Anahtar kelimeler: Aralığında Grubu Kyb Cezadan Kayden Tayininde Doğumlu Yaş Görüşü Adalet

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: HırsızlıkKARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre,1-Suça sürüklenen çocuğun kayden 11.03.1995 doğumlu olup, suç tarihinin ise 27.02.2013 olduğu ve suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubu aralığında olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayininde,2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 esas, ████████ karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20... . maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında,3-Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre, suç tarihi itibari ile hapis cezasına ilişkin mahkûmiyetinin bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan 4 ay 5 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme gereğince seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEKayden 11.03.1995 doğumlu olup suçun işlendiği 27.02.2013 tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan hükümlünün, şikâyetçi tarafından cadde üzerine kilitlenmeksizin park edilen otomobil içindeki şikâyetçiye ait bir adet cep telefonunu, suç tarihinde gece vakti çaldığı anlaşılmakla; hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 143/1 ve 31/3. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 5 yıl 4 aylık olağan (aslî) zamanaşımının; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 08.02.2016 tarihi itibarıyla durduğu ve hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 23.12.2018 tarihinde yeniden işlemeye başladığı dikkate alındığında, zamanaşımını kesen son işlem olan inceleme dışı suça sürüklenen çocuk....'ın sorgusunun yapıldığı 31.08.2014 tarihinden 09.03.2023 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen başka bir neden bulunmadığı gözetilmeden, hükümlü hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulduğu belirlenmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.