Anahtar kelimeler: Ştiini Çıkma Devraldığını Birisi Akabinde Şirketteki Den Ortaklarından Sermaye Şirketlerin

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas- ████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketlerin ortaklarından birisi olduğunu, davalı şirketlerin davacı ile ... ve ...'un ortaklığında bulunan şirketler olup davacının her iki şirketteki müdürlük görevine █████/2021 tarihinde son verildiğini, davacının davalı ....Şti.'ini █████/2020 tarihinde ...'den devraldığını, akabinde █████/2021 tarihinde davacının bu şirketin 3.325,00 TL sermaye karşılığı olan %33 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile ...'e ,3.350,00 TL sermaye karşılığı olan %34 adet payını da ...'a devrettiğini, aynı tarihte yeni ortakların müştereken müdür olarak da kabul edildiğini, ortaklık bu şekilde devam ederken ortada geçerli hiçbir sebep bulunmaksızın veya davacının talebi olmaksızın ....Noterliğinin █████/2021 tarih ve ... sayı ile tasdikli █████/2021 tarihli genel kurul kararı ile davacının şirket nezdindeki münferiden temsile yetkili müdürlük görevine son verildiğini, bu tarihten sonra davacının şirkete ilişkin tüm haberleşme kanallarından çıkartılarak ortaklık hakkında kendisine kesinlikle bilgi verilmediğini, ortaklığı devam etmekte olup 6102 Sayılı Kanunun 614.maddesi gereği bilgi isteme ve inceleme yapma hakkı bulunmasına karşın şirkette etkisiz hale getirildiğini, diğer davalı şirket ....Şti.'nin davacı ile ... tarafından ......Noterliğinin █████/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ana sözleşmesi ile █████/2021 tarihine kurulduğunu ve aynı tarihte tescil ve ilan olunduğunu, akabinde █████/2021 tarihinde şirket ortaklarından ...'un 3.325,00 TL karşılığı 133 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile ...'e, 1.675,00 TL karşılığı 67 adet payını ...'a, davacının da 1.675,00 TL karşılığı 67 adet payını ...'a devrettiğini, davacı ile şirketin ortakları olan ... ve ... müştereken, davacının da münferiden temsile yetkili müdür sıfatını aldıklarını, devamında bu şirkette de █████/2021 tarihinde davacının müdürlük görevine son verildiğini, akabinde ise tüm haberleşme kanallarından çıkarılarak şirket yönetiminde etkisiz hale getirildiğini, ortağın şirketin iş ve işlemlerinde eşin işlem ilkesini ihlal etmesi halinde diğer ortağın ortaklıktan çıkma, haklı nedenle ayrılma hakkı bulunduğunu, bilgi alma ve inceleme hakkını kullanamayan ortağın, şirket hakkında bilgi sahibi olmayacağı için ortaklığa bağlı diğer haklarını da etkin şekilde kullanamayacağını, ilgili şirket ortaklıklarından çıkmaya ve ayrılma akçenin ödenmesine ilişkin ....Noterliğinin █████/2021 tarih ve .... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile şirkete başvurulduğunu ancak davalıların .....Noterliğinin █████/2021 tarih ve ..... yevmiye sayılı ihtarnameye cevabı ile davacının talebini reddettiklerini, davacının ortaklığının devam ettiğini vurguladıklarını ancak bu tarihten sonra da davacıya bilgi ve inceleme hakkı vermekten kaçındıklarını, şirket hakkında yapılan işler ve alınan kararlardan davacıyı haberdar etmediklerini, Yargıtay'ın ortağın diğer ortaklarla ve şirket müdürüne güveni kalmamasını ve ortaklar arasındaki sürtüşme leri çıkma açısından haklı sebep kabul ettiğini, davacının ortaklıktan ayrılma ile birlikte TTK m.641 gereği esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına sahip olacağını, Yargıtay'ın da ortaklıktan ayrılan ortağın ortaklık payına hak kazanacağına karar verilmesini uygun gördüğünü ve çıkma kararı ile birlikte ortaklık payının da ödenmesinine karar verilmesi gerektiğini belirttiğini beyanla TTK.md.638/2 uyarınca davacının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkmasına, ortaklıktan çıkma kararı ile birlikte davacıya ait ortaklık payının gerçek değerinin muhasebe kayıtları incelenerek bilirkişilerce tespitinin yapılarak davacıya ödenmesine, aksi durumda şirket ortaklığının ilanen satış yoluna gidilerek davacıya ait olan paya karşılık gelen değerin davacıya ödenmesine, dava süresince davacının haklarının zayi olmasını engellemek ve mevcut ortaklığın korunabilmesi için TTK md.638/2 gereği davalı şirketler hakkında tedbire, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalılara ait şirketlerde pay sahibi olmasının yanısıra uzun süre müdürlük görevinde bulunduğunu ancak şirketin yönetiminde oldukça kötü performans göstermesi, şirketin net bilançosal dönemler içerisinde sürekli olarak zarara uğraması gibi nedenlerle █████/2021 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda davacının da katılımı ile yapılan olağanüstü genel kurul kararı ile görevden alındığını, davacının davalı şirketler üzerinde bir yönetimsel yükümlülüğü ve yetkisi kalmadığını ancak pay sahipliğinin devam ettiğini, davalı şirketlere ait esas sözleşme incelendiğinde davalının şirketlerdeki paylarını satarak çıkma hakkı bulunduğu, esas sözleşmede payların devrine herhangi bir sınır getirilmediği görülecek olup davacının haklı sebep iddiası ile çıkma davası açmasında herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafından iddia edildiği gibi eşit işleme aykırı şekilde işlem yapıldığına ilişkin herhangi bir somut delil sunulmamış olup eşit şekilde hangi işlemlerin yapılmadığına ilişkin herhangi bir somutlaştırma beyanında da bulunulmadığını, davalı şirketlerin işletmeleri ve hesaplarının her daim davacıya açık olduğunu, davacı tarafından bilinçli şekilde işlemlere katılınmayarak haklı sebeplerin doğması için özel çaba harcandığını, davacının genel kurul çağrısı yaparak genel kurulda bilgi ve belgelerin incelenmesini isteme hakkına sahip olduğunu, TTK kapsamında bilgi ve belgeleri incelemek isteyen davacı için TTK 614.maddesinde yöntem belirlenmiş olup davacı tarafından işbu yöntemlere başvurulmadan istemin engellendiği iddiasının açıkça haklı neden oluşturma çabasından ibaret olduğunu, davacının davalı şirketlerde payı gereği sahip olduğu azlık hakları da bulunmakta olup işbu azlık haklarını kullanmaktan imtina ettiği dikkate alındığında mevcut talebinin iyi niyet ve dürüstlükten uzak olduğunu, mevcut deliller, ortaya konulan iddialar dikkate alındığında davacı açısından çıkma gerekçeleri olarak bildirilen nedenlerin somut ve objektif olarak ortaklığı çekilmez kıldığını açık ve net şekilde ortaya koyamadığını, davacı tarafından talep edilen ayrılma akçesinden sorumluluk yanlızca davalı şirketler üzerinde olup şirket ortaklarının işbu ayrılma akçesinin ödenmesinde herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ayrılma akçesinin belirlenmesinde şirketin yaşayan değerinin esas alınmasının yanı sıra davacı tarafından müdürlük görevi esnasında şirket hesaplarından kendi şahsi hesaplarına geçen ücretlerin mahsup edilmesi gerektiğini, davacı tarafın her daim tasarruf edilebilir oranda olan paylarını satarak ayrılma akçesi niteliğindeki alacağına kavuşması mümkün olup talebinin yersiz olduğunu beyanla davacının ortaklıktan çıkma talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise çıkma nedenleri haklı sebebe dayanmadığından davanın esastan reddine, aksi kanaat halinde belirlenecek ayrılma akçesinin tüm borçlar ve mevcut şartlar dikkate alınarak belirlenmesine ve belirlenen işbu ayrılma akçesinin davacının şirket üzerinde yer alan serbestçe tasarruf edebileceği paylarının satılarak ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; limited şirket ortaklığından çıkmaya yönelik çıkma davası olduğu, davacı tarafça şirket ortaklığını çekilmez kılacak şekilde ortaya çıkan husumet, ortaklara eşit davranma ilkesine aykırı olarak şirketin işleyişi, yönetimi ve faaliyetleri hakkında davacıya bilgi verilmemesi, davacının şirketten dışlanması, şirket yöneticilerinin kişisel menfaatleri yönünde hareket etmesi sebebiyle şirket ortaklığından çıkmasını gerektiren haklı sebeplerin oluştuğundan bahisle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak yönünde bir girişimde bulunduğu ancak bu hakkının engellendiğine ilişkin, yine eşit davranma ilkesine aykırı işlemler yönünden somut bir delil sunamadığı, dinlenen davacı tanıklarının da bu yönde bir beyanda bulunmadıkları, 6102 Sayılı TTK'nun 638/2.maddesi uyarınca haklı sebep olarak gösterilen hususların ortaklığın artık çekilmez olduğunu somut şekilde ortaya koyması gerektiği, yine şirketin feshi ya da çıkma kararı verilebilmesi için haklı nedenlerin varlığının tespitinde ortağın haklı neden olarak ileri sürdüğü nedenleri başka bir kanuni yoldan elde etme imkanının kalmamış olması gerektiği, davacı, şirket işleyişi ile ilgili kendisine bilgi verilmediğini ileri sürmüş ise de, TTK 437 vd.maddelerinde düzenlenen bilgi alma hakkını kullandığına ilişkin herhangi bir iddiada bulunmadığı gibi buna ilişkin bir delil de sunmadığı, yine davacı ikinci haklı sebep olarak şirketlerdeki yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmasını göstermiş olup her ortağın şirkette yönetici olacağına ilişkin kanuni bir düzenleme bulunmadığı gibi şirket ana sözleşmelerinde de bu doğrultuda bir hüküm bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; davacının davalı şirketlerde münferit yetkili müdür iken kendisinden habersiz bir şekilde ve şirket ortaklığında etkisiz hale getirilmesi amacıyla müdürlük görevinden alındığı, bundan sonra şirket ortaklığından da çıkarılmış gibi kendisine şirketler ile ilgili herhangi bir bilgi, belge verilmediği, şirketlerin işleyişi ile ilgili herhangi bir bilgisinin olmadığı, şirketlerin tüm gruplarından çıkarıldığı, whats app gruplarında kendisine kabul edilemeyecek sözler söylendiği, ortak olma iradesinin devam etmediği, ortaklığın çekilmez hale geldiği, ortaklara eşit işlem uygulanmadığı ve davalı şirketlerin genel kurullarının işlevsiz hale gediği, bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 638. maddesi uyarınca limited şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi ve çıkma payının ödenmesi taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.TTK'nın 638/2. maddesi uyarınca; her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir. Açıklanan yasal düzenleme kapsamında şirketten çıkmasına karar verilmesini talep eden ortağın, bu talebinin dayanağı olan haklı sebepleri ispat etmesi gerekir. Kanunda nelerin haklı sebep olduğu konusunda bir düzenleme yapılmamış olup, bu husus her somut olay nezdinde Mahkemece değerlendirilecektir. TTK'nın 614. maddesinin birinci fıkrası ile; limited şirket ortaklarının, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilecekleri ve belirli konularda inceleme yapabilecekleri, ikinci fıkrasında; müdürler tarafından bilgi alma ve inceleme hakkının, ortağın elde ettiği bilgileri şirket zararına kullanma tehlikesi bulunduğundan bahisle gerekli ölçüde engellenebileceği, bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurul tarafından karar verileceği ve üçüncü fıkrasında; genel kurulun, bilgi alma ve inceleme hakkını haksız yere engellemesi halinde, ortağın istemi üzerine bu hususta mahkemece karar verileceği kabul edilmiştir.Somut olayda; davacının, davalı şirketlerin ortağı olduğu ve ortaklıktan çıkarılmasının dayanağı olarak; her iki şirkette müdürlük görevinden alınması ve akabinde şirketlerin işleyişi ile ilgili bilgi ve belgelerin kendisine verilmemesi, tüm haberleşme kanallarından engellenmesi ve kendisine eşit işlem yapılmamasının haklı sebep olduğunu iddia ettiği, davanın, davacının müdürlük görevi ile ilgili bir dava olmadığı, bu nedenle müdürlük görevinden alınmış olmasının bu davanın konusu ve ortaklıktan çıkarılması için haklı bir sebep olamayacağı, davacının ortak sıfatı ile davacı olduğu bu davada, ortak olarak kendisi nezdinde oluşan ve gerçekten ortaklıktan çıkmasını haklı gösterecek sebepleri ispat etmesi gerektiği, dosyada davalı şirketler tarafından davacının bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiğine dair bir delil olmadığı, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını yasal yoldan kullandığına, şirket müdürlerinden talepte bulunduğuna ve bu hakkının engellendiğine dair bir delil sunmadığı, kaldı ki bu halde dahi Mahkemeden, bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasına izin verilmesini talep edebileceği, yani tek başına bu hususun bir haklı neden teşkil etmeyeceği, davacıya eşit işlem ilkesine aykırı davranıldığına dair de somut bir iddia ve delil olmadığı, bu itibarla davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini gerektirir haklı nedenleri ispat edemediği ve Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!