Anahtar kelimeler: Süreç Görüşü Hukukî İstemlerinin Neticesinde İlamı Geçildi Cezalandırılmasına Taleplerinin Sayisi
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: 2025/4 61... /1842 Karar
SUÇ
: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, anılan Kanun'un 70/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52, 58, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık ... katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile sanığın 2863 sayılı Kanun 67/2, TCK 52/2, 58,53. Maddeleri uyarınca 3 yıl hapis 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık ... Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 12.12.2024 tarihli ve ███████ 11... /7514 Karar sayılı ilamıyla "Sanık, müdafii, katılan ... vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir. düzenlemeye aykırı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkkının kısıtlanması," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yürütülen yargılama neticesinde sanığın 2863 sayılı Kanun 67/2, TCK 52/2, 58,53. Maddeleri uyarınca 3 yıl hapis 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık müdafi tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz nedenleri; sanığın eşyaların tarihi eser niteliğinde olduğunu bilmediğini, kast unsurunun oluşmadığına, hata halinin bulunduğuna, bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, sanığın suça konu eşyaları satışa arz etmediğine, teşdit uygulamasının ve sanık hakkında indirim hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olmadığına, savunma hakkının ihlal edildiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAYLAR VE OLGULAR
Mahkemece; Olay tarihinde İstanbul Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğüne yapılan ihbarda sanığın Bizans, Selçuklu, Roma dönemine ait tarihi eserleri gizli satış yaptığının bildirildiği, mahkemeden alınan arama kararı uyarınca sanığın ... Mahallesi, ... Caddesi No :32/A sayılı adresinde bulunan iş yerinde yapılan aramada, 12 kalemde 414 adet tahiri eser olabileceği değerlendirilen sikke ve çeşitli objeler ile toplam 27 adet silah, tabanca ve yatağan ele geçirildiği, gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporunda ele geçirilen eşyaların bir kısmının 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi alım satımı yasak eserlerden olduğu, bir kısmının ise alım satımı serbest olduğu, sanığın daha öncede benzer suçlardan mahkumiyet kararı almış olduğu, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, atılı suçtan cezalandırılmasına, şartları oluştuğu için tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş suç işleme konusundaki olumsuz eğilimi nazara alınarak TCK nun 50,51 ve CMK 231/5 maddeleri tatbik edilmemiş, bilirkişi raporunda belirtilen ve kanun kapsamında bulunan eşyaların müzeye teslimine, alım satımı serbest olan ve tescile tabi olmayan eşyaların ise iadesine dair hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Olay tarihinde yapılan ihbar üzerine alınan arama kararı gereği sanığın iş yerinde çok sayıda suça konu bilirkişi raporunda belirtilen ve yine rapora göre Kültür Varlığı niteliğinde tasnif ve tescile tabi eşyalarla bu özelliğe sahip bulunmayan eşyaların ele geçirildiği, her ne kadar sanık savunmasında yasak olduğunu bilmediği, filmlerde kullanılmak üzere kiraya verdiğini belirtmiş ise de gerek sanığın yaptığı işin özelliği, gerek geçmiş sabıkalı halinden anlaşılan aynı suçları işleme hususundaki eğilimi karşısında savunması inandırıcı bulunmamış, yerel mahkemece sanığın eylemi bulunan kültür varlıklarını yasanın 24. maddesi yollamasıyla haber vermeden bulundurmak şeklinde nitelendirmiş ise de suça konu eşyaların ele geçiriliş biçimi, ticarethanede ele geçirilmesi, satışa sunulmuş oluşu, miktarı karşısında eylemin 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesinde tanımı yapılan Kültür ve Tabiat Varlığını Satışa Arz Etme suçunu oluşturduğu anlaşıldığından yerel mahkeme kararı yerinde görülmemekle katılan kurumun aleyhe istinafı nedeni ile yerel mahkeme kararı kaldırılarak belirtilen gerekçelerle sanığın mahkumiyeti gerekmiş, ceza tayininde ele geçen eşya sayısı, sanığın kastının yoğunluğu gözetilerek alt hadden uzaklaşılmış, sanığın yine hakkında tekerrür uygulanan hüküm fıkrasında belirtilen sabıkası nedeni ile TCK 58 maddesi gereğince tekerrür hükümleri de uygulanarak suça konu eşyaların 2863 sayılı Kanun gereği müzeye teslimine, silah ve tüfeklerin ise yasal gereği yapılmak üzere idareye teslimine dair hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!