Anahtar kelimeler: Formeni Sinyal Şantiyelerinde Telekom Erdirildiğini İçi Usd Yurt Tatili Ulusal
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
DAVA TARİHİ
: 11.12.2018
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.08.2015-07.07.2017 tarihleri arasında davalı işverenin yurt içi ve yurt dışı şantiyelerinde sinyal ve telekom formeni olarak aylık 2.900,00 USD ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak sona erdirildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirsiz alacak davası açamayacağını, davacının müvekkili Şirkette .... Demiryolu projesinde sinyal ve telekom formeni olarak çalıştığını, davacının aylık ücretinin 2.900,00 USD olduğunu, davacının 02.07.2017 tarihli el yazısı ile tanzim ettiği istifa dilekçesi ile şahsi gerekçelerle ayrıldığını bildirdiğini, davacının istifa koduna dayalı olarak işten çıkışının yapıldığını, davacının iş sözleşmesinin 07.07.2017 tarihinde izin ücreti ödenerek bu tarih itibarıyla sona erdirildiğini, davacının 06.07.2017 tarihli dilekçesi ile işvereni ibra ettiğini, davacının ücret bordrolarını ihtirazı kayıtsız imzaladığını, davacıya ücret bordrolarında ödenen tutarların yüksek olup her nevi çalışmalarını kapsadığını, davacının hafta tatili yapmaksızın çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının faiz isteminin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli kararı ile; yurt dışında çalışan davacının haklı bir neden olmaksızın iş sözleşmesinin bildirimsiz feshedildiği buna göre davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, işyerinde fazla çalışma yapıldığı ve hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığı tanıklarca beyan edildiğinden davacının bu husustaki iddiasını ispat ettiği, davalı işverenin ise işbu çalışmaların ücretlerinin ödendiğini yazılı delille ispat edemediği, bu nedenle fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle bilirkişi raporunda hesaplanan şekilde davacının alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 21.11.2023 tarihli kararı ile davalı ... Merkezi Şirketinin diğer istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı; ancak davacının giydirilmiş ücretinin net ücretine %5 sağlık sigortası eklenerek brüt ücretin belirlenmesi gerektiği, ayrıca İlk Derece Mahkemesince yapılan %35 indirimin uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının tashih talebinde bulunması üzerine 12.01.2024 tarihli karar ile; tashih talebinin kısmen kabulü ile vekâlet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 21.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının istifa dilekçesine karşı beyanı alınarak ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek kıdem ve ihbar tazminatı talepleri hakkında bir karar verilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan %35 oranında indirimin isabetli olduğu gerekçesiyle davalının bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar verilmişse de İlk Derece Mahkemesince belirtilen alacaklara uygulanan indirim oranı %30 olup Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin hatalı olduğu, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına göre ihbar tazminatından gelir vergisi kesilmemesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.01.2024 tarihli ek kararıyla vekâlet ücreti yönünden taraflar aleyhine değişiklik yapılmasının doğru olmadığı ancak kararın bozulmasına karar verilmiş olduğundan bu aşamada vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak davacının beyanı alınarak çeşitli baskılar sonucu işverence talep edilmesi ve davacı işçinin buna uyması hâlinde bunun işveren feshi olduğu, iş bitiminin haklı fesih nedeni olmadığı, feshin haklı nedene dayandığını işverenin ispat etmesi gerektiği, istifa dilekçesinin işverenin baskısı sonucu alındığı gerekçesiyle kıdem ihbar tazminatı talebinin kabulüne ve diğer hususlarda bozma ilâmına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının istifa dilekçesiyle işten kendi isteğiyle ayrıldığını, irade fesadı iddiasının 1 yıllık süre içerisinde ileri sürülmesi gerektiğini,
2. Fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu, yapılan indirimin daha fazla olması gerektiğini,
3. Net brüt ayrımı olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanmasına ve vekâlet ücretine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!