Anahtar kelimeler: Sakat Bam Esaskarar Yolcu Plakalı Sevk Kazası Yaralandığını Ankara İdaresindeki

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ███████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: █████/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.06.2015 tarihinde ...'ya ait ... plakalı araç ile ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kazası ile müvekkili yolcu ...'ın yaralandığını ve sakat kaldığını, davalı sigorta şirketlerine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını belirterek, meydana gelen kaza ile müvekkilinde oluşan zararlar için 2.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı tarafın tam kusuru ve davacının %30 maluliyet ve 6 ay iyileşme süresine göre davacının talep edebileceği geçici ve sürekli işgöremezlik zararının alınan raporla belirlendiği ve davacının da sigorta limitine göre talebini artırdığı anlaşıldığından; “1-Davanın KABULÜ ile toplam 290.000,00 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik tazminatının ve 6.156,45 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet raporunun uygun olmadığının dosyaya sunulan 2024 tarihli tıbbi mütala raporunda; “maluliyete esas alınan travma sonrası stres bozukluğu ile kaza arasındaki illiyetin bulunmadığı, bu rahatsızlığın mevcut haliyle sürekli sakatlık niteliği taşımadığı” belirtilmesine rağmen mahkemece eksik incelemeyle düzenlenen maluliyet raporunun esas alınmasının doğru olmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kaldı ki davacı taraf ile sigortalı araç sürücüsünün CMK kapsamında uzlaştıklarını, bu nedenle bu davanın açılmasının mümkün olmadığını, buna rağmen yargılamaya devam edilip karar verilmesinin de doğru olmadığını bildirerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; olay tarihinde sigortalı aracın davacının içinde bulunduğu araca kırmızı ışıkta arkadan çarptığı bu haliyle davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan █████/2023 tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD tarafından düzenlenen raporda, davacının tedavi evrakları değerlendirilerek ve psikiyatrist ... kaşeli █████/2022 tarihli raporu da esas alınarak sonuçta “Şahsın maluliyetinin hesaplanmasında Özürlülük Ölçütü… Yönetmeliği esas alındığında şahsın 10.06.2015 tarihinde geçirdiği kaza sonucu meydana gelen-Travma sonrası stres bozukluğu D2'ye göre kişinin engel oranı; 30(yüzdeotuz) olarak hesaplanmıştır….” görüşüyle rapor düzenlendiği görülmüştür.
Hükme esas alınan maluliyet raporunda, davacının tespit edilen travma sonrası stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunduğu değerlendirilmişse de, kazaya bağlı bir rahatsızlığı bulunması halinde bu rahatsızlığın sürekli olup olmadığı, çalışma gücü kaybı ve/veya yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşıldığından, hükme esas alınan maluliyet raporundaki "travma sonrası stres bozukluğu"nun kaza ile illiyetinin, sürekliğinin ve varsa bu bozukluğun çalışma gücü kaybı ve/veya yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığının yeterince değerlendirilmediği anlaşıldığından, hükme esas alınan maluliyet raporu karar vermeye elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, davalı tarafından da maluliyet raporuna itiraz edilmiş olması nedeniyle, kazadan sonra davacının psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle tedavisi var ise ilgili kurumlardan tedavi belgeleri getirtilerek, Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulu'ndan, kaza tarihinde yürürlükte bulunan, TBK'nın 54. maddesi çerçevesinde çalışma gücünün azalmasının yahut yitirilmesinin tespitine elverişli yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçici iş göremezliği ve sürekli iş görmezliği meydana gelip gelmediği, gelmiş ise süresinin ve maluliyet oranının değerlendirildiği, davacıda post travmatik stres bozukluğu rahatsızlığının kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, kazadan kaynaklanan bir rahatsızlık mevcut ise, sürekli mahiyette olup olmadığı, rahatsızlığın mevcut olması halinde tespit edilen maluliyet/engel durumunun çalışma gücünün kaybına ve azalmasına etkisi olup olmayacağı, olacaksa hangi oranda olacağı hususlarında, karar vermeye ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz maluliyet raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle yukarıda açıklandığı üzere Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan denetime elverişli maluliyet raporu alınarak, bundan sonra hükmün davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hakları korunarak davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen █████/2024 tarihli, ███████ Esas – ████████ Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,
5- İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 6. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasına depo edilen 700.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE,
6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!