Anahtar kelimeler: Köyünde Bozulmuştur İli İlçesi Asli Müdahil İlamına Kesinlik Şartı Eksiklikleri

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RDava konusu taşınmazların bulunduğu ... ili ... ilçesi ... köyünde; 6831 sayılı Orman Kadastrosuna göre yapılıp 29.03.1973 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu, 1990 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B çalışması ile 1991 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışması bulunmakta olup arazi kadastrosu sırasında 1 34... parsel sayılı taşınmaz 10.624,60 metrekare ve tarla vasfıyla 06.09.1977 tarihli, sıra no: 7, cilt no: 12, sahife no: 59, 8100 metrekare miktarlı tapu kaydı ve batak mevki, 19 37... numaralı, 5000 metrekare miktarlı vergi kaydına dayalı olarak tapu kaydı maliki ... oğlu ... ... mirasçıları (..., ..., ..., ... ve ...) adına, 1 34... parsel sayılı taşınmaz 62.606,45 metrekare ve tarla vasfıyla ... oğlu ... ... adına 3/4 oranında kayıtlı 06.09.1977 tarih, sıra No: 6, cilt no: 126, sahife no: 58, 28.000 metrekare miktarlı tapu kaydı ve ... kızı ... adına 1/4 oranında kayıtlı 18.07.1989 tarih, sıra no: 5, cilt no: 140, sahife no: 95, 28.000 metrekare miktarlı tapu kaydına dayalı olarak ... ve ... oğlu ... ... mirasçıları (..., ..., ..., ... ve ...) adına, 1 58... parsel sayılı taşınmaz ise 55.955,78 metrekare ve orman vasfıyla senetsizden ...mevki 19 38... numaralı, 6.000 metrekare miktarlı vergi kaydına dayalı olarak senetsizden Hazine adına tespit edilmiştir.Davacı ... İdaresi vekili 17.01.1972 tarihli dava dilekçesinde: ... ilçesi ... (...) köyü, batak mevki, 22.09.1952 tarih, cilt no: 72, sahife: 62, no: 89 numaralı, 8.100 metrekare ve tarla vasıflı taşınmaz, at avlusu mevki, 28.03.1952 tarih, cilt no: 71, sahife: 14, no: 163 numaralı, 15.000 metrekare ve tarla vasıflı taşınmaz ile ... namı diğer ... mevki, 28.03.1952 tarih, cilt no: 71, sahife: 14, no: 164 numaralı, 28.000 metrekare ve tarla vasıflı taşınmazların her ne kadar tapuda kayıtlı ise de 1970 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde kaldığını ve tapuların geçerli olmadığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptaline ve müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.Asli müdahil vekili 16.02.2015 tarihli dilekçesinde; söz konusu taşınmazlar ile ilgili müvekkili ...’un hak iddiasının bulunduğunu ileri sürerek, müdahale talebinde bulunmuştur.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.04.1991 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; dava konusu yerlerin orman olmadığı, ... arazisi oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, Orman İdaresi vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.06.2000 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; ... ilçesi ... köyünde ilk orman tahdidinin 23 nolu orman kadastro komisyonunca 30.09.1970 tarihinde tamamladığı, sonuçlarının ise 29.03.1973 tarihinde ilan edildiği, davanın açıldığı tarih dikkate alındığında, yargılama sırasında ilan edilen tahdidin dava nedeniyle kesinleşmediği ve eldeki davanın orman tahdidine itiraz davasına dönüştüğü, Kadastro Müdürlüğünün 14.04.2000 tarihli cevabına göre ... köyünde arazi kadastro çalışmalarının 1992 yılında yapılarak sonuçlarının 09.02.19 93... .01.1994 tarihleri arasında askı suretiyle ilan edildiği ve dava konusu taşınmazların bulunduğu mevkiin ... Tarla mevki olarak 1 58... parsel adı altında sınırlandırılarak orman olarak Hazine adına tespit gördüğü, buna göre eldeki davanın aynı zamanda genel arazi kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 11. maddesine göre tahdide itiraz davalarına bakmaya Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu, Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı biçimde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.10.2009 tarihli ve 2009/7 Esas, ████████ Karar sayılı görevsizlik kararı sonrası dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, ... Kadastro Mahkemesinin 12.04.2013 tarihli ve 2013/3 Esas, 2013/8 Karar sayılı kararıyla; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.10.2009 tarihli ve 2009/7 Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 20/1. maddesi uyarınca tarafların kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmedikleri, 6100 sayılı Kanun'un 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hususunun takdiri ve değerlendirilmesi amacıyla dava dosyasının ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.03.2014 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla; mahalli mahkemelerce doğrudan doğruya verilen aktarma kararının, teknik anlamda bir görevsizlik kararı olmadığı, devir kararı olduğu, bu nedenle, bu devir kararı hakkında 6100 sayılı Kanun'un 20. maddesi hükmünün uygulanmayacağı, Kadastro Mahkemesince işin esasına girerek karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma kararı sonrası dava dosyası ... Kadastrosu Mahkemesinin 2014/4 Esas sırasına kaydedilmiş, dosya derdest iken ... Kadastro Mahkemesinin kapatılması üzerine dava dosyası ... Kadastro Mahkemesine devredilmiş ve burada ███████ Esas sırasına kaydedilmiştir.... Kadastro Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporlarının karar oluşturmak için yeterli görüldüğü, bilirkişi raporuna göre dava konusu 1 58... nolu parselin açık ve net olarak orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, diğer dava konusu 1 34... nolu parsel ile 1 34... nolu parsellere ilişkin gerek mahalli bilirkişilerin beyanları, gerekse orman mühendisi ve ... mühendisi tarafından verilen raporlarda bu yerlerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun açık ve net olarak belirtildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... (...) köyü 1 34... no.lu 10.624,60 metrekare yüzölçümlü parsel ile aynı yer ve mevkide bulunan 1 34... nolu 62.606,45 metrekare yüzölçümlü parseldeki taşınmazlara ilişkin açılan davanın reddi ile; dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü, ... mevkinde bulunan 55.955,78 metrekare yüzölçümlü 1 58... nolu parsele ilişkin davanın kabulü ile; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle yapılan kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına orman vasfı ile tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili, dahili davalı ... vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu 1 34... ve 11 nolu taşınmazların eylemli orman oldukları ve güneyindeki ormanın devamı niteliğinde oldukları, Mahkemece yapılan keşifte 1 34... , 1 34... ve 1 58... parsellerin incelendiğini, bilirkişilerin raporlarında bu parsellere yönelik değerlendirme yaptıklarını, ancak davaya konu ettikleri ... köyü ... mevki 15.000 metrekare (şarken ... ..., garben yol, şimalen ..., cenuben yol) kayıtlı taşınmazın kaydında uygulanamadığından ada parsel numarası tesis edilmemiş olduğunu, davaya konu edilen bu kısma yönelik zeminde mahalli bilirkişilerin de beyanı alınmak suretiyle hudut, mevki, yer tespiti yapılıp bilirkişi raporu tanzim edilmesi gerekirken bu hususun atlandığını, ... köyü ... mevki 15.000 metrekare miktarlı taşınmaz 1 58... parsel içerisinde yer alıyor ise tamamı veya bir kısmına yönelik olup olmadığı hususunun raporda belgelere dayanarak açıklanması gerektiği halde eksik inceleme yapıldığını, davanın kabulü gerekirken idareleri aleyhine yargılama giderlerine hükmedildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1 34... parsel numaralı taşınmaz yönünden dava ret ile sonuçlandığı halde aleyhlerine yargılama giderine hükmedildiğini ileri sürerek, temyiz isteminde bulunmuştur.Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 1 34... ve 11 parsel sayılı taşınmazların yargılama devam ederken müvekkilinin babasının vefatı nedeniyle mirasçılara geçtiğini, 27.10.2000 yılında da mirasçılardan satış suretiyle müvekkiline devredildiğini, usul hukuku gereğince müvekkili dışındaki diğer tüm ... mirasçılarına karşı davanın devam ettirilmesinin hatalı olduğunu, davalı olarak gösterilen bu mirasçılara harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesinin hatalı olduğunu, bu mirasçılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi gerekirken hatalı karar verildiğini, müvekkiline ait taşınmazlar yönünden açılan dava reddedilmiş olduğundan aleyhe yargılama giderine hükmedildiğini, müvekkil lehine takdir edilen vekalet ücretinin son derece düşük olduğunu, müvekkiline ait taşınmazlar yönünden tespit gibi tescile karar verilmiş ise de bu kararın yeterli açıklıkta olmadığını, müvekkilinin sonradan kazanılan hak sahipliğinin de gözönüne alınarak tereddüte yer vermeyecek şekilde karar tesisi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.Dava, orman ve arazi kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.Şöyle ki; dava, genel mahkemeden aktarılan dava olması nedeniyle dava konusu taşınmazın malik hanesi açık olduğundan, Hazinenin de davada taraf olarak yer alması gerektiği gözden kaçırılmış ve yöntemince taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Oysa ki, bir davada taraf teşkilinin sağlanması, kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olduğundan, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği gibi, bu koşul yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi de hukuken mümkün bulunmamaktadır.Öte yandan; Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "..." sayfasında yapılan incelemede dava konusu taşınmazların bulunduğu yöreye ait 1956, 1958, 1968, 1973, 19 76... tarihli hava fotoğraflarının bulunduğu görülmüş olup, İlk Derece Mahkemesince en eski tarihli hava fotoğrafı incelemesi yapılmamış yalnızca 1975 yılına ait hava fotoğrafı incelemesi ile yetinilmiş, yine dava dilekçesinde belirtilen tapu kayıtları ile tespit tutanaklarında belirtilen tapu ve vergi kayıtlarına ilişkin 06.10.2021 tarihli keşifte mahallinde uygulama yapılmamış ve eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur.Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varabilmek için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, Hazinenin dahil edilmesi suretiyle husumet yaygınlaştırılmalı, dava dilekçesinde belirtilen tapu kayıtları ile arazi kadastrosu sırasında taşınmazlara uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının ilk tesisinden itibaren bütün tedavüllerinin, plan, harita ve krokilerinin, ifraz görmüş ise ifraz haritalarının, ilk tesisi mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritalarının, kadastro sırasında revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tutanak örneklerinin, tedavüller sırasında kayıtların yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olmuşsa sebebinin açıklanarak buna ilişkin belgelerin onaylı örnekleri okunaklı ve tapu geldi gittileri bilgisayar çıktılı olmak şartıyla denetime elverişli olacak şekilde ilgili yerlerden getirtilmeli, yine dava konusu taşınmazlara komşu olan taşınmazların güncel tapu kayıtları, kadastro tutanakları, davalı iseler dava dosyaları, kesinleşerek tapuya kaydedilmiş iseler tapu kayıtları ve bu taşınmazlara ilişkin kadastro tespitinde uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm tedavüllerinin onaylı suretleri ilgili yerlerden getirtilmeli, İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli dahil memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile amenajman planı dosya arasına alınmalı, bundan sonra yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ... mühendisi bilirkişisi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve bir fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.Yapılacak bu keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu, 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı;zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazların toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişisi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (...veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimleri, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle tespit edilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların niteliği, üzerlerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli, her bir taşınmazın ayrı ayrı değerlendirildiği rapor alınmalı,Ayrıca, dava dilekçesinde belirtilen tapu kayıtları ile dava konusu taşınmazlara tespitte uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının yöntemince yerel bilirkişi ve fen bilirkişi marifetiyle yöntemince zemine uygulanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her bir sınır hakkında ayrıntılı, somut verilere dayalı ve inandırıcı bilgi alınmalı, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, bilinemeyen sınırlar konusunda taraflara tanık dinletme olanağı verilmeli, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20... . maddeleri dikkate alınarak kapsamları belirlenmeli ve fen bilirkişiye tapu kaydının sınırları itibariyle kapsadığı alanı ve yüzölçümüyle geçerli kapsamını ayrı ayrı gösteren ayrı renkli kalemlerle işaretli müşterek imzalı kroki düzenlettirilmeli, tapu kaydının uyduğunun anlaşılması halinde eski tarihli resmi belgelerdeki nitelendirilmesine göre 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısında hukuki geçerliliğini yitirip yitirmediği tartışılarak dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli, tapu kayıtlarının taşınmazlara uymadığının ve taşınmazların orman olmadığının anlaşılması halinde, zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ... mühendisi kuruluna inceleme yaptırılıp, taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenerek bu yönde rapor alınmalı ve bu raporda, dava konusu taşınmazlarda ne kadar süredir tarım yapıldığı, imar - ihyanın hangi tarihte başladığı ve ne zaman tamamlandığı, zilyetliğin terk edilip edilmediği, dava konusu taşınmazlardaki ağaçların sayısı, yaşı ve dağılımı hususlarının açıklanması istenilmeli; varsa zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli ve zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ve ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınmak suretiyle aktarılan dava tarihine kadar davacı taraf yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Kanun'un 14/1. maddesinde yazılı 40... dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu (5403 sayılı Kanun) ile değiştirilen ikinci fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulmalı; dava konusu taşınmazların sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda 5403 sayılı Kanun'un 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, "sulu tarım arazisi: tarım yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler" olarak açıklandığından ... mühendisi heyetinden kanunun amacına uygun rapor alınmalı, taşınmazların kimden ne şekilde davacılara kaldığı, mirasçılar arasında geçerli bir rızai taksimin bulunup bulunmadığı her bir taşınmaz yönünden ayrı ayrı araştırılmalı ve bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştirSONUÇ
: Yukarıda açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.