Anahtar kelimeler: Detayları Ekte Satımdan Tevzi İrsaliyelerde İrsaliye Hesaptan Muhtelif Cari Eki

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunmakta olup süreç içerisinde davacı şirket tarafından muhtelif tarihlerde davalı şirkete ekte ibraz edilen fatura ve irsaliyelerde detayları belirtilen ürünlerin satışı söz konusu olduğunu, takip tarihi olan █████/2024 tarihi itibariyle davalı şirketin cari hesaptan kaynaklı olarak davacı şirkete 541.021,30-TL borcu bulunmadığını, anılan husus davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile de sabit olup ilgili fatura ve irsaliye suretleri işbu dilekçenin eki olarak ibraz edildiğini, anılan borca istinaden tarafımızca davalı şirket aleyhine.... İcra Dairesi' nin 2024/... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı ileri sürülerek icra takibine konu borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, davalı yanın itirazları ve itiraz gerekçeleri hukuki dayanaktan yoksun olup kabulü mümkün olmadığını, tarafınca takip öncesi faiz talebimiz bulunmadığından davalı yanın .... İcra Dairesi' nin 2024/... E. sayılı dosyasına ilişkin itirazlarının kısmen iptali istendiğini, talebi 541.021,30-TL asıl alacak üzerinden takibin devamı ile 541.021,30-TL' ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yıllık avans faiz işletilmesi yönünde olduğunu, arz ve izah edilen ve resen gözetilecek sebeplerle; davalı yanın .... İcra Dairesi' nin 2024/... E. sayılı dosyasına ilişkin itirazlarının kısmen iptali ile takibin 541.021,30-TL asıl alacak üzerinden devamını, 541.021,30-TL' ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yıllık avans faiz işletilmesini, davalı yanın haksız ve kötüniyetli itirazları sebebiyle davalı yan aleyhine asıl alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; davacı tarafından.... İcra Dairesi' nin 2024/... E. sayılı dosyası ile fatura alacağı olduğundan bahisle icra takibi başlatmış davalı şirket tarafından iş bu icra takibine süresi içerisinde itiraz ettiğini, bu haliyle icra takibi durduğunu, itirazlarını şu aşamada da yinelediklerini, arabuluculuk görüşmeleri de görüşme sonunda anlaşamama ile sonuçlandığını, davacı alacağa dolayısı ile icra takibine dayanak olarak fatura gösterdiğini, içeriği tartışılır faturaya dayalı olarak aleyhe başlatılan icra takibinin ve iş bu davadaki taleplerinin kabulü mümkün olmadığını, sadece fatura ile alacağın doğduğunun kabulü hukuken mümkün olmadığını, arz ve izah ettiği nedenler dosya içeriği, toplanacak deliller ve mahkemenin resen dikkate alacağı hususlara binaen; aleyhe açılan davanın reddini, davacı aleyhine %20 Kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 541.021,30-TL asıl alacak ve 19.943,68-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 560.964,98-TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği görülmüştür.
SMMM bilirkişisinin █████/2025 tarihli raporunda özetle; Tarafların 01.01.2024-31.12.2024 tarihleri arasındaki ticari defter ve belgelerini incelediğimizde;
2024 yılında Davacı ve Davalı arasında bir cari hesap ilişkisi olduğu,
Davacının 2024 yılında Davalıya toplamda 1.986.255,13 TL tutarında 23 adet muhtelif ticari mal faturaları düzenlemiş ve işbu ticari malları Davalıya sevk irsaliyesi ile sevk etmiş olduğu, işbu
faturaları Davacının ticari defterlerinde Davalı cari hesabına borç kaydetmiş olduğu, Davalının da bu faturaları kabul ederek ticari defterlerinde Davacı cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu,
Davacının işbu cari hesaba ilişkin olarak Davalıdan banka yolu ile toplamda 1.455.233,83TL ödemeler almış olduğu ve bu ödemeleri de Davalı cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu,
Davalının ticari defter kayıtlarında da bu ödemelerin Davacı cari hesabına borç kaydedilmiş olduğu, Davacının ve Davalının ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, Davacının son düzenlemiş
olduğu 7 adet fatura toplamı olan 541.021,30-TL Davalıdan alacaklı olduğu kanaati oluşmuştur.
DELİLLER
:
-Bilirkişi raporu.
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura ve açık cari hesap ilişkisinden doğduğu iddia edilen alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında davalı siparişi üzerine üretilip davalı müşterilerine teslim edilen ürünler için düzenlenen ve açık hesaptan takip edilen faturaya dayalı alacak uyuşmazlık konusudur.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1)
Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin ispat yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. maddesinde “ Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Somut olayda, incelenen ticari defterlere göre davacının alacağını dayandırdığı tüm faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu aşamadan sonra malın teslim edilmediği iddiasının gündeme getirilemeyeceği, faturaların itiraz veya iade görmediği, dolayısıyla davalının ticari ilişkiye dair itirazlarına itibar edilemeyeceği, defter kayıtları itibariyle uyuşan faturalardan takip edilen açık hesap ilişkisinde takip tarihi itibariyle defterlerdeki miktarın birbirini doğruladığı, netice olarak davalı defterleri ile örtüşen 541.021,30-TL itibariyle davacının alacağı bulunduğu ve karşılığının ödendiğine dair bir savunma veya ispat bulunmadığı anlaşılmakla bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, miktarın davalı defterlerinden açıkça görüldüğü, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kötü Niyet Tazminatı yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının reddedilen kısma ilişkin miktarı itibariyle takibi kötü niyetli olarak yaptığı hususunda tespit veya ispat bulunmadığından davalının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, hüküm kısmında açıkça davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddedildiği belirtilmediğinden mahkememizce re'sen HMK madde 305/A gereği hükmün tamamlanması yoluna gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1- Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 541.021,30-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa, takip talebindeki oranı aşmamak kaydıyla, avans faiz uygulanmasına,
2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatı 108.204,26-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 36.957,16-TL harcın, peşin alınan 6.434,48-TL harçtan mahsubu ile bakiye 30.522,68-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcının ve 6.434,48-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.300,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 86.563,41-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır
HÜKMÜN TAMAMLANMASI
Mahkememizin; █████/2026 tarih, 2025/... Esas ve 2026/... Karar sayılı kararın hüküm kısmında davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin değerlendirilmesi sehven yer almamakla;
"-Davalının yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin Reddine," şeklinde hükme eklenmesine; 6100 Sayılı Yasanın 305/A maddesi uyarınca karar verildiği şerh olunur.
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!