Anahtar kelimeler: Satımdan Ruhsat Söyleyerek Gönderdiğini Noterliği Aşnin Gördüğü Satışının Yevmiye Aracı

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının █████/2020 tarihinde ... A.Ş'. de gördüğü dava konusu aracı 340.450,00 TL karşılığında satın aldığını, satış bedelini de ... hesabına gönderdiğini, resmi satışının .... Noterliği ... yevmiye nolu sözleşmesi ile gerçekleştirildiğini, aracın kendisine ait olduğunu söyleyerek satış bedelini tahsil eden... A.Ş.'nin ruhsat sahibi olmadığının, ruhsat sahibinin diğer davalı ... .... Şti'ne ait olduğunun sonradan öğrenildiğini, davalı ... İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 18. Maddesinin d bendindeki düzenlemeye aykırı davrandığını ve ikinci el araç satımında yetkili bir tüzel kişilik gibi değil, kendisini aracın sahibi gibi kendisini lanse ederek davacıyı yanılttığını, bu sebeple yönetmelik kapsamındaki garanti ve ayıplı mal konusundaki istisnalardan yararlanmasının mümkün olmadığını, 07.02.2020 tarihinde satış işlemlerinin tamamlanmasının ardından aracın 10.02.2020 tarihinde bakımının yapılması için yetkili servis olan, ... No:...../İST. adresinde bulunan ... A.Ş.' ne servise teslim edildiğini, burada aracın turbosunun sorunlu olduğu ve değişmesi gerektiğinin bildirildiğini, turbo sisteminin değişmesi ve bakımının yapılması için aracın 10.02.2020 ile 14.02.2020 tarihleri arasında serviste kaldığını, 15.02.2020 günü yolculuk esnasında aracın durduğunu, çekici ile çekilerek aynı servise götürüldüğünü, aracın motorunda sorun olduğunun ve motorun değişmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, 03.03.2020 tarihinde ... Noterliğinin ....yevmiye nolu dosyası ile davalılara araçtaki gizli ayıpların ihbar edildiğini ve servise 20.816,30 TL ve 84.040,16TL olmak üzere iki kez ödeme yapıldığını, araçtaki gizli ayıpların tespiti için İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.iş dosyası ile tespit talep edildiğini ve delil tespitinde aracın uğramış olduğu motor hasarlarından dolayı %18 KDV dahil toplam parça ile işçilik giderinin 84.040,16TL, değer kaybı bedelinin 25.000,00TL, araç yokluk giderinin ise 3.600,00TL olduğunun tespit edildiğini, aracın kullanılabilmesi ve ayıpların giderilmesi için aracın günlerce serviste kaldığını, devamında da 92.414,69-TL ödeme yapıldığını, araç hususi kullanım için alındığından görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu belirterek; onarım bedeli için 1.000,00 TL, araç üzerindeki değer kaybı nedeniyle 500,00 TL, onarım süresinde aracın kullanılamamasından dolayı uğranılan zarar için 500,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 2.000,00 TL' nin ihtar tarihinden itibaren başlamak üzere faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin 31.01.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 2.000,00-TL'den 127.342,00-TL'ye çıkarttığı, buna ilişkin ıslah harcını ikmal ettiği görülmüştür.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, dava konusu aracın üçüncü kişilere satılmak üzere diğer davalı... Anonim Şirketi'ne 27.01.2020 tarihinde teslim edildiğini, teslim sonrası satış işlemlerinin davalı ... çalışanı ...'na verilen vekaletname ile davalı ... tarafından gerçekleştirildiğini, araç davalı ... tarafından teslim alındıktan sonra araçta ekspertiz incelemesi yaptırıldığını ve söz konusu raporda davacı tarafından iddia edilen ayıplardan hiçbirinin yer almadığını, davalının aracı diğer davalı ...'a teslim ettiği tarihten sonraki sürece, bilgilendirilmesi dışında dahil olmadığını, araçta davacı tarafından iddia edildiği üzere ayıp bulunmadığını, aracın satış için teslim edildiği tarihe dek tüm bakımlarının yetkili...servisinde yaptırıldığını, davacı tarafından da bilinerek satın alındığı üzere aracın satın alma tarihi itibariyle 9 yaşında ve 107.025 km’de olduğunu, bu yaştaki bir araçta arızaların meydana gelmesinin eşyanın tabiatı gereği olduğunu, bu durumun gizli ayıp olarak değerlendirilemeyeceğini, diğer davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere, davacının istek ve yönlendirmesi ile aracı inceleyen ... yetkili servisinin 03.02.2020 tarihinde gerçekleştirdiği inceleme sonucunda araçla ilgili 122.811-TL’lik bir malzeme ve işçilik harcaması yapılması gerektiğini tespit ettiğini ve onarım bedeline ilişkin 03.02.2020 tarihli 82.530,52-TL’lik proforma düzenlendiğini, bu ekspertiz incelemesi dikkatle incelendiğinde çok sayıda araç parçasının değiştirilmesi gerektiğinin açıkça görüldüğünü, proforma faturanın dosyaya sunulduğunu, bu faturanın davacı şirket ortağı ...'ya diğer davalı tarafından whatsapp yolu ile iletildiğini, davacının dava konusu araca ilişkin tüm hususlar hakkında bilgi sahibi olduğunu, araçta değişmesi gereken parçaları ve işçilik bedelini ve ileride çıkması muhtemel arızaları bilerek ve öngörerek aracı satın aldığını, davacının dilekçesinde aracı satın aldıktan sonra bakım amaçlı servise götürdüğünün, dava dışı servis tarafından, aracın turbosunda sorun olduğu ve onarılması gerektiği bilgisinin paylaşılmasından sonra araçta onarım yapıldığının, turbo sisteminin değişmesinden sonra aracın aniden durduğunun ve çekici yardımıyla yeniden servise götürüldüğünün ifade edildiğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla söz konusu motor arızasının dava dışı servis olan .... A.Ş.' nin işleminden sonra ortaya çıktığının açık olduğunu, bu durumda araçta iddia olunan arızanın kimden kaynaklandığının, nedeninin, dış etken ya da müdahaleden kaynaklanıp kaynaklanmadığının, aracın yaşı ve kilometresinin arızalanmasına etkisinin araçta ayıp bulunup bulunmadığının konusunda uzman bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, yokluklarında yapılan inceleme ve tespitlere dayalı delil tespiti raporunu kabul etmediklerini, kaldı ki raporda sadece araçta oluşan arızanın ve nasıl tamir edileceği, bedeli vb hususların tespit edildiğini, 9 yaşında ve 107.025 km'de bir araç için hayatın olağan akışı ve teknik olarak beklenebilir bir arızanın ayıp olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ayıp ihbarının da süresinde olmadığını, davacının arızanın ortaya çıktığı tarihten 20 günden fazla süre sonra ihtarname keşide ettiğini, dava dilekçesi incelendiğinde süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi araçta motor revizyonu ve diğer işlemlerin de yaptırıldığının görüleceğini, araçta ayıp bulunmaması nedeni ile davacı tarafın araç değer kaybı taleplerinin kabulü mümkün değil ise de; aracın 9 yaşında ve 107.025km'de olması nedeni ile araçta yapılan motor revizyonunun araçta değer kaybına neden olmak bir yana aksine bu yaştaki bir aracın kullanım ömrünü uzatacak olması nedeni ile değerini artıracağını, davacının onarım süresince araçtan faydalanamadığı iddiası ile talep ettiği zarar talebinin de reddi gerektiğini, davacıya ikame araç sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Otomotiv vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, davalının aracın satıcısı, üreticisi veya ithalatçısı olmadığını, yalnızca diğer davalıya ait aracı satış için showroomda sergilediğini, satıcı sıfatı ve garanti taahhüdü bulunmayan davalının pasif husumetinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmeemk kaydıyla süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, dava konusu yapılan araca ilişkin arıza 15.02.2020 günü meydana gelmiş olduğu halde davalılara ancak █████/2020 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, oysa gizli ayıplarda TBK'nun 223 maddesi uyarınca derhal bildirimde bulunulması gerektiğini, dava konusu ... plakalı .. model ...marka aracın, davalı şirkete ait showroomda sergilenmek üzere diğer davalı ... A.Ş.’den 28.01.2020 tarihi itibariyle konsinye olarak, Taşıt Teslim sözleşmesi ile teslim alındığını ve davalıya ait Samandıra'daki showroomda sergilenmekte iken davacı tarafından satın alındığını, dava konusu aracın ilk tescil tarihinin █████/2020 olduğunu, 07.02.2020 tarihinde de davacı tarafından diğer davalı ... A.Ş.’den satın alındığını, aracın satış tarihi itibariyle 9 yaşında ve 107.025 km'de olduğunu, davalı aracı sergileyen konumunda olup; hiçbir şekilde kendisini araç sahibi ve /veya satıcısı olarak göstermediğini, bu yönde bir bilgi veya bildirimde bulunmadığını, davacının, hem araç malikini hem de aracın durumunu bilerek aracı satın aldığını, nitekim satış tarihinden 4 gün önce , yine davacının talebi üzerine ve davacının seçtiği, ... A.Ş.'de (“...”) unvanlı yetkili serviste araç üzerinde detaylı bir incele yapıldığını, anılan inceleme sonucu düzenlenmiş proformada mevcut arızalar ve bunlara ilişkin masraflar belirlendiği gibi aynı zamanda aracın sahibinin ... olduğunun da açıkça ifade edildiğini, bu proformanın davalı görevli personeli ... tarafından aynı tarihte davacı şirket ortaklarından ...’ya whatsapp yolu ile iletildiğini, aracın satış öncesinde temin edilen inceleme ve sonuca istinaden satın alındığını, davalının aracın satıcısı değil; “satışa aracılık eden” konumunda bulunduğunu, kaldı ki, aracın satışı noter aracılığı ile gerçekleştirilmiş olup; bu satış sözleşmesinin davacı şirket ile davalı ... A.Ş. tarafından karşılıklı imzalandığının sabit olduğunu, satış bedelinin davalı hesabına yatırılmasının, davalı şirketin konsinye araç satışlarında uyguladığı standart bir prosedür olduğunu; anılan bedelin ilgili komisyon tutarı mahsup edilmek suretiyle araç satıcısına transfer edildiğini, bu hususun 28.01.2020 tarihli sözleşmede de açıkça ifade edildiğini, davalının aracın satıcısı veya garanti vereni olmadığı gibi, aracın yaşı itibariyle garanti verme yükümlülüğünün de bulunmadığını, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin geçici 1. Maddesinde, “Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmelerin, 31/8/2020 tarihine kadar durumlarını bu Yönetmelikteki şartlara uygun hale getirerek yetki belgesi almaları gerekir” hükmü bulunduğunu, davacının 07.02.2020 itibariyle yetki belgesi olmamasının mevzuata aykırı olmadığını, yönetmeliğin 16 maddesi uyarınca model yılına göre sekiz yaşın üzerindeki taşıtların, ikinci el satışlar bakımından garanti kapsamı dışında tutulduğunu, dava konusu olan araç 2011 model ve 100.000 km’yi aşkın bir araç olup, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’ne ekli liste uyarınca 10 yıllık kullanım ömrünü dahi tamamladığını, gizli ayıp iddiasına dair tek bir somut delil sunulmadığını, Anadolu 20.Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla temin edilen tespit raporunda dahi aracın ayıplı olduğuna dair bir teknik inceleme ve tespit yer almadığını, bu raporun tamamen bir hesap raporu olduğunu, otomobilin yaş ve km’si bakımından yaşanan arızanın teknik olarak olağan ve beklenebilir olup; bunun “ayıp” veya “gizli ayıp” sorumluluğu kapsamına sokulamayacağını, davalının hazır bulunmadığı inceleme sonucu düzenlenen delil tespiti raporunun delil niteliği bulunmadığını, araçta yer alan motor arızasının giderilmesi için gerektiği tespit edilen 84.040,16-TL onarım bedeli ile arıza sebebiyle araçta meydana geleceği iddia edilen 25.000-TL'lik değer kaybı tutarının ve 3.600-TL olarak belirlenen araç yokluk bedelinin neye göre belirlendiğinin de belli olmadığını, araçtaki motor revizyonu ve dava dilekçesinde belirtilen parçalarının değiştirilmesinin araçta herhangi bir değer kaybına neden olmayacağını, aksine değer artışı yaratacağını, davacının araçtan yoksunluk zararının da yerinde olmadığını, yetkili servis tarfaından davacıya ikame araç verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, ileri sürerek, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararında; dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, davacının ayıp sebebiyle uğradığı toplam zararının 126.842,00-TL olduğu, davacının araç mahrumiyet bedeli isteminin yerinde olmadığı, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğunun dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu, davalılara noter yoluyla da bildirimde bulunulduğu, davacının seyir halinde iken araçta motor arızası uyarısına rağmen hemen durmayıp yaklaşık 7 km daha yola devam ederek zararın artmasına sebebiyet verdiği ve zararın oluşumunda müterafik kusurlu olduğu, TBK 52 maddesi gereğince mahkememizce takdiren %20 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine ulaşıldığı, dava dilekçesi ekinde yer alan ihtarnamenin davalılardan ...'ya █████/2020 tarihinde diğer davalı ...'a █████/2020 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede süre öngörülmediğinden tebliği takip eden ilk iş günü davalıların temerrüde düştüğü, davacı faiz türüne ilişkin talepte bulunulmadığından kanuni faize hükmedilmesi gerektiği, İstanbul BAM 46. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı gereği ve dosyadaki delillerden davalı ... Şirketi'nin satışa aracılık dışında ekspertiz hizmeti de verdiği, bu nedenle bu davalının pasif husumet itirazının yerinde olmadığı, davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu, davacının müterafik kusurlu olması sebebiyle TBK 52 maddesi gereğince takdiren %20 oranında indirim yapılması gerektiği değerlendirilmiş ise de; kısa kararda sehven, maddi hata yapılarak indirim uygulanmaksızın toplam miktara hükmedildiği görülmüş ise de, kısa karar ile gerekçeli karadaki hükmün farklı olması mümkün olmayacağından bu hususun gerekçede belirtilmesi ile yetinildiği gerekçeleri ile; davanın kısmen kabulüne, toplam 126.842,00-TL'nin davalı ...Limited Şirketi yönünden █████/2020 tarihinden, davalı ...Anonim Şirketi yönünden █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı ...Limited Şirketi ve davalı... A.Ş. vekili vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı ...Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu araç davacı tarafından satın alınmadan önce diğer davalı ... tarafından araçta ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, ekspertiz raporunda davacı tarafından iddia edilen ayıplardan hiçbirinin yer almadığını; dava konusu aracın, satış için teslim edilinceye kadar tüm bakımlarının yetkili...servisinde yaptırıldığını, araçta iddia edildiği gibi bir arızanın bugüne değin ortaya çıkmadığını, 9 yaşında ve 107.025 km’de olan bir araçta arızaların meydana gelmesinin eşyanın tabiatı gereği olduğunu; bu durumun gizli ayıp olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını; mahkeme kararında aracın davalı ... tarafından teslim alındıktan sonra araçta ekspertiz incelemesi yaptırılmış olduğu hususunun dikkate alınmadığını;
Davacının dilekçesinde aracı satın aldıktan sonra bakım amaçlı servise götürdüğünün, dava dışı servis tarafından, aracın turbosunda sorun olduğu ve onarılması gerektiği bilgisinin paylaşılmasından sonra araçta onarım yapıldığının, turbo sisteminin değişmesinden sonra aracın aniden durduğunun ve çekici yardımıyla yeniden servise götürüldüğünün ifade edildiğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla söz konusu motor arızasının dava dışı servis olan .... A.Ş.' nin işleminden sonra ortaya çıktığını,
Davacının 15.02.2020 tarihinde aracın arızalandığını ve motorunun değişmesinin gerektiğinin bildirildiğini belirtip, aracın gizli ayıplı olduğunun bu şekilde öğrendiğini ifade etmesine, davalı şirkete 20 günden fazla bir süre sonra 03.03.2020 tarihinde ihtarname keşide edildiğini; bu durumda davacı tarafın ne TTK 23/son maddesi ne de bu madde ile atıf yapılan TBK 223. Maddesine uygun olarak süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, mahkemenin ayıp ihbarının süresinde olduğuna dair tespitinin hatalı olduğunu,
Davalının dava konusu aracı diğer davalıya satış için bıraktığını, satış için bırakma sözleşmesinde bırakılanın kendi adına ve hesabına satış yaptığından, aracın maliki davalı .... olsa da, zarardan diğer davalı .......'ın sorumlu olduğunu, Mahkemece gerekçede davacının zararın artmasına sebep olduğu belirtilerek müterafik kusur indirimi takdir edilmiş ise de; hükümde indirim yapılmadığı gibi gerekçede belirtilen %20 müterafik kusur oranının da çok düşük olduğunu, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunmasının Anayasa'nın 141, HMK'nun 27 ve 297/1-c bentlerine aykırı olduğunu,
Araçta ayıp bulunmaması nedeni ile davacı tarafın araç değer kaybı taleplerinin kabulü mümkün değil ise de; aracın 9 yaşında ve 107.025km'de olması nedeni ile araçta yapılan motor revizyonunun araçta değer kaybına neden olmak bir yana aksine bu yaştaki bir aracın kullanım ömrünü uzatacak olması nedeni ile değerini artıracağını, değer kaybı talebinin reddi gerektiğini, aksi halde büyük oranda indirim yapılması gerektiğini, Dosyada ihtarın tebliğ şerhi yer almadığından, mahkemenin davalı yönünden yönünden 17.03.2020 tarihinden itibaren faize hükmetmesinin de hatalı olduğunu, İleri sürerek izah edilen ve re'sen gözetilecek hususlar dahilinde; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın davalı yönünden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davalının dava konusu aracın üreticisi, ithalatçısı veya satıcısı olmadığını, satıcının diğer davalı ... ...A.Ş. olduğunu, davalının kendisini malik gibi göstermediğini veya garanti vermediğini, alıcısı da davacının kendisi olduğunu; müvekkili şirketin, iddia edildiği gibi ne kendisini, dava konusu aracın sadece showroomda sergilendiğini, noter satışının da davalı ile davalı ... gerçekleştirildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hukukçu bilirkişinin tespitinin hatalı olduğunu, Ticaret Bakanlığı'nca kabul edilmiş İkinci El Motorlu Kara Taşıtları Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesi hükmü uyarınca model yılına göre sekiz yaşın üzerindeki taşıtların, ikinci el satışlar bakımından garanti kapsamı dışında tutulduğunu; bu tür araçlar yönünden herhangi bir garanti verilmesinin söz konusu olmadığını, durum böyle iken ayıplı mal sorumluluğuna dayalı hakların ileri sürülebileceği/yöneltilebileceği kabul edilerek zarar hesaplaması yapılmasının hatalı olduğunu, Davaya konu araca ilişkin arızanın 15.02.2020 günü meydana gelmiş olduğu halde davalı şirete ve araç satıcısı olan diğer davalıya yönelen ihtarnamenin ancak 3.3.2020 günü keşide edildiğini ve 6.03.2020 günü itibariyle davalı ulaştığını; 20 günlük süre geçtikten sonra yapılan ayıp ihbarının süresinde kabul edilemeyeceğini, kaldı ki ihtarnamenin arızaya ilişkin motor revizyonu ve diğer işlemler gerçekleştirildikten sonra gönderildiğinin davacı tarafından açıkça belirtildiğini, Davalının showroomda sergilediği diğer davalıya ait araca ilişkin herhangi bir ek garanti vermediğini veya yanıltıcı bir açıklama yapmadığını, davacı tarafın istek ve yönlendirmesi ile ... tarafından 03.02.2020 tarihinde yapılan inceleme sonucu araçta 122.811-TL’lik bir malzeme ve işçilik harcaması yapılması gerektiğinin tespit edildiğini, onarım bedeline ilişkin 03.02.2020 tarihli 82.530,52-TL’lik proforma düzenlendiğini; bu proformanın davacı şirket ortağına iletildiğini, davacının dava konusu 2011 model aracı, mevcut durumunu bilerek satın aldığını ve bu süreçte hiçbir şekilde yanıltılmadığını, satış öncesi süreçte gerçekleşen ve temin edilen inceleme ile aracın o gün itibariyle tespit edilebilen hemen hemen tüm sorunlarının davacı bilgisi dahilinde olduğunu, araç ilk olarak 09.11.2010 tarihinde trafiğe tescil edilmiş olup; Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği’ne ekli liste uyarınca 10 yıllık kullanım ömrünü dahi tamamladığını, dava konusu otomobilin yaş ve km’si bakımından yaşanan arızanın teknik olarak olağan ve beklenebilir olduğunu bunun “ayıp” veya “gizli ayıp” sorumluluğu kapsamına sokulamayacağını, aksi kabul edilse dahi davalının ayıp nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, Mahkemece gerekçede davacının zararın artmasına sebep olduğu belirtilerek müterafik kusur indirimi takdir edilmiş ise de; hükümde indirim yapılmadığını ve gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulduğunu, Dosyada ihtarın tebliğ şerhi yer almadığından hesaplama yapılması mümkün faiz talebinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, İleri sürerek, izah olunan ve resen dikkate alınacak sebeplerle; tehiri icra taleplerinin kabulünü, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, istinaf incelemesi sonucunda yeni bir karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davalı ...'ın aracılığı sonucu, diğer davalı ... tarafından davacıya satılıp devredilen ikinci el aracın gizli ayıplı olduğundan bahisle, onarım, değer kaybı ve araç mahrumiyeti nedeniyle oluşan zararın davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosyaya mübrez davacı ile davalı ... arasındaki █████/2020 tarihli noterde düzenleme şeklindeki araç satış sözleşmesi kapsamından, davalı ...'in model yılı 2011 olan ...marka 107.025 km'de bulunan aracı 340.000,00-TL bedelle davacıya sattığı, davacının da aracı halihazırdaki durumu ile beğenerek ve bedelini ödeyerek görüp teslim aldığı anlaşılmıştır.
Dosyaya mübrez davalı ... ile davalı ... arasındaki █████/2020 tarihli "İkinci Ek Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik Uyarınca Taşıt Teslim Alma" belgesi başlıklı belge kapsamından, davalı ....'in dava konusu aracı üçüncü kişilere satılmak üzere ...'a teslim ettiğinin, davalı ...'ın aracılık hizmeti ücretinin noter satış bedelinin %4'ü olacağının, aracın tahsil edilen satış bedelinin aracılık hizmeti düşüldükten sonra ...'e gönderileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmede davalı ...'ın faaliyetinin yalnızca satışa aracılık olduğunun açıkça belirtildiği, buna göre davalılar arasındaki ilişkin simsarlık ilişkisi olduğu anlaşılmıştır. Nitekim dava dilekçesine ekli ödeme dekontuna göre davacının davalı ...'a █████/2020 tarihinde 340.450,00-TL havale ettiği, akabinde bu tutarın 326.400,00-TL'lik kısmının davalı ....'e gönderilmesini █████/2020 tarihli yazı ile davalı ...'dan talep ettiği anlaşılmaktadır. Dosya arasına alınan Ticaret Sicil kayıtları kapsamından, davacı şirketin satış tarihi itibariyle ortak ve münferiden yetkili müdürünün ... olduğu, davacının ... showroomunda gördüğü araç için dava ...servisine yaptırılan inceleme sonucu değişmesi gereken parça ve işçilik bedellerine ilişkin █████/2020 tarihli rapor ve proforma fatura düzenlendiği, bu proforma faturanın davacı şirket müdürü ...'ya whatsapp yolu ile iletildiği anlaşılmıştır. Davalı ...; diğer davalı ile davacı arasındaki satış sözleşmesinin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan; İkinci Ek Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 4/ç bendi uyarınca aracılık yapılmak suretiyle gerçekleştirilen ikinci el motorlu kara taşıtının satışı ve pazarlanmasıyla ilgili faaliyet yürütmekte olan işletme niteliğindedir. Yönetmeliğin 15/1 fıkrası uyarınca ikinci el otomobil ve arazi taşıtının motor, şanzıman, tork konvertörü, diferansiyel ve elektrik sistemi, satış tarihinden itibaren üç ay veya beş bin kilometre, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmenin garantisi altındadır. İşletme, garanti kapsamına giren hususları sigorta yaptırmak suretiyle karşılayabilir. Yönetmeliğin 16/1-a bendinde; ikinci el otomobil ve arazi taşıtının satışında sekiz yaş veya yüz altmış bin kilometrenin üzerindeki otomobil ve arazi taşıtlarının garanti kapsamı dışında olduğu düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 14/1 fıkrası uyarınca işletme tarafından ikinci el motorlu kara taşıtı satışından hemen önce ekspertiz raporu alınması ve raporun bir nüshasının satış esnasında alıcıya teslim edilmesinin gerektiği, 14/5 fıkrasında ekspertiz raporunu düzenleyen kişilerin ekspertiz raporundaki bilgilerin taşıtın gerçek durumunu yansıtmamasından sorumlu oldukları düzenlenmiş ise de; 14/3 fıkrasında sekiz yaş veya yüz altmış bin kilometrenin üzerindeki ikinci el motorlu kara taşıtları için ekspertiz raporu alınması gerekmediği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda mahkemece davalı ... tarafından davacıya ekspertiz hizmeti de verildiği, bu nedenle davalının ayıptan ötürü sorumlu olduğu belirtilmiş ise de; dosyada ... tarafından düzenlenmiş bir ekspertiz rapor bulunmadığı, Yönetmeliğin 14/5 fıkrasının ikinci el kara taşıtı ticareti ile uğraşan işletmenin değil, doğrudan ekspertiz raporunu düzenleyenlerin sorumluluğuna ilişkin olduğu, bu durumda mahkemece satış tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve yukarıda ilgili hükümlerin aktarıldığı yönetmelik uyarınca satışa aracılık faaliyetinde bulunan ...'ın dava konusu araç bakımından garanti sorumluluğu bulunup bulunmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmaması doğru olmamış, davalı ...'ın bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Dosya kapsamında, araç satışından önce dava dışı .... A.Ş. tarafından yapılan inceleme sonucu değişmesi gereken parçaları ve yapılması gereken onarım işlemlerini gösterir rapor ile proforma faturanın mevcut olduğu, bu faturanın davacı şirket yetkilisine gönderilmiş olduğu, yine dosyada █████/2020 tarihli arıza sonrası yapılan işlemleri gösterir faturanın da mevcut olduğu, hükme esas alınan raporda satış öncesi düzenlenen proforma faturadaki değişim gerektiren parçaların ve onarım gerektiren işlemlerin, davacının iddia ettiği █████/2020 tarihli arızaya neden olup olmadıkları hususunda yeterli inceleme bulunmadığı gibi, davalıların davacı tarafından aracın bu durumu bilinerek satın alındığına yönelik itirazlarının da mahkemece karşılanmadığı, yine dava dilekçesinde aracı teslim aldıktan sonra dava dışı .... A.Ş.'ye bakım için götürüldüğünün, bakımda aracın turbo sisteminin değiştirildiğinin, akabinde aracın █████/2020 tarihinde teslim alındığının ve █████/2020 tarihinde dava konusu edilen arızayı verdiğinin ileri sürüldüğü, davalıların █████/2020 tarihli arızanın, arıza öncesinde ...tarafından gerçekleştirilen onarım işleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığına yönelik savunmalarının da bilirkişi raporunda ve gerekçede karşılanmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan davalılar tarafından dava konusu aracın yaşı ve kilometresi dikkate alındığında, araçta meydana gelen arızanın olağan yıpranma nedeniyle ortaya çıkması mümkün bir arıza olduğuna, gizli ayıp olarak kabul edilemeyeceğine, yine aracın yaşı ve kilometresi göz önüne alındığında yapılan motor revizyonunun değer kaybına sebep olmayacağına yönelik savunma ve itirazlarının raporda ve gerekçede yeterince değerlendirilmediği görülmüştür. Bu durumda mahkemece; dava konusu aracın tramer kayıtları ile dava dışı .... A.Ş.'den dava konusu aracın █████/2020 tarihinden sonraki tüm servis kayıtları getirtilerek dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edilmesi, ...tarafından düzenlenen █████/2020 tarihli rapor ve proforma faturadaki parça ve onarım değişikliği gerektiren işlemlere ilişkin tespitler ile █████/2020 tarihli arıza arasında ilgi bulunup bulunmadığı, buna göre davacının aracı anılan arızaya neden olan eksiklikleri bilerek satın almış olacağının kabul edilip edilemeyeceği, yine █████/2020 tarihinden sonra ...tarafından gerçekleştirilen onarım işleminin █████/2020 tarihli arıza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, dava konusu aracın yaşı kilometresi ve tramer geçmişine göre █████/2020 tarihli arızanın gizli ayıp olarak kabul edilip edilemeyeceği, kabul edilebilecek ise yine aracın yaşı, kilometresi ve piyasa rayiç değeri ile satış bedeli arasında fark bulunup bulunmadığı hususları da göz önüne alınarak, motor revizyonunun değer kaybına sebep olup olmayacağı hususlarında taraf itirazlarını karşılar şekilde, denetime açık ek rapor alınmaksızın hüküm tesis doğru olmamış, davalıların bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde bulunmuştur. Kabule göre de; davacı tarafından davalılara gönderilen ihtarnamenin ayıp nedeniyle onarımın gerçekleştirilmesi ihtarını içerdiği, tazminat talebinde bulunulmadığı ve belirli bir tutarın belirli bir süre içerisinde ödenmesinin talep edilmediği nazara alındığında, dava konusu edilen tazminat alacağı bakımından davalıların dava tarihinden önce temerrüde düşüp düşmedikleri ihtarname içeriğine göre değerlendirilmeksizin, salt ihtarnamenin tebliğ tarihine göre faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, davalıların bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde bulunmuştur. Yine kabule göre; mahkemece gerekçeli kararda davacının zararın ortaya çıkmasında müterafik kusurusnun olduğu, buna göre hükmedilen onarım ve değer kaybı tutarından %20 oranında indirim yapılması gerektiği kanaatine ulaşıldığı belirtilmesine rağmen, hükümde indirim yapılmaksızın bu kalmeler yönünden tam tazminata hükmedilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması doğru olmamıştır. Sonuç itibariyle; davalıların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2021/... Esas ve 2023/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran taraflara iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!