Anahtar kelimeler: Yazma Satımdan Sunmuş Esaskarar Örnek Ferilere İlamsız Emrinin Niyetli Borca

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
KARAR YAZMA TARİHİ
:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan olan alacağı için davalı hakkında Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası ile örnek 7 ilamsız takip yapıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalı (Borçlu) tarafından yetkiye, borca ve tüm ferilere itiraz ettiğini bu nedenle takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan iptalinin gerektiği gibi nedenlerle fazlaya dair her tür talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız itirazının iptal edilerek Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamını, alacağının tahsilini, alacağın likit olması ve davalının itirazının kötü niyetli oluşu da dikkate alınarak davalının alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, icra dosyasındaki nispi harcın iş bu davadaki harçtan mahsup edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın cari hesap ilişkisinden kaynaklı eksik ödenen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibe esas belge olan çekin tarafların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususlarında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... Ticaret Limited Şirketinin 2024 Yılı Envanter defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlendiği, ticari defterler birbirlerini teyit ettiği, 2024 Yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2024 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop'a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, davacı ... Ticaret Limited Şirketinin 2024 Yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğunu, davalının cari hesabının, 31.12.2024 tarihi itibariyle 37.074,01 TL Borç Bakiyesi verdiği, takibe konu edilen 200.000,00 TL tutarlı çekin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı cari hesabına alacak kaydedilerek davacının alacağından düşüldüğü, çekin tahsil edilmediği hususlarını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın süresinde ibraz edilmeyen ve kambiyo vasfı bulunmayan çeke dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin olduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin █████/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın █████/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki takibe konu edilen 200.000,00 TL tutarlı çekin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı cari hesabına alacak kaydedilerek davacının alacağından düşüldüğü, çekin tahsil edilmediği, bu durumda ticari defter kayıtları ve diğer kayıtlar ile alacağın ispatlandığı değerlendirilmiştir.
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin █████/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak davalı/borçlunun icra takibinden önce 6098 Sayılı TBK'nın 117. Maddesi çerçevesinde temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından dosyadaki mevcut delil durumuna göre ispat olunamadığı, davaya konu takip dayanağı belgenin kambiyo vasfını haiz olmadığı görülmekle takibe 200.000,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi üzerinden devam olunmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 200.000,00TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
- 9.336,99TL takipten önce işlemiş faiz yönünden talebin REDDİNE,
2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 200.000,00TL'nin %20'si olan 40.000,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 13.662,00TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.368,82TL harcın ve 1.046,68TL icra harcının mahsubu ile 10.246,50TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (200.000,██████.336,99) hesaplanan 4.394,83-TL'sinin davalıdan alınarak, 205,17-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 615,40TL başvuru harcı, 2.368,82TL peşin harç ve 1.046,68TL icra harcı olmak üzere toplam 4.030,90TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından karşılanan 105,00-TL posta ve tebligat gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 87,50TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 4.192,50-TL nin haklılık oranına göre (200.000,██████.336,99) 4.005,50-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından karşılanan 87,50-TL vekalet harcı giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (9.336,██████.336,99) 3,90-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2026
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!