Anahtar kelimeler: Devirden Kadrolu Emrinde Statüsünde Statüsüne Köy Büyükşehir Mülga Başladığını Kesinlik

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.DAVA TARİHİ
: 08.11.2018İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü emrinde geçici işçi statüsünde işe başladığını, 01.02.2001 tarihinde kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kaldırılması üzerine İl Özel İdaresine, İl Özel İdaresinin kapatılması üzerine ... Büyükşehir Belediyesine devredildiğini, Kanun gereği devirden sonra davacının ... Sendikası ile İl Özel İdaresi arasında imzalanan toplu iş sözleşmesine göre ücret ve diğer haklarını alarak bu sözleşmenin 28.02.2015 tarihinde sona ermesi üzerine ... Sendikasına üye olarak ... Büyükşehir Belediyesi ile ... Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi kapsamına alındığını, davacının kök ücret, yıpranma primi, ağır hizmet ve tehlike sorumluluk primleri ve diğer yan haklarını almakta iken yaptığı iş değişmemesine rağmen bu haklarından yıpranma primi ve ağır hizmet primlerinin yeni sözleşmede olmadığı için kaldırıldığını ve aylık kazancında %20 oranında düşme meydana geldiğini; ayrıca davalı Kurum tarafından toplu iş sözleşmesinin 34... . maddeleri kapsamında ücreti taban ücretten yüksek olmasına rağmen taban ücret seviyesine düşürüldüğünü, daha sonra bu ücrete kıdem zammı ve ücret artış zammı eklenerek yeni ücretinin tespit edildiğini ileri sürerek ödenmeyen dava konusu işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının alacağının bulunmadığını, ayrıca talep ettiği tüm alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli kararı ile; davacının 01.03.2015 dönemine kadar önceki toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ücret farkı bulunmadığı; ancak davalı İdare ile yapılan ve 15.01.2014-14.01.2016 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesinden yararlandığı, fiilen uygulanan ücretin toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre uygulanması gereken ücretten düşük olması nedeniyle ücret alacağının bulunduğu, bilirkişi raporundaki hesaplamanın hükme esas alınabileceği, bu nedenle davacının fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları bulunduğu, talep edilen alacağın zamanaşımı def'inden etkilenmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 29.12.2021 tarihli kararı ile; davacının 14.01.2014 tarihi itibarıyla fiilî günlük taban ücretinin 103,39 TL olup bu ücretin toplu iş sözleşmesinde taban ücret olarak belirlenen 95,00 TL'nin üzerinde olduğundan davacı için esas alınacak olan taban ücretin kendi ücreti olacağı, dolayısıyla taban ücret 103,39 TL olarak kabul edilerek toplu iş sözleşmesindeki kıdem zammının eklenmesi ve 01.03.2015 tarihinde alması gereken ücretinin belirlenmesi gerektiği, bilirkişi raporunda davacının 01.03.2015 tarihinden itibaren alması gereken taban ücretinin toplu iş sözleşmesine uygun bir şekilde artış yapılarak belirlendiği, 01.03.2015-14.10.2018 arası hizmet süresi için davacının alması gereken ücreti ile bordro ücreti arasındaki farkın dosya kapsamına uygun şekilde hesaplandığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.05.2022 tarihli kararı ile davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra taban ücrete (işçinin kıdemine göre) kıdem zammı eklendikten sonra bulunacak ücret ile davacının fiilen aldığı ücret karşılaştırılarak bu iki ücretten daha yüksek olanın işçinin ilk yıl ücreti olarak kabul edilmesi ve ikinci yıl için bu ücrete zam uygulanarak sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2023 tarihli kararı ile bozma doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre davacının fark ücret alacağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece, 11.05.2022 tarihli Daire kararının maddi hataya dayandığı, davacının ... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ancak sözleşmenin imza tarihi olan 12.05.2016 tarihinden itibaren yararlanabileceğinin kabul edilmesi ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının buna göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda yeniden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı temyiz dilekçesinde;1. Davacının tüm ödemelerinin eksiksiz yapıldığını, davacının fark ücret alacağı bulunmadığını,2. İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... ve ... ... Sendikasının (TÜHİS) taraf olduğu 01.03.2015-28.02.2017 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hatalı ve emsal kararlara aykırı olduğunu,3. İşçinin ücret, mali ve sosyal haklarının belirleneceği nakil öncesi toplu iş sözleşmesinin ... İl Özel İdaresi adına TÜHİS ile ... Sendikası arasında imzalanmış olan 01.03.2015 - 28.02.2015 tarihli toplu iş sözleşmesi iken hatalı bir şekilde TÜHİS'in başka bir Kurum adına imzaladığı 01.03.2015 - 28.02.2017 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dikkate alınarak hesaplama yapıldığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) ile davalı Belediyeye devredildiği 31.03.2014 tarihi ve sonrasında yararlanacağı toplu iş sözleşmesinin tespiti ile fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ve vekâlet ücretine ilişkindir.1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda bozma kararı doğrultusunda 12.05.2016 tarihine kadar olan dönem için davacının ücretlerinin ... İl Özel İdaresi adına TÜHİS ile ... Sendikası arasında imzalanmış olan 01.03.2013-28.02.2015 tarihleri arasında geçerli 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ve 01.03.2015-28.02.2017 tarihleri arasında geçerli 5. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre, 12.05.2016 tarihinden itibaren ise davalı ... ile ... Sendikası arasında imzalanmış olan 15.01.2016-14.01.20 18... .01.2018-14.01.2020 tarihleri arasındaki toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlendiği açıklanmıştır. Raporda TÜHİS ile ... Sendikası arasında imzalanmış 01.03.2013-28.02.2015 tarihleri arasında geçerli olan toplu iş sözleşmesinin esas alınması yerinde ise de 01.03.2015-28.02.2017 tarihleri arasında hangi Kurum adına imzalandığı dâhi belirli olmayan ve davacının devren geldiği ... İl Özel İdaresinin kapanmasından sonra imzalandığı anlaşılan bir toplu iş sözleşmesinin hesaplamalarda esas alınması hatalı olmuştur.6360 sayılı Kanun'un geçici 1/10 hükmüne göre "... Devredilen veya nakledilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir veya nakil işleminden önce tâbi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, ... belirlenir."Davacının ... İl Özel İdaresinde çalışırken 6360 sayılı Kanun kapsamında 31.03.2014 tarihinde davalı Belediyeye nakledildiği anlaşılmaktadır. Davacının nakledildiği ... İl Özel İdaresinde nakil tarihinde yürürlükte bulunan ve davacının yararlandığı toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresinin 01.03.2013-28.02.2015 tarihleri olarak belirlendiği görülmektedir. Davacının davalı işyerine devrinden sonra davalı ile yetkili sendika arasında imzalanan ilk toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ise 12.05.2016 tarihi olup yürürlük süresi 15.01.2016-14.01.2018 tarihleri olarak kararlaştırılmıştır. Bu hususlar dikkate alındığında; yukarıda ifade edilen 6360 sayılı Kanun hükmü gereği davalıya ait işyerinde yeni toplu iş sözleşmesinin düzenleme (imza) tarihi olan 12.05.2016 tarihine kadar, davacının ücret, mali ve sosyal haklarının nakil işleminden önce tâbi olduğu toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerekir.Davacının nakilden önce tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinden nakil sonrasında yararlanmayı sürdürmesi 6360 sayılı Kanun'un açık hükmünün gereğidir. Bu itibarla söz konusu toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam edebilmek için sendika üyeliğinin devamı şartı aranmaz. Aynı şekilde bir başka sendikaya üye olunması yahut işkolu değişikliği toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam etme bakımından herhangi bir etki yaratmayacağı gibi işbu dosyadaki gibi davacının nakil sonrasındaki işyerindeki toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikaya üyeliği ve davalının da bu üyelik sebebiyle işçiyi söz konusu toplu iş sözleşmesinden yararlandırması, yani taraf iradelerinin ortak olması da sonuca etkili olmayacaktır. Esasen Kanun'da " ... nakledilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları ... toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, ... belirlenir." denilerek nakledilen işçilerin nakil olunan işyerinde yeni bir toplu iş sözleşmesi düzenleninceye kadar yaşayabilecekleri maddi kayıpların önüne geçilmek istenmiştir. Kanun'da nakledilen bir işçiye nakil öncesi tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinin uygulanmasına devam olunacağı değil; işçinin ücret, mali ve sosyal haklarının nakil öncesi toplu iş sözleşmesine göre belirleneceği vurgulanmaktadır.Açıklanan sebeplerle; davacının ücret, mali ve sosyal haklarının, devirle geldiği ... İl Özel İdaresinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin bitim tarihi olan 28.02.2015 tarihinden sonra da 12.06.2016 tarihine kadar anılan toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirleme yapılırken temel alınan toplu iş sözleşmesi zamlarının yürürlük dönemlerinin aşılmaması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.Sonuç olarak somut olayda davacının ücret, mali ve sosyal haklarının; TÜHİS ile ... Sendikası arasında imzalanan ve 01.03.2015-28.02.2017 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesine göre belirlenemeyeceği, ... İl Özel İdaresinin tarafı olduğu ve 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin ise kanun hükmü gereği davalı işyerinde devir sonrası imzalanan toplu iş sözleşmesinin imza tarihi olan 12.05.2016 tarihine kadar davacının ücret, mali ve sosyal haklarına uygulanabileceği kabul edilmelidir. Ancak 28.02.2015 tarihinden sonraki dönemde ilgili toplu iş sözleşmesinde yer alan ücret zammına ilişkin hükümlerin yürürlük süresinin aşılması mümkün olmadığından, bu toplu iş sözleşmesinin bitim tarihinden sonra ücret zammına ilişkin hükümleri uygulanamaz. Davacı, davalı işyerinin tarafı olduğu 12.05.2016 imza tarihli ve 15.01.2016-14.01.2018 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden ise ancak sözleşmenin imza tarihi olan 12.05.2016 tarihinden itibaren yararlanabilecektir.Diğer yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının talebi olmamasına rağmen kademe ilerlemesine ilişkin hükümlerin uygulandığı belirtilmiş olup rapor bu yönden de hatalı olmuştur.Davacının, fark ücret alacaklarına ilişkin taleplerinin yukarıda yapılan açıklamalar ve ilgili Kanun hükmüne uygun şekilde tespit edilmesi ve sonucuna göre varsa fark alacakların hüküm altına alınması gerekir. Hâl böyle olunca İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduğu açıklanmış ise de esas alınan bilirkişi raporunda bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.