Anahtar kelimeler: Süreç Görüşü Hukukî İstemlerinin Taksirle Öldürme Beraatine Esastan Neticesinde Geçildi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: İstinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan ... vekili ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın soruşturma ve yargılama aşamasında alınan ifadeleri arasında çelişki olduğu, aracın şoförü olduğunu gizlemek için tutarsız ifadeler verdiği, sanığın yaralandığı bölgenin emniyet kemerinin bulunduğu yerde oluşu, benzin aldıkları istasyonda aracın şoför koltuğuna geçerek pompaya yanaştırdığına ilişkin ikrarı ve emniyet kemerinin zarar görmüş olması da dikkate alınarak aracın şoförünün sanık olduğuna, bu nedenlerle sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bozulması gerektiğine, ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR1. İlk Derece Mahkemesince, dosya içerisinde delil mahiyetinde bulunan tüm bilgi ve belgeler, sanık savunması, katılanlar ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek 19.02.2016 tarihinde 07... plaka sayılı araç sürücüsünün Manavgat ilçesinden Akseki istikametine seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek önce istikamete göre yolun sağında yer alan banket kısma manevra yapıldığı ardından direksiyonu toparlamak için sola manevra yapıldığı ve bir süre asfalt zemin üzerinde sürüklendikten sonra tamamen kontrolden çıkarak yolun solunda yer alan kısmi uçurum olarak değerlendirilebilecek boşluğa düştüğü ve takla atması sonucu araç içerisinde bulunan ..., ... ve ...'in hayatlarını kaybettikleri, sanık ...'un ise yaralandığı, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince tanzim edilen otopsi raporlarına göre ..., ... ve ...'in ölümünün trafik kazası ile oluşabilir nitelikte künt kafa ve genel travmasına bağlı kafa kaide kemikleri ve kot kırıkları ile birlikte beyin ve beyin zarları kanaması, iç organ harabiyetleri ile iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğunun belirtildiği, olay yeri kaza tespit tutanağı ve 20.06.2017 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre araç sürücüsünün hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması nedeni ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununu 52. maddesine göre asli kusurlu olduğu anlaşılmış, her ne kadar sanık ... hakkında "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme" suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanık ...'un savunmalarında 19... tarihinde Manavgat Konya yolu üzerinde ... Köyü mevkiinde 04:30 sıralarında citrion C4 marka kiralık araçla trafik kazası yaptıklarını, aracı ...'in kullandığını, ön yolcu koltuğunda ölen ...'in bulunduğunu, kendisinin arka sağ koltukta olduğunu yanında da ölen ...'ın bulunduğunu, olay günü öğlen 12:00 gibi ... ile Manavgat ilçesinden Antalya iline geldiğini, işlerini hallettikten sonra araç sürücüsü olan ... ile buluştuklarını ve birlikte ... isimli kişiden citrione marka araç kiraladıklarını, gece biraz takıldıktan sonra Manavgat'a geldiklerinde ... benzin istasyonunda durduklarını, ..., ... ve ...'nın birlikte lavaboya gittiklerini, kendisinin de araçta yakıt olmadığını anlayınca direksiyona geçerek aracı geri geri getirdiğini, ... gelince araçtan indiğini ve ...'ın direksiyona geçtiğini ve yola çıktıklarını, araç içerisinde uyuduğu esnada kaza olduğunu ve uyandığını, kaza anının hatırlamadığını, uyandığında 3 arkadaşının da araç içinden uçuruma düştüklerini gördüğünü beyan ederek aşamalarda istikrarlı bir şekilde üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, tanık ...'in kazaya karışan 07... plaka sayılı aracı olaydan bir gün önce ölen ...'e kiraladığını ve ona teslim ettiğini beyan ederek sanık savunmalarını desteklediği, kaza sonrası olay yerine ilk intikal eden 112 Acil Tıp Teknisyenleri tanıklar ..., ... ve ...'nün sanık ...'un ambulansı karşılayan şahısların arasında olduğunu, şoför mahalinde sanık ...'u görmediklerini, kaza anında araç içerisinde bulunan ..., ... ve ...'in arabanın dışında olmaları nedeni ile ölen şahısların araba içerisinde nerede oturduklarını bilmediklerini beyan ettikleri değerlendirildiğinde sanık savunmasının aksine tanık beyanı, kaza anına ait kamera kayıtları gibi somut delillerin mevcut olmadığı, katılanlar ..., ... ve ...'in görgüye dayalı bilgi sahibi olmadıkları, dosya içerisinde mevcut olay yeri inceleme raporu ve kaza tespit tutanaklarında da anlaşılacağı üzere olayın sıcağı sıcağına kolluk ekiplerince yapılan incelemede de araç şoförünün ... olduğuna dair tespit yapıldığı, sanık savunmalarının aksine mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak objektif kesin delilin bulunmadığı anlaşılarak, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan "kuşkudan sanık yararlanır" ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlı olduğu, gerçekleşme şekli kuşkulu olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, ceza mahkumiyetinin kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına geleceği, ceza yargılamasında mahkumiyet, büyük veya küçük bir olasılığa göre değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanması gerektiği anlaşılmakla sanığın kazaya karışan 07... plaka sayılı aracın şoförü olduğu yönünde varsayımdan uzak kesin bir tespit yapılamaması nedeni ile sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, objektif delil bulunmadığından sanığın, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE ve KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.01.2026 tarihinde karar verildi.