anılan adresin mülk sahibinin şüpheli ... olduğunu, diğer şüpheli ...'nun ise şüpheli ...'ın yeğeni olduğunu, 28.09.2022 günü şüpheli ...'nun ikametin bahçesine izinsiz olarak girdiğini ve ikametin kapısına zarar vererek kapıya kilit vurduğunu, şüpheli ...'ın da konutu kiraladığı günden beri kendisine hakaret ve tehditlerde bulunduğunu beyan etmesi üzerine yürütülen soruşturma kapsamında,Urla Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2023 tarihli ve █████████ soruşturma, █████████ sayılı kararı ile, şüpheli ...'ın müştekiye yönelik tehdit ve hakaretlerde bulunduğuna ilişkin dosya kapsamı itibariyle müştekinin salt soyut beyanları dışında başkaca tarafsız tanık anlatımı ya da kamera kaydı bulunmadığı, yine şüpheli ...'nun konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçları açısından suç işleme kastının bulunmadığı gibi mala zarar verme suçu açısından şikayet hakkının mülk sahibine ait olduğu, bu suretle şüphelilerin üzerilerine atılı suçlar açısından haklarında kamu davası açmaya yarar yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de,Şüphelilerin kolluk aşamasında alınan ifadelerinde üzerilerine atılı suçları tevil yollu ikrar ettikleri, tanık olarak dinlenen ...'ın 29.09.2022 tarihli beyanında ise müştekinin beyanlarını doğrular şekilde beyanda bulunduğu, bunun yanında müşteki tarafından sunulan kamera görüntülerine ilişkin olarak Jandarma tarafından düzenlenmiş 26.10.2022 tarihli kamera inceleme tutanağında şüpheli .....'ın müştekinin ikametinin bahçesine rızası olmaksızın girdiğinin ve ikametin kapısına kilit vurmak için hazırlık yaptığının anlaşıldığı, akabinde yine Jandarma görevlilerince tutulan 01.10.2022 tarihli zarar tespit tutanağı ile de şüphelilerin eylemleri nedeniyle belirtilen konutta 1.770,00 Türk lirası tutarındaki zararın meydana geldiğinin tespit edilerek zarara ilişkin fotoğrafların da bulunması karşısında, mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEHer ne kadar UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre, şüphelilerden ...'nun merci kararından sonra 17.06.2024 tarihinde öldüğü anlaşılmış ise de, kesinleşen karardan sonraki değişiklikler kanun yararına bozma gerekçesi yapılamayacağından, bu hususun mahallince değerlendirilmesi mümkün görülmekle yapılan incelemede;Suç tarihinde, şüpheli ...'nun kiracısı olarak bulunan ve kiralanan yerdeki ...... Ev olarak tabir edilen evlerden birinde kendisi kalan, diğer ...... Evleri de otel olarak işleten şikâyetçinin, kiralanandan çıkma hususunda şüpheli ...'nun kendisine sürekli hakaret ve tehdit içeren sözler sarf ettiğini, bu sözleri sık sık yanına gelen annesi ...'ın da duyduğunu, ayrıca olay günü ...'ın yeğeni olan diğer şüpheli ...'nun, rızasına aykırı olarak konutunun eklentisine girip .... evlerden birisinin kapısını kırdığını ve diğer evlerin de kapı kilitlerini değiştirdiğini beyanla şikâyetçi olması üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, Urla Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli ...'ın müştekiye yönelik tehdit ve hakaretlerde bulunduğuna ilişkin dosya kapsamı itibariyle müştekinin salt soyut beyanları dışında başkaca tarafsız tanık anlatımı ya da kamera kaydı bulunmadığı, şüpheli ...'nun da konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçları açısından suç işleme kastının bulunmadığı gibi mala zarar verme suçu açısından şikâyet hakkının mülk sahibine ait olduğu, bu suretle şüphelilerin üzerilerine atılı suçlar açısından haklarında kamu davası açmaya yarar yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de;Mala zarar verme suçu ile korunan hukuki yarar mülkiyet hakkı ise de; zarar verilen eşyanın zilyetliğinin malik dışında üçüncü bir kişide bulunduğu durumlarda mülkiyet hakkı ile birlikte zilyetliğin sağladığı hakların da koruma altında olacağı, buna göre; bu gibi hâllerde malik dışında suça konu eşyadan yararlanan kişinin de işlenen suç nedeniyle şikâyet hakkına sahip olacağı kabul edilmelidir.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosya kapsamına göre, şüphelilerin kolluk aşamasında alınan ifadelerinde üzerlerine atılı suçları tevil yollu ikrar ettiklerinin, tanık olarak dinlenen ...'ın 29.09.2022 tarihli beyanında şikâyetçinin beyanlarını doğruladığının, bunun yanında şikâyetçi tarafından sunulan kamera görüntülerine ilişkin olarak kolluk görevlilerince düzenlenmiş 26.10.2022 tarihli kamera inceleme tutanağında, şüpheli .....'ın şikâyetçinin ikametinin bahçesine rızası olmaksızın girdiğinin ve ikametin kapısına kilit vurmak için hazırlık yaptığının, ayrıca yine kolluk görevlilerince tutulan 01.10.2022 tarihli zarar tespit tutanağı ile de belirtilen konutta 1.770,00 TL tutarında zararın meydana geldiğinin tespit edilerek zarara ilişkin fotoğrafların da dosya içerisinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; mevcut delillerin şüpheli ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, şüpheli ... hakkında ise hakaret ve tehdit suçlarından kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 30.11.2023 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, itiraz merciine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.