Anahtar kelimeler: Akdini Feshetmiş Süreçte Yargısal Esaskarar Sonlandırmasında Kayseri Maaş Beri Yazim

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLLERİ
: Av.
Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalının █████/2017 tarihinden beri davacı işyerinde çalışmakta olduğunu, █████/2020 tarihinde hiçbir gerekçe göstermeksizin iş akdini feshetmiş olduğunu, davalının iş akdini sonlandırmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, taraflar arasında işçilik alacaklarına ülşkin yargısal süreçte bulunmadığını, davalının en son aylık maaş brüt 5.147, 51 TL olduğunu, davalının davacı firma ile arasında █████/2019 tarihinde rekabet yasağı sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, bu sözleşmeye göre iş akdinin feshinden itibaren başlamak suretiyle 2 yıl boyunca davacının faaliyet gösterdiği plastik mobilya aksesuar ve malzemelerinin imalatı ve ticareti alanında çalışmayacağı hususunda sözleşme akdedilmiş olduğunu, ancak davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, davacı firmanın müşteri bilgilerini kullanarak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren ... isimli firmanın kurucu ortağı olduğunu, davalının müvekkili ile aynı faaliyet alanında firma açmasının davacı firmada pazarlama elemanı olarak görev yapması sebebiyle davacının müşteri çevresi ve yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanına sahip olması gibi durumlar birlikte değerlendirildiğinde, davalının bu bilgileri müvekkilinin zararına olarak şekilde kendi açmış olduğu firmada kullanacağını belirterek davanın kabulü ile davalının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranması sebebiyle, haksız rekabetin tespitine ve men'ine, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali sebebi ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla ve HMK. 109 maddesi kapsamında kısmi dava olarak, şimdilik 500 TL cezai şarta haksız rekabet tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilerek hükmedilmesine, haksız rekabet nedeniyle, bilirkişi raporu sonucunda ıslah edilmek üzere HMK. 107 maddesi kapsamında tahsil talepli belirsiz alacak davası olarak 500 TL maddi zarara haksız rekabet tarihinden itibaren ticari avans falzi işletilerek hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Açılan davanın kötü niyetle açıldığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkillinin kurucusu olduğu .. isimli şirketin Ticaret Siciline tescilli olduğunu, tescilli bir ticaret ünvanının sicilden terkin edildiği tarihe kadar kullanılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmayacağını, bu dönem içinde ticaret ünvanı sahibine karşı haksız rekabet iddiası ve bu iddiaya dayalı tazminat talepleri ileri sürülemeyeceğini, davacı vekili tarafından davalının ticaret ünvanının terkini talebinde bulunulmadığını, mahkemece, davacının ticaret ünvanına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi ile tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, iş bu davaya konu rekabet yasağı sözleşmesi metninde "Personel hem iş sözleşmesinin devamı süresince, hem de iş sözleşmesi sona erdikten sonra 2 yıl süreyle kayseri ilinde Plastik Mobilya Aksesuar Ve Malzemeleri Ticaret Ve İmalatı sektöründe işverenle rekabet edecek bir iş yapamaz, şirket kuramaz, şirkete ortak olamaz veyahut başka bir sıfatla görev alamaz, aynı sektörde faaliyet gösteren bir işyerinde hangi ünvan ve görevle olursa olsun çalışamaz. Bu hükme aykırı hareket halinde işçi işverene, bu işyerinde çalıştığı sürede aldığı son brüt ücretin 20 katı tutarında tazminat öder. İşverenin zararı cezai şart miktarını aşmışsa işçi fazlasını tazminle de yükümlüdür." şeklinde olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin TBK m. 445'de belirtilen 2 yıllık süreyi aşar şekilde düzenlendiğini, hem iş sözleşmesinin devamı süresince, hem de iş sözleşmesi sona erdikten sonra 2 yıl süreyle şeklinde düzenlenen sözleşmenin 2 yıllık süreyi aştığının sabit olduğnu, iş Kanunu'nda işçinin sır saklama yükümlülüğü bulunmakla beraber bu durumun bir fesih sebebi olduğunu, işçiye ayrıca bir rekabet yasağı sözleşmesi imzalatılması halinde cezai şart içeren bu sözleşmenin iş sözleşmesinin devamı ve sona erdikten sonrası için toplamda 2 yılı aşkın şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle sözleşmenin geçerliliğinin bulunmadığını, Anayasal bir hak olan çalışma hakkının ve müvekkilinin ekonomik özgürlüğünü aşırı derecede kısıtladığını, bu haliyle düzenlenmiş olan sözleşmenin geçerliliğinin bulunmadığını, sözleşmenin geçerli olduğu yer de sözleşmede detaylıca belirlenmediğini, yalnızca Kayseri İli olarak belirtildiğini, Kayseri'nin civar şehirlerine olan mesafesine kıyasla daha uzak olan ilçelerinin bulunduğunu, davacı şirketin faaliyet alanına girmeyen ilçelerin de sözleşme kapsamına dahil edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ██████████ E., █████████ K. Sayılı ve 13.05.2013 tarihli kararı ile yerel mahkemenin kararının onandığını, hakimin işçinin ekonomik özgürlüğünü kısıtlayan cezai şartı resen hükümsüz kılabilme yetkisinin vurgulandığını, iş sözleşmeleri işveren tarafından haksız bir şekilde feshedilirse veya işçi tarafından, haklı sebeple iş sözleşmesi sona ererse rekabet yasağı sözleşmesi sona erdiğini, konuyla ilgili Yargıtay 11. Hukuk Dairesi █████████ E. █████████ K. 12.06.2019 tarihli, Yargıtay 9. HD'nin 3.4.2007 tarihli, ████████ E., █████████ K. sayılı kararlarının emsal teşkil ettiğini, müvekkilinin davacı firma çalıştığı dönemde fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücretinin kendisine ödenmediğini, müvekkilinin 2012 yılından itibaren hiçbir yıllık izninin kullandırılmadığını, bunların ücretinin kendisine ödenmediğini, kendisine imzalatılan bordrolorda ise yıllık izinlerini kullanmış olarak gösterildiğini, bu şekilde hazırlanan bordroları imzalamak istemeyen müvekkilinin, genel müdür yardımcısı ... ile bu durumu görüştüğünü, ancak buna ilişkin ödemlerin de yapılmadığını, müvekkilinin, işe satış pazarlama bölümünde başlamasına rağmen bir süre sonra bu işlerine ek olarak sabahları işçilerin servisçiliği de yaptırılmaya başlandığını, davacı şirketin genel müdürü ... Özkan'ın müvekkiline ve diğer çalışanlarına karşı ayrımcılık yaptığını, █████/2017 tarihinde müvekkilinin bilgisi olmaksızın çıkışı verildiğini, tekrardan █████/2017 tarihinde de işe girişi yapıldığını, bu durumun müvekkilinin SGK hizmet dökümünde de açıkça görüleceğini, müvekkilinin istifa etmesi için baskı yapıldığını, müvekkilinin işsiz kalacağı korkusu ile kendisine verilen bir takım evrakları imzaladığını, bu süreç sonrasında kendisine hiçbir ödeme yapılmadığını ve çalışma şartlarının daha da ağırlaştırıldığını, 2019 yılında üretim biriminde çalışan Mustafa Gezer'in işten çıkarıldığını ve müvekkilinin kendi alanı olmayan araba yıkama, servisçilik gibi işlerin yanı sıra üretim biriminde de çalıştırılmaya başlandığını, 2020 yılı içerisinde pandemi sebebiyle davacı şirket tarafından kısa çalışma ödeneğine başvurulduğunu ve tüm personelin kısa çalışma ödeneğinden faydalandırıldığını, fakat fabrikanın normal çalışmasına devam ettiğini, müvekkiline ücret ödemesi yapılmadığını, █████/2020 tarihinde müvekkilinin işten çıkartıldığını, müvekkili tarafından alacakları için işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan alacaklar için arabuluculuk başvurusunda da bulunulduğunu, iş akdi haklı neden olmaksızın fesih edilen müvekkilinin zorlama ve baskı altında imzalatılan, kanuni zorunlukları taşımayan rekabet yasağı sözleşmesi ve 9 yıllık çalışmasını sona erdiren fesih belgesinin geçersiz olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen isim benzerliğinin de davacının iddialarını destekler nitelikte olmadığını, kaldı ki müvekkilinin 9 yıl davacının yanında çalıştıktan sonra iddia edildiği gibi işten ayrılarak davacıyla rekabet için kendi işini kurmadığını, müvekkilinin davacıyı zarara uğratmak için kendi işini kurma ve davacıyla rekabet etme gibi bir kastı olmadığını belirterek hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetle açılmış bulunan davanın reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde TBK madde 182 uyarınca aşırı derecede yüksek belirlenen cezai şart bedelinin indirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabı, Davalıya ait hizmet döküm cetveli, Form BA ve BS kayıtları, Kayseri 9. İş Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasına ait Uyap kayıtları, Tanık beyanları, Bilirkişi raporları, Islah dilekçesi, Talep artırım dilekçesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davalının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı eylemleri nedeniyle haksız rekabetin tespitine ve men'ine karar verilmesi ile cezai şartın tahsili ve maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı tanığı Ali Uruş'un █████/2022 tarihli celsede alınan beyanında; "Ben de davalı ile birlikte davacı şirkette çalışıyordum, ... Ağce şirkette müşteri temsilcisi olarak çalışıyor, bu şirkette kanepe ayaklarının plastik kısımları üretiliyordu, ... Ağce işten çıkarılmıştır, ... Özkan odasına çağırarak işini sonlandırmıştır, sebebini bilmiyorum, ... Ağce bana zor durumda kaldığı için dosyada mevcut bulunan rekabet yasağı sözleşmesini imzaladığını söylemiştir, ... Ağce şuanda hırdavat malzemesi alıp satıyor, idari kısımda çalışan personellere imzalatıldı diye biliyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Serdar Öztürk'ün █████/2022 tarihli celsede alınan beyanında;" ben de davacı şirkette çalışmıştım, ... Ağce şirketten ayrılmadı, onlar çıkardılar, ... Bey davalıya odasına cağırmıştı, arkasından ben de gitmiştim, sebebini bilmiyorum ama odaya girdiğimde ... Bey, ... Ağce' ye senle işimiz yok artık defol git demişti, bundan sonra işten ayrıldı, dava dosyasında mevcut rekabet yasağı sözleşmesini ben de imzaladım, zaten bize imzalar mısınız diye sorulmadı, imzalamaz isek işten atılacaktık, ... Ağce ile ben pazarlama ve satış işlemlerine bakıyorduk, iş yerinde plastik mobilya aksesuarı üretiliyordu, sözleşmeye imza atılmaz ise işten çıkarılacağımız ... tarafından söylenmişti, ... başka iş yerinde çalışacak iken engellendiğine ilişkin bir bilgim yoktur, tanıklık ücreti talebim yoktur, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Abdullah Can'ın █████/2022 tarihli celsede alınan beyanında;"ben davacı şirkette çalışıyorum, ... orada satış pazarlama müdürü olarak çalışıyor, ... işten çıkmadı çıkarıldı, genel müdürün kendi insiyatifi ile çıkarıldı diye biliyorum, rekabet yasağı sözleşmesi şirkette çalışan tüm personellere imzalatıldı, imzalamaz isek işten çıkarılma durumunda kalmamak için imzaladık, davacı şirkette plastik mobilya ayağı üretilmektedir, ... şuanda hırdavat malzemeleri alıp satıyor, bu malzemeler civata, vida, koli bandı vs gibi ürünlerdir, tanıklık ücreti talebim yoktur, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Nitelikle Hesap Uzmanı tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli raporda özetle; Dosyadaki rekabet yasağı sözleşmesine göre cezai şart miktarının 102.948,00-TL olduğu, Cezai şarttan Borçlar Kanunu'nun 182/3.maddesi gereği hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağının, yapılacaksa ne oranda yapılacağının takdirinin Mahkemeye ait olduğu, şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Haksız Rekabet konusunda Uzman bilirkişi ile Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli raporda özetle; Davacı, davalıdan yoksun kalmış olduğu bedeli tazminat olarak talep etmiştir, davacı tarafından davalının hangi müşteriler ile ticaret yapmakta olduğunun belirtilmesi ve yine davalının haksız rekabet teşkil edecek eylemleri neticesinde satışlarında herhangi bir düşüş olup olmadığı, ne kadar zarara uğramış olduğu, zararın içeriği ve hangi müşterileri yönünden kayıp yaşadığına dair hususlara açıklık getirilmesi gerektiği, bunun yanı sıra; davacı talebi incelendiğinde bunun somutlaştırılmadığı görüleceği, davacı taraf öncelikle talebini somutlaştırması gerekeceği, bu talep aşağıdakilerden biri olması gerektiği;
Soru-1
: Davacı, davalının haksız rekabet fili ile elde ettiği kazancın ödenmesini (devrini) mi talep etmektedir?
Soru-2
: Davacı, davalının haksız rekabet fiili ile yaptığı satışı kendisi yapmış olsaydı elde edeceği kazancı mı talep etmektedir?, şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Haksız Rekabet konusunda Uzman bilirkişi ile Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli ek raporda özetle; Davacı, davalının haksız rekabet fiili ile yapmış olduğu satışları, davacının kendisinin yapması durumunda elde edeceği kazançları talep ettiğini belirtildiği, yapılan incelemeler neticesinde, davalının yaptığı satışları davacı kendisi yapmış olsaydı 43.867,77 TL kazanç elde etmiş olacağı tespit edildiği, şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; 500,00-TL olan cezai şart bedeli taleplerini artırarak 102.948,00 TL 'ye yükseltiklerini beyan etmiştir.
Davacı vekilinin █████/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile; 500,00-TL belirsiz alacak olarak talep ettikleri maddi tazminat taleplerini artırarak 43.867,77-TL'ye yükseltiklerini beyan etmiştir.
Rekabet yasağı 6098 sayılı TBK'nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenmiştir.
TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
TBK'nın 447/2. maddesindeki düzenleme ise, iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi veya işveren tarafından haksız şekilde feshi halinde rekabet yasağının sona ereceği açıktır.
Davalı, hizmet akdi sona ermeden önce davacı şirket nezdinde pazarlamacı olarak çalıştığından alelade bir çalışan olmadığı açıktır. Davalının davacı şirketteki pozisyonuna göre müşteri çevresi ve fiyat dahil işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı vermektedir. Bu haliyle rekabet yasağı sözleşmesindeki rekabet yasağı kaydı anılan Kanuni düzenlemeye uygun olup geçerlidir.
Kayseri 9.Asliye hukuk mahkemesinin ███████ esas ████████ karar sayılı ilamı da gözetildiğinde iş akdinin davalı tarafından haklı olarak feshedilmediği ve davalının davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren ... Mobilya Ltd Şti'nde kurucu ortak olduğu gözetildiğinde davalının rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiği ve davacının cezai şart talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan cezai şart hükümlerin geçersiz olduğunu hüküm altına alan TBK'nın 420. maddesinin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yer alan rekabet yasağı sözleşmesine de uygulanması söz konusu değildir. (Yargıtay 11 HD, █████████ K. ████████ T. 11.2.2019 tarihli kararı).
Bununla birlikte TBK.'nın 182/son maddesi uyarınca; hakim, fahiş bulduğu cezai şartı resen terkin edebilir. Davaya konu olayda, davalının rekabet yasağını ihlal etmesi halinde son brüt ücretinin 20 katı tutarında cezai şart ödemesi kararlaştırılmıştır. Ayrıca rekabet yasağı kaydına ilişkin davacı iş verenin üstlendiği karşı bir edim bulunmamaktadır.Davalı işçinin bir aylık ücreti, davalının diğer sektörlerde iş bulma ve geçimini temin imkanı, rekabet yasağının süresi ile işverenin üstlendiği karşı bir ediminin bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde rekabet yasağı kaydı ve gizlilik maddesinde kararlaştırılan cezai şartın hakkaniyete uygun olmadığı ve aşırı nitelikte bulunduğunun kabulü ile cezai şarttan %50 oranında bir indirim yapılması gerektiği uygun, makul ve gerekli olduğu kanaatine varıldığından davacının, 51.474 TL cezai şart alacağı talep edebileceği değerlendirilmiştir.
Ancak, sözleşme ile tayin edilen bir cezai şartın tahsilini istemek hakkını haiz olan davacının açtığı dava sonunda cezai şartın mahkemece fahiş görülerek hakimin takdir hakkını kullanarak tenkis edilmesi halinde, tenkis edilen miktardan dolayı davalı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilemeyecektir. Bu kapsamda indirime konu tutar bakımından davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiştir.
TBK'nın 446 ve taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesi gereğince davalı işçinin belirlenen cezai şartı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulacağı,ancak cezai şart miktarını aşan davacı zararını gidermek zorunda olduğu ve davacının zararının 43.867,77 TL hesaplandığı ve bu zararın cezai şart miktarı altında kaldığı, bu halde sözleşmede aksi de belirtilmediğinden davacının zararını ayrıca talep edemeyeceğinden iş bu talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının, dava dışı ... Mobilya Metal Plastik Aksesuarları San. Ve Tic. Ltd. Şti'nde faaliyet göstermesinin haksız rekabet oluşturduğunun Tespiti ile Men' ine,
2-51.474-TL cezai şart bedelinin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Hükmün kesinleşmesinden sonra masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın 5 büyük gazeteden birinde ilanına,
5-Alınması gereken 3.516,19-TL nispi karar ve ilâm harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin harç, 2.000,00 TL ıslah harcı ve 1.000,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 456,89-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL peşin harç, 2.000,00 TL ıslah harcı, 1.000,00-TL tamamlama harcı ve 59,30-TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 187,00-TL tebligat masrafı, 39,00-TL posta ve müzekkere, 2.650,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.876,00-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 1.552,72-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığını,
9-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Reddine karar verilen maddi tazminat talebi yönünden davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 43.867,77-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı tarafından yatırılan yatırılan gider avansından, HMK'nun 333/1. maddesi gereğince, yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!