Anahtar kelimeler: Başlandığını Karayolları Üyesi Ödenmediğini İşçisi İdarenin Hakem Kesinlik Kararıyla Şartı

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.DAVA TARİHİ
: 09.11.2021İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren Karayolları Genel Müdürlüğüne ait işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, davalı İdarenin asıl işveren olduğunu, işyerinde Yüksek Hakem Kurulunun 02.10.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla toplu iş sözleşmesinin uygulanmaya başlandığını, davacı tarafın sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinde düzenlenen alacakların işverence hiç ödenmediğini iddia ederek çocuk yardımı, yemek yardımı, yakacak yardımı, direksiyon primi, bayram harçlığı, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, İdarenin ihale makamı olduğunu, davacı ile işçi işveren ilişkileri olmadığını, yüklenici şirketler ile İdare arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, alacağa dayanak olan toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, bu nedenle de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ödeme yükümlükleri bulunmadığını, davacının rutin yol bakım ve onarım ile kar ve buz mücadelesi yapılması işine ait ihale kapsamında çalıştığını, ihalenin yapım ihalesi olduğunu, husumet itirazları olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 02.05.2024 tarihli kararıyla; yemek yardımı konusunda bilirkişi ek raporu, diğer alacaklar bakımından da kök rapor dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 02.05.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 01.10.2024 tarihli kararı ile; davalı Kurum ile dava dışı Şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davalı İdarenin alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olmakla davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarından sorumlu olduğunun kabulü ile hükme esas alınan bilirkişi raporlarının dosyada bulunan ... kararı ile bağıtlanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 01.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek Yüksek Hakem Kurulunun 02.10.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla yürürlüğe giren toplu iş sözleşmesinin 26. maddesinde şoför, operatör ve yardımcılarına direksiyon primi ödeneceğinin düzenlendiği, dosya kapsamından davacının görevinin tam olarak anlaşılamadığı, davacının görevinin ve buna bağlı olarak direksiyon primi almaya hak kazanıp kazanmadığı hususlarının net olarak belirlenerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılamada, dosyaya sunulan belgelerden davacının direksiyon primine hak kazandığı görevde çalıştığının anlaşılmasıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davalı İdarenin toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığından talep edilen alacaklardan sorumlu olmadığını, müvekkili İdarenin ihale makamı olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini,2. Yargılama sırasında yapılan ve hükme esas alınan hesaplamaların kabulünün mümkün olmadığını,3. Hükmedilen faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının direksiyon primine hak kazanma şartlarını taşıyıp taşımadığı ve hükmedilen faiz başlangıç tarihlerine ilişkindir.1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun) usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu Kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 09.05.1960 tarihli ve ███████ Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı). Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 04.02.1959 tarihli ve ███████ Esas, 1959/5 Karar sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta bozma kararından önce İlk Derece Mahkemesince 02.05.2024 tarihli karar ile; hüküm altına alınan alacaklara dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin bu kararı davacı tarafından istinaf ve temyiz edilmemiştir. Davacı vekilince faiz başlangıç tarihi istinaf ve temyiz nedeni yapılmamış olmasına rağmen, bozma kararından sonra davacı lehine olacak şekilde hükmedilen alacaklara arabuluculuk son tutanak tarihinden faiz işletilmesi davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı olduğundan hatalıdır.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1), (2), (3), (4), (5), (6), (7) numaralı bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine;"1. 2.800,00 TL brüt yemek yardımı alacağının; 50,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine,2. 960,00 TL brüt yakacak yardımı alacağının; 50,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3. 375,00 TL brüt bayram harçlığı alacağının; 50,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4. 3.185,50 TL brüt ikramiye alacağının; 50,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5. 5.034,69 TL brüt toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret alacağının; 50,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka işletme kredi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6. 2.400,00 TL brüt çocuk yardımı alacağının; 10,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7. 50,00 TL brüt direksiyon primi alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," bentlerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.