Anahtar kelimeler: Fuarda Metreküp Stand Davaitirazın Fuar Navlun Dolar Eylül Ücretsiz Bahse

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████
KARAR NO
:████████
KARAR TARİHİ
:█████/2021
DAVA
:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
:█████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının organizasyonunu yaptığı 23 Eylül 2018 İle 25 Eylül 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilen ...-... katılmak isteyen davalı ile █████/2018 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesinin imzalandığını, bahse konu sözleşmeye göre davalının sözleşme bedeli kapsamında 3 metreküp ücretsiz navlun hakkı olduğunu, aşan kısmın m3 birim bedelinin 850 Dolar + KDV olarak hesaplanacağının sözleşmenin 13.maddesinde düzenlendiğini, davalı firma için fuarda 21 m2 stand hazırlandığını, davalının nakliyesi yapılan mallarının 7,37 m3 olarak ölçüldüğünü, sözleşme kapsamında ücretsiz kısmı aşan m3 için ekstra nakliye alacağı doğduğunu, ekstra nakliye alacağı yönünden müvekkili tarafından indirim yapılmak suretiyle 13.038,99 TL bedelli faturanın düzenlendiğini ancak fatura borcu ödenmediği için borçlu hakkında İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının haksız yere itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında Fuar Katılım Sözleşmesinin imzalanmadığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi 3 m3 ücretsiz navlun imkanı bulunmadığını, müvekkil bu sınır konulmaksızın mallarını taşıyabileceği konusunda davacı şirket temsilcisiyle sözlü olarak anlaşıldığını ve ekstra ücret ödemeyeceği garanti altına alınarak fuara katılım sağlandığını, hatta sırf bu sebeple sözleşme imzalanma aşamasının yarım kaldığını, müvekkili şirket çalışanlarından ... konuyla ilgili olarak ...'e █████/2018 tarihinde mail gönderdiğini, mail içeriğinde görüleceği gibi taraflar arasında müvekkili şirkete navlun konusunda sınır getirilmediğini, taraflar arasında sözleşme yarım kaldığı ve imzalanmadığı için atılmış olan imzanın usulsüz olduğunu, bahse konu faturanın müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini ve içeriğinin kabul edilmediğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece; davalının fuara katıldığı yönünde ihtilaf olmadığından fuar katılım bedelinden kaynaklı 594,56 TL alacaktan davalının sorumlu olduğu, nakliye bedeli yönünden dosyada bulunan sözleşmede davalıya 3 metreküp ücretsiz navlun hakkı tanındığı, 3 metreküpü aşan kısmın m3 birim bedelinin 850,00 USD+%4 KDV olarak hesaplanacağı ve davalı tarafından karşılanacağının düzenlendiği, ancak davalının sözleşmede imzasının bulunmadığı, dolayısıyla bu hükmün davalı açısından bağlayıcı olmadığı, davalının █████/2018 tarihli mailinde 6 metreküp ücretsiz navlun hakkı verilmesi konusunda anlaşıldığını, bu miktarın üzerinin fatura edilmesini talep ettiği, dolayısıyla ücretsiz navlun konusunda davalının kabulünde olan miktarın 6 metreküp olduğu anlaşılmakla davalının navlun ücretinin davacı tarafından karşılanması gerektiğini veya malzemelerin metreküp olarak daha az olduğunu ispat edemediği ve fuara katılıp teşvik aldığı da gözetilerek sözleşmede düzenlenen 3 metreküp ile davalının talebi 6 metreküp ücretsiz navlun hakkının ortalaması olan 4,50 metreküp ücretsiz navlun uygulanması ve aşan kısmın 800,00 USD üzerinden hesaplanmasının somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 13.633,55 TL üzerinden devamına, asıl alacak 13.633,55 TL ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, %20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmede yer alan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiğini, davacı tarafın ön inceleme duruşmasında verilen kesin süreye rağmen mail yazışmalarını ibraz etmediğinden sonradan sunulan mail yazışmalarına dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mail içeriklerinin doğru olup olmadığının bilirkişi marifetiyle değerlendirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için mailler ve ... firmasından gelen kayıtların dosyaya usule uygun ibraz edildiği varsayılsa dahi ... firması ile davacı arasında organik bağ olduğundan söz konusu delillere dayanılarak müvekkil şirket aleyhine karar verilemeyeceğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi 3m3 ücretsiz navlun imkanı bulunmadığını, böyle bir bu sınır konulmaksızın mallarını taşıyabileceği konusunda davacı şirket temsilcisiyle sözlü olarak anlaşmaya varıldığını, müvekkili şirket çalışanlarından ...'ın konuyla ilgili olarak ...'e gönderdiği mail ile de ekstra navlun bedeli kesinlikle kabul edilmediğini, müvekkiline █████/2018 tarihli ve 13.098,99-TL bedelli faturanın tebliğ edilmediğini, her ne kadar ...Kargo ile gönderildiği ve ...'a teslim edildiği belirtilmişse de müvekkil şirkette ...isminde yetkili yahut çalışan olmadığını, ...Kargo ekran görüntüsünün dosyaya sonradan eklenmesinin iddiayı genişletme yasağı kapsamında olduğunu, ayrıca kesilmesi gereken fatura 47.000-TL olması gerekirken davacı taraf kesilen 47.594,56-TL'lik faturayı kabul etmediklerini ve aşan kısma itiraz ettiklerini beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı icra takip dosyasında; davacı tarafından 13.633,55 TL asıl alacağın tahsili istemiyle takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine dava İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun █████████ tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir.Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır...Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli █████████ E. ████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli █████████ E. ████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2015 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2016 tarihli █████████ E. ███████ K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Davacı tarafından fuar katılım bedeline ilişkin █████/2018 tarihli ... no.lu 47.594,56 TL bedelli ve nakliye ücretine ilişkin █████/2018 tarih ve ... no.lu 2.397 USD karşılığı KDV dahil 13.038,99 TL bedelli "..." açıklamalı iki adet fatura tanzim edilmiştir. Fuar katılım bedeline ilişkin fatura 47.594,56 TL bedelli olmasına rağmen davalı tarafça 12.000,34 TL olarak kayıtlarına alınmış ancak 47.000,00 TL (37.000,00 TL çek ve 10.000,00 TL havale) ödeme yapılmıştır. Nakliye bedeline ilişkin faturanın ise davalı kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir.Davalının fuara katıldığı hususunda ihtilaf olmadığından fuar katılım bedelinden bakiye kalan 594,56 TL yönünden davalının sorumlu olduğu sabittir.İkinci ihtilaf konusu ise nakliye bedeline ilişkindir. Davalı nakliye bedeli alınmadan taraflar arasında anlaşma yapıldığı, davacı ise ücretin içerisinde nakliye bedelinin olmadığını savunmaktadır.Davalı tarafından delil olarak dayanılan mailde 6 m3'e kadar kadar nakliye bedelinin alınmayacağı hususunda tarafların anlaşıtığı belirtilmiş, buna karşılık davacı tarafça gönderilen mailde ise bu husus kabul edilmemiş ve nakliye bedelinin alınacağı ifade edilmiştir. Davalı her ne kadar davacı tarafça sunulan maillere süresinde sunulmadığı belirtilerek itiraz edilmiş ise de dava █████/2019 tarihinde açılmış ve ön inceleme █████/2019 tarihinde yapılmıştır. Davacı tarafça mail yazışmalarına dava dilekçesinde delil olarak dayanılmış ancak dilekçeleri ekinde ibraz edilmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 140/5.maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle yapılan değişiklikten önceki hali; "Ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir." şeklindedir. Yani mahkemece ön inceleme duruşmasında iki haftalık kesin süre verilmesi, kesin süre içerisinde delillerin ibraz edilmemesi yada açıklama yapılmaması halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının taraflara ihtar edilmesi gerekmektedir.Mahkemece █████/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında "2-HMK'nın 140/5 maddesi gereğince taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkememize sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilmesine" karar verilmiş ise de kesin sürenin sonuçları ihtar edilmediğinden davalı tarafın delillerin süresi içerisinde sunulmadığına dair itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı tarafça sunulan sözleşmede ücretsiz nakliye hakkı 3 m3 olarak belirtilmiş ise de davalı tarafından işbu sözleşmede yer alan imzanın davalı şirket yetkililerine ait olmadığına dair itiraz edildiği ve yapılan imza incelemesinde davalı şirket yetkililerine ait olmadığı tespit edildiğinden, bu nedenle sözleşme hükümlerinin nazara alınmaması yerinde olduğu gibi taraflar arasında nakliye bedeli alınmamasına dair bir mutabakat olmadığından davalının ileri sürdüğü gibi 6 m3 üzerinin ücrete tabi olduğu ise ispatlanamamıştır. Bu durumda mahkemece 4,5 m3 üzerinde kalan nakliye yönünden bedel alınması gerektiğine dair kabul dosya kapsamına uygundur. Kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığından ayrıca kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarihli ███████ E. ███████ K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 233,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 499,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!